KıZ İsimleri ve Anlamları

'İsimler Sözlüğü' forumunda DilzaR tarafından 8 Ocak 2009 tarihinde açılan konu

  1. DilzaR

    DilzaR Üye

    KıZ İsimleri ve Anlamları konusu
    Sponsorlu Bağlantılar
    Açelya: Fundagiller familyasından, kokusuz ama güzel renkli bir çiçek.
    Adalet: Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetmek
    Adile: Adaletli olan, doğruluktan ayrılmayan.
    Afet: İnsanlığın önleyemediği büyük doğal felaket
    Afife: Namuslu, iffetli, temiz ve dürüst
    Afitap: Güneş / Çok güzel
    Afşar: Atak, uyumlu, Oğuz boylarından birinin adı (Avşar)
    Ahsen: En güzel, çok güzel
    Ahu: Ceylan / Maral
    Ajda: Üzeri çentik çentik, diş diş olan şey
    Akgül: Beyaz gül, gül gibi
    Akgün: Aydınlık gün
    Alev: Ateşin çıkardığı
    Alçin: Kırmızı renkli küçük bir kuş türü
    Aliye: Yüce, yüksek
    Altın (Altun) : Değerli bir metal (paslanmayan, en iyi iletken)
    Altan: Kızıl şafak
    Arzu: İstek, özlem eğilim
    Asiye: Acılı kadın / Direk
    Aslı: Kerem ile Aslı hikâyesindeki sevgili
    Aslıhan: Kökeni soylu, han soyundan
    Asude: Sessiz, sakin, dinlendirici
    Asuman: Gök, gökkubbe, sema
    Asya: Yeryüzü'nün anakaralarından (kıta) birinin adı
    Aşkın: Aşmış, ileri, üstün / Senin aşkın
    Atıfet: Allah'ın lütfu
    Aybüke: Eski Türk kadın isimlerinden
    Aycan: İçi aydınlık
    Ayça: Hilâl, ayın ilk günlerindeki hali
    Ayçin: Ayçın, ay gibi, aya benzer
    Aydan: Aya benzer, ay gibi
    Ayfer: Ay ışığı
    Aygen: Gönül dostu
    Aygül: Ay gibi güzel ve parlak renkli
    Ayla: Kadın, eş, zevce / Ay'ın çevresindeki ışıklı daire
    Aylin: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı daire
    Aynur: Ay gibi ışıklı
    Aysel: Ay gibi parlak ve güzel
    Aysu: Ay gibi berrak su
    Aysun: Ay gibi güzel ve parlaksın
    Ayşe: Yaşam, dirlik
    Ayşegül: Güleç, güler yüzlü
    Ayşem: Ayşe + m (benim Ayşem)
    Ayşen: Ay gibi neşeli, parlak ve aydınlık
    Ayşin: Ay gibi, aya benzeyen
    Aytaç: Ay gibi taçlı
    Ayten: Ay gibi beyaz tenli
    Azime: Azmeden, yapmak için kesin kararlı / İri, kemikli yapılı
    Azize: Onur sahibi, yüce, ermiş
    Azra: Bakire, el değmemiş
    Ateş: Yanıcı maddelerin yanmasıyla ısı ve ışığın ortaya çıkması
    Ayşan: Şanı ay gibi parlak olan
    Andaç: Bir kimseyi hatırlamak için saklanan şey, hatıra
    Alara: Al + ara. Al=Kırmızı, ara=bezeyen, süsleyen, kırmızı süs anlamında bir tamlama
    Alarcın: Güzelliğini ateşin kırmızılığından alan
    Asena: Türk Mitolojisi'nde Ergenekon Destanı'nda adı geçen dişi kurt
    Aybel: Ay gibi dikkat çeken, aya benzeyen güzelliğiyle farkedilen, seçilen
    Asrın: Çağdaş, bu çağa ait olan, çağa uygun olan
    Aleyna: Esenlik ve güzelliklere sahip, esenlik içinde olan
    Aytül: Tül gibi şeffaf ve ince ay ışığı gibi parlak
    Ayfer: Ay ışığı
    Aleyna: Allah'ın iyi kullarından olanlar

