Umduğumuzu değil bulduğumuzu yedik!

'Diğer Spor Dalları' forumunda Siraç tarafından 21 Eylül 2008 tarihinde açılan konu

  1. Siraç

    Siraç Site Yetkilisi Admin Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Umduğumuzu değil bulduğumuzu yedik! konusu Umduğumuzu değil bulduğumuzu yedik!

    Maç bitince anladım ki Ertuğrul Sağlam'ın "ziyafet" dediği baştaki çorbayla sınırlıymış Yani bir tür şakaymış






    [​IMG]Girdiğimiz kapı -G- her zamanki gibi sakin, usulca süzülüyorum parmaklıkların arasından içeri Girişte gençlerden biri müjdeyi veriyor; "Abi tuvalet işi tamam, delik açık" Gülüyoruz karşılıklı Önemsiz gibi görmeyin, İnönü'deki tıkalı pisuvarın açılması bilimsel devrimler dönemiyle birlikte insanlığın önünün açılması gibi bir şeydir Bilimsel sıçramayla nasıl her şey hızla değişip, insanlığa daha iyi bir hayat yaşayacağı umudu verdiyse bu da öyle, artık daha rahat, temiz ve neşeli maçlar izleyeceğiz diye umabilirdik

    Zaten takımın hocası Ertuğrul Sağlam da, "İftarını yapıp stada gelecek veya televizyon karşısına geçecek siyah beyazlı taraftarlara da bir futbol ziyafeti çekmek istiyoruz" diyerek beni bu duruma hazırlamıştı Gerçi, oruç tutmuyorum hatta maça gelmeden biraz günah bile işledim sayılır ama bilen bilir kalbim temizdir ve günahların vebali de boynumadır

    Neyse Oruç tutmuyor olsam da, ziyafetten payıma düşecek küçük bir lokmaya bile razı olarak yerleştim her zamanki yerime "Yerleştim" derken, yanlış anlama olmasın, oturmak değil kastım, yüksek bel ağrısı riskine rağmen her zamanki gibi ayaktayım yine

    BAŞLANGIÇLAR ALDATICIDIR
    Maç başlıyor Çok zamandır İnönü'de böyle tempolu bir başlangıç görmedim, atak üstüne atak Maç Metalist'in sahasında geçiyor Kendi kendime "Hakikaten büyük ziyafete gelmişim" diyorum Öyle yükleniyoruz ki, gol ha oldu ha olacak Beş dakika, altı dakika durum aynı Gözüm golde Ama

    Ardından her geçen dakika tempo düşüyor, ziyafet, iki sezondur alışık olduğumuz gibi gittikçe yavanlaşıyor Metalist Karkiv meseleye ufaktan uyanıyor, bizim müdafaalarında açtığımız gedikleri yavaş yavaş onarıyorlar 7'nci dakikadan sonra tahkimatlarını tamamlayıp ince ince orta sahaya doğru çıkmaya başlıyorlar

    Hele ki bir pozisyon var o aralar, sanırım Devic'di, bizim ceza sahasında Zapo tarafından benim gördüğüm kadarıyla biçildi, hakemin işareti "Oynayın" olunca ilk ciddi saldırı savuşturulmuş oldu

    Şimdi size "O oldu, bu oldu" diye anlatacak değilim Gören gördü, görmeyenler okudu, dinledi Zaten bu dakikadan sonra anlatılacak çok şey de olmadı Maç bitince anladım ki Sağlam'ın "ziyafet" dediği baştaki çorbayla sınırlıymış Yani bir tür şakaymış Söylemeye çalıştığı, ziyafet değil, AKP'li belediyelerin yoksulluk sınırında tuttuğu ve sadaka yöntemiyle oylarını bağlamaya çalıştığı insanlara Ramazan ayı boyunca 'ikram ettiği' kumanya türü bir şeymiş

    HEPSİ BİRBİRİNDEN GÜZELMİŞ
    Maçın heyecanlı anlarında gayet ateşli olan tribün için dakikalar 11'i gösterdiğinde beklenen an da gelmiş oldu Altlı üstlü başladı "Kartal gol gol gol" O an yerimde olmanızı isterdim Bu kadar insanı aynı duyguyla isyan ettiren ne olabilirdi? Aşk, sevgi, bağlılık, kazanma arzusu, kaybetmeye isyan ya da tamamen isyan Hangisi? Ben bilemedim Belki hepsi, belki de bambaşka nedenler

    Gözüm eski açıktaki Ukraynalı taraftarlar da o ara, -Yusuf Canlı'nın dediğine göre üç otobüs gelmişler ve hepsi de birbirinden güzelmiş (!)- dönmüşler öylece kapalıyı izliyorlar Diyecekseniz, "Taaa G bloktan orayı nasıl gördün?", isteyenle Boğaz'dan geçen geminin adını okumaya iddiaya girebilirim Gözlerim hala uzağı bir dürbün gibi görmekte ama haliyle yaşlanıyoruz, kitap gazete okurken yakında ciddi sorunlar baş göstermeye başladı, harfler iyiden iyiye karışıyor doğrus

    Maç ilk devrenin sonuna kadar böyle sürüp gitti Metalist'in 50 numaralı formasını giymiş Coelho, adından olsa gerek, bir iki pozisyonda Zapo'nun ve Sivok'un arasından hakikaten bir 'Simyacı' gibi süzülüp geçti Neyse ki, biri dışında çok etkili olamadılar Ama onlardan birinin ikisinin, hele ki Rüştü'nün ayağıyla çıkardığının gol olması işten bile değildi

    UĞUR İNCEMAN SORUNSALI!
    İkinci devre başladığında da değişen bir şey yoktu 'ziyafet' açısından, her şey aynıydı yani kuru ekmeğe talim!
    Maçın en ilginç adamı benim için Uğur İnceman oldu İlk devre Cisse'nin biraz önünde, sağ tarafa yakın oynayan İnceman, ne yapması için oradaydı anlayamadım Ne rakibin hücuma çıkabilmesini engelledi ne de rakip müdafaanın önünde pas alışverişini sağlayabildi Öylece savruldu durdu oralarda

    Daha da anlayamadığım, neden Tello/Serdar Özkan değişikliği İnceman/Özkan biçiminde gerçekleşmedi Sanırım 'ziyafet' teorisi açısından uygun bulunmadı Sağlam tarafından

    Oysa ki maç boyunca izlediğimiz 5/6 iyi orta Seric ve Tello hattından gelmişti Hatta gol bile Tello'nun ortasından geldi İhtimal ki, o dakikadan sonra da Tello, bir kaç top daha kesebilirdi içeri Neyse Bu tercih bizim boyumuzu aştığı gibi haddimiz de değil Yine Nobre/Bobo da anlaşılamazdı ya, bir 'neyse' de onun için çekip yazıya devam edelim

    RÜŞTÜ'YE CHECK-UP
    Rüştü çift yumruk çıktı ve topu uzaklaştırdı ama biriyle çarpıştı ya da çarpışır gibi oldu, yere yığıldıSanırım dakika 60 falandı Metalist o aralar saldırdıkça saldırırken, göbekten bizim kaleye doğru bir orta kestiler Oyun durduğunda hakem sağlık görevlilerini oyuna davet ettiğinde arkamdaki biri espriyi çaktı; "Tamam artık Rüştü yine cheeck-up'a girdi" Ama Rüştü'nün hakkını yemeyelim yerde geçirdiği 3-4 dakika o ara gaza gelmiş olan Metalits'i frenledi

    O dakikadan sonra onlar da top oynamayı unutunca oyunun temposu düştükçe düştü Artık iki takım da gruplara kalma işini ikinci maça bırakmış, bu sonuca razı bir halde top oynuyordu

    70'lere doğru taraftar düştüğü/düşürüldüğü pozisyona isyan etti sonunda Versiyonları biraz daha küfür içeriyor ama bilenler hatırlasınlar diye söylüyorum, "Ooooo Beşiktaş'ım oley/ Beşiktaş'ım oley"in marşı üzerine bir tezahürat patladı göbekten ve dalga dalga yayıldı; "Oooo iki gelsin iki/İki gelsin iki/ böyle işi" Tahmin edersiniz ki, iki şey oldu İnsanların yarısı "Ne diyorlar, ne diyorlar?" diye yanındakine sordu, zaten gülmekte olan yanındaki tezahüratı tercüme edince gülme eylemi ikiye katlandı ve tezahürata katılım arttıkça arttı

    Öyle ya bu küfür kimseye dokunmuyor örneğinKüfürlü tezahürat bir özneye yönelmediğinde, bir duruma, bir olguya isyan ettiğinde pekala da anlamlı olabiliyor Kimseye Ne hakeme ne rakibe Bana kızacaklar, "Ya ayıptır kardeşim Yazıda bu savunulur mu?" diyecekler de olacaktır ama ben bunun pekala bir mizah unsuru olarak kabul edebileceğini düşünüyorum Yaratıcıydı bir kere, ziyafet diye gelmişler, ne ummuşlar ne bulmuşlardı? Biraz isyan onların (benim de tabii) hakkı değil miydi?

    ZİYAFET BİTTİ HAYDİ EVİNİZE
    Sağdan gelen ortaya ceza yayı üzerindeki Bobo yatarak çaktıBunu da yazmasam olmaz Dakika 90 suları Top kaleyi bulsa büyük ihtimal gol ya da kalecinin parmaklarında ciddi ekimozlara neden olabilirdi İkisi de olmadı ve üstten auta gitti

    O arkamdaki gruptan biri hayatımda duyduğum en absürd tespitlerden birini daha yaptı küfürle karışık "Ulan i, saniyenin yarısı kadar bekle, öyle vursana!" Ben o arada koptum artık Düşündüm ki, hakikaten enteresan bir kalabalık içinde yaşıyoruz ve başımıza şimdiye kadar ciddi bir şey gelmediyse o da anamızın babamızın bizim için verdiği onca sadaka sayesindedir

    Maç bitti Taksim'e doğru yollandığımızda ziyafeti bırakın çorbadan ana yemeğe bile geçememiştik Ama tecrübe böyle bir şey işte, insanı kötü durumlara uygun davranmaya da alıştırıyor
     

Bu Sayfayı Paylaş