Renk çemberi (renk skalası) Resimleri, Renk çemberi Nedir, Renk Çemberi Şekilleri

'Konu Dışı Başlıklar' forumunda Eylül tarafından 26 Ağustos 2011 tarihinde açılan konu

  1. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Renk çemberi (renk skalası) Resimleri, Renk çemberi Nedir, Renk Çemberi Şekilleri konusu
    Sponsorlu Bağlantılar
    Renk çemberi (renk skalası) Resimleri - Renk çemberi Nedir? Renk Çemberi Şekilleri

    [​IMG]

    [​IMG]

    Bu teoride çember içerisinde yanyana yer alan komşu renkler birbirleri ile karıştırıldıklarında temiz renk tonları verirler ve renklendirme için tavsiye edilirler. Birbirlerinin karşısında bulunan renkler ise birbirlerini karşılıklı olarak kırıp kirli renk karışımları verirler yani renksizleşme yaratırlar.

    Işığın kendi öz yapısına veya cisimler tarafından yayılma şekline bağlı olarak göz üzerinde yaptığı etkidir.
    Çeşitli cisimlerden yansıyarak gelen ışınların görsel algı sonucu kişide oluşturduğu duygudur.


    DOKUZ EYLÜL MİMARLIK FAKÜLTESİ ŞEHİR VE BÖLGE PLANLAMA BÖLÜMÜ TEMEL TASARIM STÜDYOSU PROJELERİ

    Diğer bir deyişle renk Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak görme duyumuzda bıraktığı etkiye denir. Güneşli bir günde renklerin daha parlak ve canlı olmaları, kapalı havada ise parlaklığını ve canlılığını kaybetmeleri ve olduklarından koyu görünmeleri rengin ışığa bağlı olduğunu gösterir. Işık olmadığı zaman herşey, şekil ve renk olarak karanlıkta kaybolur. Fizikçi Isaak Newton 1676’da, prizma yardımı ile güneş ışığının kırılmasını sağlamış ve renklere ayrışan tayfını net bir şekilde göstermiştir. Güneş ışığı bir prizmadan geçirilince 7 renk grubu meydana gelir. Güneş ışığında depo olmuş bu renkler bir eşya üzerine geldiğinde o cisim renklerin bir kısmını yutar, bir kısmını da yansıtır. Bu olayın sonucunda cisimler bize yansıttığı renkte görünürler. Güneş ışığındaki renk grubunun uçları birleştirilirse de renk çemberi meydana gelir. Çeşitli cisimlerden yansıyarak gelen ışınların görsel algı sonucu kişide oluşturduğu duygudur. Diğer bir deyişle renk Işığın cisimlere çarptıktan sonra yansıyarak görme duyumuzda bıraktığı etkiye denir. Güneşli bir günde renklerin daha parlak ve canlı olmaları, kapalı havada ise parlaklığını ve canlılığını kaybetmeleri ve olduklarından koyu görünmeleri rengin ışığa bağlı olduğunu gösterir. Işık olmadığı zaman herşey, şekil ve renk olarak karanlıkta kaybolur. Fizikçi Isaak Newton 1676’da, prizma yardımı ile güneş ışığının kırılmasını sağlamış ve renklere ayrışan tayfını net bir şekilde göstermiştir. Güneş ışığı bir prizmadan geçirilince 7 renk grubu meydana gelir. Güneş ışığında depo olmuş bu renkler bir eşya üzerine geldiğinde o cisim renklerin bir kısmını yutar, bir kısmını da yansıtır. Bu olayın sonucunda cisimler bize yansıttığı renkte görünürler. Güneş ışığındaki renk grubunun uçları birleştirilirse de renk çemberi meydana gelir.

    Bir görme olayında :

    * Işınların göze gelmesi --- Fiziksel
    * Bu ışınların karşısında gözde ortaya çıkan işlemler ---
    Fizyolojik
    * Cismin beyinde algılanması --- Psikolojik bir olgu olarak ortaya çıkmaktadır.