    Bahar: Doğanın canlandığı mevsim
    Bahriye: Donanma ve denizle ilgili
    Banu: Ev kadını, bayan
    Balca: Bal damlası, bal gibi
    Başak: Tahılların tanelerinin bulunduğu kısım
    Bedia: Güzellik, üstün değerli olan
    Bedriye: Ay'ın 14. geceki haliyle ilgili
    Begüm / Begün: Saygıdeğer kadın
    Behice: Şen güleryüzlü
    Behiye: Güzel ve alımlı kadın
    Belgin: Açık, belirli, farkedilen
    Belkıs: Yunanca asıllı olup Arapça'ya geçen tarihi bir isim
    Benan: Parmakla gösterilecek kadar güzel
    Bengi: Sonsuz, sonsuzluk
    Bengisu: İnsana ölümsüzlük verdiğine inanılan su
    Bengül: Üzerinde benekler bulunan gül
    Bensu: Su gibi aziz benlik
    Beria: Güzellik ve olgunlukta akranlarından üstün olan
    Berin: Manen çok yüksek
    Berna: Genç, delikanlı
    Berrak: Temiz, saf, arınmış
    Berrin: Manen çok yüksek, yüce yaradılışlı
    Beste: Ezgilerin özgün dizimi
    Betil/Betül: Temiz, iffetli
    Betigün: Beti + Yüz (Bet: benizdeki gibi) Gün: Aydınlık, aydınlık yüz
    Beyhan: Bey soyundan
    Beyza: Beyaz, en beyaz
    Bihter: En iyi
    Bike / Bikem: Kadın, hanım
    Bilge: Çok bilen ve bildiklerini başkalarının yararına sunan
    Billur: Pek duru ve temiz cam
    Binnaz: Çok nazlı
    Binnur: Çok nurlu
    Birgül: Tek ve benzersiz gül
    Birsen: Yalnız sen anlamında
    Birsu: Özel bir su, biricik su gibi
    Bucak: Genellikle, geniş verimli bakımlı alanlara verilen ad
    Buket: Çiçek demeti
    Burçak: Tohumları kullanılan bir bitki türü
    Burçin: Dişi geyik
    Burcu: Güzel ve etkileyici kokunun salgılanışı
    Büşra: İyi haber
    Bilun: Yarım Ay
    Başar: Başarılı ol anlamında
    Biricik: Tek, bir tane, emsalsiz
    Beril Arınmış, aklanmış
    Berfin: Kar toplayan
    Beray: Ay'ın en ışıltılı, en parlak hali
    Berra: Bereketli olan

    Cahide: Çalışan, çaba gösteren
    Canan: Sevgili, yâr
    Cansu: Cana benzer değerde
    Cemile: Hoşa giden davranış
    Cemre: Önce havada, sonra suda ve toprakta oluştuğu sanılan sıcaklık yükselişi
    Cennet: Dinsel inançlara göre iyilerin ölünce gideceğine inanılan yer
    Ceyda: Yararlı, herkese iyilik yapan
    Ceylan: Geyik cinsinden gözlerinin güzelliğiyle ünlü hayvan
    Cilvenaz: Nazı özellikle yapan / Cilveyle nazı birarada bulunduran

    Çağla: Badem, erik ve kayısı gibi meyvelerin ham hali
    Çağrı: Davet
    Çiçek: Bitkilerin üreme organlarını taşıyan renkli bölümü
    Çiğdem: Zambakgillerden bir tür kır bitkisi
    Çolpan: Gözleri uzağı iyi gören, ileri görüşlü
    Çiler: Güzel öten, güzel ötüşlü
    Cankat: Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    Çisem: Çiseleyen yağmur

    Damla: Bir sıvının küçük parçacığı
    Defne: Yaprakları güzel kokulu, yaz-kış yeşil olan bir ağaç türü
    Demet: Sapları bir araya getirilip bağlanan bitki ya da çiçek
    Deniz: Yeryüzü'nün 3/4'ünü oluşturan tuzlu su tabakası
    Derya: Deniz, çok bol, gönül
    Destan: Kahramanlık olaylarını konu alan şiir
    Deste: Cinsleri aynı ya da birbirine yakın şeylerin bir arada bağlanması
    Dide: Göz (Arapça)
    Didem: Dide: Göz / Didem: Gözüm
    Dilan: Gönül dostu, gönüldaş
    Dilara: Gönül alıcı, sevgili
    Dilay: Gönlü Ay gibi parlak, ışıklı olan / ışıl ışıl berrak konuşan
    Diler: İsteyen, dileyen
    Dilhan: İçten, gönülden söyleyen
    Dilek: İstek, arzu
    Dilruba: Gönül kapan, herkesi kendine bağlayan
    Döndü: Henüz evlenmemiş kız
    Duygu: His, gönülde uyanan yankı ya da tepki
    Dünya: Yeryüzü
    Dürdane: İnci tanesi
    Dürriye: İnci gibi parlayan
    Dicle: Güneydoğu bölgemizde bir nehir
    Dolunay: Ay'ın tam olarak görünen biçimi
    Destan: Dilden dile anlatılan efsanevi hikâyeler
    Derin: Yüzeyi tabanından uzak olan
    Diclehan: Dicle ve han kelimelerinden oluşan isim
    Dilberay: Ay gibi güzel kadın


    Ebru: Kaşe / Hare gibi dalgalı kumaş
    Ece: Reis / Ulu / İleri gelen
    Eda: Anlatış yolu ve biçimi / Sevimli olma hali
    Ekin: Buğday / Tahılın ekimden harman dönemine kadarki hali / Kültür
    Ela: Sarıya çalan kestane rengi
    Elçin: Deste / Demet / Bir kerede ele alınabilecek kadar az olan nesne
    Elif: Arap Alfabesi'nin ilk harfi / Dost, tanıdık / Işık saçan güzel kız
    Elmas: Billurlaşmış karbondan oluşan sert değerli taş
    Elvan: Renkli, renk renk / Güzel kokuların yayılması
    Emel: Güçlü istek / Umulan ve beklenen şey
    Emine: Güvenilir, inanılır kimse
    Enise: Sevimli / Dost / Cana yakın arkadaş
    Esen: Sağ salim, rahat, mutlu sağlıklı
    Eser: Rüzgârın esmesi / Ortaya konan yapıt
    Esin: Rüzgâr / İlham / İçe doğan duygu ve düşünce
    Esma: Adlar, isimler
    Esmeray: Ay güzelliğinde esmerlik
    Esra: Arapça seri kelimesinden (ardarda sıralanan)
    Eylül: Yılın 30 gün süren 9. ayı (Güz'ün başlangıcı)
    Evşen: Hafif / Şen olan ev gibi de tanımlanabilir
    Eftalya: Bir dönemin ünlü gayrimüslim ses sanatçısı Denizkızı Eftalya'dan
    Ecem: Kraliçem, benim sultanım
    Eyşan: Şanlı güzel, güzelliği ile ünlü

    Fadiş: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadik: Fatma adının bir söyleniş biçimi
    Fadime: Fatma adının bir söyleniş biçimi (Fa-tı-ma)
    Fahriye: Bir işi çıkar beklemeden yapan
    Fahrünissa: Övünülecek değerde kadın
    Fatma: Sütten kesme / Aslı Fatima
    Fatoş: Fatma adının halk arasında bir başka söyleniş biçimi
    Fazilet: Erdem / İyi huyların tümü
    Fehime: Anlayışlı, çabuk kavrayan
    Ferah: Bol, geniş / Rahatlık veren / Gönlü şenlendiren
    Feray: Aydınlık, parlak
    Ferda: Yarın / Gelecek zaman / Mecazi anlamda kıyamet günü
    Feride: Tek, eşsiz, benzeri olmayan
    Feriha: Sevinçli, ferah
    Feyza: Başarılı, refah içinde, mutlu
    Fidan: Ağaçların genç ve yeni yetişeni
    Figen: Çiçek demeti / Gölge yapan, gölge düşüren
    Fikriye: Düşünce ile fikir ile ilgili
    Filiz: Ağaçtan süren taze dalcıklar
    Firdevs: Cennetteki altıncı bahçenin adı
    Fulya: Nergislerden soğan köklü bir bitki
    Fuldem: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Fulden: Her zaman geniş, açık görüşlü
    Funda: Küçük çalılık / Süpürge otu
    Füruzan: Çok parlak, parlayıcı, aydınlık
    Füsun: Efsun / Büyü, sihir
    Füreyya: Parlak, ışıltılı günler
    Fatmanur: Fatma ve nur kelimelerinden türetilen isim


    Gamze: Çene ya da yanakta gülümserken beliren çukurluk
    Gaye: Amaç, erek, varılmak istenen hedef
    Gizem: Sır, bilinmeyen şeyler, esrarengizlik
    Gonca: Açılmamış, tomurcuk halinde gül
    Gökben: Özü genç olan
    Gökçe: Sevimli güzel / Gök rengi, mavimsi
    Gökşin: Gök gibi mavi gözlü / Sonsuz mavi derinlik
    Gönül: Kalp, eğilim, sevgi, arzu, heyecan gibi duyguların bulunduğu yer
    Gözde: Göze girmiş, sevilip beğenilen
    Güher: İnci / Soy
    Gül: Gülgillerin örneği olan bitki ve bunun çiçeği
    Gülbahar: Ebru yapmakta kullanılan koyu kırmızı boya
    Gülben: Ben, gül'üm anlamında
    Gülçin: Gül derleyen, gül toplayan
    Güldem: Hiç solmayan her dem gül, her dem gülen
    Gülden: Gül gibi, güle ait, gülden yapılmış
    Güldeste: Gül destesi
    Gülen: Güleç yüzlü
    Gülendam: Gül gibi endamlı, zarif görünümlü
    Gülfem: Gül dudaklı, gül ağızlı
    Gülşah: Gül dalı, güllerin kraliçesi
    Gülşen: Gülistan / Gül bahçesi
    Gülgün: Gül renginde, kırmızı, pembe
    Gülhanım: Gül gibi güzel kadın
    Gülistan: Gül bahçesi
    Güliz: Gül gibi güzel iz bırakan
    Gülizar: Gül yanaklı
    Güllü: Güzel kadın / Gülü olan
    Gülnaz: Gül gibi ince ve narin
    Gülpembe: Gül pembesi / Gül gibi pembe yanaklı
    Gülriz: Gül saçan, gül serpen
    Gülsen: Gül gibi güzel
    Gülsüm: Yuvarlak yüzlü, güzel
    Gülsün: Yaşam boyu yüzü hep gülsün anlamında
    Gülten: Gül gibi pembe tenli
    Gün: Gündüz vakti / Aydınlık
    Günay: Aydınlık gün
    Güneş: Kendi sistemi içindeki gezegenlere ısı, ışık veren gök cismi
    Güner: Güneşin doğma zamanı, fecr
    Güngör: İyi günler yaşa anlamında
    Güniz: Günün başlangıcını belirleyen görüntü
    Günsel: Günle ilgili güne ait
    Günseli: Işık seli, parlak ışık demeti
    Gürcan: Herkesi seven, özveride bulunan
    Güven: Birşeyden beklenen niteliğe inanıp ona göre davranmak
    Güzide: Seçkin, seçme, seçilmiş
    Güzin: Seçici, beğenici
    Göknur: Nurlu, ışıklı, aydınlık gökyüzü
    Günnur: Güneş ışığının aydınlığı, nuru
    Günal: Gün al yaşa, kızıl renkli güneş
    Gülin: Güle ait olan, gülden gelen
    Göknil: Gökyüzüne ait olan, Gök + Nil
    Gülcan: Gül gibi güzel, canlı
    Gülbiz: Bizim gülümüz

    Habibe: Seven, sevgili, dost
    Hacer: Taş, kaya parçası, çakıl
    Hafize: Koruyucu, esirgeyici
    Hale: Ay'ın çevresinde görülen ışıklı halka
    Halide: Sürüp gelen, sürekli, geç yaşlanan
    Hamide: Şükredici, hamd edici
    Hamiyet: İnsanın aile ve ülkesini koruma çabası, iyilik severlik
    Handan: Gülen, şen
    Hande: Gülüş, gülme / Alay etme, eğlenme
    Hanife: Allah'ın birliğine inanan, iman eden
    Hanım: Soylu kadın, bayan
    Harika: Eşyanın tabiatı dışında, doğa üstü, garip şey, olağanüstü
    Hasibe: Kişisel değeri olan, ünlü soydan gelen
    Hatice: Erken doğan kız çocuğu
    Havva: Allah'ın yarattığı ilk kadın
    Hayal: İnsanın beyninde kurduğu düşünceler, kesitler, olaylar
    Hayat: Yaşam, doğumdan ölüme kadar geçen süre
    Hayriye: Hayırla, iyilikle ilgili
    Hayrünissa: Kadınların hayırlısı
    Hazal: Haz duy, tad al anlamında
    Hazan: Güz, sonbahar
    Hediye: Armağan, bahşiş
    Hilal: Gül yanaklı
    Huri: Cennet kızı, melek
    Huriye: Melekle ilgili, melek gibi
    Hülya: Kuruntu, hayal
    Hümeyra: Aklık, beyazlık
    Hüner: Marifet, beceri, herkesin yapamadığı şeyleri yapmak
    Hürmüz: Zerdüşt dininde, iyilik ve hayır tanrısı
    Hürrem: Sevinçli, hoş vakit geçiren
    Hürriyet: Özgürlük
    Hüsniye: Güzellikle ilgili, güzelliğe ait

    Ilgın: Akdeniz Bölgesi'nde yetişen bir tür ağaç
    Işık: Cisimleri görmemizi sağlayan fiziksel erke
    Işıl : Işıklı, parıltı
    Işılay : Ay ışığı
    Işın : Bir ışık kaynağından çıkıp giden ışık çizgisi
    Itır: Güzel koku / Çiçek

    İclal: Azamet, büyüklük, ağırlama, ikram
    İdil : Kır yaşamını anlatan kısa şiir ya da yazı
    İffet: Temizlik, namuslu olmak
    İkbal: Baht açıklığı, işlerin doğru gitmesi
    İlayda: Su perisi
    İlkben: Ben ilk'im anlamında
    İlke: Temel düşünce, ana görüş ve inanış
    İlknur : İlk + Nur / İlk gelen ışık
    İlksen: Önce sen anlamında
    İlkyaz: Bahar sonu, yaz başlangıcı
    İmge: Zihinde tasarlanan / Düş, hayal gibi gerçekleşmesi özlenen şey
    İmran : Bayındırlık, mutluluk, bolluk, bereket
    İnci: İstiridyede oluşan küçük değerli süs tanesi
    İpek: İpekböceği kozası çözülerek çıkarılan ince parlak tel
    İrem: Cennet / Şam ya da Yemen'de bulunduğu ileri sürülen eski ünlü bahçe
    İzel: İz + El / El izi anlamında


