Zonguldak il ve çevresinin Konumu

'Zonguldak Tanıtımı' forumunda NeslisH tarafından 25 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Zonguldak il ve çevresinin Konumu konusu İL VE ÇEVRESİNİN KONUMU

    Zonguldak, Batı Karadeniz Bölgesi`nde, Karadeniz´e batı ve kuzeyden kıyısı olan bir ildir.3.481 kilometrekarelik yüzölçümüyle Türkiye topraklarının binde altısını kaplar. Karadeniz kıyılarından başlayan il toprakları, kuzeydoğudan Bartın, doğudan Karabük, güneyden Bolu illeriyle çevrilidir.

    Zonguldak yönetsel anlamda Merkez İlçe, Alaplı, Çaycuma, Devrek, Gökçebey ve Kdz. Ereğli ilçelerinden oluşmuştur.
    A � Yeryüzü Şekilleri

    Zonguldak ili çok engebeli bir arazi yapısına sahiptir.İl alanının %56 sı dağlarla %31 i platolarla ve % 13 ü de ovalarla kaplıdır.

    Akarsu vadileriyle yer yer derin biçimde parçalanmış olan İl toprakları orta yükseklikteki dağlık alanlardan oluşur.

    Eğimli bir arazi yapısını içeren il coğrafyasında platolar genellikle dağların eteklerinde ve aralarında geniş bir alana yayılmıştır. Akarsularca taşınmış alüvyonlarla kaplı küçük düzlükler ise ilin başlıca ovalarını oluşturur.

    Bol yağışlı iklime sahip olan Zonguldak ,yerüstü su kaynakları bakımından oldukça zengindir.İlde Filyos Çayı dışında büyük akarsu olmamakla beraber,çok sayıda akarsu vardır.Bu akarsular,il alanını sık bir vadi ağıyla parçalanmıştır.

    Kıyılar düz ve az girintili-çıkıntılıdır. Kuzeydoğu güneybatı yönünde uzanan kıyılarda çok yalıyarlar görülür. Bunlar akarsu ağızlarında kesintiyle uğrar.
    1-Dağlar:

    Ağırlıklı yeryüzü şekillerini oluşturan dağlar; kuzey kesimlerde 1000 metreyi bulmazken, orta kesimlerde 1200 metreyi aşmakta, güneyde ise yer yer 2000 metreye kadar ulaşmaktadır. Dağlar kıyıya koşut üç sıra oluşturduğundan kıyı ile iç kesimler arasında ulaşım güçleşir.

    Atyaylası Tepesi (710 m.), Göldağı (771 m.), Kantar Tepe (920 m.), Orhan Tepe (920 m.)

    Baba dağı (1120 m.), Soğukoluk Tepesi (1268 m.),Kızıl Tepe/Kızıltaş (1468 m.),

    Bacaklıyayla (1637 m.) ilin bilinen yükseltilerdir.

    Kıyıya yakın yükseltilerin oluşturduğu dağ sırasının altında zengin taşkömürü yatakları vardır.
    2-Vadiler, Platolar, Ovalar :

    Zonguldak il toprakları sık bir vadi ağıyla parçalanmıştır. Bu vadiler kimi kesimlerde genişleyerek düzlükler oluşturmasına karşın, ilde büyük denebilecek bir ova yoktur.

    İldeki ovalar genellikle, akarsuların denize döküldüğü kesimlerde kıyı boyunca yer yer daralıp genişleyen alçak düzlüklerle (kıyı ovaları), dağların eteklerinde ve aralarında geniş bir alana yayılmış yüksek düzlüklerden oluşur.

    Filyos Çayı Vadisi : İlin en büyük ve en önemli vadisi olup Filyos çayı boyunca uzanır.Genişliği yer yer 300-400 metreyi bulan bu vadi Çaycuma ilçe merkezinde

    Çaycuma Düzlüğünü, Saltukova / Kokaksu - Hisarönü mevkiinde Filyos Düzlüğü oluşur.

