Yumuşak geçiş taraftarıyım

'Köşe Yazıları' forumunda Dine tarafından 1 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yumuşak geçiş taraftarıyım konusu Yumuşak geçiş taraftarıyım



    HAYATI dilimlere bölmenin anlamını kavrayanlardan değilim. Anlamsız demeye dilim varmıyor.

    Bir yılın bitimindeki telaşları, yeni yılı coşkuyla karşılamaları, insanın tesellisi olarak yorumluyorum.


    Karamsar bir yazının başlangıcı mı bu satırlar? Asla.
    Ancak büyük umutların içinde yatan büyük hüsranlara hazırlık hatırlatması bu.
    Ajandalara meraklıyımdır. Gazetedeki odamda, evdeki çalışma odamda, çantamda birer ajanda taşıyorum. İlle de sözleri saniyesi saniyesine yerine getirmek için mi? Hayır, ağırlıklı olarak; deftere, kâğıda, yazmaya olan sevgimden.
    Belirli günlere karşı bir ruhi alerjim vardır. Sevgimi de, sitemlerimi de söylemek için de takvim yapraklarına bakma ihtiyacı duymam.
    Oturuyorsunuz, müzik dinliyorsunuz bir de bakıyorsunuz koca bir seneden yeni bir yıla geçmişsiniz. Benim tercih ettiğim yumuşak geçiştir.
    Yılbaşı diye, çok eğlendiğim bir geceyi anımsamıyorum, unutulmaz anılarım arasında yılbaşı geçmiyor.
    Acıların, ölümlerin, kıyımların, zulümlerin geçen yılda kalmasını dilemek yeni yıla girişte tuttuğum tek dilektir.

    * * *

    HASTALARIN, gecesini-gündüzünü bir hapishane odasında geçirenlerin, umutsuzluğun bir kene gibi yapıştığı insanların ve haksızlığa uğrayan masumların olduğu bir yerde, her şeye rağmen neşelenmek pek de benim tabıma uygun değil.
    Bazı dostlarım şöyle başlarlar lafa: “Gelecek yıl bu hatalarımı tekrarlamayacağım!” Elbette tekrarlanmamalı, ama mutlaka hatalar yapılabilmeli...
    Gene de yeni yıl alışkanlıklarım vardır.
    Ajandalarıma hemen notlar alırım, kütüphaneme uğrarım, sevgili dostlarımla buluşurum, ondan sonra da gazeteye gelir kısa da olsa çalışmaya başlarım.
    İnsan yeni yılın birinci günü ne yaparsa onu yaparmış. Onun için de aynı şeyleri tekrarlarım.
    Ajandalarımda beklentiler hanesi boştur.
    Yeni yılı beklerken, bunun bir akrep yelkovan aldatmacası olduğu saplantısını zihnimden silemem.
    Tarık Buğra’nın Yarın Diye Bir Şey Yoktur öyküsü, benim ruh halimi en güzel, en edebi biçimde dile getirir.
    Behçet Necatigil’in Sevgilerde şiiri yeni yıla dair planlarınızı yaparken, sevgilere daha geniş vakitler bırakmanız gerektiğini en güzel anlatan şiirdir belki de. Ne de olsa, her sene geride bıraktığımız nice olayın temelinde, o sevgisizlikler yer almıyor mu?

    SEVGİLERDE
    Sevgileri yarınlara bıraktınız
    Çekingen, tutuk, saygılı.
    Bütün yakınlarınız
    Sizi yanlış tanıdı.

    Bitmeyen işler yüzünden
    (Siz böyle olsun istemezdiniz)
    Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
    Kalbinizi dolduran duygular
    Kalbinizde kaldı.

    Siz geniş zamanlar umuyordunuz
    Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
    Yılların telaşlarda bu kadar çabuk
    Geçeceği aklınıza gelmezdi

    Gizli bahçenizde
    Açan çiçekler vardı,
    Gecelerde ve yalnız.
    Vermeye az buldunuz
    Yahut vakit olmadı.

    * * *

    YENİ yılınızı kutluyorum; umduklarınızın gerçekleşmesini, ölümlerden, üzüntülerden uzak bir yıl olmasını diliyorum. Hepsinin başında; insanların sevgiye daha geniş vakit ayırmalarını diliyorum...





    Doğan Hızlan / Hürriyet
     

Bu Sayfayı Paylaş