    Çeşitli renk duyguları oluşturan ışınların dalga boyları farklıdır. Kırılma açısı en küçük olan ışın kırmızı, en büyük olan ışın mordur.( güneş tayfında izlenen sıra ) Renkli boyaların aynı oranda karıştırılmasıyla siyahlığın olmasına karşın, renkli ışınların aynı oranda bir araya gelmesiyle beyazlığın oluşması ışık ve boyanın bünyelerinin farklı olmasından kaynaklanır. Renklerin tümünün bir araya gelmesiyle ortaya çıkan beyazlık ve siyahlık aslında renksizliktir. Gerek siyah, gerekse beyaz renk olarak anılmazlar, nötr renklerdir.

    IŞIK - GÖLGE : Modelin hacim ve derinliğinin belirgin hale gelmesini sağlayan kavrama ışık-gölge denir. Işık kaynakları güneş, ay ve suni aydınlatma araçlarıdır. Işık kaynağı eşyanın her tarafını aynı derecede aydınlatmaz. Işığa yakın olan yerler aydınlık, ışığı görmeyen ve uzak yerler karanlık, ışık ve gölge arasında kalan yerler ise eşyanın esas rengini verir. Işığın aydınlatma derecesine ton denir. Bir kaynaktan aydınlatılan varlıkların ışık ve gölge durumunu incelersek başlıca 4 değer görürüz.







    1- Açık ton ( ışıklı kısım ): Işığın eşya üzerine doğrudan doğruya geldiği en aydınlık kısımdır. Bu kısım eşyanın öz rengini vermez.

    2- Öz ton :Işığın eğik olarak geldiği olarak geldiği, yansımaların ve parlamaların olmadığı kısımdır. Bu kısım eşyanın öz rengini verir. Yuvarlak cisimlerde bu bölge açık tonla koyu ton arsında bir geçiş yaptığı için bu kısma pasaj denir.

    3- Koyu ton ( öz gölge ): Eşyanın ışık almayan, en koyu olan kısımdır. Açık - koyu ton, bir rengin ışıktan gölgeye geçerken aldığı ton dereceleridir.

    4- Düşen gölge : Eşyanın fona ya da zemine düşen gölgesidir. O eşyanın biçimini yansıtır. Eşya üzerindeki ışığın yansıması ile fon üzerinde meydana gelen aydınlatmaya ise refle denir.

    Işık tüm cisimlerin rengini şu üç renk faktörünün belirlediğini akıldan çıkarmayalım

    a) Öz renk ( Lokal renk ) : Objenin - cismin kendi asıl rengi,
    b) Işığa göre değişen renk (tonal renk ): Işık ve gölgenin etkisinin sonucu olarak görülen değişmiş renk,
    c) Yansıma renk :Çevredeki diğer objelerden yansıyan renkler.

    Bu üç faktörü de şunlar etkiler ;
    d) Işığın rengi,
    e) Işığın yoğunluğu,
    f) Aradaki atmosfer.

    RENKLERİN ÖZELLİKLERİ

    Hue - Renk: Bir rengi diğerinden ayıran niteliktir. Hue, renk tekerleğinde ya da spektrumunda rengin durumunu gösterir. Kırmızı, sarı diye adlandırdığımız kavramlar hue ( renk )' tir.

    KONTRAST / ZIT RENKLER
    Sarı ====>MorKırmızı ==>YeşilMavi ====>Turuncu


    ARMONİ / BÜTÜNLEYİCİ RENKLER
    Mor====>
    Mavi
    Kırmızı==>
    Turuncu
    Sarı====>Yeşil

    ARA RENKLER:
    Yeşil
    Turuncu
    Mor

    TARAFSIZ ( NÖTR) RENKLER:
    Siyah
    Beyaz
    Gri

    ANA RENKLER:
    Kırmızı
    Sarı
    Mavi
     

Yükleniyor...

Bu Sayfayı Paylaş