Yükselen Kremlin -kitap özeti

'Kitap Özetleri & E-Kitaplar' forumunda Dine tarafından 3 Eylül 2009 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Yükselen Kremlin -kitap özeti konusu Yükselen Kremlin -kitap özeti
    Yazar : Peter Baker & Susan Glasser

    Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra Batı tarzı demokrasi ve piyasa ekonomisine doğru yönlenen Rusya’nın günümüzdeki devlet başkanı Putin ve yarattığı Rusya’yı mercek altına alan bu kitapla, ülkenin belirsiz geleceği hakkındaki tartışmalar ve Amerika’yla olan ilişkileri açısından inceleyen bir çalışma sunmayı amaçladık. Rusya’da kaldığımız süre boyunca ülkeyi anlamamızı sağlayacak birçok farklı kesimden insanlarla tanışıp görüşme imkanımız oldu ve bu da kitabın gayet kapsamlı olmasını sağladı. Kitap, Kremlin’in Putin projesinin beklenmedik sonuçlarından biri olan masum çocukların katledildiği Beslan’la başlayıp Beslan’la bitiyor. Genel olarak Putin’in Rusya’sı ve Kremlin’in yükselişine geniş bir bakış açısıyla yaklaşıyor. Ayrıca Putin’in kariyerindeki dönüm noktalarından, Kursk denizaltısının batma felaketine, Putin’in ülkenin tek bağımsız televizyon kanalını ele geçirmesinden 2003 ve 2004’te yapılan gözetimli seçimlere kadar birçok konuyu ele alıyor. Ancak bu kitap sadece politika üzerine olmaktan çok Rusya’nın “haliyeti ruhiye”sini ortaya koymaya çalışıyor. İnsanların çoğunun siyasetle ilgilenmediği, yetmiş yıldır tek partili sistem nedeniyle hangi görüşten olursa olsun siyasi partilerin güven vermediği bir ortamda son yıllarda yeşeren mütevazı ama somut ekonomik gelişmeler halkın çoğunu en azından Putin taraftarı yapmaya yetebilmesi üzerinde duruyor. Çeçenistan savaşından ve savaş suçlarından bahsederken bir yandan da Moskova’nın değişen yüzüne ayna tutuyor.

    1991 Ağustosunda radikal Komünistlerin başarısızlıkla sonuçlanan ve Sovyetler Birliğinin parçalanma devinimini tetikleyen darbe girişimi üzerinden tam olarak on yıl geçmişti. Bundan böyle Rusya, on yıl boyunca hayatlarını acıklı şekilde değiştiren, Sovyet dönemi sonrası gerçeklerle yüzleşmeye çalışan koca bir aile gibiydi. Bazıları için yeni umutlar, geniş ufuklar ve iştah kabartan fırsatlar oluştu. Ancak eski bir sistemin yıkıntıları arasında ayakta kalmaya çalışan büyük çoğunluk, oldukça küçük bir kesimin yakaladığı fırsatları birer masal gibi dinlemekten öteye gidemedi.
    Sovyetlerin dağılma sürecinde Doğu Almanya’da gizli görevler üstlenmiş eski bir KGB ajanı, Rusya’nın Devlet Başkanı olmuştu. Başlangıçta ağzından demokrasi sözü eksik olmayan, fakat bir yandan da tüm demokratik kurumları yerle bir etmeye hazırlanan Vladimir Putin hakkında çok az sayıda insan bir şeyler biliyordu. Sovyetler dönemi sonrası geçen çalkantılı ilk on yıl sonrasında, Rusya’nın nereye doğru ilerlediğini ise neredeyse kimse bilmiyordu. Ekonomik krizlerle dolu, sarhoş Boris Yeltsin dönemi sona ermiş, Putin dönemi başlamıştı.
     

Bu Sayfayı Paylaş