Zamanında konuşamamak problem olabilir mi?

'Genel Sağlık' forumunda KaRDeLeN tarafından 3 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Zamanında konuşamamak problem olabilir mi? konusu
    ZAMAINIDA KONUŞ[A]MAMAK PROBLEM OLABİLİR Mİ?

    Konuşma, içtimaî hayatın en önemli unsurlarındandır. Kişi hayatı boyunca kendini farklı şekillerde ifade eder. Yüce Mevlâ’nın sadece insana bahşettiği bu kabiliyet, hayatı oldukça kolaylaştırmaktadır. Konuşmanın eksik olduğu bir hayatta, çeşitli sıkıntıların ortaya çıkacağı muhakkaktır. Beyan, insanın kendini tanıması ve tanıtmasında, dinin tebliğinde, hayata dâir vazifelerde, içtimaî hayatın devamlılığında önemli bir yere sahiptir. Dili güzel kullanmasına paralel olarak, kişinin gerek ferdî gerekse içtimaî hayattaki verimliliği artar.

    Çocuk, anne karnından itibaren ruhî-içtimaî (psikososyal) ve ruhî-fizikî (psikomotor) gelişme süreci içerisindedir. Dil gelişmesi de belli ölçüde aynı dönemde başlar. İşitmenin başladığı gebeliğin 6–7. aylarında beyindeki konuşma merkezleri daha aktif hâle gelir; çocuğun dili kullanması için, gerekli altyapı tesis edilir. Normal durum, çocuğun yaşına uygun konuşma kabiliyetinin gelişmesi ve bu yönde herhangi bir gecikmenin olmamasıdır. Konuşmanın zamanında başlaması, çocuğun ruhî-içtimaî gelişme basamaklarına, beşerî münasebetlerine ve zekâ ve öğrenme kapasitesinin yaşa uygun gelişmesine müspet katkı sağlar.

    Konuşma; birçok merkezin, kasın, sinirin bir arada muntazam uyumu ile gerçekleşmektedir. Çocukların lisan gelişmesinin düzgün olması için, sinir sistemi içindeki işitme-konuşma merkezleriyle motor kaslar arasındaki münasebetin ve ağız-damak-dudak-diş yapısının normal olması gerekmektedir. Sadece ‘ağaç’ kelimesinin söylenebilmesi için; ‘ağac’ın işitme merkezince önceden algılanmış ve hafızaya kaydedilmiş olması, ‘ağaç’ kelimesinin cümle içinde hangi söz diziminde kullanılacağının bilinmesi, konuşma merkezinin hafızadan ‘ağaç’ kelimesini bulması, ağız ve dil kasları ile ‘ağaç’ kelimesinin telâffuz edilmesi, ses telleri vasıtasıyla seslerin çıkması, nefesin ayarlanması, duyguların ‘ağaç’ kelimesini baskılamaması, diş yapısının sesi çıkarmada engel teşkil etmemesi, damağın belli bir yükseklikte olması, takılmadan bu kelimenin aktarıldığının duyulması ve konuşmanın devam ettirilmesi gibi faaliyetlerin birbirini tamamlayacak şekilde cereyan etmesi gerekir. Tesadüf ile izahı mümkün olmayan bu kabiliyet, insanın ne kadar muazzam bir mekanizmaya sahip yaratıldığını göstermektedir.

    Bu mekanizmaların herhangi birinde doğuştan gelen bir sıkıntı veya eksiklik, sonradan ortaya çıkabilecek hasar, çocuğun konuşmasına menfî yönde tesir edecektir. İşitme kayıpları, dudak-damak yarıkları, sinir sistemine tesir eden hastalıklar, ağız ve diş yapısı problemleri çocuğun dil gelişimine menfî tesir eden hususlardır. Ayrıca uyku, beslenme, tuvalet vb. biyolojik ihtiyaçların yer ve zamanında giderilememesi ile ilgili problemler, gelişme gerilikleri, çeşitli psikiyatrik rahatsızlıklar da konuşma problemlerine yol açabilir.
     

Bu Sayfayı Paylaş