Ve Yılmaz Güney devlet arşivinde...

'Sinema Dünyasından Haberler' forumunda Asi_isyankar tarafından 31 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    Ve Yılmaz Güney devlet arşivinde... konusu Ve Yılmaz Güney devlet arşivinde...

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları ve Sinema Genel Müdürlüğü’nün Türk sinema tarihine ışık tutan arşivi, Yılmaz Güney’in filmleriyle daha da zenginleşecek. “Çirkin Kral”ın 11 uzun metrajlı filmi ve üç belgeseli bakanlık arşivindeki 6700 sinema filminin yanında yerini alacak

    [​IMG]

    Yasaklı kral devlet arşivine girdi
    Kültür ve Turizm Bakanlığı, arşivinin önemli eksik parçalarından birini tamamlıyor. Sinemanın “Çirkin Kral’’ı Yılmaz Güney’in “Umut’’, “Sürü’’ ve “Duvar’’ gibi 11 baş yapıtı ile üç belgeseli, arşivdeki yerini alacak.

    FESTİVALLERE GÖNDERİLECEK • Bakanlığın Güney’in eşi Fatoş Güney’le görüştüğü, filmlerin kopyalarının Fatoş Güney tarafından verileceği bildirildi. Bu filmler şöyle: 1979 Locarno Film Festivali-Altın Leopar, 1979 Antwerp Film Festivali Büyük Ödülü, 1979 Berlin Film Festivali-Uluslararası Protestan Film Jürisi Ödülü, Katolik Film Organizasyonu Ödülü, 1979 SİYAD Ödülleri, 1980 Londra Film Festivali BFI Ödülü, 1980 Valencia Film Festivali Büyük Ödülü ve 1980 Belçika Film Festivali Büyük Ödülü alan “Sürü’’, 2. Adana Altın Koza Film Şenliği’nde en iyi yönetmen, senaryo erkek oyuncu ödülü ile Grenoble Film Şenliği Şeçiciler Kurul Özel Ödülü’nü hak eden “Umut’’, 1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü alan “Endişe’’, Uluslararası 30. Berlin Film Şenliği’nde En İyi Senaryo Jüri Özel Ödülü’ne layık görülen “Düşman’’, 1971 Adana Altın Koza Film Festivali’nde En İyi 3. Film olan “Ağıt’’, 1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin En İyi 3. Filmi “Zavallılar’’, 1975 Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde En İyi 2. Film seçilen “Arkadaş’’, 1982 Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye Ödülü alan “Yol’’.

    Bunun yanında, “Duvar’’, “Seyithan’’ ve “Aç Kurtlar’’ da arşive kazandırılan filmler arasında bulunuyor. Filmler, alt yazı hazırlanarak çeşitli ulusal ve uluslararası festivallere gönderilecek ve buralarda Türkiye’yi temsil edecek.


    11 FİLM EKSİK • Bu arada Fatoş Güney,Yılmaz Güney’in baş rolünü oynadığı 104 filmin kayıp olduğuna dikkati çekti. Güney, “Biz ancak 11 tanesinin negatiflerini bizimle birlikte yurt dışına çıkarabilmiştik. Onun için sadece onlar hayatta kalabildi. Diğerleri, biliyorsunuz 12 Eylül döneminde toplattırıldı ve yok edildi. Bugüne kadar da bunun hesabını kimse ne sordu ne verebildi’’ dedi.


    Bakanlığın, Güney’in elde kalan filmlerini arşivine istemesini çok olumlu karşıladığını belirten Güney, şöyle devam etti: “Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın arşivinde Yılmaz Güney filmlerinin olduğunu sanmıyorum. Ancak birkaç tane kopya vardır kendilerinde.

    Çünkü, birkaç tane canını kurtardığımızın kopyasını Fikri Sağlar döneminde oraya vermiştik. Onun dışında hiçbir dönemde, hiçbir kültür bakanlığından bir yardım, destek ya da istek görmedik. Kopyalar da zamanla yıpranıp yok olmaya mahkum.

    Onun için de bu girişimi çok olumlu karşılıyorum. Bundan sonra Kültür Bakanlığı’nın bünyesinde Yılmaz Güney’in son döneminde, yani 1968’den bu yana çektiği ‘Seyithan’, ‘Aç Kurtlar’ ve ‘Umut’la başlayarak devam eden 11 tane filminin kopyası bulunacak.

    Bu, sevindirici oldu. Çünkü Türkiye sinema tarihi Yılmaz Güney’le anılır, onun çok önemli, ayrıcalıklı bir yeri vardır. Özellikle bazı (Umut), (Sürü) gibi filmleri dünya sinema tarihine geçmiştir.’’


    ‘TALEP GELMİŞ OLABİLİR’ • Fatoş Güney, eşi Yılmaz Güney’in filmlerine hâlâ dünya festivallerinden talep geldiğini belirterek, bakanlığın filmleri yurt içi ve yurt dışı festivallere göndermesinin önemine de değindi. Güney, “Öyle sanıyorum ki yurt dışından talepler oluyordur.

    Çünkü yurt dışındaki çeşitli festivaller çoğu zaman Kültür Bakanlıklarıyla ilişki kurarlar ve bazı filmler talep ederler, bu filmlerin başında da Yılmaz Güney filmleri gelmektedir. O yüzden de böyle bir talep olmuş olabilir’’ dedi.


    ‘ONU HERKES TANIR’ • Tüm ülkelerde gerçek sinemaseverlerin Yılmaz Güney’i tanıdığını ifade eden Fatoş Güney, “Gerçek bir sinemaseverle kıtaların öbür ucunda da karşılaşırsanız Yılmaz Güney’i bilir. Zaten o dönem içinde en çok ödüle sahip kişiydi.

    Şimdi bakıyorum sürekli Venedik Festivali’nden söz ediliyor, bizde o aslandan bir tane var “Sürü’’ filmiyle’’ diye konuştu. Güney, “kurtarabildikleri’’ filmlerinin topluma kazandırılmasında kimsenin kendilerine destek olmadığından da yakınarak, şunları kaydetti:

    “Bir takım faaliyetlerde bulunuyorduk fakat elimizde kopya yoktu. Negatifler tamire muhtaçtı ve bu konuda hiçbir destek alamamıştık hiçbir yerden. Ne bir sponsorluk ne bir bakanlık, bunlar gerçekten çok maliyetli işler. Ama biz vakıf olarak 11 filmin negatifini Londra’daki National Film Archive’de iki yılda restore ettirdik.

    Artık, bu negatiflerden kopya basılabilir duruma geldi. Bu kopyalardan bakanlığa gönderiyoruz. Ayrıca, bundan sonra hem kendi vakfımız hem de belediyelerin yardımıyla bu filmleri daha geniş kitlelere zaman zaman gösterme olanağını bulmuş olacağız.’’


    Taraf - Istanbul - 31.08.2008
     

Bu Sayfayı Paylaş