    Jale: Kırağı, çiğ, şebnem
    Jülide: Karışık, dağınık saç

    Kader: Değişmez bir karar ile iyilik ya da kötülük hazırladığına inanılan olağanüstü güç
    Kadriye: Değerle ilgili / İtibar, onur
    Kamelya : Çaygillerden, pembe ya da beyaz çiçek açan bir bitki
    Kamile : Bütün, tam, eksiksiz, olgun
    Kamuran : Dileğine kavuşmuş olan
    Kevser: Cennette bir akarsuyun adı
    Kezban: Aslı Kedbanu / Vekilharç kadın (evi çekip çeviren)
    Kumru: Güvercine benzeyen bir kuş türü
    Kısmet : Talih, nasip, kader
    Kıymet: Değer, paha, bedel
    Kiraz: Gülgillerden bir meyve ağacının sulu, tek çekirdekli meyvesi

    Lale: Yaprakları uzun, çiçekleri kadeh biçiminde çeşitli renkleri olan soğanlı bir süs bitkisi
    Lamia: Parlak, parlayan
    Latife : Yumuşak, hoş, nazik / Espri, şaka
    Leman : Titrek / Parlamak / Ekin toplamak
    Lemide : Parlak, parıldayan
    Lerzan: Titreyiş, titrek
    Leyla: Uzun ve karanlık gece
    Lütfiye: İyi muamele, güzellik ve hoşlukla ilgili


    Macide: Şan ve şeref sahibi
    Makbule: Alınan, kabul olunan, beğenilen
    Manolya : Güzel kokulu beyaz çiçekler açan ağaç
    Mediha : Medhedilmiş, övünülmüş, beğenilen kadın
    Mefharet : Övünç, övünme, kıvanç
    Mefkure: Ulaşılmak istenilen en yüce amaç
    Mehpare: Ay parçası
    Mehtap: Ay ışığı, dolunay
    Mehveş : Ay yüzlü, ay gibi güzel
    Melahat: Güzellik, güzel yüzlülük, yüzünde tatlı ifade olmak
    Melda: İnce ve taze vücutlu
    Melek: Allah ile insanlar arasında aracılık yapan manevi yaratık
    Meliha: Güzel, şirin
    Melike : Kadın hükümdar
    Melis: Bal arısı
    Melisa: Baklagillerden, yaprakları limonu andıran kokulu bir bitki
    Melodi : Ezgi, müzik parçası
    Meltem: Yazın, karadan denize doğru esen mevsim rüzgârı
    Menekşe: İnce saplı, ufak, mavi çiçekli, güzel kokulu bitki
    Meral (Maral): Meral (maral), dişi geyik
    Meriç: Bulgaristan'la olan sınırımızda bulunan bir nehir
    Merih: Dokuz gezegenden biri (Mars)
    Merve: Mekke yakınlarında bir dağ
    Meryem: Dinine bağlı kadın
    Mihriban: Seven, şefkatli
    Mine: Maden eşya üstündeki renkli sır tabakası
    Miray: Yılın ilk aylarında doğan / Güneş gibi, Ay gibi parlayan
    Mualla: Makam ve rütbece yüksek olan
    Müberra: Aklanmış, temize çıkarılmış
    Mücella: Parlak, cilalanmış
    Müesser: Eser bırakan, eser sahibi
    Münevver: Aydınlatılmış, parlak ışıklı, bilgili
    Müşerref: Onurlandırılmış, şerefli kılınmış
    Müge: İnci çiçeği
    Muhterem: Saygın, saygıdeğer
    Müjde: İyi haber, sevinçli haber
    Müjgan: Kirpik
    Mukadder: Tanrı hükmü, kader, alın yazısı
    Mukaddes: Kutsal olan, mübarek olan
    Mükrime: İkramı bol olan
    Münire: Işık veren, aydınlatan
    Mürüvvet: Kişilik, şahsiyet, insanlık
    Munise: Sıcakkanlı, sevimli
    Muzaffer: Zafer kazanan, üstün gelen
    Mısra: Şiirin bir satırı
    Müzeyyen: Süslü, süslenmiş, bezenmiş

