Unutulmuş Etiketimiz - Doğruluk

'Islam'da Ahlak ve Sıfatları' forumunda DeMSaL tarafından 27 Mart 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Unutulmuş Etiketimiz - Doğruluk konusu
    [​IMG]

    “Ey iman edenler, yapmayacağınız şeyi neden söylersiniz?” (Saff: 2)

    Kullarına ihsanda kerim, hesabı çok çetin olan ve ahirette doğrulara layık oldukları mükâfatı fazlasıyla ihsan eden Allah Azimuş-şan’a sonsuz hamdler; Doğruluk, güven ve sadakatın sembolü; kâinatın efendisi Muhammed Mustafa (s.a.v.)’e, Onun pâk ehl-i beytine, seçkin sahabelerine ve bütün sadık dostlarına salât ve selam olsun.

    Günümüz Müslümanlarının en çok ihtiyaç duydukları ve aslında insanlara karşı Müslüman şahsiyeti belirlemede etiket konumunda olan en önemli vasıf, doğruluktur. Doğruluk; Allah(cc)’a ve Resulullah(s.a.v)’a karşı sadakatimizin ölçüsü olduğu gibi çevremizdeki insanlara karşı vereceğimiz güven, emniyet ve sadakatın da en önemli ölçüsüdür. Bu kapsamda her Müslümanın vicdan muhasebesine girip, kendini kontrol etmesi ve şu soruları kendisine sorması yararlı olacaktır…

    Konuşmalarımda ne kadar doğruyum? Sözlerimle yaptıklarım birbirine uyuyor mu? Verdiğim sözleri yerine getiriyor muyum? Dürüstlüğümle ve doğruluğum ile komşularıma güven verebiliyor muyum? Doğruluk; çevreme karşı beni tanıtan bir etiketim olmuş mu?

    İslam’ın özüne uygun dosdoğru yolda sağa sola kaymadan, istikametimi bozmadan yürüyebiliyor muyum?

    Evet, bu soruları kendimize sorup, doğruluktan ne kadar pay sahibi olduğumuzu ölçmenin zamanı gelmiştir. Gelin hep beraber kendimizi hesaba çekip, sıddıklar kervanına yetişmeye çalışalım.

    “…Doğru olanlara doğruluklarının fayda verdiği gün (Mahşer Günü)…” (Maide: 119) gelmeden safımızı doğrulardan belirleyelim. Bizi rabbimizin katında mahcup etmeyecek; “Gerçek Sadıklardandır” etiketini elde edebilmek için canla başla çalışalım.

    Basit dünyalık makamlar ve menfaatler yüzünden bu onurlu etiketimizi kaybetmeyelim. Yalan, hile, dalavere ve iki yüzlülükle heder ettiğimiz şahsiyetimizi yeniden sadakat cevheriyle donatalım. İslam’ın özüne bağlı, ahitlerini bozmayan ve kardeşliğin, vahdetin canlı tablosu olacak bir İslam toplumu oluşturmak için doğruluk zırhına sığınalım. Zaten özlemini duyduğumuz bu toplum, hayatın her alanında sıdk ve sadakatle donatılmış fertlerle oluşacaktır.

    Evet, adaleti yeryüzüne yayma arzusunda olanların; kardeşlik, dayanışma ve yardımlaşmanın temel taşı olan doğruluk hasletini kazanabilmeleri için herkesten daha çok azami gayret göstermeleri gerekmektedir.

    Rabbimizin huzurunda, Yalancılardan değil doğrulardan olmak; Hilekârlardan değil dürüstlerden olmak; Münafıklardan değil müminlerden olmak için; Doğru olalım…

    Doğru konuşalım… Doğru davranalım… Doğru düşünelim… Doğru yazalım… Doğru yorumlayalım… Saflarımızı doğru belirleyelim… Ve… Doğrulardan olalım… Doğrularla beraber olalım…

    Allah’ım! Bizi ve bütün Müslüman toplulukları; yalancılıktan, hilelerden ve ikiyüzlülükten uzak tut. Bizlere, sıdk ile muamele etmeyi ve sadakat ile donanmayı nasib et. Her işin ve her davranışın hayırlısına ve doğru olanına ulaşma imkânını bizlere ver.

    ” Ey Âlemlerin Rabbi olan Allahım! Bizi dosdoğru yola yani kendilerine nimet verdiklerinin (peygamberlerin, şehitlerin, sıddıkların ve salihlerin) yoluna ilet, gazaba uğrayanların ve dalaleti sapanların yoluna değil.” (Fatiha: 6-7)


    A.Gönül
     

Bu Sayfayı Paylaş