Yalan ile ilgili soru ve cevaplar...

'Dini Sorular ve Cevaplar' forumunda NeslisH tarafından 20 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yalan ile ilgili soru ve cevaplar... konusu Yalan ile ilgili soru ve cevaplar...
    Yalan söylemek
    Sual: Yalan söylemenin dinimizdeki yeri nedir?
    CEVAP
    Yalan, günahların en çirkini, ayıpların en fenası, kalbleri karartan bütün kötülüklerin başıdır Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Yalan, rızkı azaltır) [Ebuşşeyh, İsfehani]

    (Yalan, nifak kapılarından biridir) [İbni Adiy]

    (İman sahibi, her hataya düşebilir Fakat, hainlik yapamaz ve yalan söyleyemez) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    (Doğru olun, doğruluk iyiliğe, iyilik ise, Cennete çeker Yalandan sakının, yalan fücura, fücur ise Cehenneme götürür) [Buhari]

    (Sözle çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitne gibidir Yalan söylemek, iftira etmek ile çıkarılan fitne, kılıçla çıkarılan fitneden de kötüdür) [İbni Mace]

    (Pazarcıların çoğu facirdir! Çok yemin ederek günaha girerler ve yalan söyleyerek alış-veriş yaparlar) [Hakim]

    (Aldatan Cehennemdedir) [Taberani]

    Peygamber efendimiz, yalan söyleyenin ağzının bir taraftan kulağına kadar demir çengelle yırtılacağını, diğer tarafa geçildiğinde, önceki yırtılan tarafın iyi olacağını, sonra iyi olan tarafın tekrar yırtılarak bu şekilde kıyamete kadar, kabrinde azabın devam edeceğini bildirmiştir (Buhari)

    Bir kimse, Peygamber efendimize dedi ki:
    - Bırakamadığım üç günaha tutuldum Bunlar, zina, yalan ve içki
    Peygamber efendimiz de buyurdu ki:
    - Yalanı benim için terket!
    Adam, peki diyerek gitti Bir günahı işleyeceği zaman, (Eğer bu günahı yaparsam, Resulullah sorduğunda, evet dersem suçum meydana çıkar Hayır dersem, yalan söyleyerek verdiğim sözü tutmamış olurum) diye düşündü Diğer iki günahtan da vazgeçti (Şir’a)

    Büyükler buyuruyor ki:
    Oğlum, yalandan sakın, o serçe eti gibi tatlıdır Ondan az kimse kurtulur (Lokman Hakim)

    Allah indinde en büyük hata, yalan konuşmaktır (Hazret-i Ali)

    Yalancı ile cimri Cehenneme girer Fakat, hangisi daha derine atılır, bilmem (Şabi)

    Doğru ile yalan, biri diğerini çıkarıncaya kadar kalbde boğuşur (Malik bin Dinar)

    İçi dışına, sözü işine uymamak, nifaktandır Nifakın temeli ise yalandır (Hasan-ı Basri)

    Eshab-ı kiram indinde yalandan daha kötü bir şey yoktur Çünkü, onlar, yalanla imanın bir arada bulunamayacağını bilirlerdi (Hazret-i Âişe)

    Sual: Birisini üzmemek, kalbini kırmamak için mesela, başka şehirde oturan annem sağlığımı sorduğunda, hasta olsam bile "çok iyiyim" diyorum Hasta olduğumu söylersem üzülüp vesvese yapıyor İyiyim dersem caiz midir?
    CEVAP
    Caizdir, günah değildir

    Sual: Biri yiyecek bir şey ikram edip de sorarsa (veya sormadan), hiç beğenmediğimiz halde "çok güzeldi, ellerinize sağlık" demek caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir

    Sual: Aynı konuşma o kişinin gıyabında geçerse, mesela, ev sahibinden ayrıldıktan sonra birisi "yemek nasıldı, beğendin mi diye" sorarsa, beğenmesek de "evet, güzeldi" demek caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir

    Sual: Yalan olduğu kesin belli olan, kimseyi inandırmayacak bir konuda şaka olarak söylemek mesela, "nasıl bu kadar hızlı geldin" diyen birisine "uçarak geldim" diye şakacıktan söylemek mesela, "kendime özel bir jet aldım" demek caiz mi?
    CEVAP
    Caizdir

    Sual: Fransa’da yüksek tahsil yapıyorum Özellikle namazımı kılabilmek için bazen okulda yalan söylemek zorunda kalıyorum Bu yalan caiz mi?
    CEVAP
    Fransa gibi İslamiyet ile idare edilmeyen yerlerde, kendimize zararı gelecekse idarecilere yalan söylemek caiz olur Namaz kıldın ve okula geç kaldın, nerede idin denince, doğru söylersek bir zarar gelme durumu varsa yalan söyleyebiliriz, bu dinimizin emridir Hatta mecbur kalınca küfrü gerektirici söz bile söylenir, önemli olan kendimize zarar gelmemelidir

    Müşrikler, Hazret-i Ammar’a, babasına ve annesine [Sümeyye Hatuna] işkence edip, sıcak kum içine gömerler ve üzerinde et pişecek kadar sıcak taşları gövdelerine dizerlerdi Sonra "Lat ve Uzza putu, Muhammed’in dininden iyi de" derlerdi Demeyince de işkenceyi artırırlardı Bir keresinde Resul-i Ekrem, (Sabredin ey Yaser ehli! Size vaat edilen yer Cennettir) buyurdu Yaserlerin müşriklerden gördüğü işkence, dillere destan olmuştur İşkenceye uğramadığı günleri yoktu Bir gün Hazret-i Sümeyye’yi iki devenin arkasına bağlamışlar işkence ediyorlardı Nihayet Ebu Cehlin kamçılarına dayanamayıp şehid oldu Hazret-i Yaser’i de şiddetli işkence ile öldürdüler İslam’da ilk şehid olan bunlardır Hazret-i Ammar, kâfirlerin zorlamaları üzerine dediklerini diliyle söyledi Resul-i Ekrem efendimize, Ammar kâfir oldu dediler Buyurdu ki:
    (Hayır o kâfir olmaz Baştan ayağa kadar iman ile doludur) [İbni Mace]

    (Allahü teâlâ imanı Ammar’ın tepeden tırnağa bütün vücuduna sindirtmiştir İman onun et ve kanına karışmıştır O hak neredeyse orada yer alır Onun vücudundan herhangi bir şey yemesi Cehenneme yakışmaz) [İbni Asakir]

    (Ammar bin Yaser, iki durumda karşılaştığında mutlaka en doğru olanını tercih eder) [İbni Mace]

    Hazret-i Ammarı serbest bıraktılar Resulullah efendimiz, mübarek eliyle gözünün yaşını silip teselli buyurdu Bu hadise üzerine, Nahl suresinin (Allah’a küfredenlere şiddetli azap vardır Ancak kalbine iman yerleşmiş olduğu halde [küfre] zorlanıp, sadece diliyle söyleyenler müstesna) mealindeki 106 âyeti nazil oldu Resulullah efendimiz de Hazret-i Ammar’a (Müşrikler eziyet ederse, yine böyle söyle) buyurdu

    Sual: Tariz ve kinayeli konuşmada mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Tariz ve kinayeli ifade kullanmakta mahzur yoktur Tariz, delalet yolu ile, bir sözü bir manayı karşısındakine anlatmaktır Mesela karşıdaki kimse cimri ise, ona (Sen cimrisin) demeyip (cimrilik çirkin bir şeydir) demek böyledir

    Kinaye, maksadı, kapalı bir şekilde dolaylı olarak anlatmaktır Mesela, (Falancanın kapısı herkese açıktır) denince bu kimsenin misafirperver olduğu anlaşılır Peygamber efendimiz ihtiyar bir kadına, (ihtiyar kadın Cennete girmez) buyurunca kadın üzüldü Bunun üzerine, (Sen o gün ihtiyar olmazsın) buyurdu Yani Cennetteki bütün kadınların genç olacağını bildirdi