    Filyos Çayı Vadisi için geliştirilen �FİLYOS PROJESİ� ülkemizin GAP�tan sonra gerçekleştireceği en büyük projedir.İlin gelişimi ve geleceği bu projeye bağlıdır.

    Alaplı ırmağı Vadisi : Yer yer 600-700 m. genişleyen ve kıyıdan 14-15 km. kadar içeriye giren bu vadi ilin ikinci büyük vadisidir. Geniş tabanlı bir vadi olan Alaplı Irmağı Vadisi, Alaplı Irmağının sık yatak değiştirmesiyle zaman zaman taşkınlara uğrar.

    Gülünç Irmağı Vadisi : Yöredeki birçok dere, dereciğin sularıyla beslenen vadi oldukça derindir. Kdz.Ereğli ilçe merkezinde genişleyerek Kdz.Ereğli düzlüğünü oluşturur.

    Üzülmez Deresi Vadisi : Güneyden kuzeye doğru,Üzülmez Deresi etrafında yer alan vadinin yamaçlarında Zonguldak kenti kurulmuştur.Bu nedenle ZONGULDAK VADİSİ adını alır.
    3-Kıyılar :

    Karadeniz boyunca uzanan kıyı şeridinin tek önemli girintisi Kdz. Ereğli yakınlarındaki Baba burnudur.

    Doğuda Sazköy�den batıda Alaplı İlçe sınırına kadar uzanan 80 km.�lik kıyı bandında yer alan pek çok doğal baraj (koy),kumsal yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı yerlerdir.
    4-Akarsular :

    Sürekli ve bol yağış alan Zonguldak, akarsular bakımından oldukça zengindir.İldeki akarsular kış bahar aylarında bol su taşır ve bu suların tümü Karadeniz�e dökülür.Zonguldak�ta ki akarsu havzalarının toplam su potansiyeli 3.664 hm3/yıl olup,bu akarsuların oluşturduğu toplam yağış alanı 15.924 kilometrekaredir.

    Filyos, Gülünç Çayı; Devrek,Alaplı ırmakları;Üzülmez,Kozlu Dereleri yörenin bilinen akarsu kaynaklarıdır.Ayrıca Küçükağaz, İncivezağzı ve Merkezağız gibi adlarla anılan koylara kıyılara irili ufaklı pek çok dere akmasına karşın yaz mevsiminde bu derelerin oluşturduğu kanyonların suyu azalmaktadır

    Üzülmez ve Kozlu Dereleri :İlin küçük akarsularından olan bu derelerin taşıdığı su miktarı oldukça düşüktür.Üzülmez deresi kent merkezinde ,Kozlu deresi Bucağında Karadeniz�e dökülür .

    Filyos Çayı(YENİÇE IRMAĞI):Bolu ilinde Aladağ�dan doğan Filyos Çayı akış yönünde Çankırı-Kastamonu il sınırını oluşturmakta ve Karabük il sınırını geçtikten sonra Zonguldak ili topraklarında Devrek Çayı ile birleşen çayın toplam uzunluğu 228 km.�dir.

    Alaplı ırmağı : Kdz. Ereğli�ye bağlı Ormanlı Bucağı�nın güneyinde 710 metre yükseklikteki Atlasyayla Tepesi'nden doğan oldukça düzensiz akan Alaplı Irmağı�nın vadi tabanı kimi kesimlerde 600 metreyi aşar. Vadi boyunca basamaklar yaparak akan ırmak ,ilkbaharda bol su taşır,yazın suyu azalır,yer yer kurur.

    Gülünç ırmağı: Zonguldak-Devrek sınırındaki Hörgüç Tepe civarında doğan ırmak, birçok dere,dereciğin sularıyla beslenerek Gülünç mevkiinde Gülünç Irmağı adını alır.

    Devrek Irmağı : Bolu dağlarından kaynaklanan bu akarsu birçok dere ,derecikle beslenerek Devrek ilçesinde Devrek adını alır ve ilçe sınırları dışında Filyos Çayı ile birleşir. Debisi sabit, su kalitesi yüksek olan ırmakta fiziksel ve kimyasal kirlenme yok denecek kadar azdır.
    5-Baraj Gölleri ve Göletler:

    İl sınırı içinde doğal göl bulunmamaktadır. Kdz. Ereğli�de Kızılcapınar, Gülünç; Zonguldak Merkezde Kozlu-Ulutan baraj gölleri ve Çatalağzı Dereköy Göleti İlin bilinen yapay gölleridir.
    B-Bitki örtüsü:

    İl topraklarının %52�si ormanlarla kaplıdır.180.000ha �lık bu alanın %94�ünü koruluk,%6�sını da baltalık ağaçlar oluşturur.

    Her mevsim yağışlı geçen yörenin yükseklikleri iğne yapraklı, daha aşağıları yayvan yapraklı, akarsu kenarları da kavak, söğüt ağaçlarıyla kaplıdır.

    Bu ana yeşil dokuyu orman gülü, pırnal meşesi, çoban püskülü ,defne kocayemiş kızılcık kiraz funda ayı üzümü kuşburnu böğürtlen dağ çileği eğrelti otu gibi orman altı bitki örtüsü tamamlamaktadır.

    İklim:

    Zonguldak İli ılıman Karadeniz ikliminin altındadır.Her mevsim yağışlı ve ılık olan Zonguldak �da kurak mevsime rastlanmamaktadır.en fazla yağış sonbahar ve kış mevsimlerinde görülür.

    D-Jeopolitik Yapı:

    1-Genel:

    Zonguldak ilinin temel paleozoik yaşlı devoniyen ve karbonifer oluşumlarla kaplıdır. Bu temel jeolojik yapı kuzeyde, il merkezi çevresinde bozulmuş kıvrılmış, parçalanmıştır. Kırıklar yer yer kuzeydoğu, güneybatı doğrultusunda, kıyıya koşut uzanır. Kıyı şeridinin temelinde karbonifer yaşlı oluşumlar üzerinde de kretase yaşlı konglomeralarla kaplı bir alan uzanır.

    Geniş bir alana yayılan kretase yaşlı kalkerler yer yer karstik oluşumlara yol açmıştır.İlin güney kesimindeki jeolojik yapıda kalker, greli kalker,marn gibi tersiyer yaşlı flişler yer alır.

    2-Kömürün Oluşumu ve Zonguldak Taşkömürü havzası:

    Yerkabuğunun oluşumu zamanında çeşitli bitkilerin sularla sürüklenip milyonlarca yıl (Tahmini:395 280 milyon yıl)kumların altında kalarak yavaş yavaş taşlaşması(şist), kömürleşmesi sonucunda oluşan kömür yataklarının bulunduğu alan �Taşkömürü Havzası� olarak bilinir.

    Doğuda Cide, batıda Kdz Ereğli arasında yaklaşık 200 km�lik kıyı şeridi boyunca 13.350 km.2�lik bir alanı kaplayan bu havza, ülkemizin koklaşabilir tek taşkömürü havzasıdır.1986�da yapılan tespitlere göre havzada yaklaşık �1.4 milyar ton� kömür rezerveri vardır.İşlenebilir kömür yatakları 1000-2000 m. Derinlikte olup günümüzde �550 m.�ye kadar inilmiştir.

    1908 yılında kurulan �HAVZAI-FAHMİYE müdürlüğü�1910 yılında yayınlanan Tezkere-i Samiye adlı fermanla kömür havzasını kurmuşlardı.

    1.Dünya Savaşı yıllarında Almanların, savaştan sonrada askeri işgalle birlikte Fransızların eline geçen kömür havzası 1936�da kısmen,1940 yılında da tamamen EREĞLİ KÖMÜR İŞLETMELERİ (E.K.İ) adı altında Etibank�a devredildi.

    1957 yılında TÜRKİYE TAŞKÖMÜR İŞLETMELERİ (T.K.İ) kuruldu.1983 yılında Türkiye Taşkömürü Kurumu adı altında yeniden yapılandı.

