Tuzun Zararları

'Diyet Beslenme' forumunda Dine tarafından 24 Şubat 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tuzun Zararları konusu Tuzun Zararları

    Besinlerin pek çoğunun içinde bulunan ve tuzun ana maddesi olan sodyum vücutta sıvı dengesinin sağlanması ve kan basıncının düzenlenmesinde rol oynayan önemli bir mineraldir. Ancak fazla tuz tüketimi bazı hastalıklar için büyük risk faktörü oluşturur.

    Tuzun Vücuda Verdiği Zararlar


    Yüksek tansiyona ve buna bağlı olarak kalp ve damar hastalıklarına yol açar. Yüksek tansiyon (Hipertansiyon) oluşumunda tuzun çok büyük önemi vardır. Bazı insanlarda böbreğin tuz (NaCl) atma kapasitesi sınırlı olabilir ve gereğinden fazla tuz alınması hipertansiyonun ortaya çıkmasına veya hipertansiyonun tedavisinde başarısızlığa yol açabilir.

    Hipertansiyon kan damarlarında basıncın artması durumudur. Tüm organ ve dokularda damar olduğu için hipertansiyon tüm vücudu etkileyebilir. Hipertansiyondan en çok etkilenen organlar; kalp beyin böbrekler büyük atardamarlar ve gözlerdir. Hipertansiyon bu organları etkileyerek kalıcı sakatlıklara ve ölümlere yol açabilir. Kuşkusuz hipertansiyonu tetikleyen tuzun yüksek oranda tüketiminin bu anlamda ölümlere neden olduğu oldukça açıktır. Nitekim yüksek tansiyonun sebep olduğu ölümler sadece İngiltere’de yılda 170 bin kişi kadardır.
    Kemikler üzerindeki olumsuz etkisi: Aşırı tuz tüketimi idrarda kalsiyum atılımını artırır. Bu ise kemiklerde kalsiyum kaybına neden olur. Kalsiyum kaybının artışı ise kemik erimesini (osteoporoz) ve kemiklerin kırılma riskini artırır.
    Diyet yapan kişilerin tuz tüketimine dikkat etmesi gereklidir.Çünkü fazla tuz vücutta su tutulmasına yol açar ve bu durum kişide şişkinlik hissine neden olabilir. Ayrıca tuzun iştah açıcı bir özelliği olduğundan özellikle diyet döneminde yüksek miktarda tüketilmemelidir.
    Hamilelerde sağlık sorunları yaratabilir.
    Fazla tuz tüketiminin bazı hamilelerde vücutta su toplanması yani ödemle birlikte yüksek tansiyona neden olduğu saptanmıştır. Hafif vakalarda bebek ya etkilenmez veya hafif düzeyde gelişme duraklaması gösterir. Fakat gelişmedeki duraklama 8 aydan sonra daha belirgin hale gelir. Hafif vakalarda genelde vaktinde doğum gerçekleşir. Ağır vakalarda ise 6 aydan sonra gelişme yavaşlar ve bebeğin sağlığı bozulduğundan erken doğum olur.
    Tuzu Azaltmak İçin Neler Yapılmalıdır?


    Hekimlerin büyük çoğunluğu yemeğin tuzsuz yapılıp sofrada tuz eklemenin daha az tuz almaya yardım edeceği kanısındadır. Özellikle sıcak yenen tahıllarda (pilav makarna...) bu çok işe yarayabilir.
    Yemeklerin daha az tuzla yapılması ve sofrada yemeklere tuz eklemekten kaçınılması da ikinci bir yöntem olarak tavsiye edilmektedir.
    Satın alınan ürünlerin etiketleri mutlaka okunmalı sodyumu (tuzu) azaltılmış veya tuzsuz ürünler tercih edilmelidir.
    Tuzluğun deliğinin küçük olması da yardımcı olabilir.
    Yemeklerin lezzetini artırmak için tuz yerine maydanoz nane kekik dereotu rezene fesleğen gibi bitkilerle baharatlar limon sirke yoğurt kullanılabilir.
    Tuzlanarak hazırlanan salam jambon gibi besinler konserveler hazır çorbalar hazır karışımlar salamuralar (turşu zeytin vb) hardal ketçap konserveler ve hazır sosların tuz içeriği çok fazladır. Bu besinlerden olabildiğince uzak durulmalıdır.
    Bol su içilmeli şişe ve maden sularının sodyum içeriği etiketinden kontrol edilmelidir.
    Sebze ve meyve tüketimi artırılmalıdır.
    Et olarak konserve ve tütsülenmiş (füme) ürün tüketiminden kaçınılmalıdır.
    Daima taze ve az tuzlu veya tuzsuz besinler tercih edilmelidir.
    Ne Kadar Tuz Almalıyız?


    Sağlıklı yaşam kurallarından biri de günlük sodyum ihtiyacını karşılayacak şekilde tuz tüketmektir. Günlük sodyum ihtiyacı 2400 miligramdır. Bu miktar günlük 5 gram civarında tuzla karşılanabilir. Besinlerin içinde bulunan doğal tuz (sodyum) bireylerin günlük ihtiyacını karşılar.
    Sofra tuzları iyotla zenginleştirilmiştir. Çok az miktarda (1/4 çay kaşığı) iyotlu tuz günlük iyot gereksinimini karşılamak için yeterlidir. İyot çabuk kayba uğradığından iyotlu tuzlar ışık geçirmeyen kapalı kaplarda saklanmalıdır.
    Dikkat !

    Tuz alımı sadece bedensel çalışma sırasında aşırı sıcak havalarda ya da fazla egzersiz yapıldığında terleme ile sodyum kaybı olduğundan su ile birlikte bir miktar artırılmalıdır
     

Bu Sayfayı Paylaş