Too Enough Konu Anlatımı (İngilizce)

'İngilizce Dil Bilgisi' forumunda SeLeN tarafından 30 Aralık 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Too Enough Konu Anlatımı (İngilizce) konusu Too and enough - İngilizce Dersleri Too Enough - too enough grammar -too enough infinitive - too enough quiz - too enough nedir - too enough test konusu


    Too + Adjective / Adverb + to-Infinitive

    (Too + Sıfat / Zarf + to + Fiilin Yalın Hali)



    “Too” kelimesinin bir anlamı da “gereğinden fazla” demektir. “Too”dan sonra bir sıfat ve ondan sonra da “to + fiilin yalın hâli” kullanılır. Cümlenin anlamı OLUMSUZDUR.



    · The exam was too difficult for us to pass. [A1]



    · Los Angeles is too far for him to drive there alone.[A2]

    · It was too rainy for us to go to the lake[A3] .



    Cümlede nesne (me, you, him, her ….etc) kullanmak gerekirse zarftan hemen sonra “for” edatı ve nesne zamiri ilave edilir ve gerektiğinde kullanılır.



    · This job is too difficult for me to achieve. [A4]

    · This job is too difficult to achieve.[A5]



    · The car moves too slowly for me to reach the airport on time. [A6]



    · Sinem works too slowly for the director to meet the deadline.[A7]

    · Sinem works too slowly to meet the deadline. [A8]

    Too / Enough Kullanım Örnekleri

    -Too

    too+sıfat

    too: çok fazla,aşırı
    too big: çok büyük
    too expensive: çok pahalı
    too far: çok uzak

    Örnekler:

    A: I can’t read.

    A: It is too dark to read.

    (Okunmayacak kadar karanlık.)



    A: Let’s go to the cinema now.

    B: No, we can’t.

    A: Why not?

    B: It is too late to go.

    (Gidilmeyecek kadar geç.)




    -Enough

    sıfat+enough

    enough: yeteri kadar
    tall enough: yeteri kadar uzun boylu
    cheap enough: yeteri kadar ucuz
    beautiful enough: yeteri kadar güzel


    Örnekler:

    A: Can your brother talk?

    B: Yes. He is old enough to talk.

    (Konuþabilecek kadar büyüdü.)



    A: Shall we buy this car, Dad?

    B: No, we can’t buy it.

    A: Why?

    B: I am not rich enough to buy it.

    (Onu alacak kadar zengin deðilim.)
     

Bu Sayfayı Paylaş