Turunçgiller (Rutaceae)

'Doğa ve Bitkiler' forumunda Mavi_Sema tarafından 22 Mayıs 2009 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Turunçgiller (Rutaceae) konusu ]Turunçgiller (Rutaceae)
    Temel Britannica

    [​IMG]

    Bilimsel Sınıflandırma

    • Alem: Plantae - Bitkiler
      • Bölüm: Magnoliophyta - Kapalı tohumlular
        • Sınıf: Magnoliopsida - İki çenekliler
          • Takım: Sapindales
            • Familya: Rutaceae - Turunçgiller
    Narenciye, Türkçe'de turunçgiller ile eş anlamlı olan ve turunç, portakal, mandalina, greyfurt ve limon gibi ekonomik değeri yüksek olan Citrus cinsi meyve ağacı türlerini de içine alan bir bitki topluluğudur.
    Turunçgiller, portakal, limon, mandali*na, greyfurt gibi ekonomik bakımdan değerli meyve ağaçlarının oluşturduğu bir bitki familyasıdır. Adını turunç ağacından alan bu famil*ya aslında yalnızca tarım ürünlerini değil yabani otlan ve çalıları da içerir. Ama, günlük yaşamda turunçgiller sözcüğü doğru*dan bu familyadaki meyve ağaçları için kulla*nılır. Bunlara yaygın olarak "narenciye" de denir.
    Dünyaya Asya'nın güneydoğusundan yayıl*mış olan turunçgiller günümüzde en çok Akdeniz ülkeleri, ABD (özellikle Florida ve California), Brezilya, Arjantin, Güney Afri*ka ve Avustralya'da yetiştirilir. Turunçgillerin değerli C vitamini kaynağı olan bol sulu meyveleri bitkisel besinlerimiz arasında önemli bir yer tutar. Çünkü, taze meyveler*den ve yeşil sebzelerden aldığımız C vitamini bizi "iskorbüt" hastalığından korur. Oysa eskiden, özellikle uzun deniz yolculukları sırasında taze meyve ve sebze depolama olanağı bulunmadığından denizciler arasında bu hastalık çok ciddi sorunlar yaratmıştı.
    Taze meyve olarak tüketilen turunçgillerin başında portakal ve mandalina gelir. Limon ekşi tadından ötürü taze meyve gibi yenmeyip çoğunlukla yiyeceklere sıkılır, greyfurtun ise daha çok suyu içilir.
    Turunç (Citrus aurantium) tıpkı portakala benzeyen, son derece dayanıklı bir ağaçtır. Ama meyveleri portakal gibi tatlı değil acı*dır; bu yüzden de taze meyve olarak yenmez, ama kabuklarından reçel yapılır. Ayrıca, çi*çeklerinden parfüm sanayisinde kullanılan bir uçucu yağ çıkarılır. Gene bu familyanın bir üyesi olan ağaçkavunu (Citrus medicd) da reçel yapımında yararlanılan yumurta biçi*minde iri meyveler verir. Bu meyvelerin kabuğu buruşuk ve yeşilimsi sarı, ucu yumru gibi çıkıntılıdır. 4-5 metreye kadar boylanabilen bergamotun (Citrus bergamia) buruşuk kabuklu bir armudu andıran, hoş kokulu meyvelerinden bergamot esansı denen bir uçucu yağ elde edilir. Bu yağ özellikle parfüm sanayisinde, likör yapımında, şekerlemecilikte ve bazı ilaçları kokulandırmak için eczacı*lıkta kullanılır. Daha çok reçel yapılarak yenen kurutulmuş kabukları ayrıca özel bir koku vermek için çaya katılır. Dünyada en çok İtalya'da yetiştirilen bu meyve ağacı ülkemizin özellikle güney kesiminde küçük çapta üretilir. Anayurdunun Endonezya oldu*ğu sanılan misketlimonunun (Citrus aurantifolia) limona benzeyen meyvelerinin suyun*dan sitrik asit, kabuğundan uçucu bir yağ elde edilir.
    tanhamon günümüze kadar bozulmadan ula*şabilmiş mezanyla tanınır. Mısır'ın güneyin*de, Luksor yakınlarındaki Krallar Vadisi'nde yer alan bu mezar, 1922'de Lord Carnar-von'un yönetimindeki bir araştırma gezisine katılan İngiliz arkeolog Howard Carter tara*fından ortaya çıkarıldı. Eski Mısır'da herkes gibi, ölen krallar da mumyalanır, ölümden sonraki yaşam için gerekli olduğuna inanılan çeşitli yiyecekler, içecekler ve değerli eşyalar*la birlikte gömülürlerdi (bak. Mumya). Bu yüzden kral mezarlarının bir çoğu sık sık hırsızlarca yağmalanmıştır. Tutanhamon'un mezarı, içindeki bütün değerli eşyalarla bir*likte el değmemiş olarak ortaya çıkarılan ender örneklerden biridir.
     

Bu Sayfayı Paylaş