Travma ve İyileşme

'Psikoloji' forumunda Dine tarafından 16 Ocak 2010 tarihinde açılan konu

  1. Dine

    Dine Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Travma ve İyileşme konusu "Vahşete verilen olağan tepki onu akıldan çıkarıp atmaktır. Sosyal anlaşmanın belli ihlalleri yüksek sesle söylemek için fazlasıyla
    korkunçtur; bunun kelime karşılığı 'dile getirilemez'dir."
    Savaş gazileri ev içi şiddet ve tecavüz mağdurları çocukluk
    istismarı ve ensest kurbanları... "Dile getirilemeyen"in vahşetin
    tanıkları... Ve taraf tutmak zorunda olan seyirciler... Failin
    tarafını tutmak caziptir çünkü her fail seyircinin hiçbir şey
    yapmamasını ister. Kötü olanı görmemenin duymamanın konuşmamanın evrensel arzusuna başvurur. Ve kuvvetli bir insan hakları
    hareketinin yokluğunda aktif tanıklık süreci kaçınılmaz olarak
    unutmanın aktif sürecine teslim olur. Bastırma çözülme ve inkâr
    bireysel bilinç fenomeni olduğu kadar sosyal bir fenomendir de.
    Judith Lewis Herman travmayı tıp literatüründe bir hastalık olarak
    kabul ettiren ve bu bakımdan tıp tarihine geçen Travma ve İyileşme adlı bu çalışmasında özellikle ev içi ve cinsel şiddet konularına
    eğilirken hiç kimsenin travmaya tek başına göğüs geremeyeceğini
    vurguluyor. Hastalığın doğru teşhis edilmesi hastanın güvenliğinin
    sağlanması ve hastayla terapist arasındaki ilişkinin iyileşmeye
    giden yolun temel basamakları olduğunu belirten Herman geçmişte ve günümüzde gerek psikiyatri alanında gerekse toplumsal yaşam ve hukuk düzleminde hâkim olan patriarkal anlayışın kadın sorunlarına özellikle de kadına yönelik şiddet ve tecavüz sorunlarına eğilmede yetersiz kaldığını hatta yanlış sonuçlara vardığını ileri sürüyor. Travma ve İyileşme mağdurların tanıklığına başvurularak yapılmış
    bu alandaki büyük boşluğu dolduracak hem doktorların hem de konuyla
    ilgili herkesin okumadan geçemeyeceği kapsamlı bir çalışma.
     

Bu Sayfayı Paylaş