Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Anısı, Atatürkün Çocuk Sevgisi İle İlgili Anıları

'Atatürk Hakkında Herşey' forumunda Eylül tarafından 25 Temmuz 2011 tarihinde açılan konu

  1. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Anısı, Atatürkün Çocuk Sevgisi İle İlgili Anıları konusu
    Sponsorlu Bağlantılar
    Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Anıları Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Kısa Bir Anısı Atatürkün Çocuklarla İlgili Anıları Atatürkün Çocuk Sevgisiyle İlgili Birkaç Anısı



    Atatürk bir okula gitmişti.her zaman olduğu gibi bütün çocuklar etrafını sardı. hepsi sevinç içinde onu alkışlıyordu. Yalnız küçük bir çocuk;bir kenara çekilmiş,ilgisiz gibi duruyordu bu durum Atatürk'ün gözünden kaçmadı. Onu yanına çağırdı:
    - ''Çocuğum,neden durgunsun? Bir derdin mi var? Hasta mısın?'' dedi.
    Çocuk:
    - ''Bir şeyim yok efendim'' dedi.Arkasını döndü, gözlerinden akan yaşları gizlice sildi.
    Atatürk:
    - ''Niçin ağlıyorsun yavrum? Sen ağlayınca ben çok üzülüyorum'' dedi.
    Küçük çocuk,o vakit yaşlı gözlerini Atatürk'e çevirdi:
    - ''Atam,seni böyle yakından görmek isterdik. Geldin,gördük,sevindik. Ama artık sıramızı savdık.Bir daha seni ne zaman göreceğiz? Ona ağlıyorum.''
    Atatürk oradaki çocuklara baktı:
    - ''Beni ne zaman görmek isterseniz,aynaya bakın.Siz Türk çocukları benim birer parçamsınız.Bende sizin'' dedi.
     
    En son bir moderatör tarafından düzenlenmiş: 16 Nisan 2015

  2. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;

    -Adın ne senin bakayım?

    - Cemil

    - Çankaya’da mı oturuyorsun?

    - Yok. Ayrancı’da

    -Mektebe gidiyor musun?

    Çocuk başını öne doğru hızla eğdi

    -E… Ne okuyorsun mektepte?

    -Her bir şey okuyoruz.

    -Peki ben kimim Cemil?

    Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi:

    -Sen Gazi Paşasın.

    Ata gülümsedi.

    - Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.

    - Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.

    -Nereden biliyorsun?

    Çocuk kendinden emin bir tavırla.

    -Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez…

    Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:

    Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.

    Sonra O’nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:

    - Milletin bağrında temiz bir nesil yetişiyor. Bu eseri ona bırakacağım ve gözüm arkamda kalmayacak dedi.

     

  3. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Yıl 1934 o dönemde milli eğitim bakanlığı ulus'tadır. Bakan

    ise niğdeli abidin özmen'dir. Bakan makamında çalışmaktadır.

    Kapı çalınır. Bakanın gür sesi "giriniz" atatürk'ün yaverlerinden

    biri yanında iki çocukla makama girerler.



    Hoşbeşten sonra yaver bey bakan abidin özmen'e bir zarf uzatır.

    Konuklara yer gösterir ve zarfı açar. Atatürk'ten gelen bir

    mektuptur bu : "bay abidin özmen milli eğitim bakanı...." abidin

    özmen zarfı özenle açar ve mektubu dikkatle okur : "yaver bey'le

    size iki fakir ve kimsesiz çocuk gönderiyorum. Bu çocukları uygun

    göreceğiniz bir liseye (parasız yatılı olarak) kaydını yaptırıp..."



    bu atatürk'ün bir emridir. Kesinlikle yerine getirilecektir. Bakan

    abidin özmen ortaöğretim genel müdürü'nü çağırtır ve şu direktifi

    verir: "yaver bey'in yanındaki bu iki çocuğun evraklarını alınız ve

    bu çocukları h.p.lisesi'ne paralı yatılı olarak kaydını yaptırıp

    her ikisi için de üçer yıllık paralı yatılı makbuzlarının veli ve

    ödeyen hanesine atatürk'ün ismini yazdırarak' bana getiriniz" der.

    bakanın emri yerine getirilmiştir. Abidin özmen de kısa bir mektup

    yazarak yaver bey'le atatürk'e yollar. Mektubun içeriği şöyle :

