Varsayım Nedir - Varsayım Hakkında Bilgi

'Diğer Mesleki Bilgiler' forumunda SeLeN tarafından 9 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Varsayım Nedir - Varsayım Hakkında Bilgi konusu genetik varsayım - metodolojide varsayım - varsayım - nedensel varsayım - bilimsel varsayım nedir - bilimsel varsayımın nitelikleri

    Kesinliği kanıtlanmamış verilerden hareketle ileri sürülen geçici yargıya, Önermeye verilen isimdir. Varsayım, olgular arasında, sınanması henüz yapılmamış geçici bir neden-sonuç bağı kuran Önermelere verilen genel bir kavramdır. Bu anlamıyla varsayım, bilimsel bir metodun aşamalarından birisi olarak karşımıza çıkar ve metodolojinin alanına giren bir kavram olarak da belirlenir. Aksiyon ve postulatlar gibi bilimsel araştırmanın adımlarından, dayanaklarından ve hatta ön-kabüllerinden birisini teşkil eder. Mantıkta, hipotetik bir önermede şartlı yargıya veya ön-bileşene verilen isim olarak kullanılır. Ayrıca, bir tezin, kendinden daha genel bir teze tabî kılınması anlamında da varsayım kavramı kullanılmaktadır.

    Metodolojide ise bir olay veya olaylar grubunun şartlı izahı olarak ileri sürülen bir ilke olarak kabul edilir. Veya aynı tarzda, belirli bir fenomenin izahı hakkında, müteakip bir delilin tasdik ve doğrulanmasına kadar, gözlem ve deneyleri yaparken kılavuz bir önerme olarak kabul edilen şarta bağlı bir yargı şeklinde de tanımlanmaktadır. Bir varsayım, şarta bağlı ve şartlı bir yapı arzeder, çünkü o, olasılığa ve yetersiz elemanlara ve savlara dayanmaktadır. Fakat, bir varsayım yine de keyfî ve indî bir fikir beyan ediş değildir. O, gerçekliğin kurulmasında ileri sürülen, kabul edilebilir bir sanı (faraziye)dır.

    Bir varsayım kendisi tarafından belirlenmiş olan mantıksal öncüller ile sonucun (yargının) uygunluğunun ölçüsünün hesabının verilmesinde de rol oynar. Bu yönüyle bir varsayım, artık manük alanının yanında olgular alanına ait Önermelerin sunuluşunu da ifade etmektedir. Bilimsel alanda bir varsayım, daha sonraki deneyler ile kesinliğe kavuşacak olan fenomenler arasındaki neden-sonuç bağının ifade edildiği bir öncül niteliğine bürünmektedir. Bilimsel bir varsayım, kuram ile yakın bir anlamı çağrıştırıyor olsa da, tek bir olay hakkında

    yapılan bir açıklama taslağı anlamına gelmektedir. Kuram ise daha genel anlamda, bir olaylar öbeğini açıklamak için kurulan bir taslaktır. Kuram, bu anlamı ile, varsayımları içerir veya varsayımlardan oluşan genel bir varsayımdır demek yanlış olmaz.

    Bilimsel ve mantıksal platformda varsayım, bir takım olguları açıklama gücünde görünen ve doğrudan ispatlanamayan bir önerme olarak tanımlanır. Bu tanımdan hareketle her önermenin bir varsayım olmadığı, olamayacağı söylenebilir. Bir önermenin varsayım olabilmesi için şu iki niteliği taşıyor olması gerekir:

    1- Doğru olup olmadığının bilinmemesi;

    2- Doğrudan ispatlanabilir olmaması.

    Doğrudan ispatlanabilir olmamasına rağmen bazı genellemeler tasvir edici bir tarzda karşımıza çıkabilmektedirler. Bazı alanlarda bu gibi tasvir edici önermeleri de birer varsayım olarak kabul etmek mümkün olmaktadır. Nitekim Henri Poincare, “Her genelleştirme bir varsayımdır” demek suretiyle bu fikri doğrulamaktadır. Fakat bu önermeler dizisi içinden yeterince doğrulanmış ve ispatlanmış olanlarına bilimsel alanda birer açıklayıcı ve kuramsal yasa gözüyle bakılabilir. Ancak bu karmaşıklığın önlenmesi ve bilim adamının varsayım oluşturmada karşısına çıkacak sorunların çözümü için bilimsel bir varsayımın niteliklerinin tespit edilmesi şarttır.

    Bilimsel bir varsayımın nitelikleri şöyle sıralanabilir:

    1- Bir varsayım, deneye karşı olmamalıdır. Yani, basit anlamda da olsa bir gözlemden sonra oluşturulmuş ve deneye konu olabilir bir önerme kimliğini taşımalıdır.

    2- Kurulmuş teoriler ile uygunluk arzetmelidir. Bir bilimsel varsayım, genellikle eldeki mevcut bilgilerimizle çelişmez. Özellikle, yerleşmiş, kuvvetli gözlem ve deney sonuçlan ile doğrulanmış ve yasa niteliği kazanmış genellemelerle uygunluk göstermeyen varsayımlar kuşkuyla karşılanır.

    3- Akledilebilir (makûl) ve ait olduğu konuyla ilişkili olmalıdır. Aksi takdirde bîr fantazi, bir masal öğesi olarak kalır.

    4- Tatbikinde verimli ve kontrol edilebilir olmalıdır.

    5- Bir varsayım, kolay anlaşılabilir olmalıdır. Fakat bu kolay anlaşılabilirlik en az varsayım gerektirme, basit bir yapı arz etme anlamında ete alınmalıdır. Genellikle basitliğinden ve daha az varsayım gerektirmesinden dolayı Kopernik’in güneş sistemi teorisi Batlamyus’unkine tercih edilmektedir.

    6- Bir varsayım, ilişkin olduğu olguların tümünü kapsar ve hiçbiriyle tutarsızlık göstermez.

    7- Bir varsayım, açıklama ve Ön-kabul gücü yüksek ve olguya ait yolla doğrulanmaya elverişli olmalıdır.

    8- Varsayım, aynı mesele hakkında kendisinden önce ileri sürülmüş varsayımları açıkta bırakmalıdır.

    Bir varsayım, bir olayın görünür (dışsal, zahirî) durumlarını tahmin etmek anlamında tasvir edici ve olayın nedensel bağlarını gösterme anlamında da açıklayıcı olmalıdır. Bu yönüyle açıklayıcı bir varsayımın iki türü sözkonusu olabilir

    1- Genetik Varsayım:

    Bir fenomenin gerçekleşme şartlarının veya nedenlerinin tarzım belirlemeye, tespit etmeye çalışır.

    2- Nedensel Varsayım:

    Bir fenomenin üretimi (bir eseri meydana getirişi) için gerekli olan şartlan veya nedenleri tespit edip belirlemeye çalışır.

    Bu iki tür açıklayıcı varsayım yanında, deneysel bilimlerde sözkonusu edilen bir de işleyen varsayım (kılavuz varsayım, wor-king hypothesis) mevcuttur. Bir işleyen varsayım, belirli bir fenomenin keşfinde, belirsiz ve bulanık (gizli) birkaç olguya dayanarak ileri sürülen bir başlangıç önermesidir. İşleyen varsayım ile bilimsel varsayım arasındaki fark, çoğu zaman bîr derece farkından ibarettir. Her halükârda bir varsayım, nadiren ayrıntılı öncülleriyle karmaşık bir şekilde çeşitlenir. İşleyen varsayım, bu varsayımlar içinde belirli bir sonuca ulaşmada başvurulan en basit bir varsayım olarak karşımıza çıkmaktadır. Bilimsel bir varsayım ise bir bilimsel ön-görü, bir bilimsel tahmindir.

    Varsayımın, bilimin gelişiminde önemli bir rol oynadığı ve hatta bilimsel araştırmaya bir ilk adım olduğu pek çok bilim ada-mınca kabul edilmiştir. Örneğin, bu konuda kapsamlı bir de kitap yazan Henri Poincare, varsayımın şimdiye kadar hiç kimsenin inkâr etmediği bir role sahip olduğunu belirtmektedir. O, varsayımları tabii olanlar, ilgisiz varsayımlar ve hakiki genelleştirmelerden oluşmuş varsayımlar olarak üç grupla ele alır.

    H. Poincare, her ne kadar, hiç kimsenin varsayımı inkâr etmediğini belirtiyor olsa da, Newton ve Hegel gibi meşhur düşünür ve bilim adamlarınca varsayımın küçüm-sendiği de bir gerçektir. Örneğin, Newton, varsayımın çalışmalarında yeri olmadığını şu sözleri ile belirtmektedir: “…ben varsayım ileri sürmüyorum. Çünkü, olgulardan çıkarılmayan her şey varsayım sayılmak gerekir. Varsayımların ise, ister metafızik ister fiziksel olsun, ister gizli ister mekanik niteliklere ilişkin olsun, deneysel felsefede yeri yoktur.”

    Günümüzde açıkça görülmektedir ki varsayımlar sadece geçmiş dönemlerdeki azgelişmiş bilimsel çalışmalar ile ilişkisinde değil, günümüzün ileri seviyedeki bilimsel buluşlarında da oldukça önemli bir yere sahiptir. Açıklayıcı varsayımlar, sadece fizik ve kimya gibi bilimlerde değil, tesbit edici bilimler olarak isimlendirilen tarih gibi sosyal bilimler sahasında da etkileyici yerini korumaktadır.


    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş