Traji komik gazete ilanları...

'Fıkra & Komik Yazılar' forumunda NeslisH tarafından 23 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Traji komik gazete ilanları... konusu "Florya'da oto yıkamaya deneyimli yıkamacı aranıyor."
    Durum budur... Oto yıkamacıda işe girmek için bile "kıdem" gerekiyor artık.


    "Göztepe'deki mobilya atölyemize aklı başında ustalar aranıyor."
    Deli usta da var demek ki...

    "Bulgaristan doğumlu, Rusça bilen, genç, bekâr, iyi giyinen, muhasebeci bayan aranıyor."
    Yanağında beni de olsun mu?

    "Fiziği düzgün bayan aranıyor."
    90-60 kaç?


    "Emlak ofisinde telefona bakacak bekâr bayan aranıyor."
    Evliler telefona bakamıyor çünkü...

    "Hastaneye lise mezunu temizlik görevlisi aranıyor."
    Ortaokul yetmez... Malum, liselerde
    "hademelik dersi" okutuluyor...


    "Ofisboy yetiştirilmek üzere üniversite mezunu, yabancı dil bilen eleman aranıyor."
    Üniversite bitirecek, yabancı dil konuşacak, "yetiştikten sonra" getir götür yapacak.
    bu şartlara uyan birisi açıp sormuş, "Kaç para?"
    Maaş 500 milyon lira...


    "Marketlerde tattırma yapabilecek bayan aranıyor."
    Tövbe tövbe... Dondurma satsa, "yalattıracak bayan aranıyor" yazacak adam...

    "Duş kabinde tecrübeli, fiziği düzgün bayan aranıyor."
    Bu cümlenin üzerine ver romantik müziği, olsun sana seks filmi sahnesi...

    "Kasaya bakacak, ince yapılı eleman aranıyor."
    Mesai bitince, kasiyeri de kasaya koyacak herhalde...


    Durum budur.
    İşsizliğin gözü kör olsun


    Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok iyi arkadaş olan bir atla bir tavuk varmış...

    Bir sürü diğer hayvanlarla birlikte bir çiftlikte mutlu bir hayat sürerlermiş...

    Bir gün atla tavuk dere kenarında oynarlarken, at birden bataklığa adım atmış ve bataklık atı içeri çekmeye başlamış..

    Tavuğa "bana yardım eeeeet"diye seslenmiş. Tavuk bunun üzerine koşa koşa çiftliğe gitmiş, çiftçinin BMW sine atladığı gibi bataklık kenarına gelmiş....

    Bagajdan bir ip çıkarmış, bir ucunu BMWnin arkasına bağlamış bir ucunu da düğüm yapıp atın ayağına doğru fırlatmış, ve arabayı çalıştırmış.....

    Araba ilerledikçe at bataklıktan yavaş yavaş karaya çıkmış, ve tavuğa "sana hayatımı borçluyum canım dostum" diye teşekkür etmiş...

    Birkaç gün sonra, at bir gün dere kenarında su içerken tavuğun çığlıklarını duymuş...

    Başımı kaldırmış bir de ne görsün, bu sefer de tavuk bataklığa düşmüş çırpınıyor hem de boğazına kadar batmış...

    At önce etrafına bakmış, ne ip var ne bişey, zaten BMW’ yi de çiftçi almış şehre gitmek için. Ne yapsın? At derin bir nefes almış ve bacaklarını iyice aralayarak bataklığın kenarına gelmiş, kocaman organını tavuğa uzatmış: "hadi dostum sana uzatıyorum iyice asıl ve seni kıyıya
    çekeyim".

    Ve tavuk atın şeyine asılmış, yavaş yavaş at onu kıyıya çekmeyi başarmış.
    Tavuk ona mutlulukla gülümsemiş:

    "işte şimdi sen de benim hayatımı kurtardın dostum"....

    Peki bu hikayenin ana fikri nedir?

    "At kadar şeyiniz varsa etraftaki piliçleri toplamak için bir BMW ye ihtiyacınız yok".

    Kaynak:CMYLMZ

    Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok iyi arkadaş olan bir atla bir tavuk varmış...

    Bir sürü diğer hayvanlarla birlikte bir çiftlikte mutlu bir hayat sürerlermiş...

    Bir gün atla tavuk dere kenarında oynarlarken, at birden bataklığa adım atmış ve bataklık atı içeri çekmeye başlamış..

    Tavuğa "bana yardım eeeeet"diye seslenmiş. Tavuk bunun üzerine koşa koşa çiftliğe gitmiş, çiftçinin BMW sine atladığı gibi bataklık kenarına gelmiş....

    Bagajdan bir ip çıkarmış, bir ucunu BMWnin arkasına bağlamış bir ucunu da düğüm yapıp atın ayağına doğru fırlatmış, ve arabayı çalıştırmış.....

    Araba ilerledikçe at bataklıktan yavaş yavaş karaya çıkmış, ve tavuğa "sana hayatımı borçluyum canım dostum" diye teşekkür etmiş...

    Birkaç gün sonra, at bir gün dere kenarında su içerken tavuğun çığlıklarını duymuş...

    Başımı kaldırmış bir de ne görsün, bu sefer de tavuk bataklığa düşmüş çırpınıyor hem de boğazına kadar batmış...

    At önce etrafına bakmış, ne ip var ne bişey, zaten BMW’ yi de çiftçi almış şehre gitmek için. Ne yapsın? At derin bir nefes almış ve bacaklarını iyice aralayarak bataklığın kenarına gelmiş, kocaman organını tavuğa uzatmış: "hadi dostum sana uzatıyorum iyice asıl ve seni kıyıya
    çekeyim".

    Vebu bana mail olarak geldı aratırdım ama malesef verilmemiş

    "küçük ilan" okudunuzmu hiç.
    Çünkü o "küçük" ilanlar "büyük" Türkiye'yi anlatır bize.
    Hadi gelin birkaçını aktarayım...


    "Florya'da oto yıkamaya deneyimli yıkamacı aranıyor."
    Durum budur... Oto yıkamacıda işe girmek için bile "kıdem" gerekiyor artık.


    "Göztepe'deki mobilya atölyemize aklı başında ustalar aranıyor."
    Deli usta da var demek ki...

    "Bulgaristan doğumlu, Rusça bilen, genç, bekâr, iyi giyinen, muhasebeci bayan aranıyor."
    Yanağında beni de olsun mu?

    "Fiziği düzgün bayan aranıyor."
    90-60 kaç?


    "Emlak ofisinde telefona bakacak bekâr bayan aranıyor."
    Evliler telefona bakamıyor çünkü...

    "Hastaneye lise mezunu temizlik görevlisi aranıyor."
    Ortaokul yetmez... Malum, liselerde
    "hademelik dersi" okutuluyor...


    "Ofisboy yetiştirilmek üzere üniversite mezunu, yabancı dil bilen eleman aranıyor."
    Üniversite bitirecek, yabancı dil konuşacak, "yetiştikten sonra" getir götür yapacak.
    bu şartlara uyan birisi açıp sormuş, "Kaç para?"
    Maaş 500 milyon lira...


    "Marketlerde tattırma yapabilecek bayan aranıyor."
    Tövbe tövbe... Dondurma satsa, "yalattıracak bayan aranıyor" yazacak adam...

    "Duş kabinde tecrübeli, fiziği düzgün bayan aranıyor."
    Bu cümlenin üzerine ver romantik müziği, olsun sana seks filmi sahnesi...

    "Kasaya bakacak, ince yapılı eleman aranıyor."
    Mesai bitince, kasiyeri de kasaya koyacak herhalde...


    Durum budur.
    İşsizliğin gözü kör olsun

    AT VE PİLİÇİN HİKAYESİ

    Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok iyi arkadaş olan bir atla bir tavuk varmış...

    Bir sürü diğer hayvanlarla birlikte bir çiftlikte mutlu bir hayat sürerlermiş...

    Bir gün atla tavuk dere kenarında oynarlarken, at birden bataklığa adım atmış ve bataklık atı içeri çekmeye başlamış..

    Tavuğa "bana yardım eeeeet"diye seslenmiş. Tavuk bunun üzerine koşa koşa çiftliğe gitmiş, çiftçinin BMW sine atladığı gibi bataklık kenarına gelmiş....

    Bagajdan bir ip çıkarmış, bir ucunu BMWnin arkasına bağlamış bir ucunu da düğüm yapıp atın ayağına doğru fırlatmış, ve arabayı çalıştırmış.....

    Araba ilerledikçe at bataklıktan yavaş yavaş karaya çıkmış, ve tavuğa "sana hayatımı borçluyum canım dostum" diye teşekkür etmiş...

    Birkaç gün sonra, at bir gün dere kenarında su içerken tavuğun çığlıklarını duymuş...

    Başımı kaldırmış bir de ne görsün, bu sefer de tavuk bataklığa düşmüş çırpınıyor hem de boğazına kadar batmış...

    At önce etrafına bakmış, ne ip var ne bişey, zaten BMW’ yi de çiftçi almış şehre gitmek için. Ne yapsın? At derin bir nefes almış ve bacaklarını iyice aralayarak bataklığın kenarına gelmiş, kocaman organını tavuğa uzatmış: "hadi dostum sana uzatıyorum iyice asıl ve seni kıyıya
    çekeyim".
    bu bana mail olarak geldı aratırdım ama malesef verilmemiş

    "küçük ilan" okudunuzmu hiç.
    Çünkü o "küçük" ilanlar "büyük" Türkiye'yi anlatır bize.
    Hadi gelin birkaçını aktarayım...


    "Florya'da oto yıkamaya deneyimli yıkamacı aranıyor."
    Durum budur... Oto yıkamacıda işe girmek için bile "kıdem" gerekiyor artık.


    "Göztepe'deki mobilya atölyemize aklı başında ustalar aranıyor."
    Deli usta da var demek ki...

    "Bulgaristan doğumlu, Rusça bilen, genç, bekâr, iyi giyinen, muhasebeci bayan aranıyor."
    Yanağında beni de olsun mu?

    "Fiziği düzgün bayan aranıyor."
    90-60 kaç?


    "Emlak ofisinde telefona bakacak bekâr bayan aranıyor."
    Evliler telefona bakamıyor çünkü...

    "Hastaneye lise mezunu temizlik görevlisi aranıyor."
    Ortaokul yetmez... Malum, liselerde
    "hademelik dersi" okutuluyor...


    "Ofisboy yetiştirilmek üzere üniversite mezunu, yabancı dil bilen eleman aranıyor."
    Üniversite bitirecek, yabancı dil konuşacak, "yetiştikten sonra" getir götür yapacak.
    bu şartlara uyan birisi açıp sormuş, "Kaç para?"
    Maaş 500 milyon lira...


    "Marketlerde tattırma yapabilecek bayan aranıyor."
    Tövbe tövbe... Dondurma satsa, "yalattıracak bayan aranıyor" yazacak adam...

    "Duş kabinde tecrübeli, fiziği düzgün bayan aranıyor."
    Bu cümlenin üzerine ver romantik müziği, olsun sana seks filmi sahnesi...

    "Kasaya bakacak, ince yapılı eleman aranıyor."
    Mesai bitince, kasiyeri de kasaya koyacak herhalde...


    Durum budur.
    İşsizliğin gözü kör olsun

    AT VE PİLİÇİN HİKAYESİ

    Evvel zaman içinde kalbur zaman içinde, çok iyi arkadaş olan bir atla bir tavuk varmış...

    Bir sürü diğer hayvanlarla birlikte bir çiftlikte mutlu bir hayat sürerlermiş...

    Bir gün atla tavuk dere kenarında oynarlarken, at birden bataklığa adım atmış ve bataklık atı içeri çekmeye başlamış..

    Tavuğa "bana yardım eeeeet"diye seslenmiş. Tavuk bunun üzerine koşa koşa çiftliğe gitmiş, çiftçinin BMW sine atladığı gibi bataklık kenarına gelmiş....

    Bagajdan bir ip çıkarmış, bir ucunu BMWnin arkasına bağlamış bir ucunu da düğüm yapıp atın ayağına doğru fırlatmış, ve arabayı çalıştırmış.....

    Araba ilerledikçe at bataklıktan yavaş yavaş karaya çıkmış, ve tavuğa "sana hayatımı borçluyum canım dostum" diye teşekkür etmiş...

    Birkaç gün sonra, at bir gün dere kenarında su içerken tavuğun çığlıklarını duymuş...

    Başımı kaldırmış bir de ne görsün, bu sefer de tavuk bataklığa düşmüş çırpınıyor hem de boğazına kadar batmış...

    At önce etrafına bakmış, ne ip var ne bişey, zaten BMW’ yi de çiftçi almış şehre gitmek için. Ne yapsın? At derin bir nefes almış ve bacaklarını iyice aralayarak bataklığın kenarına gelmiş, kocaman organını tavuğa uzatmış: "hadi dostum sana uzatıyorum iyice asıl ve seni kıyıya
    çekeyim".

    Ve tavuk atın şeyine asılmış, yavaş yavaş at onu kıyıya çekmeyi başarmış.
    Tavuk ona mutlulukla gülümsemiş:

    "işte şimdi sen de benim hayatımı kurtardın dostum"....

    Peki bu hikayenin ana fikri nedir?

    "At kadar şeyiniz varsa etraftaki piliçleri toplamak için bir BMW ye ihtiyacınız yok".

    Kaynak:CMYLMZ
    Ve tavuk atın şeyine asılmış, yavaş yavaş at onu kıyıya çekmeyi başarmış.
    Tavuk ona mutlulukla gülümsemiş:

    "işte şimdi sen de benim hayatımı kurtardın dostum"....

    Peki bu hikayenin ana fikri nedir?

    "At kadar şeyiniz varsa etraftaki piliçleri toplamak için bir BMW ye ihtiyacınız yok".

    Kaynak:CMYLMZ tavuk atın şeyine asılmış, yavaş yavaş at onu kıyıya çekmeyi başarmış.
    Tavuk ona mutlulukla gülümsemiş:

    "işte şimdi sen de benim hayatımı kurtardın dostum"....

    Peki bu hikayenin ana fikri nedir?

    "At kadar şeyiniz varsa etraftaki piliçleri toplamak için bir BMW ye ihtiyacınız yok".
     

Bu Sayfayı Paylaş