Uğurluören Köyü Hakkında Bilgi Zile Tokat

'Tokat Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 8 Haziran 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Uğurluören Köyü Hakkında Bilgi Zile Tokat konusu Uğurluören Köyü Zile- Uğurluören Köyü Hakkında - Uğurluören Köyü Tanıtımı - Uğurluören Köyü Resimleri




    Bilgiler
    Nüfus 61 [1] (2008)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 60400
    Alan Kodu 0356
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Karadeniz Bölgesi
    İl Tokat
    İlçe Zile
    Uğurluören, Tokat ilinin Zile ilçesine bağlı bir köydür.



    Tarihi
    Uğurluören zahledin bu köy bir çerkez köyüdür

    Yenidağiçi, Uzunköy, Yalnızköy, Akgüller, Akdoğan, Büyükkarayün köyleri ile komşu olan ve ilçenin batısında bulunan Uğurluören Köyünün ası! ismi "Zehledin" dir. Bu isim Çerkez dilinde göç etmek anlamına gelmektedir. Köyün 1922 yılında Murat ve İdil adlı şahıslar tarafından kurulduğu söylenmektedir. Köy ilk defa Yenidağiçi Köyü yakınında kurulmuş, ancak bu yörede sivri sineğin bol olmasından dolayı şimdiki yere taşınmıştır. Sık ağaçlarla kaplı Çamlık isminde bir yaylası bulunan köyün ilçeye uzaklığı 12 km.dir. Ulaşım sorunu bulunmamaktadır. 14 haneden ibaret olan köyde, 1971 yılında eğitim ve öğretime başlanan köyde okul 1986 yılında Devlet tarafından 1 derslik ve 1 lojmanlı olarak inşa edilmiştir. İlk öğretimden sonra tahsile devam edenlerin çok olduğu köyde okuma-yazma oranı % 90'dır. Tamamı kıraç 1000 dekar arazide buğday, nohut, mercimek en çok yetiştirilen ürünlerdir. Köyde 150 büyükbaş, 350 küçükbaş hayvan mevcuttur. Hayvancılık genellikle yaylacılık şeklinde yapılmaktadır. Köyün yaylalarında madımak çok yetişmektedir. Bu yüzden çevre köylerden madımak toplamak için bu köye gelenler olmaktadır. Köyde kız kaçırma olayına rastlanılmamıştır. Düğünlerde köyün gençleri gelin almaya gelen oğlan evinin erkeklerine kız evinin önünde DÖGME diye adlandırılan oyunu oynarlar ve oğlan evinin erkeklerini döverler. Kavağın yaprağını tepeden dökmesi bolluğa işaret sayılırken bahar aylarında turnaların köy üzerinden geçmesi yokluğa işaret olarak sayılır.

    Kültür Çerkes Gelenekleri Çerkez toplumunun çesitli toplumsal aliskanliklari bulunmaktadir ve bu aliskanliklar, 130 yil önce göç yoluyla getirdikleri ülkede bile halen geçerliligini koruyorsa, baska bir degisle bu süreye karsi dayaniklilik gösterebildiyse, bu durum yüzyillardan beri sahip olunan bir yerlesiklikle açiklanabilir.

    Günüzde bile izlerine rastlanan gelenek ve göreneklere bakacak olursak; toplumda olabildigince özgör bir iliski yasayan Çerkeslerde gelenek ve göreneklere, degerlere taki bir baglilik söz konusudur. insan iliskilerinde yaratilan bu uyumlu atmosfer, bireylerin topluma ve kendilerine karsi duyduklari uyum davranisi sorumluluguyla ilgilidir. Tarihsel süreç içinde olmus ve toplum tarafindan benimsenmis kurallar ve gelenekleri, Çerkesler "Xhabze" diye adlandirilir.

    Çerkesler Kafkasyadan getirdikleri Türkiye'dede bir süre devam eden Feodal özelliklerinden, "Asil"lik ve "Köle"lik kurumlarinin, Çerkes toplumunun kesin çizgilerle olmasada siniflara ayirdigi söylenebilir. Ayrimin daha çok kesinlik kazandigi boylarda, boy tekrar kendi bünyesinde küçük prensliklere ayrilmis olup, bu prenslikler genellikle digerlerinden bagimsizdir, ancak tamamen birbirinden kopuk degildir. Çünkü Çerkes toplumunda yürürlükte olan yasam biçimi kollektivizm üzerine kurulur. Asil sinifta olanlarin çikarlarida bu yasam biçimine uygun düstügü için siniflar arasi sürtüsme ve çatismalara pek rastlanmaz.

    Toplumdaki sinifsal farkliligin kopuk olmasina karsin yine de Türkiye'de yakin tarihe kadar Çerkesler arasinda asil siniftan birinin köle siniftan birisiyle evlenmesi seklindeki kurallarin geçerliligini korudugu söylenebilir. Bunun yaninda Çerkes olmayanlardan kiz alip vermemek seklinde sürdürülen bir tavir gelenek ve göreneklerin daha az degisime ugramasinda etkili olmustur, günümüzde ise bu tür iliskilere girilmesi sikça raslanan bir davranis denilebilir.

    Çerkeslerde kiz kaçirma yaygin bir gelenektir. Kiz kaçirma eyleminin ilginç yönü bu eylemde zor kullanilmamasidir, yani kizin rizasi olmadan böyle bir ise kesinlikle kalkisilmaz Kizi kaçirmak için erkegin, kiz ailesinden birilerini haberdar etmesi gerekir.Kiz kaçirmaya kendisinin gitmesisart degildir. Kizi erkegin arkadaslari kaçirir ve yakin bir aileye teslim eder. O aile kizin arti ikinci ailesi dermektir. Kizin kaçirilip getirildigi aile kiz evi rollerini yüklenir. Ailelerin anlasmasi ise toplulugun yaslilarina düser. Geleneklere uygun biçimde evlilik törenleri düzenlenir ve gençler yeni yuvalarini kurar.

    Kaçma-Kaçirma geleneginde, ailedeki kiz ya da erkegin büyük olanin dururken küçügün evlenmemesinde ekisi oldugu söylenebilir. Yine aile içi evlilik yasagi, annenin sülalesinden bile en uzak kimselerle evlenmeme gibi bir gelenek önmlikle korunmaya çalisilan geleneklerdendir.

    Çerkeslerin gelenekleri içerisinde belki en önemlisi sayilan geleneklerden biri büyklere saygidir. Hatta bu konuda en iyi örnek, yaslilarin bulundugu büyük çerkes ailelerinde, evdeki gelin konumdaki hanimin yaslilarin yaninda yemek yememesi, konusmamasi, oturmamasi ve saygili davranmamasi bunun ifadesidir, denebilir.

    Bunun disinda Çerkeslerde; bulunan mekana biri geldiginde küçük-büyük herkesin onu ayaga kalkarak karsilamasi, namus ve saygi içinde onurlu yasam, insanlari ayirmadan tümüne sevgiyle yaklasmak, güçsüze yardimci olmak, yedirip-içirmek, konukseverlilik, iyi ve kötü günlerde bir arada olma, yardimlasma gibi geleneklerde yine önemle korunan ve uygulanan geleneklerdir.

    Çerkeslerin, Kafkasya'da tarim ve hayvnacilikla ugrasan köylü topluluklari oldugunu herkes tarafindan bilinmektedir. Göç yoluyla gelip bu ülkeye yerlesirken de köy yasamina dayali yerlesimler kurmalari bununla açiklanabilir. Odönemde sahip oldukalr toplumsal iliskiler reodal toplumsal iliskileriydi ve bu iliskilerde köyü yasamina denk düsüyordu. Çerkesler sahip olduklari toplumsal iliskileri en iyi bu tip yasam biçimlerinde gerçeklestirebilirlerdi. Bu yasam biçimi ile ifade etmek istedigimiz sey tabiki sahip olduklari degerler ve kurallardir.
    Çerkes Yemekleri

    Çerkeslerin yemekleri kendilerine has özellikler taşır. Yemekler daha çok et ve süt ürünlerine dayanır. Sebzeye pek itibar etmezler. Şişmanlığı kınayan Çerkeslerin kuvvetli ve sağlıklı bünyeye sahip olmalarının yemek kültürleri ile doğrudan alakası vardır.

