On Kasımla ilgili şiirler

'Şiirler' forumunda Eylül tarafından 2 Kasım 2011 tarihinde açılan konu

  1. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    On Kasımla ilgili şiirler konusu
    Sponsorlu Bağlantılar
    on kasım ile ilgili şiir
    on kasım şiirleri






    [​IMG]

    MUSTAFA KEMAL’İN KARTALI


    Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha


    Geçiyordu Mustafa Kemal Çamlıbel’den.


    Yabanın kurdu kuşu seyrine inmiştiler


    Kara pençelerle, ak gagalarla.


    Susmuştu yeryüzü efsaneler içinde


    Masaldı dağlar, taşlar gerçekten masaldı ha.



    Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha


    Bakır kızıllığındaydı tüyleri, kor alevindeydi gözleri


    Kondu ilk kayaya, düşen bir rüzgar parçası gibi


    Sevgiyle bakıştılar


    Tanış çıktılar sanki kainatlar üstünde


    Ona iyce yaklaşan kocaman bir kartaldı ha.



    Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha


    Kayboldu mucizesi havaların.


    Neydi, nasıl bir parıltıydı, bilemedi kimseler


    Kimin aşkıydı, inmişti semalardan toprağa, paşam?


    Kalmadı sonsuzluk, haşmet, gurur


    Kartal uçup gidince ortalık boşaldı ha.



    Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha


    Vatan göklerinden vatana söyler:


    Kocaman zafer bayraklarının geleceğini


    Kocaman günlerin ucunda.


    Anladı Mustafa Kemal, kimseye söylemedi


    Aman aman bu kartal vallahi bir faldı ha.



    Mustafa Kemal’i de Mustafa Kemal’di ha


    Unutmadı kartalı hiç.


    Gün doğarken kızaran yamaçlarda aradı


    Bekledi kanat seslerini fırtınalardan.


    Kartal değilse de kartal vefalıydı


    Mustafa Kemal’i de Mustafa Kemal’di ha.



    Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha


    Yoktu Mustafa Kemal’in umduğu


    Gelmiyordu kartalı geriye şahikalardan


    Üç yıldır gelmiyordu.


    Konmuyordu büyük habercisi zaferin


    Artık bütün mevsim yapraksız bir daldı ha.



    Kanatları amma da al aldı ha


    Hangi şehitler seslenmiş belli değil.


    Bir 30 Ağustos günü göründü Mustafa Kemal’in kartalı


    Koca kanatlarını çırptı boşluğa


    Sallandı gök


    Kanatları amma da al aldı ha.



    Fazıl Hüsnü Dağlarca






    [​IMG]

    ON KASIM’LARDA YÜRÜMEK



    Atatürk’üm işte 10 Kasım yine


    Dalgalanır ağaçlarla oğullar


    Dalgalanır oğullarla nineler


    Dalgalanır ninelerle genç kızlar


    Özlemin ta yüreğime işlemiş


    Seni bulmak, seni görmek için ben


    Bütün toprakaltıyla barışacağım



    Ereceğim sana usta, barışta, başarıda


    Öyle


    Güçlüsün ki


    Güçleneceğim


    Öyle yücesin ki, yüceleceğim


    Düşüne düşüne seni kocaman kocaman


    Dağlara, dağlara karışacağım



    Ozan mıyım, ordu muyum, su muyum anlaşılmaz


    Çağlar upuzun allığı yüreğimde ülkünün


    Sanki bayrak bir kalemdir, sanki gökler bir kağıt


    Sanki ellerim gece


    Sanki ellerim gündüz


    Yazacağım seni daha, bir daha


    Ben senin ölümünle yarışacağım



    Fazıl Hüsnü Dağlarca





    [​IMG]

    BÜYÜK GAZİ’YE


    Sen ki hilkat denilen ummanın


    En büyük incisisin


    O, bu ulvi vatanın talihinin


    En güzel yıldızıdır


    Bir dehaet ki güneşten yüksek


    Ve semavat ile ünsiyeti var



    Sen dururken ona gelmez noksan


    Kaplıdır toprağı zırhınla senin


    Hep rehakar değil ey Gazi


    Bu müsellah vatanın sen hem de


    Ebedi bekçisisin



    Bu mesalipizede cemiyyete sen


    Yeniden bir vatan ettin ihda


    Görüyor şevk-i tuluunla senin


    Yeni bir iyd-i zafer İstanbul


    Kendi asar-ı dehanın belki


    Sen de hayretçisisin


    Kainatlarda tecelli buyuran


    Halik’ın sende o hasiyyeti var


    Yazan:Abdülhak Hamit Tarhan




    [​IMG]

    Atatürk'ü Duymak



    Ulu rüzgâr esmedikçe


    Yaşamak uyumak gibi.


    Kişi ne zaman dinç;


    Dalgalanırsa bayrak bayrak gibi.



    Ne var şu dünyada ekmekten daha aziz?


    Sürdüğün tarlalara sevginle serpildik.


    Ekmek olmak için önce


    Buğday olmak gibi.



    Silinir sözcüklerden sen hatıra geldikçe


    Cılız sözler: Uzanmak, yorulmak, durmak gibi.


    Kuvvettir yaptıkların her yeni yetişene


    Her ışık-kaynak gibi.



    En yakınlar zamanla yüzyıllarca uzak gibi,


    Bir sen varsın kalacak, bir sen ölümsüz,


    Daha da yakınsın, daha da sıcak


    Bıraktığın toprak gibi.



    Kaç Türk var şu dünyada, bir o kadar susuz,


    Hepsinin gönlünde sen, bir pınar bulmak gibi,


    Ancak senin havanda sağlıklar esenlikler:


    Olmaya devlet cihanda Atatürk'ü duymak gibi.



    Behçet Necatigil




    [​IMG]

    Mustafa Kemal'i Düşünüyorum



    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


    Yeleleri alevden al bir ata binmiş


    Aşıyor yüce dağları, engin denizleri,


    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,


    Işıl ışıl yanıyor mavi gözleri...



    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


    Yanmış, yıkılmış savaş meydanlarında


    Destanlar yaratıyor cihanın görmediği


    Arkasından dağ dağ ordular geliyor


    Her askeri Mustafa Kemal gibi.



    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


    Gelmiş geçmiş kahramanlara bedel


    Hükmediyor uçsuz bucaksız göklere.


    Al bir ata binmiş yalın kılıç


    Koşuyorlar zaferden zafere...



    Mustafa Kemal'i düşünüyorum;


    Ölmemiş bir Kasım sabahı!


    Yine bizimle beraber her yerde.


    Yaşıyor dört köşesinde vatanın


    Yaşıyor damar damar yüreklerde.



    Mustafa Kemal'i düşünüyorum:


    Altın saçları dalgalanıyor rüzgârda,


    Mavi gözleri ışıl ışıl görüyorum.


    Uykularıma giriyor her gece.


    Elllerinden öpüyorum.



    Ü. Yaşar Oğuzcan




    [​IMG]

    Öğretmen Atatürk



    Yine derse giriyorsun Samsun kapısından


    Selâmlıyor, seviyor tek öğretmenini


    İl il, köy köy, can can


    Tüm Anavatan.



    Hemen başlıyor mutlu ders


    Erzurum'dan


    Sonra derinleşiyor volkan-öğütle


    Sivas'taki son oturumdan.



    Bütün memleket tek sınıf


    Bir yön bayrak, bir yön tan


    Öyle bir ödev veriyorsun ki öğretmenim


    Süngü-kalemle başlıyoruz Afyon'dan.



    Sınıfımız her an kutlu bir savaş


    Öğretiyor, eğitiyorsun Ankara'dan


    Hep birden söylüyoruz özgürlük türkümüzü


    Vatanın uzaklıkları kalkıyor da aradan.



    Mavi gözlerin hep barış barış


    Mavi yüceliğin hep duman duman


    Öyle alev alev bir ders ki


    Yanıyor, yanması gerektiğinde her düşman.



    Anlatış tadı, kıvam kıvam öz


    Son bölüm: İlk hedef, Dumlupınar'dan


    Kocatepe, yalnız coğrafya değil


    Dağ dağ ateş yağdırıyorsun her damla kandan



    Öpüyorsun hepimizi göz göz


    Şehitler birinci geldikçe hep destan destan.



    Yağmurlaşıyoruz er er Akdeniz'e


    Ektiklerini biçiyorsun İzmir yollarından


    Bir özgür meyva doğuyor Türklüğümüze


    Tattırıyorsun utku yemişi utku dallarından.



    Öğrenmeye son yok


    Cumhuriyet, bir ders aynı konudan


    Öğrendikçe özleşiyoruz da hep geçiyoruz


    Senin yarattığın vatan-kanıdan.



    Anlatıyorsun açık ve seçik


    Yıkılıyor her gölge fikir-kurşundan


    Dövüyorsun her yüreği örsünde devrimlerin


    Tümleniyor her eksik, yaratan vuruşundan.



    Yaşatarak öğretmek senin elinde


    Sonsuz ders, tek hayat, bize bayraktan


    Seni özledikçe bellemek güzel


    Fikir-toprak oldu vatan, gerçek topraktan.



    Sor bize her şeyi, konuşsun her öz


    Başlayı versin en zor imtihan


    Özgürlük güneşin ilk cevap, inan


    Ey vatan-sınıfta ey Ata-vatan!..



    İ. Zeki Burdurlu





    [​IMG]

    Atatürk Yazar



    Sordum seni;


    Dağına, taşına Türkiye'min,


    Herkes kendinden emin,


    Yükseldi gür sesler;


    Umutlar, sevgiler:


    O biziz, O bizleriz.


    Hepimiz bir parçayız


    Atatürk'ten,


    Bütün doğa,


    Atatürk'ü anar,


    Atatürk'ü şaşar.


    Herşeydir OTürkiyem'de.


    Göller, ırmaklar, ormanlar.


    İmza imza Atatürk yazar.



    M. Vasfi Saral




    [​IMG]


    10 Kasım Türküsü



    Atatürk! Anıtkabir devrimlerini söyler


    Bozkır ovalarına, Erciyes'e, Ağrı'ya


    Ulusun egemen olduğunu


    Özgür olduğunu


    Haykıracağım haykıracağım işte


    Senin sustuğunca!



    Yolunda yürüyeceğim Atatürk;


    Ana baba oğul kız


    Dere tepe bucak köy


    Yeryüzü yaşamalarımla değil


    Oralarda, senin gittiğince!



    Atatürk, taşıyacağım


    Çanakkale'de, Sakarya'da, Çankaya'da, al al


    Senin taşıdığını;


    Yurdun gök ülküsü


    Dalgalanırken


    Senin bayrağını yücelteceğim.


    Senin çıktığınca.



    Fazıl Hüsnü Dağlarca




    [​IMG]


    Mustafa Kemal'ler Tükenmez



    Tükenir elbet gökte yıldız, denizde kum tükenir


    Bu vatan bu topraklar cömert


    Kutsal bir ateşim ki ben sönmez


    İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



    Ben de etten kemiktendim elbet


    Ben de bir gün geçecektim elbet


    İki Mustafa Kemal var iyi bilin


    Ben işte o ikincisi sonsuzlukta


    Ruh gibi bir şey görünmez


    İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



    Hep kardeşliğe bolluğa giden yolda


    Bilimin yapıcılığın aydınlığında


    Güzel düşünceler soyut fikirlerde ben


    Evrensel yepyeni buluşlarda


    Geriliği kovmuşum ben dönmez


    İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



    Başın mı dertte beni hatırla


    Duy beni en sıkıldığın an


    Baştan sona herşeyiyle bu vatan


    Sakın ağlamasın Kasım'larda Fatih'ler Kanunî'ler ölmez


    İnanın Mustafa Kemal'ler tükenmez



    Halim Yağcıoğlu



    [​IMG]
     

  2. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Atatürk Yaşıyor Baba

    On kasımda üzgündü
    bulut buluttu gözleri
    “100’den çok fazla olacaktı
    yaşı “dedi canım babam
    “eğer yaşasaydı o büyük adam! ”

    “Üzülme,” dedim ona
    “Ben üzülüyor muyum bak! ”
    Nedenini açıkladım sonra:

    Diyor ki öğretmenimiz:
    “Yaşayıp göçmüş insanların
    İsimlerinin sonunda
    İki sayı görürsünüz…
    İlki doğduğu yılı gösterir
    Öldüğü yılı gösterir sonraki.

    İngilterenin Ana Kraliçesi
    Elizabeth (1558-1603)
    Gibi örneğin
    eğer ölmemiş olsaydı, adının
    sonuna yıl yazılmazdı kadının.

    Atatürk’ünküne bakalım bir de
    Baştaki yıl var sondaki yok
    (1881 – ……..)
    demek ki o ölmedi
    hâlâ Kocatepe’de
    dağları aşıyor baba
    denizlere ulaşıyor
    Atatürk yaşıyor baba!

