Yok Mu Beni İçimden Çekecek Bir Düş!

'Sitem ve Pişmanlık Yazıları' forumunda NeslisH tarafından 18 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yok Mu Beni İçimden Çekecek Bir Düş! konusu
    kuşatılıyorum on yedi yanımdan yapışkan derili bir ahtapotun hisleri tarafından...

    bu sinsi,
    bu çoğul,
    alemi yese doymaz yalnızlık bana kimden armağan?
    bir apolet daha hak isyanlarıma ...

    geceler paslı...
    rüzgar küf üfürüyor saçlarımın sahipsizliğine.. mevsim ortaasya dudaklarımda.. ve nisan damlaları arıtıyorum gözbebeklerimden asılan kızıl yağmurlardan.yanık bir toprak kokusu burnumda, ciğerlerim efkar soluyor aheste aheste...

    kanlı mavi alacalığında sırlandıkça sevdam, içimdeki yitik adreslerde pinekleyen balta girmemiş çaresizliklerime kusuyorum ,üstüne siyah bürümüş karanlığıma...
    vehleten, aklıma vuruyor adın! tattıkça dilim isminin lekesini, göz dikiyor kelpetenler birbirine sıkıca kenetlenmiş dişlerimin köklerine..

    içim akıyor..............

    tamda ölüme bakmayı öğrenirken o yamacın kıyısından,belime yükleniyor bileğinden kopuk ılık kanlı eller...

    sık boğaz etmesene hayat,
    kalakala tek sıkımlığım...

    Kayıp Aranıyor,
    düşlerim kimde?

    gözlerimden asılan son damlanın tutunuşuna yenik,yükseltiyorum başımı gökkubbeye. sırra kadem yıldızlardan hiç bir eser yok gibi, çaktırmıyorlar ... kentimin dilsiz şahidi ayın koynundan çarmıha gerili dünlerim takılıyor sözlerime..
    yazık! boyum yetişmiyor bu koca ömre ve düşüyorum yakasından o son damlanın...

    aynı göğüsten ememedik ya umutlarımla,
    namahremim ucuz mutluluklara bile...

    bir tek sözlerimde beslediğim yalnızlığımlayım, bu kentin soğuk kaldırımlarına terkedilmeyecek kadar ilahi emirle gelen...

    gelişimizden belliymiş gidişimiz oysa..

    işte bu yüzden kurtulan göbek bağından kurtulan avaz avaz bebeklere bir anne yetmiyor!
    işte bak..yine annesiz,yine kimsesiz ve yine
    s(b)ensizim.
    kendimin katili olmaya meyilsiz ellerim,
    yoksa beş vakte kalmadan sökerdim yüreğimden seni...

    bu hırıltılarda ne?
    hıhh, içimde gelgitlenen mavinin soluğuna kaçmış hüzünler...
    heyhat! lanetler mi salmalıyım şimdi,hüznümden pay sahibi suratları asılmış şeytan silüetli boş kafataslarının ahvaline?..

    insanlık giyinmeyinde tanıyayım sizi!
    çünkü ben hala beş yaşımın saf çocuk bakışlarrını büyütemedim,eskitemedim badi parmağımla tutunmuş masumluğumu...

    İnsanlık Giyinmeyin'de tanıyayım sizi!...

    yine sürçüyor yüreğim değdikçe gerçeklere! köşe bucak kaçtığım düşüncelerimin ağındayım şimdi,
    sıyrılmaya çalıştıkça batan...

    oysa ben,
    kalıcı değildim ki aşkta...

    yok mu beni içimden çekicek bir düüüüüşşşş!?

    öyleyse hayat,
    yakamdan düş

     

Bu Sayfayı Paylaş