"TUZLU KAHVE" mutlaka okuyun pişman olursanız yoruma"yazıklar olsun"yazın..

'Aşk Hikayeleri' forumunda HÜZÜN_LÜ tarafından 8 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Sponsorlu Bağlantılar
    "TUZLU KAHVE" mutlaka okuyun pişman olursanız yoruma"yazıklar olsun"yazın.. konusu Yıllar önce bir dergiden kesip almıştım hala saklarım beğeneceğinizi umuyorum...

    TUZLU KAHVE

    Kıza bir partide rastlamıştı..Harika bir şeydi.Partinin sonunda kızı kahve içmeye davet etti.Kız parti boyu dikkatini çekmeyen delikanlının davetine şaşırdı,ama tam bir kibarlık gösterisi yaparak kabul etti.Hemen köşedeki şirin kafeye oturdular.Delikanlı öyle heyecanlıydı ki,kalbinin çarpmasından konuşamıyordu.Onun bu hali kızın da huzurunu kaçırdı..."Ben artık gideyim" demeye hazırlanırken,delikanlı birden garsonu çağırdı..."Bana biraz tuz getirirmisiniz" dedi..."Kahveme koymak için"...Yan masalardan bile şaşkın yüzler delikanlıya baktı...
    Kahveye tuz!...Delikanlı kıpkırmızı oldu utançtan,ama tuzu kahveye döktü ve içmeye başladı.Kız merakla "Garip bir ağız tadınız var"dedi.
    Delikanlı anlattı: "Çocukken deniz kenarında yaşardık.Hep deniz kenarında ve denizde oynardım.Denizin tuzlu suyunun tadı ağzımdan hiç eksilmedi.Bu tatla büyüdüm ben...Bu tadı çok sevdim.Kahveme tuz koymam bundan.Ne zaman o tuzlu tadı dilimde hissetsem ,çocukluğumu,deniz kenarındaki evimizi ve mutlu ailemi hatırlıyorum...Annemle babam hala o deniz kenarında oturuyorlar..Onları ve evimi öyle özlüyorum ki.."Bunları söylerken gözleri nemlenmişti delikanlının..Kız dinlediklerinden çok etkilenmişti..İçini bu kadar samimi döken,evini,ailesini bu kadar özleyen adam,evi,aileyi seven biri olmalıydı.Evini düşünen,evini arayan,evini sakınan biri..Ev duyusu olan biri...
    Kız da konuşmaya başladı..Onun da evi uzaklardaydı..Çocukluğu gibi..Oda ailesini anlattı.Çok şirin bir sohbet olmuştu..Tatlı ve sıcak..
    ....Ve de bu sohbet öykümüzün harikulade güzel başlangıcı olmuştu tabi..Buluşmaya devam ettiler ve her güzel öyküde olduğu gibi,prenses prensle evlendi.vede sonuna kadar çok mutlu yaşadılar.Prenses ne zaman kahve yapsa prensine içine bir kaşık tuz koydu,hayat boyu..Onun böyle sevdiğini biliyordu çünkü...
    40 yıl sonra adam dünyaya veda etti."Ölümümden sonra aç" diye bir mektup bırakmıştı sevgili karısına..Şöyle diyordu,satırlarında..
    "Sevgilim,bir tanem...Bütün hayatımı bir yalan üzerine kurduğum için beni affet.Sana hayatımda bier tek kere yalan söyledim...Tuzlu kahvede..İlk buluştuğumuz günü hatırlıyormusun?.Öyle heyecanlı ve gergindim ki,şeker diyecekken "tuz" çıktı ağzımdan..Sen ve herkes bana bakarken,değiştirmeye o kadar utandım ki,yalanla devam ettim.Bu yalanın bizim ilişkimizin temeli olacağı hiç aklıma gelmezdi.Sana gerçeği anlatmayı defalarca düşündüm.Ama her defasında korkudan vazgeçtim.Şimdi ölüyorum ve artık korkmam için hiçbir sebep yok...İşte gerçek ben tuzlu kahve sevmem..O garip ve rezil bir tat...Ama seni tanıdığımdan itibaren bu rezil kahveyi içtim..Hem de zerre pişmanlık duymadan.Seninle olmak hayatımın en büyük mutluluğu idi.Dünyaya bir daha gelsem,herşeyi yeniden yaşamak,seni yeniden tanımak ve bütün hayatımı seninle yeniden geçirmek isterim.İkinci bir hayat boyu daha tuzlu kahve içmek zorunda kalsamda...

    "Yaşlı kadının gözyaşları mektubu sırılsıklam ıslattı.Lafı açıldığında birgün biri,"tuzlu kahve nasıl birşey acaba" diye soracak oldu..Gözleri nemlendi kadının..

    "Çok tatlı" dedi...
     

Bu Sayfayı Paylaş