Ve belki de aşk ciddi bir akıl hastalığıdır...

'Güzel Aşk Sözleri' forumunda Dine tarafından 26 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Ve belki de aşk ciddi bir akıl hastalığıdır... konusu
    ve belki de aşk ciddi bir akıl hastalığıdır

    Biliyorsun ben hangi şehirdeysem Yalnızlığın başkenti orasıdır

    Aylardır sensiz kalmaktan yorulduğumu, kendi kendimle konuşmaktan
    delirdigimi düşünüyordum ama yalnızlığım -sımsıkı sarıldığım, elinden
    tutup gezmeye çıkardığım yalnızlığım- beni hiç bu kadar korkutmuyordu

    Onda durup suyun akışını izlerken, bilinmeyen bir kentte
    mutlak aşkı
    bulacağıma inanmak yalnızlığımı dindiriyordu


    Çünkü biliyordum, aşkı arayan herkes bulduğunda daha çok yalnızdır
    Sonra sevmek, hep tek kisilik oynanir

    Fuzuli'ye ya da Aragon'a gülsek de geçemiyorduk onlardan
    Tam koklayacakken sağa sola savrulan bir çiçek, büyülü bir yüzük
    belki üç harfin tesadüfen bir araya gelmesiydi aşk


    Ya da kaldırımlara oturulup yazılan şiirler ve belki de renklerini
    unutan denizsiz kentin martısıyla karganın öyküsü
    Dekorlara, duvarlara çarpsam iyi ya, oyunun en olmadık yerinde
    sevdalara takılıp yine düştüm sahneden


    Yaralarıma ne "zaman" iyi gelir şimdi ne yanıtlarından korktuğum için
    sana soramadığım sorulardan vazgeçmek,ne de seni anlamak için kendimi
    yeniden o büyük caddelerin kaldırımlarına atmak


    Kafamı avucumun içinde ezip öylece dolaşmak istiyorum

    Ne zamana kadar?

    Nereye kadar?


    Beynimin bütün kıvrımlarını bir ip gibi
    dolanan yalnız başına yaşlanmak korkusu niye?
    Anılara şahitlik eden
    eşyalarla başbaşa kalmaktan,yılların yükünü tek başıma
    taşıyamayacağımdan
    niçin bu kadar çok korkuyorum?

    Niye her ayrılıkta bir bahar temizliği istiyor içim?

    Şimdi "yüreğim" seni güneşe çıkarmak neye yarar?
    Ömür nasıl geçer istasyonlardan ya da istasyonlarda?
    Elimle yüreğimi bastırmaktan nasıl kurtulmalı?
    Ölüm yüzünü kanat seslerine gizlerken "alışkanlık" nasıl da sinsice
    yerleşti yüreğimize?


    Ne dersin?

    Kahrolası şehirlerde biraz daha mı yormalıyım yureğimi?

    Aşk, sevgi zamanla öğrenilir mi?
    Ögrenilirse ve aşık olmakla divane olmak aynıysa; delilik öğretilen
    herşeye dil çıkarmaz mı?

    Ah! bir el kitabı da AŞK için olsaydı
    Her yanda reyhan kokusu

    Onca anılardan verilmemiş sözlerden; bir gece
    iki şişe şarap ve kadehler mi kaldı?


    Bir bilsen bende neler bıraktın

    Sonra bir yaprak ne hisseder yere düşerken?
    Şimdi uyusam ve zaman çok çok daha hızlı akıp geçse
    Ben o suyla okyanusa karışsam

    Erisem, yok olsam Yok

    Biri beni delirten bu sorulari benden alsa, birazcık okşasa hüznümü

    Bu, sen olsan !!!
     

Bu Sayfayı Paylaş