    İnsanın yalan söylemek zorunda olduğu zaman tariz ve kinaye yollu ifade kullanmasında mahzur yoktur Mesela bir kimseyi evden arasalar, o kimsenin de acil işi olduğu için gitmek istemese, oğluna, (Ekseriya babam falanca kütüphaneye gider) demesini söylese, günah olmaz Yahut babası bahçede ise, (Babam evde yok) demesinde mahzur yoktur Fakat sebepsiz böyle yapması uygun olmaz Mesela, elindeki güzel bir kalemi görüp, (Bu kalemi sana falanca âlim mi verdi?) diye soranlara, o âlim kalemi vermediği halde, (Allah o âlimden razı olsun) demek uygun olmaz Çünkü böyle demekle kalemi âlimin verdiğine işaret edilmektedir

    Sual: "Yüzünü gören Cennetlik" veya "Yüzünü gören hacı oluyor" deniyor Böyle söylemekte mahzur var mıdır?
    CEVAP
    Her ikisini de söylemek caiz olmaz Çünkü bunları söylemek yalan olur Bir kimseyi görmekle hacı veya Cennetlik olunmaz Peygamber aleyhisselamı bile gören kimsenin imanı yok ise Cennetlik olamaz Şaka olarak veya mecaz olarak da böyle şeyleri söylememelidir!

    Sual: Ticaretle uğraşıyorum Bazen yemin ediyor, yalan söylüyorum Ne yapmamı tavsiye edersiniz?
    CEVAP
    Her müslüman, kendisine yapılmasını istemediği bir şeyi, kâfirlere de yapmamalıdır!

    Satılan malı, aşırı övmemelidir! Çünkü, hem yalan söylemiş, hem aldatmış, hem de zulmetmiş olur Hatta, doğru olarak da, müşterinin bildiği şeyi söylememelidir! Çünkü, bu da faydasız söz olur Kıyamette her sözden sual olunacaktır

    Yemin ile satmaya gelince, yalan yere yemin etmek haramdır Yani büyük günahtır Doğru yemin ederse, az bir şey için Allahü teâlânın ismini söylemek saygısızlık olur Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Alış-veriş yaparken, vallahi böyledir, billahi öyle değildir diye yemin eden kimseye ve “bugün git, yarın gel” diyerek sözünde durmayan sanatkâra yazıklar olsun!) [Deylemi]

    (Malını yemin ederek beğendirmeye çalışan kimseye kıyamette merhamet edilmez) [İ Gazali]

    Sual: Yalan yere yemin ederek başkasının hakkını almak günah değil midir?
    CEVAP
    Yalan yere yapılan yemine, yemin-i gamus denir Günaha, Cehenneme sokucu yemin demektir Peygamber efendimize, (Yemin-i gamus)un ne olduğu sorulunca, (Yalan yere yemin ederek müslümanın malını almaktır) buyurdu (Buhari)

    Yalan yere yemin ederek birisinin malını almak, büyük günahlardandır Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Bir müslümanın malını, haksız olarak almak için yalan yere yemin eden, Hak teâlânın gazabına uğrar) [Buhari]

    (Birinin malını almak için yalan yere yemin eden, Allahü teâlânın huzuruna cüzzamlı bir facir olarak çıkar) [İbni Mace]
    [Facir; fitneci, fesatçı, günahkâr kimsedir]

    (Yalan yere yemin etmek, evleri harap eder) [Beyheki]

    (Yalan yere yemin eden, Cehenneme gidecektir) [Hakim]

    (Yalan yere yemin, malın yok olmasına sebep olur) [Bezzar]

    (Yalan yere yemin ederek, bir müslümanın malını alana, Cennet haram, Cehennem vacip olur) [Hakim]

    Yalan yere yemin ederek, başkasının malını alan kimse, pişman olursa aldığı malı sahibine, sahibi ölmüşse, vârislerine vermelidir! Vârisleri de yoksa, fakirlere vermelidir! Malını aldığı kimselerle helalleşmeli, onlara dua etmelidir

