Yaşlanmaya dur diyebilirsiniz!

'Güzellik & Bakım' forumunda Fatma tarafından 4 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yaşlanmaya dur diyebilirsiniz! konusu Yaşlanma hızınızı ve çeşitli hastalıklara yakalanma riskinizi bazı noktalara dikkat ederek geciktirebilirsiniz. Daha geç yaşlanmak istiyorsanız aşağıdaki önerileri unutmamalısınız:

    Karsinojenlere maruz kalma sürenizi azaltın: ''Serbest radikaller'' olarak bilinen kirleticilere, toksinlere, buhar gazlarına, ağır metallerle (kurşun, civa, alüminyum) etkileşim sürenizi en aza indirin. Bu maddelerin çokça yer aldığı bölgelerde oturmaktan kaçının. Şehir yaşamında oldukça zor olan bu durumun üstesinden gelebilmek için haftanın belli günlerinde ormanlık alanlarda, parklarda, bahçelerde yürüyüş yaparak, koşarak hem ruhunuzu ve hem de bedeninizi toksinlerden arındırmaya çalışın.

    Doğal antioksidanlardan yararlanın: Doğal antioksidanlar olan sebze ve meyvelere (brokoli, ıspanak, portakal, çilek, ahududu gibi vitamin ve mineral zengini besinler) diyetinizde bol bol yer verin. Bu besinlerin içinde bulunan bileşikler toksinlerin zararlı etkilerini nötralize ederler.

    Daha fazla pigment tüketin: Ahududu, çilek, erik, siyah üzüm ve kiraz gibi meyveler ve bu meyvelerin kabukları bol miktarda antioksidan içerikli renkli bileşikler ihtiva ederler. Ispanak, brokoli ve kırmızı biber gibi sebzeler de aynı güce sahiptir. Bu besinler çeşitli hastalıkların neden olduğu problemlerin oluşumunu yavaşlatabilir veya başlangıcını geciktirebilir. Bu nedenle soğan, sarmısak, lahana dışındaki beyazlardan kaçının. Bol veya koyu renkli, pigment içeriği fazla olan sebze ve meyvelerden çokça tüketin.

    Basit karbonhidratları diyetinizden çıkarın: Şeker, beyaz un, beyaz pirinç gibi basit karbonhidratların sahip olduğu boş kalorilerden, özellikle kan şekerini kontrol etmede problemleri olan veya aile öyküsünde diyabet bulunan bir kişiyseniz, kaçının. Yüksek kan şekeri; hastalıklar ve ağrıyla ilgili olan iltihabi durumu artırmakta ve yaşlanma işlemini yüzde 30 oranında artırmaktadır.

    Antioksidan vitamin ve besin desteklerine olan ihtiyaçlarınızı düşünün: Antioksidan besinleri yeteri miktarlarda tükettiğinizde belki vitamin veya besin desteklerine ihtiyacınız olmayabilir. Ancak herhangi bir rahatsızlığınız ya da riskiniz varsa daha fazla dikkat etmek zorundasınız. Örneğin; üzüm çekirdeği ekstresi, şeker miktarı yüksek olan üzüm ve alkol içeren kırmızı şaraba göre daha sağlıklı bir tercih olabilir.

    Antioksidan etkili bazı destekler

    E vitamini C vitamini Beta-karoten Çinko Selenyum Alfa Lipoik Asit Likopen Pycnogenol Proantosiyanidinler Coenzyme Q10 Gingko Biloba Milk Thistle...

    (Besin desteği olarak sadece doktor önerisi ile kullanmalısınız.)

    Welness notları:

    Antioksidanlardan faydalanın!

    Bedensel aktivitelerinizin tümünde vücudunuz, oksijeni yakıt, yani hayat kaynağı olarak kullanır. İşte bu oksijen, moleküllerinizde, hücrelerinizde, doku ve organlarınızda yıpranmaya, paslanmaya, yaşamı kısaltan yapısal farklılaşmalara yol açar.

    Bedeniniz yaşlandıkça hücrelerinizi, doku ve organlarınızı kısacası, yaşamınızı tehdit eden bu paslanma (oksidasyon) hız kazanır. Ve ne yazık ki bedeniniz yaşlandıkça sahip olduğunuz doğal paslanma önleyici savunma sistemleriniz de (doğal antioksidan aktivite) gücünü sürekli kaybeder. Artık görmeniz de, duymanız da, hafızanız da, uyku düzeniniz de, cinselliğiniz de sorunludur. Kansere, şekere, damar sertliğine, Alzheimer'a daha bir yakındır bedeniniz.

    Bedeninizi bu paslanmadan (oksidasyondan) nasıl koruyacaksınız? Burada antioksidan aktivitesi yüksek bir beslenme tarzı, antioksidan aktivitesi yüksek vitamin ve mineraller (C vitamini, E vitamini, selenyum) ile bitkisel antioksidan destekleri (Ginkgo Biloba, Milk Thistle) yardıma çağırmanın zamanı gelmiştir.

    Antioksidanları vücuda kazandırmanın en ucuz ve etkin yolu antioksidanlardan zengin besinleri tüketmektir. Amerika'daki ünü Pritikin Uzun Yaşam Kliniği uzmanlarından Grabowsky koyu renkli sebzeler ve taze meyvelerin yoğun tüketilmesi hálinde günlük antioksidan ihtiyacın karşılanabileceğini belirtiyor.
     

Bu Sayfayı Paylaş