Yusuf ile Züleyha

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Mavi_Sema tarafından 29 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yusuf ile Züleyha konusu
    YUSUF İLE ZÜLEYHA - Nazan Bekiroğlu / Timaş Yayınları

    [​IMG]

    Nazan Bekiroğlu'nun ilk okuduğum kitabı 'Yusuf ile Züleyha' oldu. Yazarın da en sonda söylediği gibi, 'Yazılmış bir hikayenin üzerinden yeniden yazmak arzusuyla geçince yazdım, bu yüzden yazdım.'...

    Bilinen bir öykünün başka bir kalemden yansıması belki, ama insanın içine işliyor cümleler, kelimeler ve elbet geceler boyu gözyaşı eşliğinde yapılmış dualar. 'Ben bu öykünün neresindeyim?' sorusunu sordum kendime bu yüzden. 'Ben bu öykünün neresindeyim?' Geçmişinde, geleceğinde, şimdisinde... neresindeyim?

    'Dua cevapsız kalmaz' diyor yazar. Belki ben, duanın da bir dili olabileceğini düşünmedim. İstedin mi bir kere değil, bin kere gideceksin kapısına. Ve neyi, neden istediğini bileceksin.

    'Dua ziyan olmaz, dua kaybolmaz.'
    Naz Ferniba

    --------------------------------------------------------------------------

    Kitabın İncileri;

    ''Sen tahtına yazıcı kimi oturtsa da, beşerî bir sevgili ya da cismanî bir aşk görünen, hiçbir yol O'ndan özgeye çıkmıyor aslında, 'gönül tahtına O'ndan özge sultan' olmuyor.''

    ''Mülk gibi aşk da Allah'tan.''

    ''Sevginin yanılgısı yok. Yanlış olan neyi sevdiğini bilmemek ve yolu yanlış çizmek. Hangi kaynaktan geldiğini suyun, hangi dağın üstünden döküldüğünü aydınlığın, bilmemek. Bilmemek yanlış kılar sevgiyi.''


    ''Şaşılacak kadar eksik kalmayacak mı yine de, bitti zannedilen hikaye?''

    ''Nerede ki devlet ve muhabbet var, nerede ki hal var makam var, orada kıskançlık vardır.''

    ''Sözcük sınırlı muhayyile ise sınırsızlıktı.''

    ''Sana, dedi, en uygun armağan bir ayna olabilir yine de.''

    ''Nefis ki kötülüğü emreder.''

    ''Her kötülük bir mantıkla başlardı nasılsa.''

    ''Anladığım şu ki baht onu yürüyenle anlamlı.''

    ''Yitiriyor gibi görünsem de biriktiririm biryerlerde.''

    ''Ben bana yeterim senin yetmediğin yerde, onarırım kendi ellerimle kalbimi, kendi ellerimle severim kendi yüreğimi.''

    ''Başına bir kez olsun gerçek elmaslardan yontulmuş bir tâc takmamış olan yapay taşlarla oyalanmanın acısını nereden bilecek? Göz kapaklarının ardına bir kez olsun ışık düşmemiş olan karanlıktan nasıl şikayet edecek?''

    ''Yükselmek için düşmek, arınmak için kirlenmek, çıkmak için batmak lâzım.''

    ''Yanan ten söner, dolan kalp boşalır birgün. Su gelince ateş biter.''

    ''Ateşe düşmeyen yanmayı nereden bilsin? Elini bıçak çizmeyen kanın rengini nasıl öğrensin?''

    ''Rabbim, bana istememeyi isteyebilmeyi nasib et.''

    ''... aşk zorlu bir sınav, ben bu sınavı en baştan ve gönüllü mü kaybettim? Hayır işte! Yitirmiş görünsem de kazancımsın sen benim. Ve şer gibi görünsem de göreceksin, yitirdiğin ne varsa benim sana açtığım kuyuda, hayrın olacağını sonunda.''

    ''Yalnız değilim bileyim, bileyim ki beni bir koruyan bir gözeten var. Ne kadar büyükse de günahım, ne kadar kirlilik taşıyorsa da bedenimin günahına izin veren şu karanlık ruhum, bileyim ruhundan koptuğum bir aydınlık var, kendisine kulluk için yaratıldığım ve benden kulluk bekleyen bir tanrım var.''

    ''... bir boşluğun bilinmezliğinde yitirme beni.''

    ''Yağmurla yıka kararmış kalbimi, ışığınla aç kör olmuş gözlerimi. Senin huzuruna varmadan daha, bedenimin kirini gözyaşlarımla yıkamadım mı?''

    ''Aşkım yeter, muhabbet denizinin kıyıları ne denli sınırsızmış göreyim. Aşkım yeter, varlığımın anlamı neymiş, çözeyim. Yeter aşkım, yeter ki aşkımın kalbime düştüğü yere kadar yükseleyim.''

    ''Rabbim sen en iyisini bilirsin. Sen en iyisini bilirsin ve böyle olduysa, böyle olması gerekiyor demektir.''

    ''Hayat çok şey öğretiyordu ama bir hayli kabadayıydı.''

    ''Kara haber kadar tez yayılır, kara haberin içinde güzel haber.''

    ''Güneş bir ucundan doğar bir ucundan batar dünyanın. Işığı bir yerde saklamak mümkün müdür? Güneş olup da ışığını adaletsiz dağıtmak uygun düşer hüküm müdür?''

    ''Bitmeyecek olan; dünyanın son gününe değin yaşayacak olan iyi bir hatıradır. Dahası, o hatıra ile insanın öbür dünyası aydınlanır. Kim ki dar zamanda el uzatır muhtaç olanlara, el uzatmış demek olur kendi yarınına. Çünkü düşenin dostu her şeyin üzerindeki Rabbimdir ve Rabbim düşene dost olana da mutlaka dost olunmasını isteyendir.''

    ''İnanmak, mucize görünce ne kadar kolaydı.''

    -------------------------------------------------------------------------

    Nazan Bekiroğlu muhteşem bir dille anlatmış bu hikayeyi,mutlaka okuyun...
     

Bu Sayfayı Paylaş