Uzun Konuşmalardan Kaçının

'Psikoloji' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 7 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Uzun Konuşmalardan Kaçının konusu UZUN KONUŞMALARDAN KAÇININ

    Konuşmanın ilişkilere etkisi ne kadardır? Çok konuşmak mı az konuşmak mı makbul?

    Erkekten çok kadının çok konuştuğu söylenir peki bunun nedeni nedir? İlişkiler nasıl olmalı, eşler birbirine nasıl davranmalı. Bunların hepsinin cevabını Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi Uzman Psikoloğu Zehra Erol verdi:

    KONUŞMA NELERİ ETKİLİYOR

    "Yılanı bile deliğinden çıkaracak güçte olan dil bazen o yılanın bizi sokmasına neden olmaktadır. 200 yıl önce yaşadığı söylenen kasanova kadınları sözleriyle etkileyen ünlü çapkınlardandır. Kasanova sevdiği kadınlara evlenme teklif etmiş. Ünü bilinmesine rağmen kasanovanın söylediği sözler kadınların dizlerini titretmiş onun cazibesine kapılmışlardır.. Kasonava'nın evlenme tekliflerinden etkilendiği bazen de nefrete neden olur. Konuşmanın insan yaşamına etkisi yadsınamaz olmakla birlikte "Erkeğin olduğu yerde kadına söz düşmez" denilen zamandan "kadınlar çok konuşuyor" denilen bir sürece geldik. Konuşmayı etkileyen birbirinden farklı faktörler vardır.

    İşte o faktörler;

    İlişki problemlerinde en sık karşılaşılan problem aşkın her durumun üstesinden geleceğidir. "Beni sevseydi tatili ailesinin yanında geçirmek yerine benimle olmak isterdi." "Beni sevseydi benim isteklerimi yapardı" "Beni gerçekten sevseydi." sevginin her şeye kadir olduğu sıkça duyduğumuz sözlerdir. Bu nedenle de karşısındaki kişiden beklediklerini göremeyince önce mutsuzluk yaşanır. Sonrasında da istek ve beklentiler karşısındaki kişiyi ikna için dile gelir. Aynı konuşmalar defalarca tekrarlanır. Gerçek sevginin nasıl olması gerektiği konusundaki konuşmalar sevgiyi arttırmaz sevginin tükenmesine neden olur.

    Konuşma duygu ve düşüncelerin ifadesidir. Kendine güvenmeyen özsaygıları düşük olan kişiler konuşmak ve kendini ifade etmekte zorlanırlar. Anlattıklarının önemsiz ve değersiz olduğu düşüncesindedirler. Bu nedenle de düşüncelerini dile getirmezler. A.'nın da söylediği gibi insanlara bakıyorum, o kadar rahat anlatıyorlar ki kendisini. Ben düşüncelerimi anlatmak istediğimde hata yapacağım korkusuyla o kadar korkuyorum ki tek kelime edemiyorum.

    YANLIŞ İNANIŞLAR YANILTIYOR

    Toplumda da bazı yanlış inanışlar vardır ne kadar çok konuşursan kendini o kadar iyi anlatırsın, karşındaki seni o kadar iyi anlar bunlardan biridir. Çok uzun konuşmak anlatmak istediğinizden uzaklaşmanıza konun karmaşık hale gelmesine neden olur. Karşınızdaki kişinin de konuşulan konu üzerinde dikkatini yoğunlaştırması zorlaşır.

    Yapılan çalışmalar kadınların erkeklere göre çok konuştuğunu göstermekle birlikte özellikle sınır ve kural tanımayan en başarılı, en yakışıklı, en iyiyi bilen (enleri hayatının merkezine alan) erkekler ilişkilerde çok daha fazla konuşuyorlar. İlişkiyi başlamasına neden olan konuşmalar yerini kendi isteklerinin öncelikli olduğunu anlatan cümlelere dönüşünce sıkıntı yaşanmasına neden olur. Karşısındaki kişinin istek ve tercihlerini anlamak yerine sürekli isteklerini belirtmek ilişkideki en önemli problemlerden biridir. Bu tarz ilişki kuran kişiler karşısındakinden onay ve övgü gördüklerinde mutlular ancak kendi istedikleri gibi ilişki gitmemeye başladığında sorunlarda artarak büyüyor. Sakin sakin uzun konuşmalar bir süre sonra dayatmalara dönüşebiliyor.

    UZUN KONUŞMALARDAN KAÇININ

    Kadın ve erkeğin eşit olduğu düşüncesiyle hareket eden çiftler en ufak eşitsizliğe katlanamazlar. Erkek olmanın önemli olduğu ve vurgulandığı aile yapısı nedeniyle bu ailelerde yetişen kızlar yaşadıkları değersizlik ve yetersizlik duygusunu aşabilmek için yaşamla adeta rekabete girer. Kendini yetersiz, değersiz hissettiren herkesle yarış halindedir. Ancak eşit yada önde olmak kişiyi rahatlatır. Bu bazen eş, bazen kardeş bazen de arkadaş olur. " ben yaptım" , "sen yapmadın" la başlayan devam eden uzun uzun konuşmalar bitmek bilmez.

    İlişkilerde kadınlar çok konuşuyor demek erkek için sadece kendisi için sorunu tarif etmektir. Bu ilişkideki sorumluluğunu azaltmaz. Özellikle çalışan kadınlar gün içinde çok yorulduğu için ev işleri, anne ve eş olarak desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Bu desteği bulamadıklarında eşine ne kadar çok yorulduğunu her akşam benzer konuşmalarla anlatabilmektedir. Nasıl olsa yapılıyor denilip tüm sorumluluğu kadının üstünde olması problemi çözmez."
     

Bu Sayfayı Paylaş