    Naciye: Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    Nadide: Görülmemiş, görülmedik, ender bulunan
    Nadire : Az bulunur, seyrek, ender bulunan
    Naşide : Şiir söyleyen, şiir okuyan
    Nalan : İnleyen, feryat eden
    Naz: Kendini beğendirmek amacıyla yapılan davranış
    Nazan: Nazlanan, işve yapan, cilve yapan
    Nazlı: Naz eden, cilveli, işveli
    Nazmiye : Vezinli ve kafiyeli sözle, nazımla ilgili
    Nebahat: Onur, şeref, ün
    Necla: Çocuk, evlat, oğul, kuşak, sülale, nesil
    Necmiye: Yıldızlarla ilgili, yıldızlara ait
    Neşe: Sevinç, gönül ferahlığı
    Nehir : Irmak, büyük akarsu
    Nergis: Çiçekleri ayrı ayrı ya da bir kök üzerinde sarı ve beyaz renkte bir bitki
    Neriman: Pehlivan, yiğit
    Nermin : Yumuşak
    Neslihan: Han soyundan gelen
    Neslişah: Şah soyundan gelen
    Nesrin: Bir tür yaban gülü
    Nevin: Yeni
    Nevra: Işıklı parlak, çiçek
    Nezahat: İç temizliği, paklık
    Nezaket: Naziklik, zariflik, incelik
    Nezihe: Temiz, pak
    Nida: Seslenme, çağırma, seslenen
    Nigar: Resim, resim gibi güzel
    Nihal: İnce ve düzgün vücutlu, fidan gibi
    Nihan: Gizli, saklanmış, görünmeyen, sır, giz
    Nil: Afrika Kıtası'nda bir nehir
    Nilgün: Mavi renkte, çivit rengi
    Nilüfer: Geniş yapraklı, durgun sularda yetişen bir su bitkisi
    Nimet: İyilik, iyi bir yaşantı için gerekli şeyler
    Nisa: Kadın
    Nisan: Yılın 4. ayı
    Nükhet: Güzel ve hoş kokulu
    Nur: Işık, parıltı, aydınlık, Allah'ın gönderdiği ışık
    Nural: Kutsal ışık
    Nuran: Işıklı, nurlu, aydın
    Nuray: Ay ışığı gibi nurlu
    Nurcan: Işık canlı, can ışığı
    Nurgül: Işıklı gül, gül gibi güzel ve aydınlık
    Nurhan: Aydın hükümdar
    Nuriye: Işıklı, ışıktan gelme
    Nursel: Sel gibi ışık
    Nurseli: Işık seli
    Nursen: Işık gibi nurlu
    Nurşen: Işık gibi şen ve güler yüzlü
    Nurten: Teni ışık gibi beyaz olan

    Okşan: Sevil, sevgiye değer ol
    Olcay: Talih, baht, ikbal
    Oya : Dantel, süs, küçük kız kardeş

    Öykü : Hikâye, masal
    Özden : Soyca temiz, köleliği olmayan
    Özge: Başka, yabancı / İyi, güzel
    Özlem: Hasret, birine ya da bir yere duyulan görme arzusu
    Özlen: Görülmek istenilen ol, hasreti çekilen ol
    Öznur : Gerçek ışık, ışığı özlü olan


    Parla: Parlamak fiilinin emir kipi
    Pakize: Çok temiz, hoş ve güzel
    Pelin: Siyah ve beyaz renkte, acı kokulu bir tür bitki
    Pelinsu : Pelin + Su
    Pembe : Açık kırmızı renk
    Peri : Çok güzel, çekici, dişi cin
    Perihan: Peri padişahı, perilerin başı
    Perran: Uçan, uçucu
    Pervin: Ülker yıldız takımı (Süreyya)
    Petek : Arı kovanı, bal mumundan yapılan hazne
    Pınar: Suyun topraktan kaynayıp geldiği yer
    Piraye: Süs, bezek

    Rabia: Dördüncü
    Rahime: Acıyan, esirgeyen
    Rahşan : Parlak, parlayan
    Rana : Güzel, hoş görünen
    Rengin : Renkli, boyalı, güzel
    Reyhan: Fesleğen, güzel kokulu bitki
    Rezzan: Ağırbaşlı, vakur, ciddi
    Rüya: Düş / Uyku anında bilinç altında oluşan kurgular
    Ruhsar : Yanak, yüz, çehre


    Saadet: Mutluluk
    Sabahat / Sebahat: Güzellik
    Sabiha : Yüzen, yüzücü, güzel şirin, hoş
    Sabite : Yerinde duran, kımıldamayan
    Sabriye : Sabırlı, sabırla ilgili
    Sacide: Secdeye varan, yere yüz süren
    Safiye: Katıksız, katışıksız, saf
    Sahiba: Bir şeyi elde etmiş olan
    Saime : Oruç tutan, oruçlu
    Sakine: Oynamayan, kımıldamayan, durgun
    Saliha: İyi, yarar, yetkili, hakkı olan
    Salime: Eksiksiz, sağ, sağlam
    Samime: Bir şeyin temeli, en köklü yeri
    Sanem : Put, put kadar güzel, çok güzel
    Saniye: Dakikanın 60'ta biri süresinde zaman birimi
    Seçil: Beğenilen, seçilen
    Seda : Ses
    Sedef: Midye ve istiridye gibi hayvanların beyaz ışıltılı parlak kabuğu
    Seden: (Sedan) sesin, seslenişin
    Seher: Tan ağartısı, ortalığın aydınlandığı an
    Selda: (Seldağ) Dağ seli, dağdan inen sel
    Selen: Haber, havadis, kulakla duyulan, işitilen
    Selin: Senin Sel'in, sana ait sel
    Selma: Doğru ve iyi yolda, selamette olma
    Selvi: Yaz-kış yeşil kalan ince uzun bir ağaç
    Sema: Gökyüzü
    Semahat: Cömertlik, el açıklığı
    Semiha: Cömert gönüllü, eli bol
    Semiramis: Asur kraliçesinin adı
    Semra: Esmer
    Senay: Ay gibisin anlamında
    Seniha: Yüce, yüksek
    Serap: Çölde uzaktan su gibi görünen ışık yanılması
    Sertap (b): Ser +Tab / Pırıltılı baş, ışıltıların başı
    Seren: Yelken gerilmek üzere direğe çapraz takılan ağaç
    Serin: Ilıkla soğuk arası
    Serpil: Serpilmiş, gelişmiş
    Sevda: Aşk, sevgi, tutku, tutkunluk
    Sevgi: Aşk, sevme duygusu
    Sevil: Sevgiye değer, sevilen
    Sevim: Birine yakınlık duymak, sempati
    Sevinç: Neşe, iç ferahlığı
    Sevtap: Aşırı, tapacak kadar sevgi duyan
    Seval: Severek alınan
    Seyhan: Kentten kente yolculuk
    Seyyal: Akışkan, sıvı, yerinde duramayan
    Sezen: Sezgisi güçlü olan
    Sezer: Sezgisi güçlü olan
    Sıcak: Sıcakkanlı, cana yakın
    Sıdıka: Çok içten ve doğru kimse
    Sıla: Gurbete çıkanın doğup büyüdüğü yer
    Sırma: Altın yaldızlı ya da yaldızsız ince gümüş tel
    Sibel: Bulutla yer arasında yere düşmeyen yağmur damlası / Buğday başağı
    Simge: Alamet, sembol, bir şeyi anlatan im, imge
    Sinem: Benim tenim, benim vücudum, göğsüm
    Solmaz: Güzelliğini, tazeliğini uzun süre koruyan
    Sonay: Yılın son ayı
    Songül: Son açan gül
    Sonat: Bir veya iki çalgı için yazılmış 3-4 bölümlü müzik eseri
    Sonnur: Son ışık
    Su: Rengi, kokusu ve tadı olmayan, saydam, sıvı madde
    Suat: Mutlu, mutlulukla ilgili
    Sultan: Hükümdar ailesinden, anne, kız kardeş
    Suna: Boylu poslu endamlı / Erkek ördek
    Sunay: Aysun
    Suzan: Adak ayı
    Sühandan: Güzel konuşan
    Süheyla: Güney yönünde görünen parlak yıldızlar

    Şadiye: Sevinç, neşe, mutluluk
    Şahika: Yüksek, yüce, dağın zirvesi
    Şaziment: Allah'ın adamı, Allah'a ait olan, O'nun yolundan giden kişi
    Şaziye: Özellikleri kimseye benzemeyen
    Şebnem: Çiğ, gece nemi, jale
    Şefika: Şefkatli, acıması, esirgemesi bol olan
    Şehnaz: Doğu müziğinde bir makam / Çok nazlı
    Şehrazat (d): 1001 gece masallarında bir masal kahramanı kadın
    Şelale: Büyük çağlayan, akarsuyun yüksekten yere düştüğü bölümü
    Şenay: Mutlu geçen ay
    Şengül: İnsanın içini açan gül / Hep şen olup, hep gülmek
    Şennur: Işık saçan, neşe saçan
    Şermin: Utangaç
    Şeyda: Çılgın, deli divane
    Şeyma: Eski Türk adlarından
    Şevval: Arap takviminin onuncu ayı
    Şiir: Zengin sembollerle uyumlu seslerle ortaya çıkan edebi anlatım biçimi
    Şölen: Eğlence, kutlama, şenlik
    Şükran: İyilik bilme, minnettarlık
    Şükriye: Görülen iyiliğe karşı şükretmek, hoşnut olmak
    Şule: Alev, ateş alevi