    "muhterem atatürk yaver bey'le göndermiş olduğunuz iki çocuk

    hakkında emirlerinizi aldım. Ancak arkasında türkiye cumhuriyeti

    'nin kurucusu ve cumhurbaskanı atatürk gibi birisinin bulunduğu

    için bu iki çocuğu fakir ve kimsesiz olarak kabul etmeme hem

    yasalarımız hem de mantığımız izin vermedi. Bu nedenle her iki

    çocuğun da emirleriniz gereği h.p.lisesi'ne paralı yatılı olarak

    kayıtlarını yaptırdım. çocukların üçer yıllık okul taksitlerine

    ait makbuzları ekte takdim....."



    atatürk bu mektup üzerine devrin başbakanı ismet inönü'ye telefon

    ederek: "bak" demiş "senin milli eğitim bakanın bana ne yaptı"

    diyerek olayı anlatmış. Inönü bakan'ı adına özür diler. Atatürk :

    "yok" der "özür dileme. çok memnun oldum. Keşke her devlet adamı bu

    medeni cesarete sahip olabilse ve gösterebilse..."

     

  4. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    Mustafa Kemal’in ilk Cumhurreisliğine seçildiği sıraydı. Bir sabah Çankaya sırtlarında arkadaşlarıyla gezmeye çıkmıştı. Gazi yanına sokulan bir çocuğu yakaladı. Çelik bakışlarıyla alemi büyüleyen gözlerini onun yüzüne dikip gülümseyerek sordu;
    -Adın ne senin bakayım?
    - Cemil
    - Çankaya’da mı oturuyorsun?
    - Yok. Ayrancı’da
    -Mektebe gidiyor musun?
    Çocuk başını öne doğru hızla eğdi
    -E… Ne okuyorsun mektepte?
    -Her bir şey okuyoruz.
    -Peki ben kimim Cemil?
    Çocuk zeki bakışlarını Ata’nın üzerinde gezdirdi:
    -Sen Gazi Paşasın.
    Ata gülümsedi.
    - Olmadı . Cemil ben senin Gazi Paşa değilim. Beni benzettin sen.
    - Yok benzetmedim iyi biliyorum, sen Gazi Paşasın.
    -Nereden biliyorsun?
    Çocuk kendinden emin bir tavırla.
    -Çünkü, dedi sana hiç kimse benzemez…
    Çelik gözler bulutlandı. O eşşiz kafanın içinden kimbilir ne düşünceler geçti o anda:
    Büyüdüğü zaman ne olacağını konuştular sonrasında.
    Sonra O’nu oyuna iade edip yoluna devam ederken yanındakilere döndü:
     

  5. Eylül

    Eylül Site Yetkilisi Editör

    sözler
    Çocuklar her türlü ihmal ve istismardan korunmalı ve onlar her koşulda yetişkinlerden daha özel ele alınmalıdır.

    Cumhuriyeti biz kurduk, siz yaşatacaksınız...

    Küçük hanımlar, küçük beyler!
    Sizler hepiniz geleceğin bir gülü,yıldızı ve ikbal ışığısınız.
    Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz.
    Kendinizin Ne Kadar Önemli, Değerli Olduğunuzu Düşünerek Ona Göre Çalışınız.Sizlerden Çok Şey Bekliyoruz. (Atatürk Albümü-1992)

    Gelecek için hazırlanan vatan evlâtlarına, hiçbir güçlük karşısında yılmayarak tam bir sabır ve metanetle çalışmalarını ve öğrenim gören çocuklarımızın ana ve babalarına da yavrularının öğreniminin tamamlanması için hiçbir fedakârlıktan çekinmemelerini tavsiye ederim.

    Asla şüphe yoktur ki Cumhuriyet'in gelecek evlâtları bizden daha çok rahata kavuşmuş ve bahtiyar olacaklardır.

    Yetişecek çocuklarımıza ve gençlerimize, görecekleri öğretimin sınırları ne olursa olsun, en evvel ve en esaslı olarak Türkiye'nin istiklâline, kendi benliğine, millî geleneklerine düşman olan unsurlarla mücadele etmek lüzumu öğretilmelidir.

    Çocuklarımız ve gençlerimiz yetiştirilirken onlara özellikle varlığıyla, haklarıyla, birlik ve bütünlüğüyle çelişen tüm yabancı öğelerle mücadele zorunluluğu, milli görüşleri derinlemesine bilerek her karşı görüş önünde şiddetle ve özveriyle savunma zorunluluğu telkin edilmelidir. Yeni kuşakların ruh gücüne bu nitelik ve yeteneklerin aşılanması önemlidir. Hayatlarını sürekli ve müthiş bir mücadele biçiminde belirleyen milletlerin felsefesi, bağımsız olmak ve mutlu kalmak isteyen her millet için bu nitelikleri çok şiddetli olarak gerektirmektedir. (16.7.1921 Maarif Kongresi'ni açış konuşmasından)

    Hedefe yalnız çocukları yetiştirmekle ulaşamayız! Çocuklar geleceğindir. Çocuklar geleceği yapacak adamlardır. Fakat geleceği yapacak olan bu çocukları yetiştirecek analar, babalar, kardeşler hepsi şimdiden az çok aydınlatılmalıdır ki, yetiştirecekleri çocukları bu millet ve memlekete hizmet edebilecek, yararlı ve faydalı olabilecek şekilde yetiştirsinler! Hiç olmazsa yetiştirmek lüzumuna inansınlar! Okullardan başka; gazeteler, küçük dergiler köylere kadar yayınlanıp dağıtılmalıdır. Bizim köylümüz ne gazete ne dergi v.s. okumaz. Bilenler bilmeyenleri toplayıp, okutmayı, onlara okumayı anlatmayı bir vazife bilmelidir.

    Ey Türk istikbalinin evladı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen, Türk istiklal ve Cumhuriyeti'ni kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttu

     

  6. yaa daha kısaları yok mu acabaa ?? pleasee :/
     

  7. şok olmus guzel ben olmak yunan sizin Ata ya bayiliyor ben
     

  8. kısa yokmu çok kısa istıyom nolur yükleyin :(
     

  9. daha kısa bir anı yok mu ya??bna öle lazım ama özellikle bütün anıları biliyorum benn!!
     

  10. gardas amma uzattın ha kısa tut lo cocuk ödev yapcak int cafede
     

  11. bana göre çaok mütiş hemde 1.sini ben defterime yazı yorum ödevim diye :D
     

  12. Çokk uzun kardeşimin ödevi
     

  13. teşekkürler işime çok yaradı
     

  14. Beğendim çok güzel....:=)
     

  15. teşekürler tüm yazarlara
     

  16. şok oldum ben atama yazdım ben
     

  17. çok güzel hepsi saol
     

  18. kısa yokmu çok kısa istıyom nolur yükleyin
     

  19. İşte benim kuşaklarım.

    Atatürk bir gün çocuk balosuna gider. Ortalıkta bir şaşkınlık havası doğar. Küçük bir çocuk salonun orta yerinde kalır. Bu yavru hayranlıkla bir süre Atatürk’e baktıktan sonra: “Atatürk’üm, seni öpmek istiyorum” der. Ortalığa bir sessizlik dalgası yayılır. Bu derin sessizliği Atatürk’ün sesi bozar “Öyleyse, gel öp” der. Çocuk koşarak Atatürk’ün boynuna sarılır. O sırada diğer çocuklar da: “Biz de.. Biz de..” diye bağırırlar. Böylece tüm çocuklar Ata’yı doya doya öperler. Bu görüntü çoğu kişiyi ağlatır. Büyük Atatürk’te ağlar. Evet, Türk çocuklarının bu engin sevgisi için ağlar. Hem de sevinç gözyaşlarını dökerek. O gün çevresindekilere övünçle: “İşte benim kuşaklarım” der. tavsiye ederim çok güzel
     

  20. yaaa öğretmen anlatın dedi ama bunlar çok uzun bi tane beğendim çok uzundu
     

Yükleniyor...
Benzer Konular - Atatürkün Çocuk Sevgisiyle Forum Tarih
Atatürkün Çocukluk Anıları Atatürk Hakkında Herşey 24 Eylül 2012
Atatürkün Çocukla İlgili Sözleri Atatürk Hakkında Herşey 8 Şubat 2012
Atatürkün Çocuklarla İlgili Sözleri Atatürk Hakkında Herşey 7 Şubat 2012
Atatürkün Kısa Çocukluk Anıları Atatürk Hakkında Herşey 4 Ocak 2012
Atatürkün Çocukluk Anıları Özet Atatürk Hakkında Herşey 23 Aralık 2011

Bu Sayfayı Paylaş