Zamanin Durduğu Kent... Mardin

'Mardin Tanıtımı' forumunda Dine tarafından 15 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Zamanin Durduğu Kent... Mardin konusu Zamanin Durduğu Kent... Mardin


    GECE GERDANLIK....

    Mardin kitaplara sığmayacak kadar derin kültüre sahip bir ilimiz, konunun MÖ.8000 yıllarına dayanan tarihi yönü bir tarafa Urfa-Viranşehir yoluyla gelip de Kızıltepe kavşağından dönerek yükselmeye başlayınca karşınıza bir tablo gibi çıkan çarpıcı özellikteki kent, kiremitsiz evleri, basamaklı, daracık gizemli sokaklarla birbirlerinin havasını, ışığını kesmeyecek şekilde sırt sırta binerek kaleye doğru tırmanıyor.




    an, külliye, medrese, cami, kilise, manastır, kent müzesi ve tarihi çarşısı ile bir çok gezilip görülecek yere sahip olan Mardin de yöreye has "Telkari sanatı" ünlenmiş bir sanat dalı olarak ilgi çekiyor. Eritilen altın, gümüş gibi madenlerin tel halinde çekilip işlenmesi ile ortaya çıkarılan kullanım eşyaları, bölgeden alınabilecek hediyelik eşyaların başında geliyor. Ayrıca araç giremeyen bir çok sokakta taşımacılığın binek hayvanları ile yapılıyor olması semercilik, nalbantçılık gibi mesleklerin de hala devam edebiliyor olmasına imkan vermiş. Günümüzde semerler yöreyi ziyaret edenler tarafından da dekoratif amaçla kullanılmak üzere satın alınıyor.
    Mardin gezisinden artan zamanda mutlaka gezilmesi gereken Hasankeyf, Midyat Cizre gibi tarihi değerlere sahip eşi benzeri olmayan özelliklere sahip yerler, gezi severlerin büyük beğenisini kazanıyor. Tarihi platformlar aynı zamanda filmciler, foto safari meraklıları içinde bulunmaz imkanlar sunuyor.

    [​IMG]

    Anadolu Türk mimarisinin en özgün örnekleri olarak kabul edilen, bulunduğu topografya ve iklim koşulları ile uyum sağlayan Mardin evleri, Mezopotamya Ovası'nın ucunda yer alması nedeniyle İslam kültür ve mimarisiyle Anadolu Türk kültür ve mimarisi arasında köprü olmuştur.



    Geçmişin ünlü İpek Yolu bağlantısı olan kent hakkında bir çok efsane bulunmaktadır. Pers krallarından birisinin hasta olan "Mardin" adlı oğlu, dört mevsimi de birbirinden güzel olan bu kentte sağlığına kavuştuğu için onun adıyla anıldığı söylenir.



    Bir başkası Süryanice kutsal şehir anlamına gelen bu ismin bir Süryani rahip tarafından kente verildiği ifade edilir. Bir başka söylentiye göre ise kentin adı Sasani komutanlarından Mardius'tan gelmektedir. Ünlü tarihçi Hammer, tarihi kaynaklardan aynen aktardığını öne sürerek bu adın İran hükümdarı Ardeşir'in bölgeye yerleştirdiği savaşçı kavim Mardlar'dan geldiğini söylemektedir.





    Roma, Bizans, Arap, Hamdaniler, Şeyhoğulları, Mervaniler, Büyük Selçuklular ve onların ardından Artukoğulları uzunca bir süre yöreye egemen olmuşlar. Daha onraları Karakoyunlular, Akkoyunlular ve Safeviler Mardin'i siyasi sınırları içerisine katmışlardır. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim komutanlarından Bıyıklı Mehmet Paşa tarafından Osmanlı toprakları içine alınmıştır.

    Mardin Adının Kaynağı

    Pek çok kaynakta Mardin’in gerçek adı “Merdin” olarak geçer. Zira halkın çoğu da bugün böyle demektedir. Bu ad, “kaleler” anlamına gelir. Şehre bu adın verilmesinin nedeni de yakınında bir çok kalenin bulunmasıdır. Mardin kalesi olan, Kuşlar Yuvası, Kartal Kalesi veya Kartal Yuvası, Eskikale Köyünde bulunan Kal’at ül Mara Kalesi Deyrulzafaran Manastırı’nın kuzeydoğusundaki Arur Kalesi ve Erdemeşt Kalesi bu adın verilmesine etken olmuştur.

    VII. Yüzyılda İmparator Maoricius( 1582-602) devri tarihini yazan Theophilaktos Simokattes'da ve Tarihçi Procopius, aynı devir coğrafyacısı Georgius Cyprius da; Ermenice kaynaklarda Merdin, Süryanice kaynaklarında Merdo, Merdi, Marda ve Mardin okunuşlarında rastlanıldığı, Süryani imla farklarının bu kelimenin belirli, belirsiz ve çoğul şekillerindeki ayrılıklarından doğduğu ifade edilmektedir. Tarihte Mardin için birçok isim kullanılmıştır. Bunlar: Erdobe, Tidu, Merdin, Merdö, Merdi, Merda, Merde. Kartal Yuvası, Kuşlar Yuvası’dır.

