Yüz estetiğinde Türkiye'de ve dünyadaki son gelişmeler

'Güzellik & Bakım' forumunda Dine tarafından 28 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yüz estetiğinde Türkiye'de ve dünyadaki son gelişmeler konusu Yüz estetiğinde Türkiye'de ve dünyadaki son gelişmeler

    Biyolojik yaşlanmaya karşı durmak mümkün olmasa da estetik dünyasındaki gelişmelerle artık fiziki yaşlanma kontrol altına alınabiliyor. Yaşlanmanın yanı sıra kişi beğenmediği burnunu, kulağını ya da dudaklarını yeni yöntemlerle değiştirebiliyor.

    [​IMG]

    Memorial Hastanesi Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü'nden Doç. Dr. Cenk Şen, yüz estetiğinde Türkiye’de ve dünyadaki son gelişmeleri anlattı. Dr. Şen, Türkiye’de en çok burun estetiğinin yapıldığını söyledi.
    "Türk insanının yüz şekli ile ilgili en büyük kaygısı, burnu. Kemerli burun ve burun ucundaki düşüklük, özellikle kadınları estetik yaptırmaya iten en önemli nedenler. Her ülkenin estetik profili farklıdır. Türkiye’de en sık “rinoplasti” yani estetik burun cerrahisi ameliyatları yapılıyor. Ancak burun ameliyatları her hastaya aynı şekilde uygulanacak işlemler değildir. Hastaların bu anlamda bireysel değerlendirilmesi ve buna göre yapılacak cerrahiye karar verilmesi gerekir.

    KABURGADAN ALINAN KEMİK BURUN ÇATISINA KONABİLİR
    Burun operasyonları standart ameliyatlar değildir, her hastaya göre ayrı bir planlama yapılmalıdır . Her hastada en iyi sonucu elde edebilmek için değişik cerrahi uygulamalar yapılır. Bunlar çok küçük ve lokal anestezi ile yapılacak cerrahi girişimlerden, gerekirse vücudun uygun bölgelerinden kıkırdak ya da kemik alınarak yapılan, burnun hemen hemen yeni baştan oluşturulmasına kadar gidebilen geniş bir yelpazededir.

    ESTETİK BURUN ARTIK ANLAŞILMIYOR
    Burun ameliyatlarında başarının anahtarı, doğal burunlar oluşturmak… Çünkü dar, ince, ucu çok kalkık, üstü çok oyulmuş burunlar geçmişte kaldı. Son yıllarda dünyadaki trend de bu yönde. Bizim için ideal olan burun, dışarıdan bakıldığında çok güzel görünmesine rağmen, estetik olduğunun anlaşılmamasıdır. Planlama sonrası problem burnun hangi bölgesindeyse onun düzeltilmesine yönelik cerrahi girişimler yapılıyor. Hastalarımız da dar ve ufak görünen, oyuk burunları istemiyor. Hekimler olarak biz bu tür burunları başarısızlık olarak adlandırıyoruz. Çünkü bu burunlar hem kötü bir görünüme hem de nefes problemlerine neden olabiliyor.

    AÇIK CERRAHİ Mİ KAPALI YÖNTEM Mİ?
    Ameliyatın cerrahi uygulama açısından dünyada kapalı ve açık cerrahi olmak üzere temelde iki yaklaşım bulunmaktadır. Her cerrahın rahat ettiği bir teknik vardır. Bu konuyu kesin sınırlarla ayırmak doğru değildir. Bu anlamda önemli olan, cerrahın hangi yöntemle rahat çalıştığı ve daha iyi sonuçlar elde ettiğidir. Rinoplasti ameliyatı esnasında her cerrahın standart manevraları kendine göre değişikliklerle uyguladığı birtakım teknikler mevcuttur. Bunların "mucize teknikler", "ameliyatta yeni bir çağ" gibi yorumlarla anlatılmaması ve algılanmaması gereklidir.

    Burun ameliyatı sonrası erken dönemde göz kapağında ve yüzde şişlikler ve morluklar eskiye nazaran daha az olmakla birlikte yine de görülebilir. Bu şişlikler ilk iki gün artabilir ancak 1 hafta içinde ciddi anlamda azalacaktır. Yüz bölgesinde ameliyat sonrası morluklar oluşmuşsa, iyileşme döneminin kısa olması için hastalarımıza o süre zarfında güneşe çıkmamalarını tavsiye ediyoruz. Anestezideki ilerlemeler sonucu, ameliyat öncesinde burna enjekte edilen, kanamayı azaltıcı özel sıvılarla uygulanan cerrahi teknikle birlikte morluk ve şişlikler olabildiğince azaltılmaktadır. Burun ameliyatları her mevsim yapılabilir ancak çok sıcak dönemlerde yapılan burun ameliyatları sonrası hasta bir süre alçı ve bandajla gezeceği için hasta konforunu bir miktar olumsuz etkileyebiliyor. Bunun ameliyatları sonrası burnun son halini alması için 6 ay 1 yıl gibi bir süre geçmesi bekleniyor. Ancak ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan sonra kişi normal günlük yaşantısına devam edebilir.

