Ve belki de aşk ciddi bir akıl hastalığıdır...

Dine

Özel Üye
#1
Sponsorlu Bağlantılar
ve belki de aşk ciddi bir akıl hastalığıdır

Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orasıdır

Aylardır sensiz kalmaktan yorulduğumu, kendi kendimle konuşmaktan
delirdigimi düşünüyordum ama yalnızlığım -sımsıkı sarıldığım, elinden
tutup gezmeye çıkardığım yalnızlığım- beni hiç bu kadar korkutmuyordu

Onda durup suyun akışını izlerken, bilinmeyen bir kentte
mutlak aşkı
bulacağıma inanmak yalnızlığımı dindiriyordu


Çünkü biliyordum, aşkı arayan herkes bulduğunda daha çok yalnızdır
Sonra sevmek, hep tek kisilik oynanir

Fuzuli'ye ya da Aragon'a gülsek de geçemiyorduk onlardan
Tam koklayacakken sağa sola savrulan bir çiçek, büyülü bir yüzük
belki üç harfin tesadüfen bir araya gelmesiydi aşk


Ya da kaldırımlara oturulup yazılan şiirler ve belki de renklerini
unutan denizsiz kentin martısıyla karganın öyküsü
Dekorlara, duvarlara çarpsam iyi ya, oyunun en olmadık yerinde
sevdalara takılıp yine düştüm sahneden


Yaralarıma ne "zaman" iyi gelir şimdi ne yanıtlarından korktuğum için
sana soramadığım sorulardan vazgeçmek,ne de seni anlamak için kendimi
yeniden o büyük caddelerin kaldırımlarına atmak


Kafamı avucumun içinde ezip öylece dolaşmak istiyorum

Ne zamana kadar?

Nereye kadar?


Beynimin bütün kıvrımlarını bir ip gibi
dolanan yalnız başına yaşlanmak korkusu niye?
Anılara şahitlik eden
eşyalarla başbaşa kalmaktan,yılların yükünü tek başıma
taşıyamayacağımdan
niçin bu kadar çok korkuyorum?

Niye her ayrılıkta bir bahar temizliği istiyor içim?

Şimdi "yüreğim" seni güneşe çıkarmak neye yarar?
Ömür nasıl geçer istasyonlardan ya da istasyonlarda?
Elimle yüreğimi bastırmaktan nasıl kurtulmalı?
Ölüm yüzünü kanat seslerine gizlerken "alışkanlık" nasıl da sinsice
yerleşti yüreğimize?


Ne dersin?

Kahrolası şehirlerde biraz daha mı yormalıyım yureğimi?

Aşk, sevgi zamanla öğrenilir mi?
Ögrenilirse ve aşık olmakla divane olmak aynıysa; delilik öğretilen
herşeye dil çıkarmaz mı?

Ah! bir el kitabı da AŞK için olsaydı
Her yanda reyhan kokusu

Onca anılardan verilmemiş sözlerden; bir gece
iki şişe şarap ve kadehler mi kaldı?


Bir bilsen bende neler bıraktın

Sonra bir yaprak ne hisseder yere düşerken?
Şimdi uyusam ve zaman çok çok daha hızlı akıp geçse
Ben o suyla okyanusa karışsam

Erisem, yok olsam Yok

Biri beni delirten bu sorulari benden alsa, birazcık okşasa hüznümü

Bu, sen olsan !!!
 

Üst