    Yalanın caiz olduğu yerler
    Sual: Yalan hangi hallerde caizdir?
    CEVAP
    Yalan söylemek haramdır, çok büyük günahtır Ölmemek için leş yemek caiz olduğu gibi, ölümden kurtulmak için yalan söylemek de caizdir (Hadika)

    Hazret-i Sevban buyurdu kiHer yalan günahtır Ancak bir Müslümana faydası dokunan veya bir Müslümanın zararını kaldıran yalan bundan hariçtir)

    Yalanın caiz olduğu yerlerden bazıları şunlardır:

    1- Savaşta: Hazret-i Ali otururken düşmanın biri, aniden karşısına kılıçla çıkıp, (Şimdi seni benim elimden kim kurtarabilir?) der Hazret-i Ali de, parmağı ile adamın arkasını gösterip (Peki dövüşelim; fakat iki kişiyle mi?) der Düşman, arkamdaki kim diye bakınca, Hazret-i Ali, kılıcını çekip, düşmanını zararsız hâle getirir Düşman, oturan insana yaptığı kendi hilesini görmeden (Bana hile yaptın?) der Hazet-i Ali de, (Ama asıl sen beni gafil avlayacaktın ya) der ve şu hadis-i şerifi bildirir:
    (Harb hiledir) [İbni Sünni, İbni Lal]

    2- İki Müslümanı barıştırmak için:
    Üç günden sonra dargın durmak günahtır Dargın olan iki Müslümanı barıştırmak için aralarını bulucu yalan söylemek caizdir Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (İki kişinin arasını bulmak, nafile namaz, oruç ve sadakadan daha faziletlidir) [Tirmizi]

    (İki kişinin arasını düzeltmek ve hayırlı iş için söylenen söz, yalan sayılmaz) [Müslim]

    (İki Müslümanı barıştırmak için, birbirlerine iyi söz getirmek yalan sayılmaz) [İbni Lal]

    Peygamber efendimiz gülümsediği zaman, Hazret-i Ömer sebebini sual edince, buyurdu ki:
    (Ümmetimden iki kişi, Allahü teâlânın huzuruna çıktı Birisi dedi ki:
    -Ya Rabbi, bu adamdan hakkımı al!
    Allahü teâlâ buyurur:
    - Bu adamın hakkını ver!
    -Ya Rabbi, bir iyiliğim kalmadı ki nasıl vereyim?

    Allahü teâlâ hak sahibine buyurur:
    - Bu adamın iyiliği kalmadı Ne yapacaksın?
    - Günahlarımı alsın!

    Bu arada Peygamber efendimiz ağlayarak (O gün öyle dehşetli bir gündür ki, o gün başkalarının günahlarını yüklenmek şöyle dursun insan kendi günahının yükünü çekemez)
    Allahü teâlâ, hak sahibine buyurur:
    - Başını kaldırıp Cennetin şu muhteşem köşklerine bak!

    Hak sahibi baktıktan sonra der ki:
    - Evet görüyorum Bu muhteşem köşkler, hangi şehid, hangi sıddık veya hangi peygamberindir?
    - İşte o gördüğün göz kamaştırıcı köşkler, bedellerini ödeyenler içindir

    -Ya Rabbi bunların bedellerini kim ödeyebilir?
    - Sen ödeyebilirsin

    - Nasıl ödeyebilirim, neyim var ki?
    - Hakkını bu kardeşine bağışlamakla bu köşke sahip olursun
    - Bağışladım ya Rabbi

    Allahü teâlâ buyurur ki:
    - Haydi kardeşinin elinden tutup Cennete girin!
    Peygamber efendimiz devamla buyurdu ki:
    (Allah’tan korkun ve aralarınızı düzeltmeye çalışın! Zira Allahü teâlâ, kıyamet gününde sizin aralarınızı düzeltir) [Harâiti]

    3- İki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için:
    Araları bozulmak üzere olan iki Müslümanın aralarının açılmasını önlemek için yalan söylemek caiz olur İyiliğe vesile olan yalan, fitneye sebep olan doğrudan makbuldür

    4- Eşi ile iyi geçinmek için:
    Eşler birbirini idare etmek için yalan söyleyebilir Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Eşini idare etmek için yalan söylemek caizdir) [İbni Lal]

    (Eşler birbirini idare etmek için yalan söylerse günah olmaz) [Müslim]

    İbni Erkam hazretleri, Hazret-i Ömer’e, (Eşim beni sevmiyor Sevmediğini de yüzüme karşı söyledi Böyle bir eş ile yaşamak istemem) dedi Hazret-i Ömer, kadına (Niçin kocanızın yüzüne karşı öyle söylediniz) buyurdu (Yalan söylememek için Yoksa burada yalana izin var mıdır?) dedi Hazret-i Ömer, (Elbette burada yalan söylemeye izin vardır Bir kadın, kocasını sevmese de, onu üzmemek için, yalan söylerse günah olmaz) buyurdu

    5- Zalimden, bir Müslümanın bulunduğu yeri gizlemek için

    6- Müslümanın malını zalimlerden korumak için

    7- Müslümanı memnun etmek için:
    Bir arkadaş beğenip bir kravat alsa veya bir elbise diktirse, bu bizim hoşumuza gitmese de, bu elbise size çok yakışmış demek caiz olan yalana girer Bir Müslümanı sevindirmek için bir bahane aramalıdır Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Farzdan sonra Allahü teâlânın en çok sevdiği iş, bir mümini sevindirmektir) [Taberani]

    Genel olarak kadınlar, süse düşkündür, giyimlerine dikkat ederler Aldığı bir elbise için, (Bu elbise, sana ne kadar da güzel yakışmış?) demek, yalan olmaz Çünkü dinimiz, hanımla iyi geçinmek için yalan söylemeyi caiz görmüştür Hele haklı bir takdiri esirgemek ahmaklıktır

    8- Müslümanın günahını, sırrını ve aybını gizlemek için:
    Müslüman gencin biri, iftiraya uğrar Sonunda idama mahkum olur İnfaz saatini beklerken, kendisine iftira edenlere, bu arada hükümdara ağzına gelen sözleri sarf eder, sövüp sayar Bu acı acı bağırmalar, bir müddet devam eder Hükümdar, saraydan bu feryatları duyar Fakat ara uzak olduğu için ne söylediğini anlayamaz

    İki vezirinin yanına giden hükümdar, bu gencin neler söylediğini sorar Birinci vezir, “Hükümdarım bu genç, (Allah, affedenleri aziz eder) hadis-i şerifini söylüyor, "Affedenlerin yeri Cennet" diyor Sizden af talebinde bulunuyordu” der Bu söz, hükümdarın hoşuna gider (Bu genci affettim, serbest bırakın) der İkinci vezir, hemen atılır: “Haşmetli hükümdarımız, bu veziriniz, zat-ı âlinize karşı, yalan söylüyor Genç, af istemiyor, size sövüp sayıyordu” der Hükümdar der ki: (Bre vezir, sen yersiz doğru söylemekle, iki kişinin ölümüne sebep olmak istiyorsun Şu vezirin yalanı ise bir canı kurtarmıştır Unutma ki, iş bitiren yalan, fitneye sebep olan doğrudan iyidir)

    Hükümdar, yersiz doğru söyleyen veziri azleder, yerinde yalan söyleyerek bir suçsuzu idamdan kurtaran veziri de kendisine sadrazam yapar

    9 - Fakire ikram için:
    Biz satıcı olsak, fakir birisi de gelip beğendiği bir malı almak istese, fakat pahalı gelse, biz o malı on milyona almışsak, fakire, biz bu malı beşe aldık, bir milyon kâr ile size altıya satabiliriz desek bu caizdir, günah olmaz

    10 - Haklı iken, karşısındakine sen haklısın demek:
    Eşin biri diğerine sen haklısın derse geçim olur İkisi de ben haklıyım derse geçim olmaz İkisi de sen haklısın derse, o zaman o evde ilahi aşk başlar Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:
    (Allah rızası için affedeni, Allahü teâlâ yükseltir) [Müslim]

    (Affedin ki affedilesiniz!) [İ Ahmed]

