Yaşlılık Psikolojisi

'Psikoloji' forumunda Fatma tarafından 5 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yaşlılık Psikolojisi konusu Yaslilik Psikolojisi
    Son yillarda tibbin gelismesi, bireyin kendine ve yasamina daha fazla deger vermesiyle ortalama insan ömrü uzamis, dünyada nüfus ise artmistir. 2010 yilinda dünya nüfusunun %7.3'ünün 65 yasin üstünde olacagi öngörülmektedir. ( Edirne 2000 Geriatri kongresi )
    Yaslilik dönemi 65 yas ve üzeri olarak kabul edilir. Algilamada yaslanmayla birlikte bir azalma, yaratici yeteneklerde bir azalma, dikkatsizlik, daha yavas düsünme hizi görülebilir. Buna karsin yasam deneyimleri ile birey zenginlesmis oldugundan, iyi bir degerlendirme ve zengin konusma dili ise kazançlaridir. Ögrenme yetenegindeki azalmaya, hareketlerindeki yavaslama da eslik edebilir. Ribot kanununa göre, yaslilarda daha önce edinilen bilgiler saglam kalir ve yeni ögrenilen bilgiler çabuk unutulur.
    Zihinsel degisikliklere paralel olarak, kisilikte de degisiklikler olusabilir. Yeni durumlara uyum saglayabilme, yeni düsünceleri kabul etmede güçlük yasayabilir. Çevreye karsi daha az ilgili, kendi bedenine ve kendine karsi daha ilgili olup, iliskilerde daha derin ve seçici olabilirler. Yeniliklerden ürkebilirler ve eski yasamlarini özleyerek genç nesille aralarindaki uzaklik artamaya baslayabilir.
    Yaslilikla birlikte bedende fiziksel yakinmalar da artar. Sagliklarina asiri önem verme, her gün bir hastaliktan söz edip, sik sik doktora basvurmalar artabilir.Ayrica asiri tutumluluk, kisisel esyalarina karsi bagimlilik gelistirebilirler.
    Yaslilik bireyin geçmisini de daha sikliklasorguladigi bir dönemdir. Kisi geçmisinde kendisine doyum veren bir hayat yasamissa, hedeflerine, isteklerine, ideallerine yaklasabilmisse, yasliligi daha kolay kabullenir. Üretkenlik döneminde yapamadigi etkinliklere katilabilir. Seyahat etmek, okumak, Artik daha genislemis olan ailesine ve arkadaslarina zaman ayirmak gibi, yasamini zenginlestiren seyler yapabilir.
    Yasliligi kabullenme her bireyin dinamiklerine göre degisir. Maddi olarak güvencesi olmasi ya da az olmasi, ailesi ve dostlari içinde sevdigi kisileri kaybetmis olmasi, kendini fazlalik olarak hissetmesi, yakinlarina yük oldugunu varsaymasi yasli kisileri etkileyebilir. Huzursuz bir dönem baslayabilir ve yasli kisi depresyona girebilir.

    YASLILIKTA GÖRÜLEN ORGANIK HASTALIKLAR

    * Alzheimer ( Bakiniz Alzheimer )
    * Demans ( Bunama ) ( Bakiniz bunama )

    YASLILIKTA GÖRÜLEN PSIKOLOJIK HASTALIKLAR

    * Depresyon
    Kisi geçmis yasantisinda ve simdiki yasantisinda kendine ve ürettiklerine saygi duyamiyorsa depresyon baslayabilir. Geçmisteki hatalarini düzeltebilmek için ikinci bir sansi olmadigini anlar. Bazen yasliligi INKAR etme ve depresyonun bedensel bir hastalik olarak (Somatizasyon) ortaya çikmasi görülebilir.
    * Mani
    Yasli hastada mani bir günün bir kisminda canli ve neseli iken, birkaç saat sonra depresif ve bitkin hale geçisi olarak tanimlanabilir. Sik sik duygu durumlari degisir, süpheci olabilir. Bir konu üzerinde, konuya fazla girmeden konusma biçimi olan " fikir kaçislari " görülür.
    * Yaslilarda Anksiyete Bozukluklari
    Genel olarak gelecegi konusunda endise yasamaya baslar, çaresizlik duygulari artar. Basit fobiler ve saplantili düsünceler görülebilir.
    Yasli insanlarda görülen bu hastaliklar psikiyatri + psikoterapi ile tedavi edilirler. AlzheimerAlzheimer beyinde yikilma ve yozlasma hastaligi olarak tanimlanmistir. Yaslilik öncesi ve yaslilikta en çok görülen bunama nedenidir.
    Birey daha önce ögrendigi bilgilerini hatirlamada olsun, yeni bilgilerini hatirlamada olsun, sürekli güçlük çeker. Yeni bilgileri ögrenmede ve saklamada karisiklik çeker.
    Hastanin duyu - organ islevlerinde bozukluk görülmez ama objeleri tanimada ve tanimlamada güçlük çekmeye baslar. Tasarlama bozulur. Yaslilik öncesi baslayan Alzheimer hizli gelismesine karsin yaslilikta baslayan Alzheimer agir ve sinsi gelisir. Hastanin kisiler arasi iliskilerini ve toplumsal rolünü olumsuz etkileyerek, geriye dönemeyerek ilerler. Hasta ruhsal bir gerileme de yasayarak sonunda çöküntüye gidebilir.
    Bütün bunamalarin ( demanslarin ) %60'ini Alzheimer hastaligi kapsar.
    Yakin bellek ( yeni ögrenilen seyler ve yeni yasanan olaylar ) bozuklugu ve entellektüel islevlerde azalma seklindedir.
    Baslangiçta ise baslamada isteksiz, hevessiz olma, ilgi duymama, günlük isleri yapmada ihmal, zevk veren ugrasilardan vazgeçme gibi belirtiler görülebilir. Gittikçe ilerleyen unutkanlik meydana gelir. Kisi ayni soruyu durmadan sorar, o soruya verilmis olan yanit akilda kalmaz. Kisi yeni olmus günlük olaylari animsamazken, eski hatta çok eski olaylari animsar. Yolunu, yerini kaybeder. Uzun yolculuklara çikamaz. Huzursuzluk ve birseyler yapma isteginin kaybolmasi çok görülür. Hastalik ilerleyince yürüme bozuklugu, idrarini kaçirma, toplumdan uzaklasma ortaya çikabilir. Ileri safhalarda hasta yatalak olur.
    Hastaligin nedeni bilinmemektedir.
    Bunamalarda tedavi, ekip olarak uygulanir. Nörolog hastaya bunama tanisini koyar. Bu bunamanin iyilestirilebilecek diger nedenlere bagli olup olmadigi da hastane arastirmalari ile saptanir ve tedavi plani hazirlanir.
    Bunama (Demans)Bunama zihinsel islevlerin tümünde genel bir azalma ve entellektüel gerileme halidir. Yakin bellek bozuklugu ( yeni ögrenilen seyler ve yeni yasanan olaylar) belirgindir. Ilerleyicidir. Yaslilikta en sik ve en ciddi görülen hastalik grubunu olustururlar. (Bakiniz Alzheimer ) Titreme (Tremor)Nedenleri ve riskleri
    Belirli kas gruplarinin sinirlerinden kaynaklanan bir problemdir. Tüm vücudu ya da vücudun belli bir bölümünü etkileyebilir. ( Örn. El titremesi )
    Titremenin birincil belirti oldugu durumlar sunlardir :
    1- Ailevi tremor ( Ailesel )
    2- Esansiyel tremor ( Nedeni belli olmayan )
    3- Ilaç alimina bagli tremor

    Baska hastaliklarda ise titreme hastaligin diger belirtilerine eslik eder.
    Belirtiler :
    1- Titremeler tek basina, kendiliginden, geçici ya da aralikli olabilir.
    2- Saniyede 6 - 10 kez meydana gelebilir.
    3- Bas, eller, kollar, göz kapaklari veya diger kaslar etkilenebilir.
    4- Vücudun alt kismi genellikle etkilenmez.
    5- Vücudun her iki yani esit sekilde etkilenmez

    Titreme, istemli hareketlerle veya stresle daha çok artar, uykuda kaybolur.
    Arastirma testleri, tremorun tahmin edilen nedenine göre yapilir.
    Tedavi :
    Eger titreme günlük aktiviteyi çok etkilemiyorsa tedaviye gerek yoktur.
    Kisinin yapisina göre çesitli ilaçlar önerilebilir. Kafein içeren içecekler ve diger uyaricilardan sakinmak gereklidir.
    Titreme siddetliyse, özellikle ince motor hareketlerini etkiler ( Ör. Yazi yazmak, konusmak gibi )
    Günlük aktiviteyi etkileyen titremede, mutlaka doktora basvurulmalidir.
     

Bu Sayfayı Paylaş