    Mardin’de Bulunan Tarihi Eserler

    Mardin’de günümüze gelebilen tarihi eserler; Mardin Kalesi, Kız Kalesi ( Kal’at ül al Mara-Lorna-Jurekm), Erdemeşt Kalesi, Anır Kalesi, Dara Kalesi (Daras Anastasiupolis), Rabbat Kalesi, Savur Kalesi (Sauras), Haytam Kalesi (Turabdin-Dimitriyus), El Nıhman Kalesi, Mor İliyo Kilisesi, Mat Behnam (Kırklar) Kilisesi, Kırmızı (Surp Kevork) Kilisesi, Protestan Kilisesi (569), Meryem Ana Kilisesi ve Patrikhane (1860), Mar Hırmıs Kilisesi (MS.430), Mar Yusuf Kilisesi (1864-1894), Mor Şmuni Kilisesi (793), Mor Yakup (Arur) Manastırı (MS.I. ve II.yüzyıl), Mor İvennis Kilisesi (793), Mor Circis Kilisesi (793), Mor İliye Kilisesi, Mor Yuhannın Kilisesi (370), Mor Babi Kilisesi, Mor Aho Kilisesi, Mor Şemun Kilisesi, Mor Mihayel Kilisesi ve Burç Manastırı (185), Hammara Manastırı (MS.326), Mor Barbara Manastırı (XVII.yüzyıl), Mor Efram Manastırı (1884), Meryem Ana Manastırı, Mor Dimet Manastırı, Mor Cırcıs Manastırı, Deyrulumur Manastırı (MS.397), Deyr’ül Zafaran Manastırı, Seyde (Meryem Ana) Manastırı (MS.326), Mar Yakup Manastırı, Ulu Cami (Cami-i Kebir), Hatuniye Medresesi, Zinciriye Medresesi (1385), Emüniddin ve Necmeddin Külliyesi (XII.yüzyıl), Melik Mahmut Camisi (Babü’s-Sur Camisi) (XIV.yüzyıl), Süleyman Paşa Camisi (Molla Hari Camisi) (XIV.yüzyıl), Şeyh Çabuk Camisi (XV.yüzyıl), Hamid Camisi (XV.yüzyıl), Şeyh Ali Camisi (Şeyh Mahmud Türki Camisi), Pamuk Camisi, Kıseyri Camisi, Reyhaniye Camisi, Azap Camisi (Arap Camisi), Şeyh Muhammed ez-Zerrar Camisi (Zairi Camisi) (XVII.yüzyıl), Halife Camisi (Hacı Ömer Camisi), Kızıltepe Ulu Camisi Marufiye Medresesi, Şehidiye Medresesi, Melik Mansur Medresesi, Altunboğa Medresesi, Kasımıye Medresesi, Şah Sultan Hatun Medresesi, Savurkapı Medresesi, Kervansaray, Kayseriyye Çarşısı, Revaklı Çarşı, Firdevs Köşkü’dür. Ayrıca kendine özgü mimarisi olan Mardin evleri vardır.


    İklim

    Akdeniz iklimine benzer özellikler taşır.Yazlar çok kurak ve sıcak kışları ise bol yağışlı ve ılımandır. Mardin'de kış mevsiminde oluşan yüksek basınç alanı kış aylarının soğuk geçmesine yol açar. Bir yandan güneydeki çöl ikliminin etkisi altında bulunması ( Basra Alçak Basıncı), diğer yandan kuzeydeki yüksek dağların serin hava kütlelerinin bölgeye girmesine engel olması nedeniyle ilin ovalık kesiminde yazlar çok sıcak geçer. İlin kuzey kesiminde zaman zaman kara iklimine benzer özellikler görülür. Mardin'in iklimini ova ve dağ kesimi olarak iki şekilde değerlendirmek mümkündür. İki kesimdeki farklılık yağış, sıcaklık ve rüzgar değerlerinde ortaya çıkar. Ova kesiminde yazlar çok sıcak geçer, kışlar ise ılıman ve yağmurludur. Bu kesimde az miktarda ve kalıcı olmayan kar yağışları görülür. Dağ kesiminde ise yazları ovaya nispeten daha serin, kışlar ise şiddetli rüzgar, bol yağmur ve kar yağışlı geçer. Mardin, ilçeleri ve komşu illerden rüzgar hızının ve yağış miktarının yüksekliği; nem ve sıcaklık değerlerinin düşüklüğü ile dikkat çekici bir farklılık gösterir.
     

Bu Sayfayı Paylaş