Torun Köyü Andırın Kahramanmaraş

'Kahramanmaraş Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 4 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Torun Köyü Andırın Kahramanmaraş konusu
    Torun Köyü Andırın Bilgileri - Torun Köyü Hakkında - Torun Köyü Tanıtımı -Torun Köyü Resimleri



    İlçe: ANDIRIN - İl: KAHRAMANMARAŞ

    Köy Muhtarı: Bilgi Yok


    Muhtarlık Erişim Bilgileri: Bilgi Yok


    Kahramanmaraş
    Bilgiler
    Nüfus 556 (2000)
    Koordinatlar
    Posta Kodu 46400
    Alan Kodu 0344
    Yönetim
    Coğrafi Bölge Akdeniz Bölgesi
    İl Kahramanmaraş
    İlçe Andırın
    Web Sitesi

    Torun, Kahramanmaraş ilinin Andırın ilçesine bağlı bir köydür.
    TARİH

    Köy Andırına yerleşen Oğuzların kayı boyunun KARAKEÇİLİ Aşiretinin "TORUN"Kolundan insanlarca kurulmuştur.Eski adı "KASTAL"Olan bir Türkmen köyüdür.Köyü kuranlar ELAZIĞ tarafından gelerek yerleşen karakeçililerdir.Osmanlı iskan Tahrir ve Tapu kayıtlarına göre köye yerleşen aileler ERZURUM Aşkaleden gelen Oğuzların Kayı boyundan Osmanlıyı kuran ve Türkiyenin en büyük aşiretlerinden olan Karakeçili aşiretidir.Köyde Türkmen Kültürü devam etmektedir.Bunun yanı sıra köyde okula ve eğitime karşı her ne kadar ciddi bir iştah olsada eğitimli insanlar da köyün geçmiş ve tarihçesine pek ilgi duymamışlardır. Köyün bilinen en yaşlısı ve canlı tarihi Sıpa Hasan yaklaşık olarak 120 küsur yıl yaşamış bir savaş gazisiydi ve rahmetliden köyün geçmişi ve yakın tarihi hakkında son derece somut ve doğru bilgiler alınabilirdi. Madalayalarını sürekli gögsünde taşıyan bu gaziyi kaybetmiş olmamız bir anlamada tarihi de öğrenememiş olmamız anlamına gelmektedir ama eminim çocukları ve torunları buraya yazacak bir takım bilgilere sahiptirler.Karakeçili aşireti Malazgirt Savaşı (1071)’ndan önce, Ertuğrul Gazi’nin önderliğinde Orta Asya’nın Merv ve Mahan bölgelerinden Anadolu’ya girmişler, bir süre Iğdır ve çevresinde konakladıktan sonra güneye doğru akarak Ahlat, Şanlıurfa ve Suriye bölgesine geçmişlerdir. Aşiretin bir bölümü Urfa, Suruç, Siverek bölgesinde, bir kısmı da Ankara, Karacadağ ve Söğüt bölgesinde yerleşmişlerdir.Osmanlı Devleti kuruluş tarihinden itibaren, göçebe Türk boylarını, Anadolu'nun çeşitli yörelerinde yerleşik hayata geçirmek için değişik uygulamalara girişmiştir. XVI. Yüzyılın ilk çeyreğinde Anadolu'daki iskan hareketi hızlanmıştır. Elazığ ve ilçeleri,Erzurum ve ilçeleri,Malatya Elbistan yöresi,antep,adıyaman yöreleri,Maraş,kelkit vadisi ve Batı Anadoluda Eskişehir,Bursa,Bilecik,söğüt,domaniç çevresi,Manisa,Uşak,Afyon,Kütahya,Toroslar,Konya,A nkara,Kırıkkale,Çorum havzalarında Osmanlı döneminde iskanlar yapımıştır.Musul,Erbil,Kerkük,Halep,Rakka,Münbiç çevrelerine Anadoludan önce Kayı Boyu ve KARAKEÇİLİLER yerleşmişlerdir.Türkiyede Karakeçililer bilinen 68 koldan oluşur.Elazığ çevresinde 5 oymak ve isimle anılan Karakeçili kolları vardır.Bunlar:"Çarsancaklı","Torun","Ceraplı","Gök çe","Antarlı"URFA'DA Antarlı kolu (Andari)olarak ifade edilmiştir."Kadılı"kolu'da Kadıyan olarak ifade edilir.Bulkasım yada Kasımoğlu koluda(Arapça'nın etkisi ile Binkasım olarak ifade edilmiştir.)Musuldan son 200 yılda Urfa Elazığ çevresine göç eden Karakeçililere(musiki)denilmiştir. Gaziantep havalisine yerleşen Karakeçililer ise, "Albayramlar" adıyla anılırlar.Bilindiği gibi, Anadolu'daki Karakeçililerin önemli bir bölümü Urfa havalisinde yaşamaktadır. Burada yaşayan Karakeçililer Türk oldukları hâlde, Türkçeden farklı bir dil konuşmaktadırlar. Ancak konuşulan bu dilin "Gürmanç" ağzı olduğu ve Tuncer Gülensoy'un tesbitlerine göre, "Doğu Anadolu Osmanlıcası" olduğunu söylemek mümkündür. Aynı Hoca'nın burada yaşayan Karakeçililerle ilgili tesbitleri şöyledir: "Urfa-Suruç yöresinde yaşayan Karakeçililerin büyük bir kısmı "Gürmanç" ağzını konuşmakladırlar. Ancak bunun yüzde seksenbeşi Türkçe kelimelerden oluşmaktadır."l4.Karakeçililer üzerinde sosyolojik araştırmalar yapan Ziya Gökalp ve Mehmet Eröz'ün görüşleri de bu düşüncelerle beraber değerlendirildiğinde, olayın realitesi açığa çıkmaktadır. Ziya Gökalp, Viranşehir'deki Millilere komşu olarak nitelendirdiği Karakeçililerin -ki aslında bu boyun içinde addedilmektedirler-Bursa'daki Karakeçililerin bir bölümünü oluşturduklarını ve zamanla Türkçeyi unuttuklarını ifade ederek, bunların köy isimlerinden hareketle Türk olduklarının anlaşıldığını söylemektedir. Nitekim, Salur ve Kangılı köylerinin Karacadağ'da yer aldığını, bunların da eski Türk boy adları olduğunu söylemektedir. Ziya Gökalp, buradaki Türkan aşiretinin de aynı akibete uğradığına işaret etmektedir.Karakeçililer, geçmişte Ertuğrul Gazi Türbesi'ni her yıl Nevruz gününde ziyaret ederlerdi. Burada bir tür anma toplantısı niteliğinde buluşur ve şenlik düzenlerlerdi. Ancak sonraları bu geleneği Eylül ayının ikinci haftasında yapmaya başlamışlardır. Bu ziyaret ve şenlik Karakeçililerin bayramıdır. Atlarla buraya gelen ve kurbanlar kesen Karakeçililer görkemli törenler yaparlardı. Bu esnada cirit oyunları ve güreş müsabakaları da yapılırdı.15 Bu ziyaret ve şenlikler II. Abdülhamid zamanında resmileştirilmiştir.Osmanlı yönetimine sadakatla bağlı kalan Karakeçililer, genel olarak herhangi bir disiplinsizlik hareketine girmemişlerdir. Sultan II. Abdülhamid sarayın muhafazası için Karakeçilileri görevlendirmiştir. Hem Yavuz Sultan Selim, hem de II. Abdülhamid tarafından Karakeçililere sancak verildiği ve kendilerine çok güvenildiği rivâyeti de yaygındır. Bilindiği gibi, II. Abdülhamid, Alman İmparatoru'na Karakeçili aşiretinin mensuplarını tanıtırken, kendi akrabaları olarak takdim etmiştir. Ayrıca aynı padişah Karakeçililerin bulunduğu bir alay meydana getirerek, bu alaya "Ertuğrul Alayı" adını vermiştir, ki bu da çok manidardır. Yine kendi adıyla oluşturduğu "Hamidiye Alayları"nda, ki bunlar da Çanakkale ve Doğu Cephesi'nde Ruslar, İran ve Ermenilerle olan çarpışmalarda önemli hizmetler ifa etmiştir, Karakeçililer yer almıştır.Cumhuriyet döneminde de Karakeçililer devlete sadakatla bağlı kalmışlardır. Millî Mücadele'de Urfa ve havalisindeki millî faaliyetlerde ve özellikle yörenin Fransız işgalinden kurtarılması ile bazı iç isyanların bastırılmasında, Siverek kuvvetleri içinde yer alan Karakeçililer, diğer Türkmen (Oğuz) kuvvetleri olan İzoli, Beğdili (Badıllı), Karahanlı aşiretleri gibi üzerlerine düşeni yapmışlardır.16.Yine Millî Mücadele'de Güneydoğu Anadolu'daki Milli aşiretinin neden olduğu ayaklanma teşebbüsüne katılmayan Karakeçililer, Viranşehir ve çevresinde İngiliz ve Fransız kuvvetleriyle mücadeleye giriştikleri gibi, isyancılarla da mücadele etmişlerdir. Ancak bu isyan sırasında Karakeçililerin ileri gelenleri hayatlarım kaybetmişlerdir. Mardin'de bulunan Beşinci Tümen'in çabaları ve millî kuvvetlerin yardımıyla bu isyan hareketi bastırılmış ve asiler Suriye'ye kaçmak zorunda kalmışlardır.17. Güneydoğu Anadolu'da olduğu gibi Orta ve Batı Anadolu bölgelerindeki Karakeçililer de Millî Mücadele'ye destek vermişler ve önemli vazifeler ifa etmişlerdir. Batı cephesinde Yunanlılara karşı ve bazı iç isyanların bastırılmasında önemli hizmetlerde bulunmuşlardır. Mustafa Kemal Paşa'nın yakın silâh arkadaşlarından Yarbay Mehmet Arif Bey oluşturduğu özel bir "Karakeçili Müfrezesi" ile Millî Mücadele'ye katkıda bulunmuştur.18.Sonuç olarak, Karakeçililerin Hocamız Faruk Sümer'in "Türkmenler" dediği Oğuzların Bozok kolunun Kayı boyuna mensup oldukları ve yüzyıllara dayanan bir mazilerinin olduğu açıktır. Anadolu'yu ebedî vatan yapan Türkiye Selçukluları ve Osmanlı Devleti zamanında varolan ve Anadolu birliği içinde çok uzak olmasa da farklı yörelerde yaşayan bu insanlar, âdeta Anadolu insanın kardeşlik ve birliğinin simgesini oluşturmaktadırlar, denilebilir. Kısacası, millî birlik ve beraberliğe, kardeşliğe güzel bir örnektir Karakeçililer... Devlete ve millete hizmet yolunda Cumhuriyet döneminde de sadakada bağlı kalan bu aşiretin "Yörük Bayramı" kutlu olsun.Sözlerimi Büyük Atatürk'ün şu cümlesiyle bitirmek istiyorum; "Diyarbakırlı, Vanlı, Erzurumlu, Trabzonlu, İstanbullu, Trakyalı ve Makedonyalı hep bir ırkın evlâtları, hep aynı cevherin damarlarıdır... "19

    Torun avşarlarda sadece değil

    Baraklarda,Beydillilerde,Karakoyunlularda,Karakeçi lilerde,Elbeylilerde ve Hatta kürt milli aşiretindede vardır.Torun aşiretlerde soylu olan Bey kökünden gelen insanları ifade eder.yukarıdaki bilgiler Osmanlı iskan kayıtlarını incelerseniz doğruluğunu anlarsınız.saygılar.

    Kültür

    Köyün en meşhur yemeği tirşiktir ve çorba türü olan bu yemek yabani olarak yetişen pancarların toplanıp, doğranması ve akşamdan sabaha mayalanarak fermante edilmesi ve daha sonra meşe odununda pişirilip içine un katılarak terbiye edilmesi ile elde edilir. Çiğ halde yenildiginde insana son derece zararlı olan bu bitki pişirildiğinde muhteşem bir yemeğe dönüşür ve grip ve soğuk alğınlığına son derece iyi geldiğinden dolayı bu bitki "Andırın Doktoru" olarak ta anılır.

    Coğrafya

    Kahramanmaraş iline 95 km, Andırın ilçesine 10 km Osmaniye ili Kadirli İlçesine 45 km uzaklıktadır. İki bölümden oluşmaktadır. Haştırın Bölgesi ve Kastal Bölgesi. il ana yolu ve ilçeyi Adana'ya bağlayan yol üzerinde kurulmuş olup Bakü-ceyhan petrol boru hattı da köyün içinden geçmektedir. Tarihinden bu yana köy Çukurovayı klikya'ya bağlayan ana kervan ve ticaret yolu üzerinde varolmuş olup eski dönemlerde kervan ticaretinin bu dağlık alanda korunmasında önemli bir rol oynamıştır.

    İklim

    Kışları soğuk, yazları ise sıcak geçen Akdeniz yayla iklimi hakim olmakla beraber aldığı ortalama yağışın yüksek olması nedeniyle son derece yeşil bir bitki örtüsüne sahiptir. K.Maraş'ın yazları en yeşil kalan alanlarından biridir. Kışları genelde kar yağar am son yıllarda etrafta yapılan barajlar nedeniyle iklimde ciddi bir değişiklik olgusu yaşanmaktadır.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007
    2000 556
    Ekonomi

    Köylünün genel uğraşı tarım ve hayvancılık olmakla birlikte tarım hala verimsiz ve günümüz koşullarında ilkel denebilecek anlamda yapılmaktadır ve sanayi tarımı veya verimli tarım anlayışı hakim değildir. Hayvancılık ise yine aynı şekilde icra edilmekte olup ahır ya da çiftilik hayvancılığı yapılmamaktadır.

    Muhtarlık

    Yerleşim yerinin köy tüzel kişiliği alması ile birlikte köyün tüzel kişiliğini temsil etmesi için köy muhtarlık seçimleri de yapılmaktadır.

    Seçildikleri yıllara göre köy muhtarları:
    2004 Ahmet (Çavuş) Çömez
    1999 Mustafa Çömez
    1994 Hüseyin Deniz
    1989 Hüseyin Deniz
    1984 Hüseyin Deniz

    Altyapı bilgiler

    Köyde içme suyu şebekesi olmamakla birlikte köy muhtarlığının çalışmaları sonucu yapılan çeşmeler ve bunun yanısıra öteden beri kullanılan kuyular köyün su ihtiyacını karşılamaktadır. Köyün su kaynakları son derece boldur. Köyde kanalizasyon şebekesi yoktur. Köy yolları 1980 li yıllarda kurulan "Köy Hizmetleri" tarafından yapılmış olup stabilize ve bakımsız yollardır.



    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi
    Kaynak : Yerel Net
    Köyünüze ait bilgi ve resimleri bu konu altında paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş