Yan Yatırdım Kum Saatini

'Resimli Şiirler' forumunda KaRDeLeN tarafından 4 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yan Yatırdım Kum Saatini konusu
    [​IMG]
    Kent uyuyordu bir hayatın karanlık odalarında
    Neler oluyor tehirli geliyor mucizeler
    Can sömürüyor ömür ülkemi
    Hazlarım iğrendiriyor beni
    Ah nideyim canım seni
    Gölgem kimlik soruyor benden
    O dedi ki
    Gönlünün matemiyle mağruru bırak
    Vehme düşme
    Bir beste oluştur matematiksel
    Mürşit olmalı
    [​IMG]
    Doğanın tüm renklerini çarpmalı
    Ezgileri baştan başa terennüm eder gibi bütün hatıraları toplamalı
    Günah dökülmemiş bir ummanda sevgiyi bölmeli çıkarmalı
    Serüvenlerin bir mısra boyu olmalı
    Tesellisizim
    Gecenin aralığından, bir kadeh gibi sunulmada neşideler
    Bir şair tecrit edilirken yüreğimden
    Feragat edeceğim
    Göklerin mavi eşiğinden
    Karanlığın çirkinliğinden
    [​IMG]
    Gök sağır
    Ufukları sarsan rüzgâr bağırdı
    Dinle! Sansür koyacaklar sözüne
    Sana bir öğüt, bak bağrın açıldı zalim bir büyüdür sana uzletin
    Sevgi cellâdın, bu hummalı iyilik senden usandı, onu bil
    Bedbahtlığım ağır geliyor bir ömre
    Ağlamak mı, tek damla yaşım düşmesin yere
    Ne yazık ki ona kimse boyun eğmez
    Kimse bakmaz kimsenin yaşadığına
    Ne kadar kötülük, pislik var, bunu bil istedim
    [​IMG]
    İnsanlar gittikçe daha bir ayartıcı
    Kıymık, kıymık, canla canı böldüler
    Ben senken bilmeyi dilediklerim
    Bilirdim bende olan senleri
    Umduğunu bulmamak buna denir herhalde
    Anladım ki söz geçmiyor yüreğe tufandan sonra
    Bağışlamıyor hayat yüreğiyle oynayanı
    O mazi kitabında böylece yazılıdır
    [​IMG]
    Gizli nabzımda bugün izler var ​
    Ruhuma karışan her şey ses verir
    Sukun içeceğim
    Yaşanmamış kabul ediyorum
    Bir yanım dere bir yanım deniz
    Hem boğuldum hem yüzdüm
    Buda sevginizin verdiği tesellidir
    Sevgililerim! Kifayetsiz kalacak duygularım
    Bende dopdolu olan yürek sahipleri
    Bildiğim cümleleri boğuşuyorum
    Başım eğik dökeceğim satırlara
    Kızıl bir fecir anına kadar
    [​IMG]
    Beyaz mendil gibi sol cebimde sevdiklerim
    Ah! Diyorum
    Sevgi o ki bir mucize gibi
    Seviyorum!
    Zor mu? Seviyorum demek?
    Yürek ne diye vurur
    Sevmek, böyledir çünkü
    Nasıl anlatsam
    [​IMG]
    O canlar ki! Nesilden kalan miras
    Sevdaları öyle ki depreşir durur
    Sevememe lüksün tabiatüstü sayılan olay
    Benim sızılarım, benim insanlarım
    Hatıralar bir dostluk korosu
    Kafile bana eşlik etmekte
    Benle bedenim türkü söyler her bir vakit
    Hiç bitmeyecekmiş gibi
    Türkü der ki
    Hoyratça feleğin avucunda biçare çırpınan
    Hicranı hoşgörüye katık eden
    Bu kadar mı şen olur
    [​IMG]
    Bilenler dediler ki, diyebilirdin belki
    Unutmuşum
    Esip geçen dervişlere sor?
    Yalanım yok, sözüm derviş sözüdür!
    Revaçta iken sağduyusu olmayan
    Doğru ile yanlışı birbirinden ayırma zor
    Meşru duygular yine kürtaja zorlandı
    Nedametin nerededir gizlenen yeri
    Açık denizden bir set ile kapatılmış emel koyağı
    Gönlünden dereler boşansın bırak
    Zihnin eşiğinde ürkek nedamet
    Dereyi takip et
    Tövbe deryasına götürsün seni
    Islak dönene, tanrı için söyleyene sor?
    [​IMG]
    Sordum! Sordum! Söylemler
    Tehirli yolcuların yarım kalmış duası
    Ah işte gasp edildi imanın feri
    Hayat heykelini yontuyor gaflet ustası
    Duydum! Sormadım
    Dinledikçe, düşündükçe, sustum
    Sanki güzel bir emel besleyenleri bir yerlerde unuttum
    Yoksa zaafa mı uğradı o minnet
    Kim bilir? İlktir canı cana dövüştüren
    Öyle mahsun, öyle umutsuz fukara
    [​IMG]
    Telaş içindeydiler
    Mucip sebebin bilirim
    Hiç candan cana olur mu külfet
    Ne sunulduysa yuttum
    Tam ağlamaklı he ya dedim
    Nedamet yaşı getirmemek için dudaklarımı ısırıyordum
    Ağzımdan bir of! Kurtuldu
    Üstüne kızılcık şerbeti içtim
    Hayat o ki
    Ben ve gölgem koşuyordu güneşin battığı yere!
    [​IMG]
    İşte benim sevdasında bencil yüreğim
    Demiştim sana hatırlarsan düştü içimdeki türkü
    Üstümde de mavimtırak soğuk ve bulanık bir gökyüzü yükseliyordu
    Martılar aldı götürdü
    Ezgiler denize döküldü
    Bütün arzularım düşmüş dalgalara yalnızlık içinde yüzüyor
    Benim kalbim de boşalıyor
    O kadar çok şey döküldü ki takip edemedim
    Ben yine bende çiğ tuttum
    [​IMG]
    Bu yeryüzü issiz ve kurak, hiçbir şey vaade etmiyor
    Sevginin cevherini sömürüyor yutuyor
    Kim o, demeyin müptezel yaşamında bir gölge
    Şüphesiz benim, ben!
    Öyle ki kendime çıkan bir yokuştum
    Oydu, bağışlanmaz korkunç suçtu
    Adet ettim hayat dersini asmayı
    İşte, avuntu
    Yan yatırdım kum saatini
    Şöyle bir baktım
    Bir kadının ağıdı kum saatini devirmeye değerdi

    [​IMG]

    ....................................... AB-I hayat yetmiyor
    .......................................Şimdi şurdan saptım mıydı bitiyor
    .......................................Bıldır beni davacıyım
    .......................................Haklı mıyım, haksız mı?
    .......................................Ara benim hakkımı
    .......................................Hiçbir set durdurmasın
    .......................................Bilgi yokuşu hoşgörüye çıksın
    .......................................Bölüşelim zeytin dalını
    .................................Öyle gönüller ateş yutmuş gibi muhabbet talan olmasın
    Farklılaşsın düşünme ahlakı
    Acısı acemi ezgiler bellet
    İçime düştüğün vakitlerde beni ihya et
    Bir yol göster, akar gibi geçeyim zamandan
    Biraz gittikten sonra döndüm geriye baktım
    Gidenleri geri çağırmıyor zaman



    KAYIP YALDIZ​
     

Bu Sayfayı Paylaş