    Fevzi Günenç

    [​IMG]

    AĞLAYALIM ATATÜRK’E
    Ağlayalım Atatürk’e
    Bütün dünya kan ağladı
    Süleyman olmuştu mülke
    Geldi ecel, can ağladı

    Doğu batı cenup şimal
    Aman tanrı bu nasıl hal
    Atatürk’e erdi zeval
    Memur mebusan ağladı

    Atatürk’ün eserleri
    Söyleyecek bundan geri
    Bütün dünyanın her yeri
    Ah çekti, vatan ağladı

    Fabrikalar icat etti
    Atalığın ispat etti
    Varlığın Türke terketti
    Döndü çarh devran ağladı

    Bu ne kuvvet, bu ne kudret
    Var idi bunda bir hikmet
    Bütün Türkler İnön’İsmet
    Gözlerimiz kan ağladı

    Tren hattı tayyareler
    Tükler giydi hep kareler
    Semerkantla Buharalar
    İşitti her yan ağladı

    Siz sağ olun Türk gençleri
    Çalışanlar kalmaz geri
    Mareşalin askerleri
    Ordular tümen ağladı

    Zannetme ağlayan gülmez
    Aslan yatağı boş kalmaz
    Yalnız gidenler gelmez
    Her gelen insan ağladı

    Uzatma Veysel bu sözü
    Dayanmaz herkesin özü
    Koruyalım yurdumuzu
    Dost değil, düşman ağladı

    Aşık Veysel Şatıroğlu

    [​IMG]


    10 Kasım
    Bir bulut inmiş,beyaz,
    Karlı dağlar başına.
    Her 10 Kasım sabahı,
    Bir ateş düşer, döşüme.

    Nerdesin, ey Ata?m nerede?
    Sensiz millet, öksüz burada.

    Sanat, ilim, fen seninle.
    Sevinen, gülen seninle.
    Olmak isterdik inan,
    Ebediyen seninle.

    Dağların, ak başı kar mıdır?
    Kuşlar, Ata?mdan haber, var mıdır?

    Yarım bıraktığın işler,
    Bugün, sanki seni bekler.
    Zengin millet hayalin,
    Acep, neden emekler?

    Sen gelmiyorsan, bir haber gönder.
    Kim içimizdeki, Atatürk gibi önder?

    Hüseyin Celep

    [​IMG]


    Atatürk Acısı
    Ben
    Her on kasım sabahı
    Bir çıra gibi
    Yanar tutuşurum
    Gözbebeklerimde
    Taşıl ve soğuk çağlar yansır

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Atatürk’ü yaşarım Atatürk’çe
    Anadolu sokaklarına vuran günışığını
    İliklerime dek duyarım
    Umutlarımı alırım
    Yoz ve bağnaz kavramlardan
    Köksüz ve bilinçsiz ilkeler
    Yankımaz yapıtlarımda
    Ve akar gelir usuma Anadolu dağlarından
    Işıl ışıl gürül gürül bir su

    Ben
    Her on kasım sabahı
    Toprağı, göğü ve denizleri
    Anadolu dağlarından seyrederim
    Atatürk acısı
    Yüreğime dek oturmuştur evrence

    Siz büyük ölüler
    Biz öldükten sora da yaşayacaksınız

    [​IMG]

    ATATÜRK
    Atatürküm eğilmiş vatan haritasına
    Görmedim tunç yüzünü böylesine geceler
    Atatürk neylesin memleketin yarasına
    Uçup gitmiş elinden, eski makbul çareler

    Nerede İstiklal harbinin o mutlu günleri
    Türlü düşmana karşı kazanılan zaferi
    Hiç sanmam, öyle ağarsın bi daha tan yeri
    Atatürküm ben ölecek adam değildim der

    Git hemşerim, git kardeşim toprağına yüz sür
    O’dur karşı kıyıdan cümlemizi düşünür
    Resimlerinde bile melül mahzun görünür
    Atatürküm kabrinde rahat uyumak ister

    Cahit Sıtkı Tarancı

    [​IMG]

    GİDİYOR

    Gidiyor, rastgelemez bir daha tarih eşine
    Gidiyor, on yedi milyon kişi takmış peşine

    Gidiyor, sonsuz olan kudreti sığmaz akla
    Gidiyor, göğsünü çepeçevre saran bayrakla

    Gidiyor, izleri üstün birikmiş yaşlar
    Gidiyor, yerde kılıçlarla eğilmiş başlar

    Gidiyor, harbin o en korkulu aslan yelesi
    Gidiyor, sulhun ufuklarda yanan meşalesi

    Yine bir devr açacakmış gibi en başta O var
    Hıçkıran seste O var, sessiz akan yaşta O var

    Siliyor ruhunun ulviliği fani etini
    Çiziyor ufka batan bir güneşin heybetini

    Büyüyor, gökten inip toprağa yaklaştıkça
    Büyüyor gitgide gözlerden uzaklaştıkça

    Orhan Seyfi Orhon

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş