Ya O`ysa....(Süper)

'Aşk Hikayeleri' forumunda Mavi_Sema tarafından 7 Kasım 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ya O`ysa....(Süper) konusu Paketteki son çekirdekleri de çitledikten sonra elindeki su şişesini de iyice dikti tepesine.Son yudumuna kadar içti…ağzını koluyla silerekağaç dibine oturmuş adama doğru baktı.Buraya geldiğinden beri gözü ister istemez ona kayıyordu.Ne yapıyordu orada.elindeki neydi?Elini açarak ne istiyor? diye düşünmeden edemedi.

    Sırtını ağaca dayamıştı.Elinde bir şey vardı sımsıkı tuttuğu ne olduğu uzaklardan seçilemeyen.Belli belirsiz bir şeyler mırıldanıyorellerini kararsızca avuç içi yarım açık vaziyette gökyüzüne doğru kaldırıyor sonra ne geliyorsa aklına vazgeçiyor indiriveriyordu.Sanki bir şeyler istiyor ama cesaretini toplayamıyordu. Gözlerini çok uzaklara dikiyordalıyordalıyor sonra aniden gözlerini sımsıkı kapatıpbaşını öne eğiyorelindeki o şeyi bağrına basıyordu.Sıkılan dişleri çenesini sanki iyice kenetliyor acıyla gerilmiş yüzündesakalları dikleşiyoracıyla karışık yine mırıldanıyordu.

    Yavaşça yerinden kalktı kararlı adımlarla adama doğru ilerlemeye başladı.
    Adam yan dönmüş birazda kafasını öne eğmiş sankiuyukluyor gibi durmaktaydı.Hala elinde sıktığı yada tuttuğu bir şey vardı..Kıyafeti dikkatini çekti…meraklı gözlerle adımlarını yavaşlatarak yanına gidene kadar iyice inceledi dikkatle.Ayağında kalınsağlam asker postalına benzer bir botpantolonu kumaşından anladığı kadarıyla kaliteliüzerindeki kabanda pek öyle yıpranmış falan değildi.İçindeki boğazsız kazak oldukça gösterişliydi.Yaklaştıkça belirginleşen yüzü sakalı saçıkıyafeti sanki uzaklardan biraz önce ayyaş berduştinerci diye düşündüğü adamçok farklı bir görünüm almaya başlamıştı gözünde.

    Bir an duraksadıdurdu…Baktı kaldı öylece bir müddet.
    -Ne kadar da babamı andırıyor. dedi.Birkaç adım daha yaklaştı. Adam elli yaş civarındaydı.Şakaklarına düşmüş beyazlarıbirkaç günlük sakalıylakendi alemindeydi oysa.Derinlere dalmışdüşünmekteydi.
    -Hayır dedi yine.Bu sadece benzerlik.Biraz daha yaklaştı…yakınlaştı…
    -Ya O’ysa! Dedi Ya O’ysa…Adımlarını iyice yavaşlattı
    -Belkide değil dedi sessizce.

    En son ne zaman görmüşen son ne zaman dokunmuşen son ne zaman kucağına oturmuşen son ne zaman koklamış öpmüştü…Kocaman ellerini hatırladı ondan geriye.İri ellerindeuzun parmaklarıparmak boğumlarındaki kemik çıkıntılarıyla…Kendi elerine baktı.Hatta biri ile diğerine dokunduparmaklarını sıktıuzunluğuna baktı. Çenesini yüzünü sıvazladı.Sanki O’ndan izler aradı…
    “Oğluşum” derdi ona.Dört belki de en fazla beşti yaşıo günlere ait hatırlayabildikleri.Doğum gününde aldığı iki tekerlekliikide destek tekerlekli bisikletine bindiği günü hatırladı.ayağındaki kısa deri pantolondan tüm çocuklarda vardı o zamanlarrengi siyah mı gri mi? tam çıkaramadı.Koşarken düştükleridizlerinin hep yaralandığı kanadığı ve kabuk bağlayıp iyileştiğini hatırladı.Kabuk bağlayan yara dedi..ka-buk bağ-la-mak…üstüne basa basa hece hece tekrarladı.

    -Ya O’ysa diye içinden geçirdi yine.Kabuk bağlamış yarası yeniden kanayacakyıllardır içinde büyüttüğü özlemi nefretison mu bulacaktı?
    Ya O’ysa…yok canım o değildir ikilemleriyle iyice yaklaştıyaklaştı.Aşağı yukarı elliyirmi…on metre..

    Yaklaştıkça “Belki de değil” diyordu..Ama neden ona doğru ilerlediğini?yaklaşık bir saatten beri neden bu adamdan gözlerini alamadığını? düşünmeye başladı…Tilkiler son sürat dönüyorkoşuyor kaçıyor ama kuyrukları bir birine değmiyordu.
    Soruları vardı yıllar yılı biriktirdiğiyüksek sesle sorulacak.Acaba dedi zaman hesaplaşma zamanı mı?Oysa ilk gördüğü yerde demişti yıllar yılı kendine.….

    -Hayır dedi…sıradan biri…O değil..Kesin değil…Sadece el kol hareketleri yapan biridikkatini çekti.O kadar. Yaklaştıkça terlemeye başladıellerini kavuşturduadımları dolaştı…nefesi tıkandı…

    -Toparlamalıyım dedi kendimi.. Aradan geçmiş yirmi yıl bunca yıldan sonra…o olsa ne olur? Olmasa ne olur ?Mesafe yaklaştıkça kalp atışları daha da hızlandıhızlandı yakınlaştıyakınlaştıyavaşladıyavaşladı…durdu…görüş açısı daha da netleşti…belli belirsiz film şeridi gibi akıp giden o son gece görüntüleri belleğinden geçerkenannesinin kıvranışıbabasının öfkesibir köşede ağlayan ağabeyikız kardeşi…
    Bağırış çağırış komşuların kapıyı yumruklayıp açın açın diye yalvaran seslerle haykırışları yapmayındurun diye çoğalaninleyenağlayan sesler…feryatlar…

    -Ya O’ysa dedi ve dönüp gitti…

    Hesaplaşamadı.

    Belki değildi…

    Mozan Aras
    10Ekim2007
     

Bu Sayfayı Paylaş