Trombositler - Trombosit Anlami - Trombosit Nasıl Oluşur

'Genel Sağlık' forumunda SeLeN tarafından 11 Ekim 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Trombositler - Trombosit Anlami - Trombosit Nasıl Oluşur konusu Trombositler - Trombosit Anlami - Trombosit Nasıl Oluşur



    TROMBOSİTLER: Trombositler en küçük hücrelerdir. Sayıları 1 mm3 kanda 150000-400000 arasında değişir, yaşam süreleri 5-7 gün kadardır. Bu hücreler de «kemik iliğinde Stem-celTden yapılırlar.
    Trombositlerin, biribirine ve haraplanan damardan açığa çıkan kollagene yapışma ve kümeleşme yetenekleri vardır. Bu özellikleri ile günlük, olağan hafif travmalarda ortaya çıkan kılcal damar yırtılmalarında tıkaç görevi yapar ve damardan kan sızmasını önlerler. Sayı ya da yetenek bozukluklarında deri altına küçük toplu iğne başı büyüklüğünde kanamalar olur. Ayrıca trombositler büyük damar harapl anmalarında tıkaç görevi yanında salgıları ile kanamanın durdurulması ve pıhtılaşmanın gerçekleşmesinde etkin rol oynarlar. Herhangi bir kandamarı herhangi bir noktada sürekliliğini kaybedecek olursa, yani kesilirse bu noktadan damar dışına kan sızar. Bu bir kanama olayıdır. Damar duvarı kanamayı azaltmak amacıyla, o bölgede büzülür. Ancak önlem tek başına yeterli değildir, damar duvarındaki kesiğin tıkanması gerekir. İşte bu kesiği tıkayıp kanamayı durduracak olan tıkaç “kan pıhtısı”dır. Pıhtının oluşmasında ve yapısında belki de en önemli görevi trombositler üstlenmişlerdir. Trombositler, kesik damar yüzeyinde birikip hem birbirlerine hem de damar duvarına yapışırlar ve ilk tıkacı oluştururlar. Trombositlerin bu biçimde kümeleşmelerine “agregasyon” denir. Trombositler ilk tıkacı oluşturduktan sonra bazı maddeler salgılayarak asıl tıkacın, yani pıhtının oluşmasını sağlarlar. Trombositlerin sayısı 1 mm-1′de 100000′in altma düşerse kanama artar. Bu sayının 50000′in altına düşmesi durumunda kendiliğinden gelişen öldürücü kanamalar olur

    Alinti


    Trombosit Konsantre Nakli Uygulaması



    Uygulama - Hazırlanan trombosit konsantreleri (süspansiyonları) oda sıcaklığında saklanır ve fizyolojik olarak ortaya çıkan agregasyon (kümelenme) olayını engellemek için sürekli çalkalanır. Bu konsantrelerin, hazırlama işleminden sonra 48 saat içinde nakledilmesi gerekir. Az miktarda da olsa oluşması engellenmemiş trombosit kümelerinin hastanın kana geçerek ufak damarları tıkamasını engellemek için konsantre özel bir filtreden geçirilir.

    Trombosit konsantrelerinin hastalara verilebileceği özel durumlar şunlardır:
    • Akut kan kanseri

    Akut kan kanserli hastalarda trombosit nakli aşağıdaki durumlarda yapılmalıdır:

    - Dışa olan kanamalar.

    - Derideki kanamalar.

    - Yayılmakta olan kas içi hematomlar (kan birikmesi).

    - Belirlenmiş olan ya da kuşku duyulan iç kanamalar; hastanın kan trombosit sayısının 20.000 / mm3′ün altında olduğu durumlarda ortaya çıkma riski artan beyin kanamaları da bu kapsama girer.

    Koruyucu nakil uygulamasına hastada kanama oluşma riskinin belirgin olarak arttığı, hastanın kanındaki trombosit sayısının 20.000 / mm3′ün altında olduğu durumlarda başvurulur. Kan trombosit sayısı 20.000 / mm3′ün üzerinde olan hastalar için genellikle koruyucu trombosit nakli gerekmez; ama trombosit sayısının birden düşmesi ve ateş ya da enfeksiyon gibi durumlarda böyle bir önleme başvurulabilir.

    Kan kanseri olan bir hastaya cerrahi girişim uygulamak gerektiğinde, kan trombosit düzeyini 80.000 -100.000 / mm3′e çıkaracak sayıda trombosit ünitesi nakledilmelidir.

    • Kemik iliği aplazisi (kemik iliğinde çeşitli nedenlere bağlı olarak kan yapımının durması).

    • İdyopatik trombositopenik purpura (nedeni bilinmeyen trombosit azlığına bağlı vücut boşluklarında ve dokularda kanama).

    - Akut biçimi: Hastalığın bu biçiminde ağır kanamalar seyrek olarak görülür. Trombosit nakline ender olarak gerek duyulur; bu hastalara verilen trombositler hızla yıkıma uğrar.

    - Kronik biçim: Trombosit nakli nadiren uygulanır. Verici trombositleri hastanın kanında hızla yıkılır.

    • Yenidoğanda kan uyuşmazlığına bağlı gelişen purpura.

    • Dissemine intravasküler koagülopati (DIC) (yaygm damar içi pıhtılaşma bozukluğu).

    • Uzun süre kan bankası kaynaklı tam kan nakli görmüş hastalar.

    • Dalakta trombosit göllenmesine bağlı olarak ortaya çıkan trombositopeni.

    • Doğumsal trombositopatiler (trombositlerde işlev ya da şekil bozuklukları). Bu durumda trombosit nakli yalnızca sürmekte olan bir kanamayı durdurmak için ya da hastayı bir cerrahi girişime hazırlamak amacıyla yapılır.

    • Sonradan edinilen trombositopatiler

    - İlaçlara bağlı durumlar: Sürmekte olan bir kanama varsa trombosit nakli gereklidir.

    - Plazmada toksik maddelerin varlığı: Nakledilen trombositler hastanın trombosit bozukluğunu hızla giderir. Ayrıca plazmada bulunan zehirli maddenin kandan uzaklaştırılması biçiminde bir tedavi de uygulanabilir. Komplikasyonlar

    Genellikle şu komplikasyonlar görülür:

    - Hemen ya da nakilden 12 saat sonra başlayan ve genellikle kendi kendine normale dönen ateş reaksiyonları.

    - Virüs hepatiti.

    - Bakterilerin hastanın kanına bulaşması.

    - Nakil sonrası purpura biçiminde kanamalar.
     

Bu Sayfayı Paylaş