Yaratılış mitleri, Yaratılış mitleri Hakkında Bilgiler

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda NeslisH tarafından 2 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yaratılış mitleri, Yaratılış mitleri Hakkında Bilgiler konusu Çin mitolojisinde birçok farklı yaratılış miti vardır. Bu mitler gerek barındırdıkları karakterler gerekse farklı dinî eğilimleri açısından birbirinden ayrılırlar. Bununla birlikte hepsinde belirli temalar hakimdir: kaostan düzene geçiş, ikici evren modelinin düzenle birlikte ortaya çıkışı ve yin ile yang. Ayrıca mitlerin genelinde İbrahimi Dinlerdeki creatio ex nihilo yani "yoktan var etmek (yaratmak)" anlayışından farklı olarak yaratma süreci var olan fakat şekilsiz, kaotik bir durumun şekilli, belirli ve düzenli bir duruma dönüştürülmesi anlamını taşımaktadır.

    MÖ 2. yüzyılın ortalarından kalan Huai Nan Zi isimli metinde iki tanrının evreni nasıl yarattığını anlatan bir yaratılış miti mevcuttur. Bu iki tanrının ismi verilmez, kaostan çıkan tanrılar arz ve göğü yaratırlar ve kendileri yin ile yangı oluştururlar.

    Çin mitolojisindeki bir başka yaratılış mitinde ise herhangi bir tanrıdan söz edilmez. Bu mite göre başlangıçta ne tanrı ne de tanrı benzeri bir şey vardır; sadece muazzam büyüklükte bir su buharı bulutu mevcuttur. Bu bulut, zamanla, kaotik ve şekilsiz bir durumdan düzenli ve şekilli bir duruma geçer, farklı doğalara sahip evren modelinin temelini oluşturan yin ile yangı oluşturur.

    Çin mitolojisindeki en tanınmış ve kendisinden önceki birçok yaratılış mitine karşı hakimiyet kazanmış yaratılış miti Pan Gu'yu (veya Pangu) başrolde gösteren bir yaratılış mitidir. Diğer mitlere oranla oldukça yeni sayılabilecek, MS 3. yüzyılda ortaya çıkmış bu mitte hiçbir şeyin olmadığı, sadece kaosun, dev bir yumurtanın içindeki karanlık bir nem şeklinde var olduğu bir zamandan bahsedilir. İçinde yaratılış için gerekli tüm öğeleri bulunduran yumurtanın içinde zamanla, yaratıcı olacak, Pan Gu büyümeye başlar. Tamamen büyüdüğünde uyanan Pan Gu yumurtadan, onu kırarak, çıkar. Bu esnada yumurtanın içindeki yaratıcı öğeler her yana dağılır. Yin temelli öğeler arzı yaratırken, yang temelli öğeler göğü yaratırlar. Pan Gu bu ikisinin tekrar birbirlerine karışmaması için aralarına geçerek ve göğü taşıyarak ikisini birbirinden ayırır. Birbirlerine karışırlarsa tekrar kaosun ortaya çıkacağını düşünerek binlerce yıl ikisini bu şekilde ayrı tutar. Daha sonra gök ile arzın tamamen ayrıldığına inandığı vakit, bu işini bırakır ve dinlenmek için arza uzanır. Ölen Pan Gu'nun vücudunun ve varlığının farklı bölümleri doğal fenomenleri ve coğrafî şekilleri oluşturur: el ve ayakları kare olduğuna inanılan Dünya'nın köşelerini oluştururken, terinin yağmurları, nefesinin rüzgârları, kanının nehirleri, gözlerinden birinin Ay'ı birininse Güneş'i, vücudunun beş kutsal dağı oluşturduğuna inanılır. Bu mitle ilişkili bir nokta, bu genel yaratılış mitini insanın yaratılışı ile de ilişkilendirir: Pan Gu'nun vücudundaki pireler insanları oluşturur. Bununla birlikte bu değişimler farklı kaynaklarda farklı şekillerde yer almıştır. Bir başka mitte ise Pan Gu'nun yarattığı canlılardan hiçbirinin aklî yeteneğe sahip olmamasından üzülerek, insanı çamurdan elleriyle yarattığına ve daha sonra kurumaya bıraktığına değinilir. Bu hikâyeye göre Pan Gu insanları yaratmaya devam ederken, akşam olduğunda, yağmur yağmaya başlar ve Pan Gu her ne kadar henüz kurumamış olan eserlerini güvenli bir yere taşımaya çalışmışsa da bunların bir kısmı yağmurdan hasar görür. İşte bu hasar gören eserlerin, engelli insanların atası olduğuna inanılırdı.

    İnsanlığın doğuşuna ilişkin ana tanrıça Nü Wa'yı başrole koyan mitler de bulunur. Han Hanedanlığı zamanından kalan, bu mitlerden birinde insanlığın yaratılışından önce Nü Wa'nın Dünya'da ne kadar yalnız hissettiğine değinilir. Bir gün bir gölette kendi aksini gören Nü Wa kendisine benzeyen ve ona arkadaşlık edebilecek bir yaratık yaratmayı aklına koyar ve çamurdan küçük insanlar yapmaya başlar. Bunları yere koyduğu anda, yaratıklar canlanmakta ve insanlara dönüşmektedir. Bir süre bu şekilde insan yapan Nü Wa bir süre sonra eğer bu hızda devam ederse tüm dünyaya yayılacak kadar çok insan yapmasının mümkün olmadığını fark eder. Bunun üzerine bir ip alır ve ipi çamura batırır, daha sonra bu ipi havada döndürür. Etrafa dağılan çamur damlacıkları yere düştüklerinde insanlara dönüşürler ve bu şekilde dünyaya insanlık yayılır. Etrafa bu şekilde saçılan çamur damlacıklarından oluşan insanların fakir ve soylu olmayan insanları, başta kendi elleriyle yaptığı insanlarınsa zengin ve soylu insanları oluşturduğuna inanılırdı
     

Bu Sayfayı Paylaş