Yaşamın Püf Noktaları ( ev yaşamı )

'Pratik Bilgiler' forumunda KaRDeLeN tarafından 6 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yaşamın Püf Noktaları ( ev yaşamı ) konusu Arsa Alırken[/COLOR][/B]

    Söz konusu arsanın imar durumunun uygunlugu, dikkat etmeniz gereken en önemli husus. Satıcının sözlü beyan değil, resmi imar durumu belgesini size göstermesi ya da bir fotokopisini vermesi gerekiyor.

    Tapu senedinde ada, pafta, parseli belirtilen arsanın size gösterilen arsaya tekabül edip etmediğini kontrol ettirmelisiniz.

    Arsanin bağlı bulunduğu tapu sicil müdürlügüne giderek, tapu kütügüne bakıp, arsanın satışı ile ilgili aleyhte serh olup olmadığını da kontrol ettirmelisiniz.

    Alacağınız arsa hisseli arsa ise, alinan hissenin, hissedar olunan arsa üzerinde tespitini yapmak mümkün degildir. Parselasyonu yapılmışsa, kroki üzerinde noter tarafindan tasdik edilmek suretiyle kime satıldığının belirlenmesi düşünülebilir.

    Arsa alırken yatırım düşünüldüğünden, uzman bir gayrimenkul profesyoneli ile çalışmakta çok büyük faydalar olacaktır. Aksi taktirde paranız boşa gidebilir.


    Konut Alırken

    Alınacak emlağın tapu kaydı mutlaka önceden kontrol edilmeli.

    Kat irtifakinin kurulup kurulmadığına, iskanin, yani yapı kullanım izninin alınıp alınmadığına dikkat edin. Eger alacağınız gayrimenkul inşa halinde ise müteahhidinin mali durumunu araştırın.

    Müteahhidin kat karşılığı yaptığı bir inşaattan gayrimenkul alıyorsanız, müteahhitle mukavele yaparak, yaptığınız mukaveleye bitirme tarihi ve kullanılacak malzemeleri tek tek yazarak, gerekli miktarda tazminatları ilave etmelisiniz.

    Alacağınız gayrimenkul kiracılı ise öncelikle kiracı ile yapılan kira kontratını incelemeniz, kiracıyla bizzat görüşmeniz ya da kiracı tahliye taahhüdü vermis ise tahliye taahhüdündeki tarih ile kontrat tarihini karşılaştırmanız gerekir.

    Satış sonrası gelebilecek elektrik ve su gibi borçlardan kurtulmak için eski malikten, bu borçlardan onun sorumlu olduguna dair imzalı bir belge alın..

    Tapu işlemi sırasında alacağınız emlağın değerini yeniden değerleme oranlarına göre hesaplayarak beyan etmelisiniz. Çünkü beyanınız eksikse ödenen alım satım harçları cezalı olarak size geri dönecektir
     
  2. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    » Ahşap Mobilyalarınızı Satın Alırken Lütfen aşağıdaki açıklamaları dikkate alın.
    · Dolap kapakları iyi kapanmalı.
    · Çekmeceler kolay sürülebilmeli.
    · Çekmece içleri temiz olmalı; (kıymık, budak vb. içermemeli.)
    · Uzun olan raflarda orta destek bulunmalı.
    · Sürgülü kapılar ve dolaplar gıcırdamamalı ve kolayca sürülebilmeli.
    · Uzun kapılar sağlam menteşelerle iyice desteklenmeli.
    · Mobilyanın kostrüksiyonu sağlam ve güvenli olmalı.
    · İç yüzey köşeleri pürüzlü olmamalı.
    · İç aydınlatma kolayca yapılabilmeli.
    · Masa ayakları yere tam basmalı ve birbirleriyle tam uyumlu olmalı.

    » Kumaş Kaplı Mobilyalarda...
    · Oturumu rahat, arkalığı çıkıntısız ve düzgün olmalı.
    · İskeleti kuvvetli olmalı; gıcırdamamalı, sallanmamalı.
    · İskelet ve köşeler kumaş ile iyi bir şekilde kaplanmış olmalı.
    · Köşeler iyi birleştirilmiş ve yapıştırılmış olmalı.
    · Dikişler ve biyeler düzgün olmalı.
    · Desenler ortalanmış olmalı ve çizgiler dikişler uyumlu olmalı.
    · Minderler esnek olmalı, koltukla tam uyumlu olmalı.
    · Kanepe ve koltuk üzerindeki düğmeler güvenli bir biçimde dikilmiş olmalı.
    · Sürekli kullanılacak olan ürünler sağlam ve sık dokunmuş olmalı.
    · Temizlemek üzere çıkarılabilecek parçalar yırtılmayacak bir üründen yapılmış olmalı.
    · Her pozisyon için oturma dengesi iyi sağlanmış olmalı.


    » Mobilyaların alınması ve seçilmesi
    Mobilyaların insan hayatındaki önemi çok büyüktür. Bedenen ve tikren dinlenmeye ihtiyacı olan insanın aradığı rahatlık ve huzur, kullanışlı ve iyi döşenmiş mobilya ile elde edilebilir. Kötü bir mobilya, sebep olduğu sırt, adale, bel ve ayak ağrıları gibi zararları yanında psikolojik olarak da kişiyi rahatsız ve huzursuz eder. Bunun yanı sıra vaktinden önce bozulur, eskir ve kısa bir zaman sonra da onarılması ve yenilenmesi zorunlu hale gelir. Bu yüzden mobilyaların seçiminin iyi yapılması gerekir.

    » Mobilyaları Satın Almadan Önce;
    Aile bütçesi ön planda tutularak mobilyanın kullanılma amacı, dekorasyondaki yeri ve önemi dikkate alınıp, ihtiyaç durumu ortaya çıkarılmalıdır. Bu durumda yalnız yeni alınacaklar değil, varsa eski eşyaları da dikkate almak ve düşünmek gerekir. Mobilyaların seçiminde ihtiyaçlar, ekonomik durum ve zevk oldukça önemlidir. Ayrıca kullanışlılık, sağlamlık ve uzun ömürlülük gibi hususlar da önemle göz önünde tutulmalıdır.

    » Mobilyaları Seçerken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar:
    İhtiyacımız olan bir mobilya her bakımdan rahat, kullanışlı, uzun ömürlü olmalı ve dolayısıyla değerini karşılamalıdır. Bu sebeplerden dolayı satın alacağınız herhangi bir koltuk, kanepe, sandalye hakkında yeterli bilginiz olmalıdır. Bu bilgi çok sayıda mağaza gezilerek elde edilebilir. Görünüşü güzel olan bir mobilya rahat olmayabilir veya fiyatı uygun olmayabilir.

    Diğer taraftan dayanıklı, rahat ve uygun fiyatta olan mobilyanın da görünüşü güzel olmayabilir. Bu nedenle mobilyanın sadece dış görünüşüne bakmak yeterli değildir. Kullanılma biçimi kontrol edilmelidir.

    Fiyat, rahatlık, birden fazla amaç için kullanılabilme, kapladığı alan, dayanma süresi, bakım masrafları da göz önünde tutulmalıdır. Yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, mobilyaların özelliklerini de içeren kullanma kılavuzları çoğu zaman tüketiciye verilmemektedir. Bu durumda önce o ürüne ait kullanma kılavuzu istenmeli, kılavuzun verilmemesi durumunda mobilya dikkatli bir şekilde incelenerek satıcıdan mobilya ile ilgili tüm bilgiler toplanmalıdır.

    Mobilyaların yapımında kullanılan ağacın cinsi, birleştirme yerlerinin sağlam olması, cilasının düzgün olması da mobilya hakkında karar vermede önemli faktörlerdendir. Ayrıca satın alınması, düşünülen mobilyadaki döşemelik malzemenin kolay yanmayan,terletmeyen ve kolay temizlenen özellikte olması da tercih sebebidir. Alınan mobilyanın eve veya büroya teslim masraflarının fiyata dahil olup olmadığı satın almadan önce öğrenilmelidir. Mobilya seçerken tüm bu özellikleri dikkate alarak, istek, ihtiyaç ve bütçenize en uygun olanları seçiniz.
     
  3. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    AYDINLATMADA ENERJİ TASARRUFU


    Broşüre göre, aydınlatmada enerji tasarrufu yapabilmek için şu unsurlara dikkat etmek gerekiyor:
    [​IMG] Bir akkor lamba, kompakt fluoresan lamba ile değiştirildiğinde yüzde 80 kadar aydınlatma maliyeti azalır.
    [​IMG] Eğer kullanıcının bütçesi bir defada bir çok fluoresan lamba almaya elvermezse, geride kalanları değiştirmek için aylık olarak sıraya konarak tamamlanması mümkündür.
    [​IMG] Odadan ayrılırken lambalar kapatılmalıdır. Aile bireyleri odadan ayrılırken lambaları kapatmalarını hatırlatacak notlar konması faydalı olacaktır.
    [​IMG] Gün ışığından mümkün olduğunca faydalanılmalıdır. Odalar doğal aydınlık avantajını daha iyi kullanacak şekilde düzenlenmelidir. Pencere yakınına bir masa ve sandalye yerleştirerek elektrik faturalarında gerçek bir azalma sağlanabilir.
    [​IMG] Dış kapı ışıldakları halojen lambalarla değiştirilebilir. 50-90 watt’lık bir halojen lamba, iki kat fazla watt’lı standart bir reflektör lamba yerine takılırsa yine aynı aydınlatma elde edilir.
    [​IMG] Lambaların ve armatürlerin periyodik olarak bakımları yapılmalıdır. İyi yapılmayan bakım sonucunda lamba üzerinde biriken tozlar faydalı ışık miktarını azaltır.
    [​IMG] Duvarlar ve tavanlar açık renkli boya ile boyanmalı, dekorasyon eşyaları mümkün olduğunca açık renkli seçilmelidir.
    [​IMG] Lamba ışık çıktısı verimli olarak kullanılmalıdır.
    [​IMG] Daha fazla ışığa ihtiyaç duyulan bölümlerde çok sayıda düşük güçlü lamba yerine daha yüksek güçlü tek bir lamba kullanmak daha verimli bir aydınlatma sağlar.
    [​IMG] Dekoratif lambalar ışığı sizin istemediğiniz yönlere gönderir. Açık renk, şeffaf gölgelikli abajurlar ışığı daha iyi geçirirler.
    [​IMG] Zamanlayıcılar, fotoseller, ya da yaklaşım sensörleri vasıtasıyla aydınlatmanın kontrol edilmesi de enerji tasarrufu sağlar.

    ELEKTRİK EV ALETLERİNDE ENERJİ TASARRUFU YÖNTEMLERİ
    Buzdolabı: Buzdolaplarının verimli kullanılmasında öncelikle düzenli olarak bakım yaptırmak gerekiyor. Ayrıca, buzdolabının etrafının toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden ve ısı kaynaklarından uzak tutulması gerekiyor.
    Klimalar: İhtiyaçtan çok büyük bir klima enerji kaybına sebep oluyor. Evin güneş alan kısımlarının ağaçlarla gölgelenmesi, cam filmleri, pencere ve duvar tenteleri pasif soğutma yöntemlerinin uygulanması da klimanın soğutma yükünü azaltıyor, dolayısıyla daha az enerji kaybına sebep oluyor.
    Ocak ve fırınlar: Eğer evde birkaç tane fırın varsa daima küçük olanı tercih edilmesi gerekiyor. Çok gerekli değilse ön ısıtma yapılmaması, yapılsa bile bu süre 10 dakikayı geçmemesi gerekiyor. Mikro dalga fırınlarda pişirmen 2-10 dakika, ısıtma ise 10-30 saniyede gerçekleşiyor, bu nedenle geleneksel fırınlara göre yüzde 66 daha az elektrik harcıyorlar.
    Çamaşır makineleri:Yüksek sıcaklıkta yıkamak yerine ılık suyla yıkamak, durulamanın ise soğuk su ile yapılması gerekiyor. Ayrıca, yıkama programları tam kapasite çalıştırılmalı. Eğer mümkünse çamaşırlar dışarıda güneş ve rüzgardan yararlanarak kurutulmalı. Bu arada, önden yüklemeli makinalar, üstten yüklemeli makinalara göre daha az enerji tüketiyorlar.
    Bulaşık makineleri: Bulaşık makinası yerleştirilirken çevresinde en az 5 cm boşluk bırakılarak, ısınmadan dolayı oluşan sıcak havanın kolayca dağılması sağlanmalı. Yaz aylarında ısı ve nemi azaltmak için sabah ve akşam saatlerinde yıkama yapılmalı. Bulaşıkları ön durulamaya tabi tutmak gereksizdir, gerektiği durumlarda sıcak su yerine soğuk su kullanılmalı. Bulaşıkların sanitasyonu için yüksek sıcaklıkta yıkama arzu edilmedikçe 55 derece su sıcaklığı yeterlidir. Tam kapasite dolmadıkça makine çalıştırılmamalı.
    Elektrikli süpürge: Elektrikli süpürgenin torbası sık sık boşaltılmalı. Bu işlem, süpürgenin emme gücünü yükselteceğinden daha verimli ve daha çabuk temizlemeyi sağlıyor. Ayrıca yılda en az bir kez motor bölümü açılıp, buradaki toz ve pamukçukların temizlenmesi gerekiyor.

    DİĞER EV ARAÇLARI

    Küçük ekranlı televizyonlar büyük ekranlara göre daha az elektrik enerjisi tüketiyorlar. Ses düzeyinin düşük tutulması da elektrik enerjisi tüketimi azaltıyor.
    Saç kurutma işlemi mümkün olduğu kadar havlu ile makina kullanmadan yapılması gerekiyor. Ortalama olarak, bir saç kurutma makinasının 10 dakika çalışması 60 watt’lık bir lambanın 3 saat yanmasına eşdeğer bir enerji tüketiyor.
    Bu arada, akıllı sayaçlar ile puant tarifesinden yararlanarak, elektrik tüketiminin indirimli ücret tarifesi uygulanan zaman dilimlerine kaydırılmasıyla, aynı miktarda tüketilen elektrik için daha az ücret ödeniyor.
     
  4. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    YAZLIĞIN BAKIMI

    Sıcak havalar yavaş yavaş kendini göstermeye başladığında, herkes kısıtlı olan tatil zamanını en iyi şekilde değerlendirmek için planlar yapar. Siz de tatili yazlık evinizde geçirmek istiyorsanız, bavulunuzu alıp onca yolu kat ettikten sonra kötü sürprizlerle karşılaşmamak için şimdiden bakım ve onarım çalışmalarına başlayın.
    Yazlığınızın ne derece bakıma ihtiyacı olduğunu belirleyin ve öncelikli olarak yapılması gereken işlerin bir listesini çıkarın. Devamlı oturulan evin yakınında olan ve hafta sonları da kullanılan ikinci konutlar, kış mevsimi boyunca kapalı ve bakımsız kalanlara oranla daha az onarım gerektirecektir.
    Yazlığınız bir site içerisindeyse işiniz daha da kolaylaşıyor. Bazı sitelerde evlerin bakım ve onarımı site yönetimi tarafından yaptırılıyor. Böylece konutunuz siz oraya gitmeden yaza hazırlanıyor. Eviniz site içinde değilse ve sizin yapamayacağınız büyük tamiratlar söz konusuysa, iyi bir ustayla anlaşarak gerekli onarımları yaptırmanız mümkün. Küçük onarımları kendiniz de yapabilirsiniz. Üleride daha büyük sorunlara yol açacağı düşünülürse küçük onarımları ertelememekte yarar var.
    Önce duvarlar
    Yazlığınızın bakımına duvarlardan başlamanız uygun olacaktır. Kış boyunca rutubetten çatlamış ve kabarmış iç ve dış cephenin badana yapılması gerekir. Duvarlar kağıt kaplıysa sökmeden üzerine tekrar kağıt yapıştırabilirsiniz.

    Çatıyı gözden geçirin
    Kış mevsimi boyunca çatıdaki kiremitler, rüzgarın ve yağışlı havanın etkisiyle uçmuş ya da kırılmış olabilir. Bunların tek tek tespit edilerek yenilenmesi gerekir. Çatının izolasyonu dayanıklı çatı kaplama malzemeleri ile yapıldığında uzun süre bakım gerektirmeyecektir.

    Kapı ve pencere doğramaları
    Kapı ve pencere doğramalarınız ahşap ise kış mevsimi boyunca rutubet ya da yağmurun etkisiyle şişmiş olabilir. Böyle bir durumda her birinin bakımı yapılmalı, kapıların ise üst çıtaları değiştirilmelidir. Pencerelerin cam macunları kontrol edilmeli, onarılamayacak kadar kötü durumda olanlar değiştirilmelidir. Sinekleri uzak tutmak için pencerelerinize sineklik yaptırabilirsiniz.

    Güneş enerjisi sistemi
    Suyunuzu güneş enerjisinden yararlanarak ısıtıyorsanız, sistemin bakımını da düzenli olarak yapmanız gerekir. Kırılan camlar değiştirilmeli ve paslanan metal kısımlar antipas bir boya ile boyanmalıdır. Su deposu çatlamışsa ve onarılamayacak durumda ise sistem tamamen değiştirilmelidir.

    Elektrik tesisatı
    Elektrik tesisatı da zaman içinde bakım gerektirecektir. Yıpranan priz ve duylar ile yanan ampulleri değiştirmelisiniz.

    Mutfak ve banyo bakımı
    Mutfak ve banyo gibi ıslak zeminler, özellikle su tesisatında bir problem varsa ve zamanında bakım yapılmadıysa büyük sorunlara yol açabilirler. Bu durumda yapılacak ilk iş, tesisatın onarılması ve damlayan muslukların değiştirilmesi olacaktır. Mutfakta evye ile alt ve üst dolaplar; banyoda ise lavabo, rezervuar, klozet ve duş kontrol edilmelidir.

