Yemekte Su İçmeyin...

'Diyet Beslenme' forumunda NeslisH tarafından 16 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yemekte Su İçmeyin... konusu
    Yemekte Su İçmeyin...


    Bu 12 kuralla 'Hangi saatte ne yesem' diye düşünmeyin...
    Dr. Alp Kürşad Mamak diyetlerinde dikkat edilmesi gereken kurallar olduğunu, bunlara uyulduğu takdirde kilo vermenin hiç de zor olmadığını vurguladı...

    İşte o kurallar:

    1) Yemek sırasında su içmeyin; ancak yemeklerden 30 dakika önce veya sonra içilmelidir. Mide içeriğinin asit fazlası, oksijenlenmeyi azaltır; oksijenlenme azaldığında, metabolizma yavaşlar. Yemekler daha yavaş sindirilir, kilo alma ve enerji eksikliği başlar. Asitli gıdalar tüketilmemeli.

    2) Proteinleri (kırmızı et, tavuk, hindi ve balık) hiçbir zaman karbonhidratlarla (ekmek, makarna, pilav) tüketilmeyin.

    3) Günde 3 ana öğün ve 4 ara öğün olmak üzere, toplam 7 öğün yemek yiyin.

    1. Ara 10:30
    2. Ara 15:00
    3. Ara 17:00
    4. Ara 21:30

    4) Gece yoğurt ve peynir gibi mayalı gıdaları tüketilmeyin.

    5) Süt , yoğurt, meyve ve çiğ tüketilecek sebzeleri yemeden 1 saat önce dolaptan çıkarın, oda ısısına gelmesini sağlayın.

    6) Sabah erken saatlerde (7:30- 8:30 gibi) kalkın ve akşam erken (23:00-24:00 gibi) saatlerde uyuyun.

    7) Rafine (işlenmiş) gıdaları tüketmeyin.

    Rafine Gıdalar Hangileri?

    Beyaz undan yapılan börek, makarna, beyaz ekmek, kek, pide

    Beyaz pirinç,

    Konserve gıdalar,

    Hazır gıdalar (çorba, puding, salça, sirke vb),

    Her türlü alkollü içki,

    Kola, meşrubat (diet olanlar dahil),

    Siyah çay,

    Kahve,

    Meyve suları

    Beyaz şeker,

    Tereyağı, margarin.

    8) Günde 2,5 litre sıcak su tüketin (yaklaşık 12-14 bardak).

    9) Egzersiz yapın; sabah saat 6:00-10:00 arası veya akşam saat 18:00-22:00 arası Yürüyüş 1 saat , yüzme yarım saat, ağır egzersiz yarım saat.

    10) Sindirimini hızlandırmak için, yemeklerde günde 1,5 tatlı kaşığı zerdeçal ve zencefil kullanın.

    11) Ara öğünlerde bu gıdaları tükebilirsiniz:

    Kuru kayısı (3-4 adet) l Diyet bisküvi (2 adet)

    Yeşil elma (1 adet) l Salatalık (kabuklu)

    Light meyveli yoğurt (akşam öğünü hariç)

    12) Yiyeceklerin genel özellikleri:

    Acı (yeşil biber, zencefil - et yemeklerine, zerdeçal- sebze yemekleri, bulgur pilavı, makarna)

    Sıcak (yemekler sıcak, yoğurt, süt ve peynir oda ısısında ılık olarak tüketilecek)

    Kuru ( sebze yemekleri buharda veya haşlama; et yemekleri ızgara, fırında)
     
  2. RiVeR_Nn

    RiVeR_Nn Üye

    Yemek sırasında içilen su sindirim sistemini tehdit ediyor..
    Orucun asıl amaçlarından olan sindirim sisteminin dinlendirilerek insan sağlığının korunması maalesef çoğunlukla unutulur amacın aksine iftar ve sahurda dengesiz ve çok yemek yiyerek vücudumuzu daha fazla yorarız. Bedenin veya organların dinlendirilmesi binlerce yıldır bilinen bir şeydir.

    Eski uygarlıklar daha sonra Yunan ve Roma uygarlıkları bu yöntemi uygulamış pek çok dinde de oruç yer almıştır. Oruç sağlık açısından organların dinlendirilmesi yönünden bilinen en eski uygulamadır. Çağımız pek çok beslenme uzmanı zaman zaman organların dinlendirilmesi gerektiğini savunurken insanlar dünyanın dört bir yanında açılan detox merkezlerinin kapısını çalıyor.

    İşte Ramazan ayı bize sağlık açısından böylesine bir imkan sunuyor. İnsan istediği kadar iyi ve kaliteli besinler alsın eğer toksinler birikmişse bunlardan arınılmadıkça beden sahibini sağlıklı bir biçimde besleyemez. Bedeni çevreleyen bu zararlı ortamdan kurtulmanın en akıllıca yoluysa oruçtan geçmektedir.

    Geçtiğimiz yıllarda gündeme gelen 1900'lerin başında Alman Profesör Arnold Ehret'in geliştirdiği oruç terapisi teorisi bunu kanıtlar nitelikte. Hatırlayacak olursak bu teori insanın çocukluk çağlarından itibaren tükettiği besinlerin dışarıya atılamayan parçaları nedeniyle bağırsakların ve damarların zamanla tıkandığını ve dolayısıyla hastalıkların meydana geldiğini savunuyor. Alman doktor, Ehret bu tıkanıklığı açmanın tek yolunun ise oruç olduğunu savunmakta.

    DÜŞMANLARINIZI TANIYIN

    Toksin!!! Toksin zehir demektir. Toksin dış ortamdan sigara dumanı, egzos, kimyasal maddeler, havalandırma sistemlerinden soluduğumuz hava ve yiyecekler yoluyla vücuda girdiği gibi aynı zamanda vücut tarafından da üretilir. Kısacası vücudumuz bu zehire sürekli maruz kalmaktadır. Özellikle büyük kentlerde yaşayanlar. Bu zehirli maddeler ve parazitler, vücudumuza bilinçsiz beslenme yoluyla da girerler. Bu besinleri kullanıp zehirlerden etkilenen organlarımız yorgun düşer. İşte bedenin arındırılması organların dinlendirilmesi dolayısıyla oruç bu düşmana karşı savaşımda en büyük silahtır.

    Aç kalmak başka, vücudu dinlendirmek başka

    Yemek yememek yani bedeni aç bırakmak; onu gereksinim duyduğu vitamin ve minerallerden yoksun bırakmaktır. Organların dinlendirilmesinde amaçlanansa vücudu zararlı maddelerden özellikle toksinlerden arındırmaktır. Ramazan boyunca sahura kalkmayı ihmal etmeyin, böylelikle metabolizmanız daha az yavaşlayacaktır. Yine oruç tutarken sahurda ve iftarda aldığımız besinlerin kalitesine ayrıca önem göstermeliyiz.

    Vücudunda 5 kilo zehirle dolaşanlar var

    Beden kısmen bağırsaklar kısmen de böbrekler yoluyla temizlenir. Oruç tutan insanların idrarı daha koyu ve asitlidir. Bağırsaklar normal çalışamaz. Alman profesör Arnold Ehret'in Oruç terapisi teorisinde ortalama alışkanlıklarla beslenen bir insanın bağırsaklarında en az beş kilo dışarıya atılmamış dışkıyla dolaştığını bunun da vücut sisteminin zehirlenmesine neden olduğunu belirtiyor. Detox merkezlerinin çoğunda terapi öncesinde hastalara ya lavman yapılmasının ya da müshil ile bağırsaklarının temizlenmesinin nedeni budur.

    Bedenin dinlendirilmesinde ozon desteği

    Bağırsakların temizlenmesinde ozon terapinin önemli bir yer tuttuğu bilinmektedir. Ozon(o3) hücre elemanlarını ve enzim sistemlerini uyararak vücudun kendi antioksidan korumasını hızlandırır. Antioksidan enzimlerin kanda süratle artması vücudun kendisine zararlı olan gelişmeleri önler.

    Bu sayede çeşitli yollarla insan bedenine girmiş olan veya metabolizma sonucu üretilmiş olan ama insan sağlığına zarar verebilecek kimyasallar bertaraf edilir. Bir yandan damarların genişlemesini diğer yandan kan hücrelerinin yapımını hızlandıran ozon yetersiz kan giden bölgelere kanın daha iyi gitmesini sağlar.

    Kan dolaşımını arttırma yeteneği, dolaşım bozukluklarının tedavisinde kullanılır ve organik fonksiyonların yeniden canlandırılmasında ozonu çok değerli kılar. Ozon (o3) terapisi bedenin dinlendirilmesi ve toksinlerden arındırılmasında önemli bir destek programdır. Kan, sauna ve rektal olarak uygulanan Ozon terapisi toksinlerin vücuttan atılımını hızlandırır. Ozon terapi uygulaması Ramazan ayında dinlendirilen bedenin tam anlamıyla arındırılmasında büyük önem taşıyor.

    O3 gazının rektal yolla uygulanmasında (tıbbi olarak rektal insuflasyon denir). Kişi hiçbir rahatsızlık hissetmez, çünkü O3 gazı direkt olarak hassas barsak cidarı (membranı) tarafından emilir; buna ek olarak tüp ve torbalar tek kullanımlık olduğundan tamamen hijyeniktir.

    Son zamanlarda detox programlarında önemli yer tutmaktadır. Ozon sauna ve kanın ozonlanması yöntemi, ozonun bedenin dinlendirilmesi ve detox programlarında diğer uygulanma yöntemleridir.

    Bilinçli bir biçimde oruç tutan insanlar açlık duymayabilir

    Ramazan boyunca iftarda ve sahurda taze meyve ve sebze karışımları hazırlayabilirsiniz. Ancak yemek sırasında tüketmek sindirimi zorlaştıracaktır.

    O nedenle yemekten yarım saat önce ya da sonra içmek faydalı olacaktır. İftarda buğuda pişireceğiniz ya da haşlayarak hazırlayacağınız sebze, karışık mevsim salatası, öğününüzün yüzde 25'i kadar kuru sebze, ızgara et,yumurta ya da peynir, kepekli ekmek kepekli pirinç, bulgur ve tahıllara yer verebilirsiniz. Günde en az 2 porsiyon meyveyi çiğ ya da komposto olarak tüketin. Su içmek bağırsak ve böbreklerin çalışmasını hızlandırır. Ancak yemek esnasında su içmek, sindirim sistemini bozabilir.

    Tuz tüketiminize dikkat edin

    Kanımızda litre başına 7 gram tuz vardır. Tuz insan yaşamında büyük önem taşır ancak tuzun aşırı kullanımı hücrelerin suyunu atmasına engel olur ve pek çok artık bedenden çıkamaz. Özellikle sürekli etli ve peynirli beslenme tarzı su gereksinimini arttırır. Özellikle Ramazan ayı boyunca iftarda ve sahurda kullandığımız tuz miktarını kontrol altında tutmak gereklidir. Bu vücudun aşırı su ihtiyacını arttıracaktır.

    Dr. İsmail Ağar / Beslenme Uzmanı
     

Bu Sayfayı Paylaş