    Pasta Çerkesler ekmek yerine pasta dedikleri ve ufak darı veya mısır unundan pişirilmiş lâpayı tercih ederler. Pirince daha az kıymet verirler. Pasta yapılacak ufak dârıyı evvelâ ona mahsus tahtadan yapılmış el değirmeniyle çekerek tamamen kabuğunu çıkarırlar. Sonra içindeki beyaz darıyı suda pişirerek pasta yaparlar. Mısırı da değirmene vermeden evvel fırında iyice kuruttukları için pastalık mısır unu bir dereceye kadar kavrulmuş demektir. Bunu da suda kaynatarak pasta haline getirirler. Her nevi pasta istendiği şekle konabilecek derecede katı yapılır. Bazen tuz katarlar bazen katmazlar, pirinci olduğu gibi temizleyip kaynatırlar. Pastayı şeven denen dibi yuvarlak kulplu demir tencerede kuvvetli ateş üzerinde ve demire temas eden kısmı da kızaracak derecede iyi pişirdiklerinden hamur tadı vermez. Çerkesler sacayağı kullanmazlar. Tencereyi ocağın içine daima asılı duran, istenildiği derecede kaldırılıp indirilebilen ve lehunç-tlexunç adı verilen demir zincire asarak kaynatırlar. Pastayı karıştırmak için belağ dedikleri küçük bir tahta ve düz kürek kullanırlar. Tencere yere indirilir belâğla güzel karıştırılıp tekrar asılır. Bu suretle bir kaç defa indirilip bindirilerek iyi bir şekilde pişmesine dikkat edilir. Pasta birlikte yenecek katığa göre sofranın üzerine dâire veya yarım daire şeklinde ince ve uzun olarak konur. Bazen de sofrada bulunacak her misafirin hissesi birbirinden ayrı olarak konur ve bu şekil daha kibar sayılır. Pasta yekpâre ve daire şeklinde sofraya konursa birlikte yenecek "şıpsı", yağda kızartılmış ve üzerine tereyağı veyahut kaymak konmuş peynir, söğüş et ile yenmek üzere yapılan güzel salça pastanın ortasına oyulan çukura konur. Pişmiş et, kuru peynir, ufak ufak doğranarak pastanın sathına biraz batırılmak suretiyle konur. Pasta el ile lokma haline getirilerek yendiği için sofradan evvel ve sonra eller behemehal sabunla yıkanır. Temiz peşkirle kurutulur. Hizmet eden sağ eliyle ibriği, sol eliyle leğeni tutar ve dizlerinin üzerine biraz çömelerek suyu döker. Misafirler el yıkamak için yerlerinden ka1dırılmaz. Apleş dedikleri peşkir ekseriyetle kızların ketenden yaptıkları uçları nakışlı, beyaz ve uzunca temiz bir havludur. Fakat yemek yerken kimse kucağına havlu koymaz.

    Coğrafya
    Tokat iline 80 km, Zile ilçesine 13 km uzaklıktadır.

    İklim
    Köyün iklimi, Karadeniz iklimi etki alanı içerisindedir.yaylacılık faliyetlerinin yapıldığı köye her yıl köye hayvan otlatmak için yaylacılar gelmektedir. çokkk hayvan geliyo deve fil gergedan v.s

    Nüfus
    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 61
    2000 72
    1997 69

    Ekonomi
    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.

    Muhtarlık
    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:

    ((2009)) - Necati KARTAL
    ((2008)) - Nazir KARTAL
    2004 - Necmi Kartal
    1999 - Zekerriya Kartal
    1994 - Necmi Kartal
    1989 -
    1984 -
    Alt yapı Bilgileri
    Köyde ilköğretim okulu vardır ancak kapalı dır . Köyün içme suyu şebekesi ve kanalizasyon şebekesi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol [[toprak)] olup köyde elektrik ve sabit telefon vardır.
    [​IMG]
    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net

    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş