Yılan Isırması Tedavisi - Yılan Isırmasında Yapılacaklar - Zehirli Yılan Isırması

'Genel Sağlık' forumunda Mavi_Sema tarafından 13 Ağustos 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yılan Isırması Tedavisi - Yılan Isırmasında Yapılacaklar - Zehirli Yılan Isırması konusu
    Yılan Isırması Tedavisi - Yılan Isırmasında Yapılacaklar - Zehirli Yılan Isırması

    Herhangi bir yılan ısırığının hayatı tehdit edici olup olmadığını belirlemek kolay değildir. Kuzey Amerikalı bakır kafalının, sağlıklı yetişkin bir insanın ayak bileğindeki bir ısırığı genellikle orta dereceli bir yaralanmaya sebep olurken, aynı yılanın bir çocuğun karnı veya yüzündeki bir ısırığı ölümcül olabilir. Bütün yılan ısırıklarının sonucu bir yığın faktöre bağlıdır: yılanın büyüklüğü, fiziksel durumu ve sıcaklığı, kurbanın yaşı ve fiziksel durumu, ısırılan bölge ve doku (örneğin ayak, gövde, damar, veya kas gibi), enjekte edilen zehir miktarı, hasta tedavi bulana kadar geçen süre ve son olarak tedavinin kalitesi.Tıbbın çok eski kuralı "primum non nocere" burada da geçerlidir. Tehdidi ortadan kaldıran acil kaliteli tıbbi müdahale izlenebilecek en iyi yoldur, bu esnada konservatif yöntem de tavsiye edilir.

    Yılanın tanımlanması

    Yılanın tanımlanması, dünyanın belli bölgelerinde tedavinin planlanması açısından önemlidir, ancak bu her zaman için mümkün olmamaktadır. İdeal olarak ölü yılan hasta ile birlikte ***ürülmelidir, tabii yılan ısırıklarının daha yaygın olduğu yerlerde, yerel tecrübe yılanın tanımlanmasında yeterli olabilir. Ancak, Kuzey Amerika gibi çokdeğerli (polivalan) panzehirlerin elde edilebildiği yerlerde yılanın tanımlanması öncelikli konu değildir.


    Büyük klinik problemlerin çoğunluğuna sebep olan üç zehirli yılan türü engerekler, kobralar ve kraitlerdir. Her bir türün sebep olduğu zehirlenmelerin karakteristik belirtileri ve semptomlarının bilinmesi kadar, hangi türün bölgesel olarak bulunduğunun bilinmesi de çok önemlidir. Skorlama sistemleri, klinik özellikler temel alınarak yılanın tanımlanmasında kullanılabilir, ancak bu skorlama sistemleri belli coğrafi bölgeler için son derece spesifiktir.

    İlkyardım

    Farklı yılanlar farklı zehirlere sahip olduğundan, yılan ısırığı konusundaki ilkyardım önerileri kısmen çeşitlidir. Bazılarında küçük lokal etkiler olur ama hayati tehlikenin söz konusu olduğu sistemik etkiler de görülür, böyle durumlarda baskılı sargı yoluyla zehirin ısırılma bölgesinde kontrol altına alınması arzu edilir.


    Yılanlar bölgeden bölgeye çeşitlilik gösterdiği için, ilkyardım metodları da aynı şekilde değişir. ABD'deki bir çıngıraklı yılan ısırığına karşı yapılan müdahale, Avustralya'daki kaplan yılanı ısırığına karşı uygulandığında ölümcül olabilir. Bu makale hiçbir şekilde profesyonel tıbbi tavsiyenin yerine koyulamaz. Okuyucunun kendi bölgesindeki bir ilkyardım kurumundan kılavuz edinmesi ve kişisel anlatılara dayalı tedaviler konusunda dikkatli olması şiddetle tavsiye edilir.


    Yine de çoğu ilkyardım kılavuzu aşağıdakiler konusunda mutabıktır.

    1. Hastayı (ve kendiniz de dahil olmak üzere diğerlerini) ileriki ısırıklara karşı koruyun. Belli başlı bölgelerde yılanın tanımlanması önemli olsa da, yılanı yakalamaya veya öldürmeye çalışıp da ileride olabilecek ısırılma riskine girmeyin veya uygun tıbbi yardımı ertelemeyin. Eğer yılan henüz kaçmamış ise kurbanı dikkatli ve hızlı bir şekilde o bölgeden uzaklaştırın.
    2. Kurbanı sakin tutmaya çalışın. Yılan ısırıkları kurbanda anlaşılabilir şekilde büyük bir korku yaratır.Akut stres tepkisi kan akışını yükseltir ve hastayı tehlikeye sokar. Hastanın yakınındaki insanları sakin tutun. Panik bulaşıcıdır ve muhakeme yetisini engeller.
    3. Panzehirin bulunabileceği en yakın hastahanenin acil servisine nakil sağlamak için yardım çağrısında bulunun.
    4. Isırılan organın işlevsel bir pozisyonda kurbanın kalbinin aşağısında tutulduğundan emin olun. Böylece kanın kalbe ve diğer organlara geri dönüşü minimize edilir.
    5. Hastaya yiyecek ya da içecek hiçbir şey vermeyin. Bu özellikle, vazodilatör olarak bilinen ve zehirin absorbe edilişini hızlandıran alkol için geçerlidir. Doktor tarafından yapılması özellikle söylenmediyse, kurbana kesinlikle uyarıcı veya ağrı kesici vermeyin.
    6. Isırılan bölgenin şişmesi olasılığına karşı, bölgeyi sıkıştırabilecek elbiseleri veya eşyaları uzaklaştırın (yüzük, bilezik, saat, ayakkabı vs.)
    7. Kurbanı mümkün olduğu kadar hareketsiz tutun.
    8. Isırılan bölgeyi kesmeyin.
    American Medical Association ve American Red Cross'un da dahil olduğu pekçok kurum ısırılan bölgenin sabun ve su ile yıkanmasını tavsiye eder. Ancak bölge, herhangi bir kimyasal kullanılarak temizlenmeye çalışılmamalıdır. Avustralyalılar yılan ısırığında yaranın temizlenmemesini şiddetle tavsiye ederler.

    Baskılı sargı

    1979'da Avustralya'nın Ulusal Sağlık ve Tıbbi Araştırma Konseyi, Avustralya'daki yılan ısırığı vakalarındaki ilkyardımda baskılı sargıyı tercih edilen yöntem olarak resmen benimsedi.2009 yılı itibarıyla klinik bulgular baskılı sargının halen sınırlı olarak kullanıldığını gösterir. Şuanki bulgularda bu vakaların neredeyse tamamı anektodsal kayıt temellidir.Bu da birçok uluslararası otoritenin yöntemin yeterliliğini sorgulamasına yol açtı. Buna rağmen Avustraya'daki bütün hatırı sayılır ilkyardım kurumları baskılı sargı tedavisini önermektedir. Ancak bu fazla sadık kalınan bir yöntem değildir, yapılan bir araştırmaya göre ısırılan hastalar içinde baskılı sargı deneyenin oranı üçte birdir.
    Baskılı sargı, çoğu engereğin sebep olduğu sitotoksik (hücreye zehirli) ısırıklarda uygun değildir. Ancak çoğu elapidin sebep olduğu nörotoksik ısırıklarda etkili olabilir. Tıbbi araştırmacı Struan Sutherland tarafından 1978'de geliştirilen, baskılı sargının amacı, zehiri ısırılan uzuvda toplamak ve lenfatik sistem yoluyla hayati organlara yayılmasını önlemektir. Bu terapi iki bileşenden oluşur; lenfatik drenajı önlemek için baskı yapılması ve iskelet kasının pompa etkisini önlemek için ısırılan uzvun sabitlenmesi.


    Baskı elastik sargı bezi ile uygulanır, ancak acil bir durumda herhangi bir kumaş da bu işi görecektir. Sargılama ısırığın 5, 10 cm yukarısından başlar (kalp ile ısırık arasında) üstüste dolanarak kalbe doğru devam ettirilir, sonra ısırılan yere geri dönülür. Sonra uzuv sabit tutulmalıdır, ve eğer mümkünse sabitleme işlemi cebire veya kayış ile yapılmalıdır. Sargı burkulan bir ayağa uygulandığı gibi sıkı olmalı ancak kan akışını kesmemeli ve hatta rahatsız edici olmamalıdır. Eğer rahatsız edici olursa hasta, uzvunu bilinçsizce esneterek terapinin sargı kısmını engelleyebilir. Isırığın yeri sargı dışında dikkatli bir şekilde işaretlenmelidir. Bazı periferal ödemler bu işlemin beklenen bir sonucudur.


    Baskılı sargı mümkün olan en kısa zamanda uygulanmalıdır, semptomlar görülebilir oluncaya kadar beklenirse tedavi için en iyi zaman da kaçırılmış olur. Baskılı sargı uygulandıktan sonra hasta bir tıp uzmanına ulaştırılana kadar, sargı kaldırılmamalıdır. Baskı ve sargı kombinasyonu, 24 saaten daha fazla sürede hiçbir semptom görülmeyeceği şekilde kuru ısırık yanılsaması vererek, zehiri çok etkili bir şekilde frenleyebilir. Ancak bu sadece bir ertelemedir, sargının çıkarılması zehirin hastanın vücudunda hızlıca yayılmasına ve muhtemel ölümcül sonuçlara neden olur.

    Panzehir

    Panzehir (antivenom, antidot veya antiserum) bulununcaya kadar, bazı yılan türlerinin ısırığı neredeyse evrensel olarak ölümcüldü. Acil terapideki büyük ilerlemeye rağmen, panzehir hala genellikle zehirlenme için yapılan tek etkili müdahaledir. İlk panzehir 1895'te Fransız doktor Albert Calmette tarafından, Hint kobrası ısırıklarının tedavisi için geliştirildi. Panzehir küçük miktarda zehirin bir hayvana (genellikle bir at veya koyun) enjekte edilmesi ile üretilir. Zehir hayvanın bağışıklık sisteminin tepki vermesini sağlar. Sonuçta oluşan antikorlar hayvanın kanından alınır.


    Hastanın vücuduna intravenöz yolla verilen panzehir, zehir enzimlerine bağlanır ve onları nötralize eder. Zehirin zaten verdiği hasarlarda etkisizdir, dolayısıyla panzehir tedavisi olabilecek en kısa zamanda yapılmalıdır. Modern panzehirler polivalandır. Bu da onları çok sayıda türün zehirine karşı etkili yapar. Panzehir üreten ilaç firmaları ürünlerini, belli bir bölgenin yerlisi olan türlere göre üretirler. Bazı insanların panzehire karşı anafilaksi gibi çok ciddi yan etkiler göstermesine rağmen, acil durumlarda bu genellikle tedavi edilebilir olduğundan panzehir kullanılmadığında doğabilecek sonuçlara karşı tercih edilir.


    Yılanlar çocuklara yetişkin insana olduğu kadar zehir enjekte ederler. Bu yüzden çocuklara da tam olarak yetişkinle aynı miktar panzehir verilmelidir.

    Panzehir verildikten sonra hasta birkaç gün boyunca gözlem altında tutulmalıdır. Verilen panzehir miktarıyla orantılı olarak gecikmiş etkiler görülebilir. En çok karşılaşılan geç komplikasyon, panzehir verildikten 5 ile 24 gün sonra görülen serum hastalığıdır.


    Kaynak:


    • Campbell, Jonathan A.; William W. Lamar (2004). The Venomous Reptiles of the Western Hemisphere, Ithaca, NY: Cornell University Press.
    • Spawls, Stephen; Bill Branch (1995). The Dangerous Snakes of Africa: Natural History - Species Directory - Venoms and Snakebite, Sanibel Island, FL: Ralph Curtis Publishing.
    • Sullivan JB, Wingert WA, Norris Jr RL. North American Venomous Reptile Bites. Wilderness Medicine: Management of Wilderness and Environmental Emergencies, 1995; 3: 680–709.
    • Thorpe, Roger S.; Wolfgang Wuster, Anita Malhotra (1996). Venomous Snakes: Ecology, Evolution, and Snakebite, Oxford, England: Oxford University Press.
     

Bu Sayfayı Paylaş