Yahudilerde Bayramlar ve Kavramlar

'Diğer Dinler İnançlar' forumunda NeslisH tarafından 7 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yahudilerde Bayramlar ve Kavramlar konusu Yahudi Takvimi (İbrani Takvim) esas itibariyle Ay yörüngesine göre düzenlenmiş bir takvim olup önceleri 12 ay ve 353-355 gün sürekli olarak birimlendirilen bu takvim daha sonraları bu birimlendirmenin gerek dinsel, gerek tarımsal gerekse astrolojik dönemlerin her yıl aynı mevsime getirilmesi amacıyla Güneş yörüngesine göre düzenlenen Gregoryen takvimiyle uzlaştırılarak oluşturulan ve 19 yıllık İbrani Takvimi döneminde 7 kez 13 ay ve 383-385 günlük yıllarla birimlendirilen bileşimsel (Compositif) bir takvimdir. Buna göre Tişri ayının ilk günü başlayan İbrani Takvim yılı, Elul ayının 29. günü son bulur.
    Musevilikte Bayram ve Matem günlerinin tarihleri Musevi Takvimine göre hesaplandığından bayramlar hep aynı tarihe gelmezler ama her zaman aynı mevsime denk düşerler.
    En önemli bayram Yılbaşı Bayramı'dır (Roşaşana), ardından on gün sonra 26 saat sürecek olan oruç günü gelir, ki buna Kefaret Günü anlamına gelen (Yom Kipur) adı verilir. Kipur'dan sonra 7 gün süren Çardak Bayramı (Sukot) ve Bir yıl içinde Tevrat'ın tüm bölümlerin okunmasının tamamlandığı ve yeniden başlandığı (Simhat Tora), Aralık ayında Hanuka, Mart-Nisan arası Babil'de zamanın Musevi Düşmanı (Antisemit) Haman tarafından Yahudilerin kıyıma uğratılması olayının son anda Ester tarafından engellenmesinin anısına 2 gün (Purim), Mısır'dan Musa'nın (Moşe Rabenu) önderliğinde ayrılıp kölelikten kurtulmasının kutlandığı Pesah. Bundan 49 gün sonra gelen 10 Emirin alınmasının kutlandığı Şavuot ve Yaz aylarına denk gelen Tapınağın yıkılması ve çeşitli talihsiz olayların anıldığı ve bir matem günü olan Tişa Beav önemli günlerdendir.
    Bu bayramlardan Pesah, Şavuot ve Sukot'a Şaloş Regalim adı verilir. Roşaşana ve Yom Kipur'a ise Yamim Noraim (Ulu günler) adı verilir.

    Roşaşana (Roş ha Şana; Roş=Baş, Şana=Yıl) Musevi takvimine göre yılbaşıdır ve dünyanın her yerindeki Museviler tarafından bayram olarak kutlanır.
    İki gün süren bayram boyunca ailece yemek yeme ve ballı elma veya elma reçeli yeme adetleri vardır. Sinagog'da bayram'ın ikinci sabahı senenin iyi geçmesini dilemenin sembolü olarak koç boynuzundan yapılan Şofar isimli çalgı çalınır. Roşaşana'nın kutlandığı gün boyunca Yahudilerin haftalık tatil günü olan Şabbat günü yani cumartesi günü olan yasaklar geçerlidir. Roşaşana'nın kutlandığı gün yıldan yıla değişmektedir.

    Yom Kippur (Kefaret Günü), Musevilikte Musevi Takvimi'nin ilk ayı olan Tişri ayının 10. günü yaklaşık 26 saat boyunca tutulan büyük oruç.
    Museviliğe göre bir insanın kaderi bir yıl önceki hâl ve hareketlerine göre yazılır. Bir yıl boyunca iyi ve hayırlı işler işleyen kişilerin kaderi bir yıl sonra için iyi yazılır.
    Musevi Yılbaşısı olan Roşaşana ile Yom Kippur arasındaki 10 gün boyunca bir vicdan muhasebesi yapılır ki buna İbranice teşuva (geriye dönme) denir. On gün boyunca, o yıl içinde yapılan tüm hatalı davranışlar gözden geçirilir insanlara karşı yapılan haksızlıklar için insanlardan özür dilenir ve helalleşilir. Tanrı'ya karşı işlenen suçlar için de tövbe edilir. 9. günün akşamı güneş batmadan bir saat önce oruca başlanır. 26 saat aralıksız sürecek olan oruç boyunca yemek yemek ve içmek, yıkanmak, parfüm sürünmek, çalışmak, ateş yakmak yasaktır. Güneşin batmasıyla Sinagog'a gidilir ve 2 saat süren dini törenden sonra eve dönülür ve yatmadan tekrar vicdan muhasebesi yapılır.
    Sabah erkenden kalkıp Sinagog'a gidilir ve yaklaşık 12 saat boyunca Sinagog'da aralıksız Yom Kippur için yapılan dualar, tövbeler ile vakit geçirilir. Güneşin batmasından yaklaşık 40 dakika sonra Tokea adı verilen kişi koç boynuzundan yapılmış bir boruyu (Şofar) çalarak orucun bittiğini ilan eder. Bu oruç yaklaşık 25-25.5 saat sürer.
    Şofar'ın çalınmasıyla birlikte tören sona erer ve Tanrı'nın insanların gelecek yıl için kaderini yazdığına ve iyi kişileri hayat kitabına (Sefer Hayim) yazdığına inanılır.

    Hanuka veya Hanukkah İbrani takvimine göre Kislev'in 25. günü başlayıp sekiz gün süren bir Musevi bayramı. Ayrıca Işık Bayramı ya da Yeniden Adanma Bayramı olarakta anılır. Hanukkah sözcüğü İbranice "adama, ithaf etmek" anlamlarına gelir.
    Bu bayram, Gregoryen takvimiyle Aralık, Kasım sonu, ya da çok ender olarak Ocak başına denk gelir. Bayramda, hanukiyalar yakılır. Birinci gün bir tane, ikinci gün iki tane yakılır ve bu böylece bayram boyunca devam eder.
    Kudüs'te bulunan Tapınak IV. Antiochus (Antiyokus) tarafından ele geçirildi. Talmud'a göre Makabeler Tapınak'ı geri aldılar. Tapınağı Tanrı'ya yeniden adadıklarında Tapınak'taki kutsal ateşe sadece bir günlüğüne yetecek kadar kutsanmış zeytin yağı mevcuttu. Bununla birlikte, Musevi inancına göre, bu yağ tam sekiz gün boyunca ateşi besledi ki bu süre de yeni kutsanmış zeytin yağı üretmeye yetecek bir süreydi.

    Pesah, Hamursuz Bayramı: (İbranice Pesah) Yahudiler'de Mısır'daki kölelikten kurtuluşun anısına her yıl 8 gün kutlanan bayram.
    Tarihçe, Tevrat'a göre Mısır'da Firavun'un köleleri olarak kullanılan ve üzerlerine ağır işler yüklenen Yahudiler, Tanrı'nın yardımıyla Musa'nın önderliğinde Mısır'dan çıkarlar. Ancak bu çıkış o kadar acele ve apar topar olmuştur ki, Yahudiler kendileri için hazırladıkları ekmeklerin hamurlarının mayalanmasını beklemeden pişirirler. Bu yüzden, bu bayramda mayalı hiçbir ürün tüketilmez. Pesah boyunca museviler mayasız hamurdan yapılmış matsa adındaki ekmeği yerler.
    Yasaklar: Yahudiler Hamursuz Bayramı'nda hiçbir kabaran veya mayalanan ürünü tüketemeyecekleri gibi, buğday, arpa, darı, yulaf, çavdar adı verilen tahılları ve bundan üretilmiş yan ürünleri de (makarna, bira, ekmek, vb.) evlerinde bulunduramazlar.
    Hamursuz Bayramı'ndan önce evde büyük bir temizlik yapılır. Her taraf elbiselerin ceplerine kadar aranarak bu türden ürünlerin bulunmaması sağlanır. Evde bulunan bu türden ürünler satılabilir, bayram sonrası tekrar satın alınabilir. Ancak evde unutulmuş bu türden bir ürün bayramdan sonra bulunsa dahi yenmez.
    Hamursuz Bayramı'nda Sofra: Hamursuz Bayramı'nın ilk iki ve son iki gecesi akşam evde ziyafet düzenlenir. Bu sofraya Seder adı verilir. Sofrada Hamursuz Bayramı'na özgün yiyecekler bulunur ve Mısır'dan çıkışın hikâyesini anlatan Agada diye bilinen hikâyeler okunur.