    İLİN KISA TARİHİ

    Zonguralık, Zongalık, Zonguldak

    Zonguldak kent merkezinin bulunduğu alan eskiden Üzülmez Deresi�nin ağız kesiminde yer alan bataklık bir kesimdi. İlkçağda �Sandrake / Sandrake �adıyla bilinen köyümsü yerleşme, ilin ilk yerleşim alanı olup, adını Sandra Çay�ından almıştır.

    Bir başka görüşe göre, yörenin sazlarla kaplı olması nedeniyle �sazlık, bataklık� anlamına gelen �Zonguralık, Zongalık , Zungalık� sözcüğü zamanla değişime uğramış, Zonguldak�a dönüşmüştür.bu görüşü pekiştiren varsayım ise, sazlık ve bataklığın neden olduğu sıtma hastalığının belirtisi olan �titreten yer �anlamındaki, �Zonglatan� sözcüğünden geldiği öne sürmektedir.

    Frigler Dönemi:

    M.Ö. 1200�lerde yaşayan �EGE GÖÇ KAVİMLERİ� hareketi , Orta Anadolu�da egemen olan Hitit İmparatorluğu�nu tarihten silerken, ağırlığını Frig boylarının oluşturduğu �Bitin, Maridin, Migdon adlı göç toplulukları Zonguldak ve yöresine yerleşerek bölgenin ilk sahibi, halkı olurlar.M.Ö.VIII.yy.�a kadar süren Frig uygarlığından sonra bölgeye, sırasıyla Kimmerler, Lidyalılar, Asurlar, Medler hakim olmuştur.

    Bizans Dönemi

    Bölge M.Ö.74�de kısmen , M.Ö.27 �de tamamen Doğu Roma İmparatorluğu�na, 395 yılında da imparatorluğun ikiye bölünmesiyle Bizans İmparatorluğu�na bağlanır.VII.yy�ın başlarında da Bizans İmparatorluğu�nun �OPSİKRON THEMASI� denen yönetsel biçimi içinde yer alır.

    Anadolu Selçuklu Devleti Yönetimi :

    Sultan Kutalmışoğlu Süleyman Şah �ın komutanlarından Emir Karatekin 1084 yılında Zonguldak ve yöresini tamamen eline geçirir.A.Selçuklu Devleti�nin B.Selçuklu Devleti ile sürtüşmesinden yararlanarak yöreyi önce Bizanslılar daha sonra da Melik Arap döneminde Danişmendler işgal ederler.II.Kılıç Arslan�ın sultan olmasıyla A.Selçuklu Devleti tekrar güçlenir ve ülke toprakları 1186�da sultanın oğulları arasında üleştirilince,Zonguldak yöresi sorumlusu Muhraldın (Muineddin) Sultan olur.

    Osmanlı Dönemi:

    Padişah I.Murat�ın bölge topraklarını Osmanlı sınırlarına katmak istemesine halk karşı çıkar ve Candaroğulları Beyliği yanında yer alır. Osmanlılar da 1380 yılında Cenevizlilerle anlaşarak Kdz. Ereğli�yi satın alır. 1392 �de Yıldırım Beyazıt Zonguldak bölgesini Osmanlı topraklarına katar, ama 1402�de yapılan Ankara Savası�nda Timur�a yenilince alınan topraklar tekrar Candaroğulları beyliğine katılır. Çelebi Mehmet, ülke bütünlüğünü sağlama politikaları çerçevesinde Zonguldak�ın güney kesimini 1417�de Osmanlılara katarken, kıyı şeridindeki iskelelerde ticari yaşam yine Cenevizlilerin elindeydi.1460 yılında Fatih Sultan Mehmet Amasra�yı alır.Candaroğulları beyliğine son verir.

    Alemdar Olayı: Kurtuluş Savaşı�nın tek deniz çatışması olan bu olay 23/27-ocak 1921 tarihlerinde Alemdar römorku ile Fransız deniz kuvvetlerine ait bir gambot arasında, Zonguldak-Kdz. Ereğli açıklarında geçer.

