Zitvatorok Antlaşması hakkında bilgi

'Tarihi Bilgiler' forumunda Mavi_Sema tarafından 20 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Zitvatorok Antlaşması hakkında bilgi konusu Zitvatorok Antlaşmasının önemi
    Zitvatorok Antlaşmasının maddeleri
    Zitvatorok Antlaşmasının sonucları

    1593-1606 Osmanlı-Avusturya savaşlarına son veren sulh antlaşması (11 Kasım 1606).
    1593’te başlayan Osmanlı-Avusturya savaşı, başlangıçta Osmanlılar aleyhine cereyan etti. Orta Macaristan ve Romanya’nın bir bölümü, Avusturyalıların eline geçti. Ancak Eflak, Boğdan ve Erdel’de vaziyetini düzelten ve isyanları bastıran Osmanlılar, kısa sürede duruma hâkim oldular. Vezir-i âzam Mehmed Paşa, 1605’te Estergon’u fethetti. Bu zafer, Avusturya’nın ümitlerini kırdı ve onları barış istemeye mecbur bıraktı

    Estergon ile Komaron arasında, Zitva Çayının, Tuna’ya döküldüğü yerde başlayan müzâkereler, üç hafta sürdü. Nihâyet, 11 Kasım 1606’da, 20 sene müddetle 17 maddelik antlaşma imza edildi.

    Antlaşmanın önemli maddeleri şunlardı:

    Avusturya’nın Osmanlı Devleti'ne vermekte olduğu, yıllık otuz bin duka altını tutarındaki haraç kaldırılacaktı.

    Avusturya-Almanya İmparatoru İkinci Rodolphe, bir defaya mahsus olmak üzere, Osmanlı sultanına 200.000 kuruş tazminat verecekti.

    Antlaşmanın tasdikinden itibaren her üç yılda bir, ihtiyarî hediyeleşme olacak, fakat bunun kıymet ve miktarı muayyen olmayacaktı.

    Osmanlı Sultanı ile Avusturya-Almanya İmparatoru, haberleşme protokol muhaberelerinde, eşitlik kaidesine riayet edeceklerdi.

    Yazışmalarda, Avusturya İmparatoruna (Kral) tabiri yerine “Roma Câsârı” unvanı ile hitap edilecekti. İki taraf, birbirinin arazisine tecavüz etmeyecek, tecavüz meydana gelirse esirler iade edilip, zarar ve ziyanlar da karşılıklı olarak ödenecekti.

    Hudut boyu ihtilafında, Osmanlı Devletinden Budin Beylerbeyi, Avusturya’dan da Raab/Yanıkkale kumandanı hakem olacaktı.

    Yirmi yıl süre ile imzalanan antlaşma, Sultan Birinci Ahmed Han ve İkinci Rodolphe arasında kalmayıp, bunların halefleri de uymak mecburiyetindeydi.

    İspanya Kralı da, bu antlaşmaya girme hakkına sahipti.
     

Bu Sayfayı Paylaş