    SIRADA “İZSİZ AMELİYATLAR” VAR
    Yara iyileşmesinde “izsiz yara iyileşmesi” diye bir şey söz konusu değildir. Estetik cerrahide operasyonları sonrasında “iz kalmıyor” denmesinin nedeni izlerin gizlenmesidir. Meme operasyonlarında uygulama meme altından açılarak, yüz germede kulak önü ya da saç diplerinden girilerek yapıldığından iz yokmuş gibi görünür. Tüm cerrahi girişimlerde erken dönemde kesiler kırmızı sert ve kabarık görünür.

    Zamanla yara iyileşme sürecinde izler yavaş yavaş azalır. Ancak anne karnında yapılan cerrahi girişimlerden sonra iz kalmamaktadır. Bu hayvan deneylerinde sıkça gösterilmiş, kanıtlanmıştır. Anne karnında yapılan ameliyat sonrası iz kalmadığı bilinen bir gerçektir. Dünyada son yıllarda yara izleri ile bilimsel çalışmalar öne çıkmaktadır. Anne karnındaki amniyotik sıvının kendisi ya da içindeki faktörlerin, yara iyileşmesinin problemsiz sürmesinde ya da iz olmamasında etkili faktörler olduğu düşünülmektedir. Bunlar yetişkin yara iyileşmesine uygulanabilirse önümüzdeki yıllarda çok daha az dikkat çeken ve belli olmayan yara izleri ile karşılaşabileceğiz.

    BURUN VE ÇENE ESTETİĞİ BİRBİRİNİ TAMAMLIYOR
    Burun ve çene yapısının birbiri ile uyumlu olması gerekir. Çenesi geride bir hastada kemerli burun çok daha kötü görünürken, buruna estetik cerrahi uygulandığında bu görüntü azaltılır. Bu tabloda bir de çene estetiği de uygulandığında ciddi düzelme sağlanır, kişinin profil görüntüsü çok daha güzel olur. Alt çenenin büyük olduğu durumlarda dişler de bazen önde olabilir. Öncesinde ortodontik diş tedavisi ile dişler düzeltilir ve büyük çene cerrahi operasyonu ile normal hale getirilir. Böylece hem güzel bir görünüm elde edilir hem de dişlerin birbirine oturması sağlanarak fonksiyonellik kazandırılır.

    ENDOSKOPİK YÜZ CERRAHİSİYLE 3 BOYUTLU GENÇLEŞME
    Minimal girişimlerle yapılan yüz gençleştirme yöntemlerinin son yıllarda dünya çapında popülaritesi artmaktadır. Teknolojideki ve cerrahi uygulamalardaki ilerlemelerle bu tip yöntemlerin etkinliği de artmaktadır. Plastik cerrahide endoskopi kullanımı özellikle orta yüz bölgesi problemlerine ciddi anlamda çözüm getirmiştir. Endoskopik orta yüz cerrahisinde ince kanüllerle, saçlı deriden kısa kesilerle girilip; alın, kaşlar ve orta yüz bölgesi tamamen serbestleştirilip istenilen pozisyona alınabilmektedir. Endoskopik orta yüz cerrahisinin uygun hastalarda en büyük avantajı, aşağıya doğru olan yaşlanma sürecinde karşılaşılan sorunlara yüzün yukarıya asılmasıyla çözüm bulabilmesidir.

    Genellikle hastalarda kaş ve alın düşüklüğü de olduğundan aynı kesilerden alın germe ve kaş kaldırma işlemi de birlikte uygulanmaktadır. Hastalar ameliyattan sonra normal koşullarda bir gün sonra evlerine dönebilmektedir. Yüz ve göz çevresindeki morluk ve şişlikler 7-10 gün içinde ciddi anlamda azalmakta, sonrasında kişi sosyal yaşantısına ve işine dönebilmektedir.

    KEPÇE KULAKLARA VEDA
    Kepçe kulaklar, vücutta insan psikolojisini en olumsuz etkileyen şekil bozukluklarından biridir. Bu sorunu yaşayan kadınlar hiçbir zaman saçlarını topuz yaptıramaz erkekler de çoğu zaman kulakları alay konusu olur. Halbuki 1-1.5 saat süren bir operasyonla kepçe kulaklardan kurtulmak mümkün. Operasyonun temeli kıkırdakların şekillendirilmesi ve gerekirse fazla kıkırdağın alınıp kulağın yeniden şekillendirilmesi esasına dayanır.
    Ameliyat sonrası baş bölgesi 1 gün bandajlanır, çocuk hastalarda ise 2 gün özel bir bant kullanılması istenir. Şişlikler yaklaşık 1 hafta içinde ciddi anlamda iner. Kepçe kulak ameliyatı için bizlere başvuran erişkin bayanlarda en sık şikayet saçlarının toplayamamaktır. Ameliyat sonrası hastalar kontrollerine genellikle saçlarını toplayarak ya da topuz yapmış olarak gelirler. Bu da kepçe kulak ameliyatının kişide özgüveni ne kadar artırdığına bir işarettir.