    Cumhuriyet Dönemi:01.04.1924�de il olan Zonguldak, aynı yıl Maadin ve Sanayi Mühendisliği Yüksek Okulu�na kavuşur.09.09.1935 yılında Türk Antrasit Fabrikası�nın açılışını Çatalağzı Termik Santrali(1948), Filyos Ateş Tuğlası Fabrikası (1965)Çaycuma Kağıt fabrikası (1970)izler ve böylece il kömür üretimi ve sanayi kenti kimliği kazanır.

    TURİZM ETKİNLİKLERİ OLGUSU İÇİNDE İL VE ÇEVRESİNİN KONUMU:

    İlin doğal güzelliklerini oluşturan koylar, kumsallar, orman içi dinlenme alanları, mağaralar ve henüz arkeolojik kazı çalışması yapılmamış tarihsel yerleşim alanları, ören yerleri turizm anlamından değerlendirilecek mekanlardır.

    Var olan bu potansiyel turizm anlamında öne çıkmamış tüm Anadolu kentleri gibi, başta alt yapı ve tesis gibi eksikliklerin tamamlanmasıyla iç turizm ve giderek dış turizm pazarına sunulabilir. bu konuda sağlıklı bir saptama, tanımlama, tasarım aşamasından sonra; turizmin çok yönlü getirilerinden yaralanmak üzere, planlama, tanıtım, örgütleme alanlarında; kamu yönetimi, yerel yönetimler, sektör mensupları ve konuyla ilgili sivil toplum örgütleriyle tutarlı ve ölçülü hedefler çerçevesinde eşgüdüm ve işbirliğinin hayata geçmesi gerekir.

    A-Doğal güzellikler:

    Zonguldak, doğal kaynaklar, güzellikler açısından oldukça varsıl bir ildir. Karadeniz kıyısı boyunca uzanan koyları, kumsalları, her biri ayrı bir doğa harikası olan mağaraların, dört mevsim yeşil kalabilen bitki örtüsü ve orman alanları turizm anlamında değerlendirilebilecek doğal kaynaklardır.
    KÜLTÜREL(EKİNSEL) GELENEĞİN ÖĞELERİ

    Toplumsal yaşamdaki hızlı değişim (sanayileşme, kentleşme, göç)geleneksel yaşam biçimini de etkileyerek folklorik ve otantik öğelerin/motiflerin giderek unutulmasına yol açmıştır.

    Endüstrileşme ile birlikte Anadolu�da en çok göç alan bir il olan Zonguldak aynı zamanda bir Türkiye mozayiğidir. Bu nedenle il�e göç edenler doğal olarak kendi kültürlerini de getirdiğinden,yörede birlikte çalışmaktan, beraber yaşamaktan,yaşam biçimi değişmiştir.
    Beslenme Biçimleri

    Yaşanan hızlı kentleşme süreci insanların beslenme biçimlerini de etkilemiştir. Yerel ürünlere ve evde yapılan yiyeceklere dayalı beslenme kültürünün yerini daha kolay olan hazır yiyecek türü almıştır.

    Kırsal kesimde kahvaltı genellikle� kuşluk vaktinde yapılır. Sabahları hem geç hem de kalorili besinler alındığından öğle yemeği yenmez.

    Akşamları çorba, sebze,et türü yiyecekler yenir.
    Giyim kuşam:

    Ekonomik koşulların doğrudan belirlediği yaşam biçiminin sonucu yaygınlaşan hazır giyim anlayışı geleneksel giyim kuşamı da temelden sarsmış, değiştirmiştir. Kırsal kesimde günlük dış giysi genellikle basma, pazen divitin; iç giysiler ise evlerde dokunan keten ya da pamuklulardır. Başa önce fes giyilir. Sonra fes üstüne oyalı yemeni üzerine de tülbent bağlanır.Çevresi metal pullu, renkli boncuklu, oyalı olan tülbentlere �atça� denir. Sarı, yeşil, dallı pullu olanlara da �çatkı� denir.

    Gömlek adı verilen ve dizlere kadar uzanan iç giysi; sıfır yaka, önden düğmeli, uzun kolludur. Gömleklerin yaka, kol ağızları ve önleri dantelle süslüdür. özel günlerde üstü sim işlemeli �telli yelek� giyilirdi. İpekli kumaşa sırma ile işlenmiş cekete benzer yelek olan � kapale� ile �ustufa� geleneksel kadın giysilerinin özgün olanlarındandır.

    Kadınlar ve erkekler ayaklarına kendi ördükleri çorap; ayakkabı olarak da manda derisinden yapılmış �çarık� giyerler. Kadın çorapları beyaz zemin üzerine renkli işlemeli-renkli yada renksiz motiflidir.

    Erkekler yakasız, sık düğmeli mintan üzerine yelek, kalın ceket, altına �patur� yada �zıpka�, ayağa da çapula giyerlerdi.
    Evlenme gelenekleri:

    Bayram, hıdrellez , nişan, düğün gibi herkesin birlikte olduğu törenlerde oğlan anası, gelinlik kıza bakar;beğendiği kızın isteyeni yoksa, taraflar arasında başlayan görüşmeler de olumlu sonuçlanırsa, erkek tarafı bir bohçayla, söz mendilini kız evine ***ürür ve iki aile nişan gününü kararlaştırır.

    Kız evinde yapılan nişan töreninde nişan yüzüğü ve takılar takılır. Ertesi gün, kız evince hazırlanan armağanlar, nişan şerbeti, ve güvey yüzüğü karşı tarafa gönderilir.

    Düğün organizasyonunu gerçekleştirecek �düğüncü kadın� seçilir. Duyurma ve düğün yemeği kız evinin görevidir. Düğüne gelenlere tavuk verilmesi eski bir gelenektir.

    Düğün genelde Pazartesi veya Perşembe başlar. İlk gün güvey evi yaptığı helvanın içine para koyar ve tepsiyi kız evine gönderir. Üçüncü gün gelin kınası yapılır. Çeyiz odası düzülür. Kız evine zorla tavuk kestirilmesi bir gelenektir.

    Düğün sabahı geline yeni giysiler giydirilir. Akrabalarıyla vedalaşan geline baş sıkma yapılır. Baş sıkma:�çocuk sahibi, kocası sağ �bir kadının gelinin başını� oğlan versin kız çıkarsın� sözleriyle bağlar ve gelin bir kadın eşliğinde baba evinden çıkar.
    Halk müziği ve araçları:

    Zonguldak yöresi davul ve köçek oyunları yönünden oldukça zengindir. Geçmişte davulcuların omuzlarına astıkları çift davulla oynadıkları söylenr.Göbekleşme, kaşık, zil gibi ayrık düzen oyunları; bağlama, tanbura, cura kemane, çifteli zurna, kaval, tef, darbuka, zil, kaşık, zilli maşa, tangurdak eşliğinde oynanırdı.
    Uzun Mehmet

    Sanayi devriminden önce kazanan kömür; Osmanlı padişahı II. Mahmut�un �Memalik-i Şahane dahilinde siyah taşın taharrisi� adlı fermanıyla ülkemiz, İlimiz gündemine girmişti.

    Uzun Mehmet askerdeyken gördüğü kömürü yöresinde aramaya başlar. Buğday üretmek için gittiği değirmenin su kanallarından yuvarlanan siyah taşları görür. Bunları ateşe atarak yandığını görünce hemen İstanbul�a hareket eder. Kendisini kıskanan Kdz. Ereğli kaymakamı tarafından öldürülür.



    EKONOMİK YAPI:

    Ülkemizin tek taşkömürü havzası havzasına sahip olan ilimiz �Karaelmas� değimi ile birleşmiştir. Sektörün en büyük girişimcisi T.T.K. olup, Kurumun Kozlu, Üzülmez, Karadon üretim böl. 1997 yılına göre 2,5 milyon ton satılabilir kömür üretmiştir.
    İLÇELER:

    Mekez ilçe ilin batısında 637 km2�lik alanda T.T.K ve ÇATES�in üretim, işletme sahalarıyla içindedir.

    Zonguldak�ta 106.742�si merkezde olmak üzere toplam 219.274 kişi yaşar.
     

Bu Sayfayı Paylaş