    Tansu: Şafak rengi vurmuş su
    Tanyeli: Şafak vakti esen rüzgâr
    Tayyibe : İyi, hoş, çok temiz
    Tennur : Teni nurlu, aydınlık olan
    Tezer : Çabuk ve erken
    Tuba / Tuğba : Cennette var olduğuna inanılan ağaç
    Turna: Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan göçmen kuş türü
    Tutam: Parmak uçlarıyla alınabilen / Tutmaktan
    Tutku: İradeyi aşan güçlü coşku, ihtiras
    Tülay: İncelikle, düşünce ile ilgili
    Tülin : Ayna
    Türkan: Hakana saltanatta ortaklık eden eşi
    Tünay / Tunay: Mehtap, ay ışığı, gece görülen aydınlık

    Ulviye: Yüce, yüksek, gökle ilgili


    Ülfet: Alışıklık, dostluk, yakınlık duymak
    Ülker : Gökyüzünün kuzey kıyısında bir yıldız takımının adı
    Ülkü : Ancak düşüncede var olan şey
    Ümmiye : Okur yazar olmayan kadın
    Ümran: Mutluluk bolluk bereket / Bayındırlık
    Ünsel: Ünü sel gibi aşan
    Ünseli: Ünü sellere benzeyen

    Vahide: Tek, bir
    Verda: Verdane (merdane Osm.) / Verd (Ar.)'den Verda, gül anlamında
    Vesile : Yol, araç, bahane
    Vicdan : Kişiyi davranışları hakkında yargıya iten güç
    Vildan : Kullar, köleler / Yeni doğmuş çocuklar
    Vuslat : Kavuşma, yetişme, ulaşma

    Yakut: Alüminyum oksit yapısında, parlak kırmızı renkli, değerli taş
    Yaprak: Ağaç ve bitkilerin yeşil kısımları
    Yasemin : Yaprakları tek damarlı, beyaz kırmızı ya da sarı renkli çiçekleri olan bir bitki
    Yağmur : Havadaki su buharının su damlaları halinde yere düşmesi
    Yazgülü : Yaz ve Gül tamlaması
    Yelda: Uzun ve siyah / Yılın en uzun gecesi
    Yeliz: Yel + İz, rüzgâr ve izi anlamında
    Yeşim: Yeşil renkli değerli taş
    Yeter : Kâfi, tamam, gereksinimi karşılayacak nitelikte olan
    Yıldız: Güneş ve Ay dışında gökyüzündeki ışıklı cisimlerden her biri
    Yonca: Birçok türü bulunan bitki
    Yosun: Çiçeksiz bitkilerin, suların yüzünde ve dibinde bulunan bir türü
    Yurdagül: Yurduna güller saçan, güzellik getiren
    Yurdanur : Yurduna nur getiren
    Yüksel: Özellikle manevi anlamda yüce ol

    Zahide: Dinin yasak ettiği şeylerden sakınan
    Zehra: Beyaz ve parlak yüzlü olan
    Zekiye : Aklı, zekâsı olan, çabuk kavrayan
    Zerrin : Nergis
    Zeynep : Değerli taşlar, mücevher
    Zeyno: Zeynep'in halk dilindeki söylenişi
    Zişan: Şanlı, ünlü, çok tanınmış
    Ziynet: Süs, süs eşyası
    Zübeyde : Öz, cevher
    Zühal: Dokuz gezegenden altıncısı (Satürn)
    Zühre: Çiçek açan / Çoban yıldızı (Venüs)
    Zülal: Berrak, saf, tatlı, soğuk su
    Züleyha: Hz. Yusuf'un karısının adı
    Zeliha : Züleyha'nın bir başka söyleniş biçimi
    Zülfiye: Saçları çok güzel olan
    Zümrüt: Yeşil renkli, değerli bir taş
     

  2. Red-Devil

    Red-Devil Üye

    emeğine sağlık.
     

  3. Google

    Google Özel Üye

    Paylaşım için teşekkürler...
     

  4. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Emegine Saglık Güzel Paylaşım
     

Yükleniyor...
Benzer Konular - KıZ İsimleri Anlamları Forum Tarih
2017 Arapca Kız İsimleri ve Anlamları - Arapca Kız İsimleri İsimler Sözlüğü 12 Şubat 2013
2017 Kız Bebek İsimleri - Yeni Kız Bebek İsimleri Ve Anlamları İsimler Sözlüğü 12 Şubat 2013
Kürtçe Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2017 İsimler Sözlüğü 12 Şubat 2013
Kuranı Kerimde Geçen Kız İsimleri ve Anlamları İsimler Sözlüğü 5 Ocak 2013
Kürtçe Kız Bebek İsimleri ve Anlamları 2017 İsimler Sözlüğü 12 Eylül 2011

Bu Sayfayı Paylaş