    YÜZDE DONUK VE ŞAŞKIN İFADE OLMUYOR
    Yüzde bulunan pek çok mimik kası zamanla kırışıklıklara neden olur. Göz kenarındaki kaz ayakları, alında, kaş ortasında çizgilenme ve dudakta dikey çizgilenmeyi engellemek ya da azaltmak için botoksla bu kırışıklıklara neden olan kaslar geçici bir süre durdurarak kırışıklıkların daha az dikkat çekici hale gelmesi sağlanır. Botoksun yeterli olmadığı durumlarda yüze bazı dolgu maddeleri enjekte edilir. Bu maddelerden bir kısmı cilt altında erken erir, bir kısmının etkisi daha uzun sürer, bazıları yüzeysel bazıları da daha derin dokulara uygulanma özelliğine sahiptir. Son yıllarda teknolojik gelişmeler ve amaca yönelik olarak üretilen yeni maddeler ile doğru uygulamalar yapıldığında başarı oranları hızla yükselmektedir. Yüz gençleştirmede yağ enjeksiyonu da yoğun olarak kullanılmaktadır. Vücudun farklı bölgelerinden özel kanüllerle yağ alınarak yüzde belirlenen noktalara enjekte edilir. Bu tür yüz gençleştirme uygulamaları için mevsim seçiminin önemi yoktur.

    DOLGUN DUDAKLAR İÇİN SİLİKON DEVRİ SONA ERDİ
    Dudak kalınlaştırmada yıllardır kullanılmakta olan sıvı silikon ve silikon yağı içerdiği olumsuzluklar ve uygulanan hastalarda çeşitli komplikasyonlara neden olmasından dolayı artık günümüzde kullanılmıyor yani halk arasında sıkça kullanılan “dudaklarına silikon yaptırmak” ibaresi tarih oldu. Dolgu maddeleri, yağ enjeksiyonları ve birtakım cerrahi müdahalelerle dudakta güzelleşme sağlanabiliyor. Son yıllarda özellikle dudak dolgunluğu için hazır dolgu materyallerinin kullanımı popülarite kazanmış durumda.

    GIDINIZDAN ŞİKAYET EDİYORSANIZ…
    Çene altı ile boyun arasında belirli bir açı vardır. Bu bazen yapısal olarak da orantısız olabilir, kilo ve yağlanma ile de bozulabilir. Uygulanan cerrahi girişimler yine probleme dayalı olarak gerçekleştirilir. Fazla yağlanma varsa yağlar liposuction ile ya da cerrahi ile çıkarılır. Boyun kaslarında bir zayıflık varsa bu kaslar tekrar şekillendirilip, dikilerek çenede doğal estetik görüntü oluşturulabilir. Ya da askı yöntemi ile yağlar kulak arkasına alınarak gıdı konturu düzeltilir. Bu operasyonlarda çene altından kesi yapılması nedeni ile erken dönemde iz görülse de zamanla izler daha az görünme son derece başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    GÖZ ÇEVRESİNE ESTETİK MÜDAHALE İLE GENÇLEŞİN
    Yorgun ya da yaşlı görünümün en önemli nedenlerinden biri göz çevresindeki deformitelerdir. Yılların etkisi ile göz kapağı düşüklükleri, sarkmalar, göz torbaları yüzde belirebilir. Hastayı daha genç gösterebilmek için bir takım cerrahi girişimler uygulanır. Erken dönemde göz çevresi derisi ince olduğundan şişlik ve morluk olabilir ancak kısa sürede iyileşme sağlanır.

    ESTETİK CERRAHİDE DÜNYA İLE YARIŞIYORUZ
    Türk Plastik Cerrahi Derneği, Estetik Plastik Cerrahi Derneği ve Estetik Yüz ve Burun Cerrahisi Dernekleri genel estetik cerrahi uygulama eğitimleri yanında düzenli rinoplasti eğitim toplantıları düzenliyor. Asistanların ağırlıkta olduğu toplantılarda rinoplasti eğitimi her seviyede veriliyor. Birçok derneğimiz uluslar arası dernekler ile bağlantılı çalışıyor. Uluslararası bilimsel yayınlara baktığımızda, burun ameliyatları ile ilgili cerrahi tekniklerde ülkemizdeki plastik cerrahi camiasının ciddi katkılarını görüyoruz.

    Yurtdışından birçok yabancı hasta ameliyat olmak için ülkemize geliyor. Türkiye’de sağlık turizminin ciddi temellere oturması ile estetik cerrahinin de bu alanda büyük yer tutacağını düşünüyorum."
     

Bu Sayfayı Paylaş