    Balkonların bakımı
    Balkon, kış mevsiminde evin en çok zarar gören bölümü olmasına rağmen çoğunlukla ihmal edilir. Balkonun su akıtma sistemi, karoları ve boyası gözden geçirilmelidir. Paslanan korkuluklar, antipas boya ile boyanmalıdır. Balkonunuzda barbekü varsa bacasının tıkalı olup olmadığını kontrol etmelisiniz.

    Çevrenin ilaçlanması
    Yazlığınızın bulunduğu bölgede akrep gibi zehirli böcekler bulunuyorsa, biri mayıs ayında olmak üzere yılda iki kez ilaçlama yapmanız gerekir. Yaz boyunca sineklerden şikayet etmemeniz için ise mayıstan itibaren iki akşamda bir çevrede ilaçlama yapılmalıdır.

    Bahçe ve havuz bakımı
    Yazlığınızda kendinize ait bir bahçeniz ve havuzunuz varsa bunların bakımı da başlı başına bir iştir. Havuzun üstü kış mevsimi boyunca açık kaldıysa sorunsuzca kullanılabilmesi için iyice dezenfekte edilerek, bakımının yapılması gerekir. Bahçede ise toprağın havalandırılması, kış boyunca bakımsız kalmış ve böceklenmiş bitkilerin ilaçlanarak kuruyan ve çürüyen kısımlarının budanması, ilk etapta yapılması gereken işlerdir.
     
  5. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Ahşap evinizin bakımını kısıtlı bir bütçe ayırarak kendiniz de yapabilirsiniz. Bunun için öncelikle ne zaman, hangi bakımı uygulayacağınızı bilmeniz gerekir. Böylece zamanında müdahale ederek ahşap evinizin her zaman yepyeni görünmesini sağlayabilirsiniz.

    Ahşap yapıyı korumada ilk adım; emprenye

    Yapılardaki ahşap, yapım öncesinde koruma altına alınmalıdır. Bunun için ahşabın ön koruma denilen; emprenye sisteminden geçirilip fırınlanması gerekir. Emprenye, ahşabın yapısına uygun olarak seçilen bir koruyucu maddenin ahşabın bünyesine geçirilmesidir. Bu zehirli maddeler, ahşabın harap olmasına yol açan mantarların oluşumunu önler.

    Emprenye işlemi neden gereklidir?
    Emprenye olan ahşap çürümez, korozyona uğramaz, hava şartlarından, böcek ve mantarlardan etkilenmez. Zamanla eğrilip bükülmez ve üzerinde çatlamalar meydana gelmez. Bu sistem uygulandığı takdirde ahşap, minimum 50-60 yıl dayanabilir ve ölümsüzleştirilebilir. Ahşap yapıya, püskürtme yoluyla da emprenye yapılabilir.

    Ahşabın üzerindeki reçinelerin yakılması
    Macun ve boya işlemlerine geçilmeden önce, varsa ahşaptaki reçineler sıcak hava tabancaları (sıcak hava üfler) veya pülümüs ile (gaz ocağına hortum takılarak alev püskürtülmesi) yakılarak reçineler akıtılmalıdır. Yangın tehlikesine karşı sıcak hava üfleyen tabancaların tercih edilmesi daha uygundur.

    Uygulanacak boyanın seçilmesi

    • Dış cephelerde, istediğiniz her boya malzemesini kullanamazsınız. Sadece, ahşabın kabul edeceği ve ahşabın özellikleri düşünülerek geliştirilen boyaları kullanmanız gerekir.
    • Ahşabın suyu emmesini engelleyen, nefes almasını sağlayan, esnek, çatlamayan, uzun ömürlü ve dökülmeyen boyalar tercih edilmelidir.
    Boyama sırasında dikkat edilecek noktalar
    • Ahşaba, boyadan önce kesinlikle macun çekilmemeli, sadece ek yerlerine ve başlarına macun uygulanmalıdır.
    • Cepheye macun çekildiği takdirde, boya ile ahşap arasında ikinci bir tabaka oluşup zamanla dökülmelere yol açar. Bu nedenle macun sürmeyip, yüzeydeki ahşap tesirini almak daha doğru olacaktır.
    Aylık bakım sırasında yapılması gerekenler
    • Her ay ahşap yapıların üzerindeki toz, küf ve bakteriler, hafif nemli bir temizlik ürünü ile alınmalıdır. Bu işlemin, çok sıcak saatlerde ve ıslak bezle yapılmaması gerekir. Çünkü bu, ahşapta çatlamalara ve ahşabın çalışmasına neden olabilir. Ahşabın yerle teması önlenmeli ve ahşap, arkasındaki boşluklardan mutlaka hava almalıdır. Nemli bez ile temizlenen yüzey, kuru bir bez ile de tekrar kurutulmalıdır.
    • Yaz aylarında görülen reçine akmaları daha fazla akıp ahşabı sarartmadan yakılmalıdır.
    • Çalışmayan pencereler ve şişmiş kapılar zamanında müdahale edilerek bir marangoz tarafından tamir edilmelidir.
    • Yer döşemelerinde açılmalar var ise; ahşabın biçimine uygun dolgu macunları ile kapatılmalı ve o noktalarda, böcek ve bakteri oluşması önlenmelidir.
    Yer döşeme cilasının seçimi
    Yer döşemesi ahşap ise cila olarak su bazlı olanlar kullanılmalıdır. Su bazlı cilalar insan sağlığına zarar vermez ve kalıcı bir kokuları yoktur. Sert ve dayanıklı cilalar, aşınmaya karşı dirençli oldukları için tercih edilebilir. Su bazlı cila her yıl bir defa bir kat uygulandığında, ahşabın bakımı yapılmış olacaktır.

    Yıllık bakım sırasında yapılması gerekenler
    Yılda bir ya da iki yılda bir dış cephede görülen çatlak ve çürük bölgelerde gerekli onarım yapıldığı takdirde, ahşap yapının ömrü de uzayacaktır.
    Çatlakların macunlanması: Ultraviyole ışınlar ve nem, ahşabın en büyük düşmanıdır ve çatlaklar oluşturur. Dış cephelerde, eğer varsa, her yıl çatlaklar, süper dolgu malzemeleri ile doldurulmalı (çatlayan malzemenin yenisiyle değiştirilmesi daha uygun olacaktır) ve boya işlemi yapılmalıdır.
    Çürüyen ahşapların değiştirilmesi: Cephelerde görülen çürümüş ahşaplar; macun veya boya ile doldurulup geçiştirilmemeli, mutlaka yenisiyle değiştirilmelidir. Aksi takdirde, çürüyen ahşap, çevresindeki ahşaplara da zarar verecektir. Her yıl olmasa bile iki yılda bir defa temizlenip kurutulmuş yüzeyler, fazla sıcak olmayan bahar aylarında bir kat örtücü boya ile boyanmalıdır. Bu boyalar asetik asit serpintisi, klorlu hava ve klorlu tuz serpintisine karşı dayanıklıdır.
    Eski eser ahşap evin korunması
    : Eski eser ahşap evlerde, ağacın yaşını uzatacak korumalar yapmak yerine (ağacın ölmesine neden olabilir), ilk haline uygun olarak kullanmak daha iyidir. Yapının uzun süre dayanması isteniyorsa ahşap emprenye edilebilir; ama bu sistem uygulandığında ağaç tamamen ölür. Restorasyonda ağacın kendi devrindeki gibi kullanılması esas prensiptir. Dış cephelerin bakımı zor denir, ama teknik boyalarla boyanıp bilinçli uygulamalar yapıldığında, dış cephe boyasının 8-9 yıl ömrü vardır. 7-8 yılda bir bakımdan geçirildiği takdirde, ahşabın içine hiçbir şekilde atmosferik etki girmediği için, çok uzun yıllar yaşayabilir.
     
  6. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    DOMATES SOYARKEN...
    Domatesi kaynar suya daldırıp bıçağın tersini üstünde ağır ağır gezdirirseniz kabuğu kolayca soyulur.

    HAMUR AÇERKEN...
    Hamur açarken kirlenen mutfak tezgahları, üstüne tuz serpilip nemli bir bezle silindiğinde daha kolay temizlenir.

    BAŞAMEL SOS HAZIRLARKEN...
    Ateşten alınmasına yakın içine çekilmiş ceviz, adaçayı ya da nane atılan beşamel sosun lezzeti güzelleşir.

    PUDİNG YAPARKEN...
    Puding soğurken üzerinin kaymak bağlamasını istemiyorsanız, daha sıcakken üzerine toz şeker serpebilirsiniz.

    JÖLE YAPARKEN...
    Jöle yaptığınız kabı soğuk suyla yıkayıp içine ince bir tabaka bitkisel yağ sürüldüğü takdirde, jöleyi kalıptan çıkarmak kolaylaşır. Kalıp sıcakken etrafına ıslak havlu sararak 1-2 dakika bekletmek de iyi bir çözümdür.

    PORTAKAL SIKARKEN...
    Portakalın suyunu iyice çıkarmak için sıkmadan önce bir süre soğuk suda bekletin.

    SOĞAN SOYARKEN...
    Soğan soyarken gözlerinizin yaşarmaması için soğanı su dolu bir tasın içinde soyun.

    DONDURULMUŞ GIDALAR ÇÖZÜLÜRKEN...
    Dondurulmuş gıdalar çözülürken sıcak ortamda bulundurulmamalı. Bakteri ve mikrop üremesine neden olacak bu uygulama yerine, buzdolabının en alt rafında kendi kendine çözdürmeye bırakmak daha doğru olur.

    MAYONEZ HAZIRLARKEN...
    Mayonez hazırlarken sos kesilirse bir yumurta sarısını 2-3 damla sirke ile çırparak yeterli miktarda zeytinyağı ile koyulaştırın. Bu karışımı kesilen sosa çırparak yedirin.

    BAYAT EKMEKLER...
    Bayat ekmekleri kare kare kesip kızarttıktan sonra soğutarak bir kavanoza koyup çorbalarıda kullanmak üzere buzdolabında saklayabilirsiniz. Robottan geçirip galeta unu gibi tüketmek de mümkündür. Ayrıca Bayatlamış ekmeklere yeniden tazelik kazandırmak için üzerlerine su serperek bir folyo kağıt içinde 5-10 dakika fırınlamak yeterlidir.

    LAHANANIN KÖTÜ KOKUSU...
    Lahananın pişme suyuna elma kabuğu katarsanız kötü koku hemen yok olur.

    MISIR HAŞLARKEN...
    Mısır haşlarken daha lezzetli olması için tencereye bir çay kaşığı şeker atın. Yıkadıktan sonra mısır kabuklarını da koyabilirsiniz.

    PATATES PÜRESİ YAPARKEN...
    Patates pürenize değişik bir koku vermek için içine bir miktar hindistan cevizi atabilirsiniz.

    PATLICAN PİŞİRİRKEN...
    Patlıcanları pişirmeden önce tuzlayın ve bir süre bekletin. Daha sonra soğuk sütten geçirin ve kurulayın. Patlıcanlar daha lezzetli olacaktır.

    TAZE PATATES SOYARKEN...
    Evet yaz aylarındayız ve taze patatesler, pazar ve manavlarda yerlerini aldılar. Kızartması, salatası kısacası her şeyi bir başka lezzetli olan taze patatesin ince bir kabuğu olduğu için, bunu soymak pek çoğumuza zor gelir. Fakat patatesleri yıkarken bir bulaşık teli ile ovarsanız, kabuklarını da daha kolay soyabilirsiniz.

    LİMON SUYU...
    Siz de “nerede o eski limonlar!” diyenlerden misiniz? Artık şöyle bol sulu limon bulmak çok zor değil mi? Eğer limonu kullanmadan önce 1 dakika kadar sıcak fırında bekletirseniz, suyundan daha fazla faydalanabilirsiniz. Bir diğer önerimiz de, limonu sert bir zeminde yuvarlayarak kesmeniz.

    HAMURUNUZ KURUMASIN...
    Bazı hamurişlerinde kullanılan hamurları bir süre dinlendirmek gerekir. Eğer hamuru ağzı açık bir şekilde bekletirseniz, üzeri kabuk tutar ve kurur. Bunun için bekletme süresi boyunca, üzerini nemli bir bezle örtmeye özen göstermelisiniz!..
    KEK YAPARKEN...
    Kekin çökmemesi için, fırına koymadan önce hamuru kalıba döküp 20 dakika kadar dinlendirmek yararlı olur.

    ETİN LEZZETİ...
    Izgara yaptığınız ya da kavurduğunuz etlerin daha lezzetli olmasını istiyorsanız işte size çok pratik bir yöntem: Etleri, 1 kahve fincanı süt, 1 kahve fincanı soğan suyu ve 1 kahve fincanı zeytinyağı karışımı ile ovun. 10-12 saat kadar buzdolabında bekletip, daha sonra pişirin.

    SEBZELERİN VİTAMİNİ...
    Sebzelerin pişerken vitaminlerini kaybetmemesi, sağlıklı beslenmek için çok gereklidir. Bunun için sebzeleri yıkadıktan sonra suda bırakmamak, az miktarda tuzlu suda kısa süre pişirmek gereklidir. Ayrıca unutmamalısınız ki, en iyi pişirme şekli buharda pişirmek. Sebzeleri uzun süre pişirmekten ise mutlaka kaçınmalısınız.

    BALIK TAZE Mİ?
    Balık alırken tazesini seçmek için nelere dikkat etmeniz gerektiğini biliyor musunuz? Taze balığın gözleri parlak ve dışarı çıkık olur. Pulları parlak ve gövdesine sıkıca yapışıktır. Solungaçları ise kırmızı ya da pembedir. Eğer balığı alıp eve getirdikten sonra tereddütleriniz varsa, soğuk su dolu bir kaba koyun. Balık hemen dibe çöküyorsa taze demektir.

    YUMURTA KESERKEN...
    Yumurta salatası yaparken, yumurtaları parçalamadan kesemiyorsanız, kullanacağınız bıçağı önceden sıcak suya koyup ıslatın. Yumurtaları ıslak bıçakla kesin.

    SOSLU MAKARNAYI ISITIRKEN...
    Özene bezene hazırladığınız makarna sosunu ısıtırken zorlanabilirsiniz. Mesela tencerenin dibi tutabilir ya da alt tarafı ısınıp üst kısmı soğuk kalabilir. Oysa ki makarna kabını kaynar su dolu tencerenin içine koyup (benmari usulü), bir süre ocakta bekletirseniz, bu sorundan kurtulmuş olursunuz.

    PATATESLERİNİZ FİLİZLENMESİN...
    Hemen hemen her yemeğe giren patates, sürekli elimizin altında olan sebzelerden biridir. Fakat bir de o filizlenmesi yok mu! Bunu önlemek için, patatesi kuru ve serin bir yerde saklamalısınız. Ayrıca patates torbasına atacağınız 1 adet elma da, yine filizlenmeyi uzun süre geciktirecektir.

    SARMISAĞA ZEYTİNYAĞI KORUMASI...
    Sarmısağa ihtiyacınız olduğu anlarda kabuğunu ayıklamaktan sıkılıyorsanız, fazla miktarda sarmısağı bir seferde soyun. Sonra da zeytinyağı dolu bir kavonoza atıp, burada saklayın. Bu şekilde hem uzun süre muhafaza etmiş hem de içinde bulunduğu yağla yemeklerinize, salatalarınıza ayrı bir lezzet kazandırmış olursunuz.

    PEYNİRİ NASIL RENDELEYELİM...
    Özellikle makarna ve hamurişlerine çok yakışan peyniri kolayca rendelemek için, buzluğa koyup burada 15 dakika bekletin. Bu işlemin ardından rendelemek de oldukça kolaylaşacaktır.

    MANTARLARINIZ KARARMASIN...
    Mantarla yemek hazırlarken, doğrandığı anda hemen kararması en büyük problemdir. Oysa ki mantarları tuzlu ve limonlu suda 5 dakika bekletip daha sonra pişirirseniz, böyle bir sorun kalmaz. Ayrıca mantarları muhafaza ederken kese kağıdında ve buzdolabında saklayın. Plastik torbalardan ise uzak durun çünkü yapış yapış olur.

    MAYDANOZ...
    Maydanoz, yemeklere farklı bir aroma ve özel bir lezzet katar. Fakat maydanozu, yemeği ateşten almadan önce katmaya dikkat edin. Çünkü pişmiş maydanoz hem acımsı bir tat kazanır hem de vitaminini kaybeder.

    YAĞ SIÇRAMASIN...
    Kızartma yaparken yağın sıçraması hem cildinize zarar verebilir hem de etrafa. Eğer kızartma yapacağınız sıvıyağın içine bir tutam tuz katarsanız, yağın tavanın dışına çıkmasını da önlemiş olursunuz!.. Ayrıca kurutulmuş limon kabuklarını isli ve yağlı mutfak eşyalarını ovarken kullanabilirsiniz.

    SALÇAYA HAVUÇ TAKVİYESİ...
    Salçanızın çok ekşi olduğundan şikayet ediyorsanız, kavanozun içine 1 adet havuç rendeleyin. Hem ekşiliği alacak, hem de içine farklı bir aroma katacaktır.
     
  7. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Kira öder gibi ev sahibi olma: Mortgage
    “Mortgage” bugünlerde oldukça sık duyduğumuz bir sözcük. Sözcük anlamı “ipotek, tutu, rehin” olan mortgage aynı zamanda “başını sokacak bir konut” isteyen, ancak yeterli birikimi olmayanlar için umut ile eşdeğer. Mortgage esas itibariyle bir çeşit gayrimenkul finansman sistemini ifade etmek için kullanılıyor. Yöntemler, genel olarak konut sahibi olmak isteyenlere finans kuruluşlarınca, konut üzerinden kurulacak ipotek karşılığında 15 - 20 yıl gibi uzun vadeli konut kredilerinin kullanılmasına dayanıyor.
    Batı ülkelerinde yıllardır uygulanan ve başarılı sonuçlar veren mortgage sistemi, enflasyonla mücadelede başarılı sonuçlar alınıp, nispeten istikrarlı bir ekonomi sağlanınca Türkiye’de de gündeme geldi. Henüz yasal düzenlemeye son şekil verilmese de uygulamanın 2005 yılının ikinci yarısından itibaren yürürlüğe geçeceği tahmin ediliyor. Nitekim şimdiden birçok banka “mortgage” sistemi için hazırlıklarını yapmaya başladı. Oldukça kapsamlı bir içeriğe sahip bu konuyu sizin için genel hatlarıyla özetledik.

    Mortgage nedir?
    Mortgage sistemini en genel olarak kira öder gibi ev sahibi olma modeli olarak tanımlayabiliriz. Türkiye’de nüfusun ancak yarısının konut sahibi olduğu düşünülürse, bu sistem çok büyük bir kesimi yakından ilgilendiriyor. Mortgage sisteminin şu anda konut alırken kullanım oranı sadece yüzde 3’lerde olan bankaların konut kredisi kullanımı oranını da patlatması gerekiyor.

    Mortgage sisteminin işleyişi ülkelere göre farklılık gösteriyor. Ancak en bilinen yöntemler Amerikan ve Alman modeli olarak adlandırılıyor.
    Yöntemlerin özü, konut sahibi olmak isteyenlere finans kuruluşlarınca, konut üzerinden tesis edilecek ipotek karşılığında 15-20 yıl gibi uzun vadeli konut kredilerinin kullanılması. Kredilerden doğan alacaklar İpoteğe Dayalı Menkul Kıymet Kuruluşları’na devrediliyor ve bu kuruluşlar devraldıkları alacaklar karşılığında ipotek yatırım fonu veya varlığa dayalı menkul kıymet ihraç ederek, satıyorlar. Yani sistem kendi kendini besliyor. Konut kredilerinin menkul kıymetleştirilmesinden elde edilen fonlar, tekrar sisteme aktarılıyor ve böylece finans kuruluşları uzun vadeli konut kredilerini finanse edebiliyorlar.
    Banka, müşteri adına müşterinin talep ettiği bir gayrimenkulü peşin olarak satın alarak mülkiyeti müşteriye devrediyor. Ancak müşterinin bankaya borcunun karşılığı olarak mülk ipotek ediliyor. Müşteri bankaya borcunu belli bir ödeme planına göre, önceden belirlenmiş bir vade sonuna dek aylık ödemelerle kapatıyor.
    "Mortgage" sisteminin var olan konut kredilerinden en büyük farkı çok daha uzun vadelere yayılması. Genellikle 20 ila 30 yıllık vadeler söz konusu olması, aylık ödemeleri kira ödemeleri derekesine indiriyor. Zaten sisteme “kira öder gibi ev sahibi olma” sloganını atfedilmesine neden olan da işte bu.
     
  8. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Gözlerimizi sımsıkı kapatıp hareket etmeye çalışmak, ışığın ve aydınlığın değerini anlayabilmenin en basit ve en etkili yöntemidir. Hele bu deneyi alışık olmadığımız bir mekanda ve gecenin bir yarısında yaptığımızda, ışıksız bir hayatın ne derece vahim olduğu ortaya çıkacaktır.

    Ancak, rahatça hareket edebilmemizi ve psikolojik olarak kendimizi rahat hissetmemizi sağlayan ışığın, doğru yerde ve doğru şekilde kullanılmadığı takdirde, uzun vadede önemli zararlara neden olabileceği çoğu zaman düşünülmez. Evimizin ya da ofisimizin hoş bir dekorasyona sahip olması yönündeki çabalarımızda ışığın rolü her nedense unutulur. Peki, evimize ya da ofisimize nasıl bir aydınlatma sistemi yaptırmalıyız ki, estetik görünümden ödün vermeden ruh ve beden sağlığımızı koruyabilelim?

    ESTETİK ÖNEMLİDİR, SAĞLIK DA..
    Evlerimizin iç mimarisinde sadece nesneleri görmemizi sağlayacak biçimde düzenlenmiş bir aydınlanma sistemi, hem estetik hem de teknik yönden doğru bulunmuyor. Bu nedenle her odada, hatta odalar içindeki değişik bölgelerde farklı aydınlatma elemanlarının kullanılması gerekiyor.

    ANTRE
    Evin girişinde yer alan antrelerimizde, genel aydınlatmanın yanı sıra duvara yönlendirilmiş bir aydınlatma düzeni istediğiniz etki ve sıcaklığı sağlar.

    KORİDOR
    Işık kaynaklarını koridor boyunca dizmek uygun olur. Yarı-şeffaf aplikler koridor boyunca kullanılabilir. Koridor ile odalar arasında çok fazla ışık farkı olmamasına dikkat edilmesi gerekir.

    YEMEK KÖŞESİ
    Tüm aile bireylerinin bir arada bulunduğu yemek odalarında bölgesel aydınlatma kullanılabilir. Bunun için, bir ya da iki tane ışıklığın masa üzerine sarkıtılması hoş bir ortam yaratır. Bu aydınlatma ile amaç, masa üzerindeki nesnelerin net bir biçimde görünmesini sağlamaktır. Fakat, kişilerin yüzlerinin ve çevresinin belirli oranda aydınlatılması gerekir. Bu nedenle, sarkıtılan ışıkların kâğıt, kumaş, plastik gibi ışığı geçiren gereçlerden olması sorunu çözen doğru bir yaklaşım olur.

    MUTFAK
    Tezgah üstünün bölgesel olarak aydınlatılması gerekir. Dolap içlerinin ve çevrenin iyi algılanabilmesi için tavanda geniş yüzeyli ışık yayıcı aygıtlar kullanılabilir.

    YATAK ODALARI
    Başucu aydınlatması duvardan, karyola üzerinde apliklerle ya da komodinler üzerine konan aygıtlarla yapılabilir. Kullanılan lambanın ışığının ayarlanabilmesi ve doğrudan göze gelmesinin önlenmesi önem taşır. Tuvalet masaları için yine bölgesel olarak ayna önü aydınlatması yapılması özellikle gerekir. Bu aydınlatma ışığı aynanın iki yanına gelecek biçimde olması gerekir. Kendimizi iyi görebilmemiz ve gözümüzün kamaşmaması için, yüzeyli aygıtların kullanılması önerilir. Özellikle makyaj için ışık renginin de iyi olması gerekir.

    ÇOCUK ODALARI
    Çocuklar çok küçükse, onların doğru ve kolay algılamaları sağlayabilmek için aydınlatma büyük önem taşır. Renklerin doğru algılanabilmesi için, tüm renkleri gün ışığında olduğu gibi gösteren lambaları tercih edin. Okul çağındaki çocukların göz sağlığını korumak ve yorulmadan uzun süre çalışmalarına imkan tanımak için ise, çalışma masalarının aydınlık olmasına ve ışığın yansıma yapmamasına dikkat edin.

    TV İZLEME
    Göz sağlığımız için televizyonların izlenmesi sırasındaki aydınlık da büyük önem taşır. TV’nin karanlıkta izlenmemesi gerekir. Çünkü TV ekranı çok ışıklı, çevre karanlık olduğu zaman göz yorulur. Bu nedenle, TV’nin arkasındaki duvarın açık renkli olması, hatta belirli oranda aydınlatılması görsel konfor yönünden uygun olur.

    LAMBA SEÇİMİNE DİKKAT!
    Evlerimizde kullanma kolaylığı, ışık rengi ve boyutların uygunluğu gibi etkenlerle akkor ve akkor halojen lambaların seçilmesi uygun olur. Yalnız bu lambaların çıplak olarak kullanılmaması ve ışığının doğrudan göze gelmemesi gerekir.

    İŞYERLERİNDE AYDINLATMA
    İşyerlerinde her türlü işin kusursuz yapılabilmesi ve en önemlisi de iş görenlerin göz sağlığının korunması, iyi bir aydınlatma tekniğini gerektirir. Aydınlatma, öncelikle, yapılan işlerde kalite standartlarının gerektirdiği tüm detayın görülebilmesi için gerekir.

    OFİSTEKİ GENEL AYDINLATMA
    Sağlıklı ve doğru bir ofis aydınlatması, personelin verimi, çalışma motivasyonu ve göz sağlığı için olduğu kadar modern ofislerin prestiji açısından da önem taşır. Ofislerde ışığın homojen dağılımı sağlanması ve çalışma yüzeyinin parlaklığı ile bakılan nesnenin parlaklığının en az üçte biri olmasına dikkat edilmesi gerekir. Ofis ortamlarında genel ışık veren ürünler seçilmesi; halojen ve spot gibi direkt ışık veren ürünlerin ise sadece özel vurgulama istenen noktalarda kullanılması önerilir. Daha çok floresan veya kompakt floresanlı armatürlerin tercih edilmesi gerekir. Ofis aydınlatmasında, ev aydınlatmasındaki gibi dekoratif değil, işlevsel armatürlerin seçilmesinin esas alınmasına dikkat edilmesi gerekir.

    ÇALIŞMA MASASI
    Gün ışığını alacaksa soldan alması çok daha doğru olur. Parıltıları düşük, ışıklı tavanlar kullanılabilir. Prizmatik kapaklı büyük yüzeyli armatürler ve petekli, aynalı, reflektörlü armatürlerin tercih edilmesi gerekir. Önü camlı ve reflektörlü armatörler idealdir. Işık kaynağının kamaşma yaratmaması için görme hizasında daha da içeri çekilmesi ve karmaşanın ortadan kalkmasına engelleyici özel ışık kırıcılı armatürler kullanılması önerilir.

    BİLGİSAYARLA ÇALIŞILAN ALANLARDA
    Bu alanlarda titiz bir aydınlatma gerekir. Bilgisayarlar cam ve cam kapaklı olduğundan yansımalar veya yansımalardan kaynaklanan kamaşmalar problem yaratabilir.
     
  9. KaRDeLeN

    KaRDeLeN Özel Üye

    Evinizi boyamak için renk seçerken içgüdülerinize güvenemiyorsanız en sevdiğiniz ressamın favori resimlerinden birini ilham olarak kullanın. Deneme yanılmadan korkmayın. Boyamak için seçtiğiniz duvarın bir kısmını geçici bir süre için düşündüğünüz renge boyayın. Deneme alanını çok küçük tutmayın ki fikir edinebilesiniz. Bir hafta boyunca o renge alışmaya çalışın bakalım hafta sonunda hala içinize siniyor mu?
    Eğer bir rengin açık ve koyu tonları arasında kararsız kaldıysanız her zaman koyu olanı seçin - eğer beğenmezseniz biraz beyaz katıp rengi açmanız mümkün olacaktır.
    Birkaç renkten oluşan bir kombinasyon kullanacaksanız seçtiğiniz renkler yaklaşık aynı yoğunlukta olmalı. Aynı değerdeki pek çok renk, örneğin pastel tonları, rahatlıkla beraber kullanılabilir.
    Kartonpiyerleri, kapı ve pencere pervazlarını değişik bir renge boyayarak ortama canlılık, beklenmedik bir espri katabilirsiniz. Beyaz hemen hemen her renkle iyi bir kontrast oluşturur ve diğer renkleri yumuşatır. Bu özelliğinden dolayı örneğin kartonpiyerlerde beyaz kullanmak tercih edilmektedir.
    Bütünlük sağlamak için elinizden geldiğince evinizin iç duvarları ile dış duvarlarının renk uyumu içinde olmasına özen gösterin.
    İleride badananızı yenilemek istediğinizde kim bilir hangi renkti, ne markaydı diye sızlanmamak için bir karton parçasının üzerine kullandığınız tüm boyalardan örnek alın ve altına markası ile boya numarasını veya ismini not edin. Pişman olmayacaksınız!
     
  10. Google

    Google Özel Üye

    paylaşım için teşekkürler
     

Bu Sayfayı Paylaş