Ya bu şehirler pistir ya da uzaklık…

'Ayrılık ve Yalnızlık Sözleri' forumunda NeslisH tarafından 18 Mart 2009 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ya bu şehirler pistir ya da uzaklık… konusu

    En zoru dönüşlerdir gittikten sonra. Ayakların gitmez gözün arkada kalır. Tıkanır bir tarafın eksilirsin eksiksindir. Ruhunda eksikliği bakışların bavuluna sığmaz uzaklıklar. Cepkenin cepleri hasret doludur efeler sıralanır boy boy yüreğe sığmaz heyecanlar yaşanmışlıklar.
    Yaslarsın başını pencere kenarlarına hala dik tutmaya çalıştığın adamlığın salsan böğüre böğüre ağlayacak kadar doludur. Andır yaşanan dersin yetmez yaşadıkların... Yüzünde bembeyaz hüzün kalır.


    Gözüne yansır mutluluk ayrılık makas arasında kesilir. Hamurdur yürek beyazı kırmızı dolar boş kutulara çocukluk. Tombik bir küçük adamın ellerinden öpersin gözlerindeki çocuk büyümüşlüğünde samimiyeti ki parmak uçlarından düzenli kesilmiş kağıt parçalarında dolar gözlerin.


    Kocaman adamlığıdır daveti kayısı çiçeği kokan dost sofrasına kurulursun baktığın yüzlerde iyi kilerin fazlalığı uçuşan türkülerde sohbetin beline vurursun. Dumanı üzerinde böreğe kattığı sevgisinde cömert dediklerinin arkasında mert kartal bakışlarında ana efedir kanatlarını açan yüreğin kapısındadır gülüşler söz düşer çay kahve arasında fal değildir tutulan gülen yüzleredir sevda.


    Bir kucak çiçektir elinde taşıdığın incinmesin istersin koklarken bile her birini her soruda mutluluk aşılanır bedenlere gözlerde ne iyi ettik cümleleri okunur. Dudaklardan neyin var soruları dökülürken paylaşmanın sevinci tebessümlere dönüşür.
    Hiç beklemediğin bir andır asi ifadeler arkasında gülüşü yaramaz bir kız çocuğudur şarkılarda isyanı yırtarken şişe üstü resimlere kafa tutar kısacık bir not üzerinde kalan çakmakta adı yazar arkada ruhudur kalan bakışlarında benim yerim burasını anlatır sohbete candanlığı karışır.


    Yoktur beklentin dostluktan öte ellerine aldığın insanlıktır yağmurla düşen yarına dair umutlardır dildeki temenniler. Bir çocuktur saçlarını okşadığın çok eskilerden kalma bildik gülüşler. Ders alırsın dinlerken geçmiş ve geleceğe dair mutlu olursun gözlerin içi güler.


    Kucağında hayatın meyvesini taşır gözlerinde benim bu gururudur yansırken yüzündeki çizgilerde kansız bağlardır im ım ekli tüm kelimelerde satır aralarında bulduğundur adamdır kadındır canındır aydınlık yüzünde analık kadınlık kardeşlik ve de insanlık okunur.
    Tavan taban arası duygular açılan sandıklardan dökülür naftalin kokulu çeyizler yaza büyüsün diye alınan kabak tohumları çiçekler açacak bahçelere dostluk yazılır.


    Ya bu şehirler pistir ya da uzaklık…


    Doyamadığın eksik kaldığındır vakitler yetmez beş dakikaya razısındır koşarsın peşinden gece karanlığında camlara yansır yüzler susar konuşursun hem de en samimi duygularınla sessizce bağırarak kuruyan dudaklarını yakar ayrılık bir yudum sudur tesellisi. Özlem sigara kağıdı gibi yanar yürekte.


    İçli bir el sallarsın karanlığa saçlarında gece karanlığında bile parlar kış güneşi aklar yüzünde gitmenin hüznü…


    Tüm cümleleri devirirsin gözleri aydınlatır ruhunu türkü “çeşmi siyahımdır işte gidiyorum” der arada dağlar vardır ve uzak yollar hasret yeniden yazılır.​
     

Bu Sayfayı Paylaş