    (Kaba davranana nazik davranır, zulmedeni affeder, sizi mahrum edene ihsan eder, sizden uzaklaşana yaklaşırsanız yüksek derecelere kavuşursunuz) [Bezzar]

    Daha bunun gibi şeylerde yalan söylemek caizdir Mesela içki içen veya başka bir günah işleyen kimseye sen günah mı işliyorsun diye sorduklarında, kötü örnek olmamak için, hayır günah işlemedim diyebilir Bir hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Kötü şeyler yapan, bunları gizlemeye çalışsın!) [Hakim]

    Büyükler yalan söylemek gerekince, sözün manasını değiştirerek, doğru söylemeyi tercih etmişlerdir Mesela Muaz ibni Cebel hazretleri, vazifesinden dönünce, hanımı (Bu kadar çalıştın, zekat topladın, bize ne getirdin?) dedi O da, (Beni gözeten vardı, bir şey getiremedim) dedi O, gözetenden Allahü teâlâyı kastetti Hanımı ise, Hazret-i Ömer’in onu kontrol eden birini gönderdiğini sandı Hanımı, Hazret-i Ömer’in evine gidip, kızarak, (Muaz, Resulullahın ve Ebu Bekr-i Sıddık’ın yanında emin idi Siz niçin onun peşine adam takıyorsunuz?) dedi Hazret-i Ömer, Hazret-i Muaz’dan işin aslını öğrenince, hanımına bir miktar hediye gönderdi

    Kuyruklu yalan uyduranlar
    Sual: Yalanın caiz olduğu yerler var Adam, bunu ruhsat bilerek, ne kuyruklu yalanlar savuruyor Ana babasına ve diğer büyüklere karşı akıl almaz yalanlar uyduruyor Bazen de yalanı meydana çıkınca şaka yaptım diyor Yalan dinimizde büyük günah değil midir?
    CEVAP
    Yalan Kur’an-ı kerimde de, hadis-i şeriflerde de büyük günah olarak bildirilmektedir Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
    (Allah’ın âyetlerine inanmayanlar, ancak yalan uydurur) [Nahl 105]

    Görüldüğü gibi yalan söylemek imana zıttır Dört hadis-i şerif meali şöyledir:
    (Yalan, imana aykırıdır) [Beyheki]

    (Yalan, münafıklık alametidir) [Buhari]

    (Şu üç şeyden biri bulunan kimse, namaz kılsa da, oruç tutsa da münafıktır: Yalan söylemek, sözünde durmamak, emanete hıyanetlik) [Buhari, Ebu Davud]

    (Müminde her huy olabilir Ama, hain olmaz ve yalan söylemez) [İbni Ebi Şeybe, Bezzar]

    Yalanın zararları ile ilgili birkaç hadis-i şerif meali de şöyledir:
    (Yalan, Cehennem kapılarından bir kapıdır) [Hatib]

    (Yalandan sakının! Çünkü yalan günaha, günah da Cehenneme sürükler) [Buhari]

    (Yalan rızkı azaltır) [İsfehani, Ebuşşeyh]

    (Müslüman müslümanın kardeşidir Ona hıyanet ve yalan söylemez) [Tirmizi]

    (Danışana, yalan söyleyen ona hıyanet etmiş olur) [İbni Cerir]

    Güldürmek için, şakadan da olsa yalan söylemek de caiz değildir Bir hadis-i şerif meali:
    (İnsanları güldürmek için yalan söyleyenlere, yazıklar olsun!) [Ebu Davud]

    Hazret-i Abdullah bin Âmiranlatır:
    Ben küçükken, Resul-i Ekrem evimize gelmişti Oynamaya giderken, annem bana, (Abdullah gel, sana bir şey vereceğim) dedi Resul-i Ekrem, (Ona ne vereceksin?) buyurdu Annem de (Hurma vereceğim) dedi Bunun üzerine Peygamber efendimiz buyurdu ki:
    (Eğer bir şey vermeyip aldatmak için söyleseydin, yalan günahı yazılırdı) [Şir'a]
     

Bu Sayfayı Paylaş