    YAHUDİ YAŞAM EVRELERİ
    Brit Mila ya da diğer bir adıyla sünnet, Yahudi çocukları doğduktan sekiz gün sonra yapılır. Bu prosedür, moel; yani Yahudi kurallarına uygun olarak yetiştirilmiş ve sünneti de içeren kapsamlı bir eğitim görmüş kişi tarafından gerçekleştirilir. Brit Mila’da, moel; bebeğe bir Yahudi adı verildikten sonra bebeğin sünnet derisini alır ve üreme organından kan akıtır.
    Brit Mila’ nın sözlük anlamı “sünnet sözleşmesi” dir. Yahudi dininin babası olan Avraam, tarihte ilk Brit Mila olan kişidir ve kendi kendini sünnet etmiştir. Avraam, kendi soyundan gelenlere büyük bir sadakatla Tanrı’ ya hizmet etmelerini öğreteceğine dair yemin etti. Buna karşılık Tanrı, Avraam’ ın soyunun hayatta kalacağını garanti edeceğine dair söz verdi. Bu İbrani ailesi, Yahudi olarak bilinen ve hala soyu devam eden İsrael milletini oluşturdu.
    Tanrı ile Avraam arasındaki bu sözleşme ya da diğer bir deyişle anlaşma, sünnet kanunu olarak kabul edildi. Bugün, Yahudiler sünnet olayını yerine getirirken, bu sözleşmeyi sürekli kılıp, çocuklarını verilmiş olan bu ebedi sözün bir parçası yapmış olmaktalar.

    Bar Mitzva, Yahudi dinine göre onüç yaşını dolduran her erkek çocukdinin gereklerini yerine getirecek olgunluğa erişmiştir. Tanrı Musa Peygamber'e şöyle buyurur: "İsrailoğulları ile konuş, elbiselerine püsküller yapsınlarve bu püsküllere baktıklarında emirlerimi hatırlasınlar." İşte bu püsküllerTallet'in dört köşesindeki Tsitsitlerdir, düğümler iseYahudi dinindeki 613 mitzvayı simgeler.
    Onüç yaşını dolduran erkek çocukilk kez bir sabah duasında(Cumartesi ve bayramlar hariç) Tefillin ve Tallet takarak erginliğini ispatlar. Genellikle tefillinin ilk kez takılmasını takibeden Cumartesi günü yapılan Bar-Mitzva töreni çocuğun, Yahudi toplumuna, dini görevlerini yerine getirebilecek erginliğe erişmiş, kendi sorumluluğunu üstlenmiş bir üye olarak katıldığını anlatır. Bu törende çocuk Tevrat'tan bir bölüm okumak üzere Teva'ya çağrılır. Artık o, büyümüş, annesine babasına, tüm ailesine, çevresine faydalıbir ergin olacağına söz vermiş, çocukluğunu geride bırakmış bir ergindir.

    Evlilik Yahudiliğe göre bir anlaşma niteliğindedir. Bu anlaşma evlenen iki insanı sonsuza dek bağlayan ve kutsal aile birliğini tescil eden yazılı bir belge olarak somutlaşır. Yahudi toplumunda evlilik töreni dinsel nitelikli olup içeriği temelde aynı olmakla birlikte, her cemaatin yerleşik gelenek ve göreneklerine göre bazı değişiklikler gösterebilir. Örneğin her Yahudi düğününde damat geline “Hupa”da eşlik eder; fakat “Hupa”nın şekli o cemaatin geleneklerine ve zamanın gereklerine göre değişiklik gösterir.
    Kiduşin ve Nisuin
    Yahudi dinsel kültürü ve toplumsal yapısı içinde “Evlilik İşlemleri” birbirini izleyen ve birbirini bütünleyen iki bölümden oluşur. İlki “Eruşin” ya da “Kiduşin” diye adlandırılan bölüm olup günümüzde Söz Kesme ve Nişan Töreni’ne denk düşmektedir. İkinci bölüm olan “Nisuin” de “Hupa” altında kutlanan “Evlenme Töreni”dir.

    Ölüm, hala bilinmeyen konular arasında yer almaktadır. Ölümden sonra hayatın olup olmadığı hala birtakım insanlar arasında tartışma konusudur. Ancak Yahudi dinine göre ölüm hayatın sonu değildir. İçinde yaşadığımız dünya bizi başka bir dünyaya götüren koridor gibidir. Diğer yaşama , gelecek dünyaya (olam haba) insanların yargılanıp ruhlarının yeniden canlanacağına inanmak Yahudi düşüncesinde ve felsefesinde vardır.Tüm İsrael’in gelecek dünyada payı vardır. (Mişna sanhedrin 11:1)
    Hayatın kutsallığı adına her Yahudi tüm mitzvalarını sadakatle gerçekleştirmelidir. Her mitzva yapılırken “Tanrı” hatırlanmalı ve onun için yapılıyor olunmalıdır. Çünkü bize hayat veren odur.
    Ölüm ve yasla ilgili dini kanun ve uygulamalar iki prensip üzerine kurulmuşlardır. Yaşamını yitirmiş te olsa insanoğlunu onurlandırmak ve saygı duymak(kibud ha-met) zihinsel,hissi,ruhi olarak yasta olanları rahatlatıp iyi olmalarını sağlamak(nihum avelim). Yahudi geleneği ölüye saygıyı koruyarak yas tutanların acılarını rahatlatmak üzerine oluşmuştur.

    Kadiş, en önemli, en yüce duadır. Aramicedir. Bu dua söylenirken Kudüs’e dönülür. Yas sırasında söylenen “Kadiş” duası iki nedenden ötürü okunur. Birinci nedeni, kişi yakını öldüğünde isyan içindedir. Tanrı’ya isyan eder. Bu duayı okurken de Tanrı’nın adaletine sığınır. Her ne kadar isyan etse de onun doğru yaptığına olan inancını ifade eder. İkinci nedeni, ölen kişinin ruhunun, Tanrı’ya hesap verdiği süre boyunca, yakınları okudukları “Kadiş” duası ile Tanrı’ya karşı ruhu yüceltirler.
    Yas zamanını Yahudiler üçe ayırmışlardır. İlk yedi gün (Şiva), ölümden sonraki 30 gün (Şeloşim) ve ölümden sonraki 12 ay. Yas, ölünün gömüldüğü andan itibaren başlar. Şiva süresi yedi günün ilk sabah duasıyla başlar. Gömme günü Şiva’nın ilk günü olarak sayılır.
    Şabat da Şiva sürecinin içindedir. Şabat Şiva’nın arasına gelince halk uygulamalarına göre Şabat için Şiva’ya ara verilir ve Şabat’tan sonra devam edilir.Yine de Şabat yedi günün içinde sayılır.
    Kutsal bayramlardan biri şiva zamanına denk gelirse,şiva tamamlanır ve bayram bittikten sonra da şivaya devam edilmez.
     

Bu Sayfayı Paylaş