Tokat İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları

'Karadeniz Bölgesi' forumunda NeslisH tarafından 25 Aralık 2008 tarihinde açılan konu

  1. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tokat İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları konusu
    Almus


    Almus Yurdumuzun Orta Karadeniz Bölgesinde Tokat İline bağlı ve il merkezine uzaklığı 36 Km olan şirin bir ilçemizdir. Yeşil ile mavinin tüm tonlarını bu şirin ilçemizde görmek mümkündür. Şöyleki ilçenin hangi yönüne olursa olsun 5-10 dakikalık yürümek sonucu doğal piknik alanlarına ulaşabilirsiniz.Baraj gölünün oluşturduğu koyularda olta balıkçılığı, biraz yukarılarda piknik yapılabilir.Yazın Baraj gölünde yüzmek ayrı bir güzelliktir.

    En ünlü mesire yerlerimizin başında Orman evleri, Tufantepe, Harami Yaylası, Köse Pınarı gelmektedir.Almus Orman evleri Sadece Almuslunun değil İlçemize dışarıdan gelen Sivas, Amasya, Çorumlu vatandaşlarımızın da uğrak yeridir. Haftanın hemen her günü buraya piknik amacı ile gelen onlarca aile vardır. İlçemizde faaliyet gösteren alabalık üreticilerinin yapmış oldukları kendin pişir kendin ye türünden yapılan küçük lokantalar baraj gölü etrafını süslemektedir. Yine İlçemize bağlı olan Çevreli Kasabasının çatak yaylası tam bir doğa harikasıdır.Yayla ortasından geçen çatak deresi yaylaya bambaşka bir hava vermektedir. Çatak Yaylasından çıktıktan sonra insan rüyada gibidir çatak yaylasından 10 kilometre yukarıya çıktığınızda artık şehir ve köy hayatı yoktur. Yayla hayatı başlamıştır Dumanlı Dağı etrafına kurulan ilçemize bağlı köylerin yaylaları birbiri peşine sıralanır. Bir yayladan diğerine geçmek suretiyle İlçenin en uzak köyü Kolköy ün yaylasına kadar her yer yayladır.



    Yaylaların ortasında kalan Mescit Köyü İlçenin en güzel yerlerindendir. En yüksek olması sebebi ile yılın kar olmayan her ayı yeşildir.Yemyeşil bir vadi olan Mescit Ovası Arıcıların ve büyükbaş sığır üreticilerin vazgeçemedikleri bir yerdir.



    İlçede Tarihi eser kalıntılarının fazla olmayışı ilçenin 1. derece deprem bölgesinde olmasındandır. İlçeye bağlı Babaköyüne 2 km uzaklıkta bulunan bir doğal mağara bulunmaktadır. Bu mağaranın oluşumu İlimizde bulunan Ballıca Mağarasını anımsatmaktadır





    Artova





    Artova ; Tokat İline bağlı bir bucak iken, Mart 1921 tarihinde Sulusaray mevkii İlçe merkezi olmak üzere Mülki taksimatta yer almıştır. 1923 yılında meydana gelen depremden büyük zarar görünce, şu anda merkez ilçeye bağlı bir bucak olan Çamlıbel İlçe merkezi yapılmış olup, 01 Haziran 1944 tarihinde Artova İlçe merkezi olmuştur.

    Bazı tarihi kaynaklar Artova İlçesinin kuruluşunun Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran seferine dayandırmaktadırlar. Evliya Çelebi Seyahatnamesinde “ .........Şimale doğru giderek Çamlıbel dağından, Sivas eyaleti toprağında mahsulü çok, mamur ve müzeyyen kasaba misali köylerden geçtik. Arıkova (Artova) kasabasına geldik. Oradan da yine şimale giderek Şeyh Nusrettin Tekke-sine uğradık” kaydı bulunmaktadır.

    İlçemizin kuzeyinde 20 Km. uzunluğunda kaplama bir kara yolu ile Sivas- Tokat karayoluna, buradan Tokat İline de 18 Km. mesafede olup, güneyindeki 17 Km. mesafelik karayoluyla Yeşilyurt ve 29 Km. lik karayolu ile Sulusaray İlçesine ulaşım sağlanmaktadır.

    Köy Hizmetleri sorumluluğundaki Zile- Artova arası, 60 Km. uzunluğunda asfalt yolla kaplıdır. Ayrıca Aşağıgüçlü, Sağlıca köyü ve Çelikli kasabasına İlçe merkezinin asfalt yollarla bağlantısı vardır. Ayrıca 22 Km. stabilize yol ile Pazar İlçesine bağlıdır.

    İlçemiz Karadeniz bölgesinin iç kısımlarında, İl Merkezine 38 km. asfalt yol ile, Artova’dan Sivas’a 126 km., Artova’dan Samsun’a 277 km. DDY.ile ulaşım yapılır. DDY.’nın İlçemiz Mülki hudutları içerisinde 27 km. uzunluğunda tren yolu bulunmaktadır.
    Artova ilçemizde 5 adet telefon santrali mevcut olup, 2 724 kapasiteye sahiptir. 2 519 çalışan abone olup 249 boş kapasite bulunmaktadır

    II. Nüfus Durumu :

    2000 Yılında yapılan Nüfus Sayımına göre İlçe Merkezinin 5.610,ilçemize bağlı 27 köy ve 1 beldenin toplam nüfusu ise 10.636,İlçe Merkez ve Köy nüfus toplamı ise 16.246 dır.1990 Nüfus Sayımına göre ilçe merkezinin 4.429 kasaba ve köylerin nüfusu ise 13.259. ,1997 yılında yapılan nüfus sayımına göre ise ilçe merkez nüfusunun 3.971, kasaba ve köylerin nüfusu ise 10.694 dür. İlçe merkezi nüfusunda 1990-2000 yılları arasında %21.1 artış olmasına rağmen,1990-2000 yılları arasında köy nüfusunun toplamında %19.8 oranında bir azalma görülmektedir. İlçe Merkez ve köylerinin genel olarak 1990-2000 yılları arasında toplam nüfusunda %8.2 lik bir azalma söz konusudur.





    Başçiftlik





    Başçiftlik İlçesinin kuruluş tarihi hakkında kesin bir bilgi yoktur. Çeşitli rivayetler varsa da kesin delile dayanmamaktadır. Kuruluş tarihi yaklaşık 400 senenin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Bir rivayete göre ilçenin Fatih Sultan Mehmet'in Trabzon-Rum,Pontus devleti üzerine açtığı sefer sonucu kurulduğu da söylenir. Ancak bunun kesin bir delili ve bileni yoktur. Başçiftlik daha önce Niksar ilçesinin doğu bölümüne rastlayan ve Ayvaz önü mevkiine yakın bir yerde ilk yerleşimini yaptığı bilinir. Hatta o zamanki Başçiftlik mezarlığı çok yakın zamanlara kadar aynı adla anılmakta idi. Söz konusu mezarlık yakın zamanlarda Niksar Belediyesinin arsa parselleri ve şahısların buralara sahip çıkması sonucu mezarlık dağıtılmıştır. Tarihi kesin olarak bilinmemekle beraber, o zamanki sosyal durum ve Niksar çevresindeki bataklıklar ile o sıcak havadaki sivrisinek burada yaşayan halkı rahatsız etmiştir. Yine o zamanki Başçiftlik halkından olan bazı şahıslar bulundukları yerden doğuya doğru gittiklerinde geniş ormanlıklar ve soğuk akarsular arasında bugünkü Başçiftlik ilçesinin merkez camisinin bulunduğu yerde,geniş bir alan bulmuşlardır. Geri döndüklerinde halklarına: “ Öyle bir yer bulduk ki otu sümbül kuşu bülbül” diye methetmişlerdir. Bunun üzerine köy halkından beş hanenin buraya yerleştiğini daha sonrada göçmeyerek ikameti devam ettirdiği söylenir. İsminin de buradaki beş haneden dönüşerek Başçiftlik olduğu daha sonrada Başçiftlik'e dönüştüğü rivayet edilir.

    COĞRAFİ BİLGİLER


    Başçiftlik İlçesi coğrafi konum olarak Kelkit Çayı bir eşkenar üçgenin tabanı kabul edilirse,Reşadiye-Niksar tabana bitişik köşeleri, Başçiftlik'te taban karşısındaki köşede yer alır. Diğer bir ifadeyle Başçiftlik, Kuzeyinde Ordu iline bağlı Aybastı ilçesi,doğusunda Reşadiye ilçesi,güneyinde Niksar İlçesiyle çevrilmiş olup,yaklaşık toplam 130 Km2'lik mülki sınıra sahiptir. Yaklaşık olarak 37 derece,17 dakika doğu meridyenleri ile 40 derece,28 dakika kuzey enlemleri arasında yer alır. Başçiftlik Canik dağları üzerindeki havzanın batı kısmında yer alır. Bu havza doğuya gidildikçe genişler. Yörede İskevsür ovası olarak adlandırılan bu havzada yaklaşık 15'e yakın köy ve kasaba yer alır. Bu havzanın kuzey ve güney kısımları canik dağlarının yüksek tepeleri ile kaplıdır. Denizden yüksekliği 1425 metre olan Başçiftlik'in batısında büyük Çal tepesi, kuzeyinde Çartıl, Sivrilce güneyi ise Karaçam ormanlarının bulunduğu yüksek tepelerle çevrilidir. Doğusu düzlük alanlarla kaplıdır. Bu düzlük Bereketli ve Bozcalı Kasabalarına kadar devam eder




    Erbaa





    Erbaa ilçesi orta Karadeniz Bölgesinde Tokat iline bağlı olup Yeşil ırmak Havzası üzerinde kurulmuş şirin bir ilçedir. Matematiksel konumu 40,15, ve 40,45 enlem dairesi ile 36,15 ve 36 , 45 boylamları arasında olup, yüzölçümü 1111 km2 dir. Konumu itibari ile Karadeniz ve İç Anadolu bölgeleri arasında bir geçiş alanıdır. Kuzeyden Samsun’un Çarşamba ilçesi ile Ordu ilinin Akkuş ilçesi, batıdan Amasya’nın Taşova ilçesi, doğudan Tokat’ın Niksar ilçesi güneyden Tokat merkez ve Güneybatıdan Turhal ilçesi ile çevrilidir. İlçenin üzerinde bulunduğu ovanın Kuzeyinde Canik Dağı içerisinde değerlendirilen Karınca dağı, Güneyinde Sakarat ve Boğalı dağları, doğu ve batısında da bu dağların uzantıları bulunmaktadır. İlçe merkezinin deniz seviyesinden yüksekliği 248 m.dir

    YÜZEY ŞEKİLLERİ
    1-Dağları:
    Erbaa’nın kuzey kısmında yer alan Karınca dağı ile Güneyindeki Sakarat ile Boğatlı dağları aynı zamanda içerisinde oluşmuş, bu dağlar Kuzey Anadolu dağ silsilesi içerisinde bulunmaktadır. Bu dağlar oldukça engebeli olup, profilleri asimetrik konumdadır. Dağların ortalama yüksekliği 1000 m. ile 1500 m arasında değişmektedir.

    2-Ovaları :
    Erbaa ovası bir elips biçiminde olup, 32 km uzunluğunda, 10 km genişliğindedir. Yüksekten bakıldığında eski bir su birikintisinin bıraktığı düz bir alanı andırır. Ova yaklaşık olarak doğu-batı istikametinde, paralel olarak uzanan faylar arasında kalmış, birbirlerinden eşiklikle ve boğazlarla ayrılmış, boğum boğum bir diziliş gösteren, tabanı krater alüvyonları ile örtülmüş bir fay olup, çöküntü ovası görünümündedir.

    3-İklimi :
    Erbaa’da mevsimler tüm hükmünü icra edemeden birbirinden diğerine geçmektedir. Bu durum bölgenin iklim tipinin belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Kimi coğrafyacılara göre Erbaa’da kara iklimi ile ılıman iklim arasında kalan geçit iklimi olduğu ifade edilmektedir. Bu nedenle bölgede kışlar yağışlı ve ılık geçmektedir. Erbaa da en uzun mevsim Sonbahardır. Yazın en sıcak aylar temmuz ağustos ayları olup 36-39 derecedir. Kışın en soğuk aylar ocak ve şubattır. Ortalama sıcaklık 3-5 dereceye kadar düşmektedir. En fazla yağış mayıs ayında olup yıllık ortalama 580 mm ,en az yağış ağustos ayında olup 8.03 mm olarak tespit edilmiştir. Ortalama nispi nem %59 olup en yüksek değerler %66'ya kadar çıkmaktadır. İlçenin iklimi son yıllarda çevrede yapılan barajların etkisiyle ılımanlaşmıştır.

    4-Bitki Örtüsü :
    Erbaa bölgesi iklim özelliklerinden dolayı çok çeşitli bitkilerin yetişmesine müsaittir. Genellikle bölgede hakim olan bitki türü orman fermantasyonlarıdır. İlçenin kuzey kısmında orman örtüsü 300 m. den başlar ve ilk sıralamalarda bir takım makilik ortamlarda yabani zeytin ağaçları, dişbudak ve kestane ağaçlarına rastlanır. Arazi yükseldikçe kızıl çam, meşe, gürgen, kayın gibi türler görülür.

    Karınca dağı eteğinde Çatalan bölgesinde Akdeniz iklimi etkisinde yetişebilen “Lübnan sediri “ağaçlarına da rastlanmaktadır. Koruma altında bulunan bu bölge güzelliği ve ekonomi değeri bakımından dünya çapında tanınmaktadır.

    5-Suları
    Kelkit Irmağı, Tozanlı Irmağı, Karakuş çayı, İmbat Deresi, Keçeci Deresi, Tanoba Deresi, Hasan Uğurlu Barajı' dır.




    Niksar





    COĞRAFİ KONUM

    Niksar, Karadeniz Bölgesi’nde, Orta Karadeniz Bölümü’nün iç kesiminde yer alan; Tokat iline bağlı bir ilçedir.

    Yüzölçümü 955 km2 olan Niksar, 40° 35’ kuzey enlemi ile 36° 58’ doğu boylamı üzerinde bulunur. Deniz seviyesinden yüksekliği ortalama 350 m olup kuzey batısında Erbaa, güneybatısında Tokat, güneyinde Almus,güneydoğusunda Başçiftlik, Kuzeyinde Akkuş ilçeleri ile çevrilmiştir. Toprak bakımından ilin 5. büyük ilçesinden biridir.

    Niksar’ın kuzeyinde Canik Dağları, güneyinde Dönek Dağı, bu iki dağ silsilesinin arasında ise Niksar Ovası yer almaktadır. Canik Dağları Karadeniz’e paralel uzanan platolarla kaplıdır. Bu platolardan Çamiçi Yaylası, yalnız Niksar’ın değil Tokat’ın da en önemli yaylalarından birisidir.

    Akarsular bakımından oldukça zengin olan Niksar topraklarını Kelkit Çayı ve bu çayın irili ufaklı kolları sular. Kelkit Çayının suladığı Niksar Ovası, Karadeniz Bölgesi’nin en önemli ovalarından biridir ve Kelkit Çayı’nın taşıdığı alüvyonlarla kaplıdır.

    Niksar ilçe alanında başlıca II.,III. ve IV. Zaman oluşumlarına rastlanır. İlçe alanının büyük bölümünü, kıvrımlı ve kırılmış kretase oluşumlarla Eosen yaşlı volkanik seriler kaplar.Niksar, Türkiye’nin iki önemli deprem kuşağından Kuzey Anadolu Deprem Kuşağı’nda yer almaktadır. Bu nedenle Niksar, her dönemde önemli yer sarsıntılarına tanık olmuştur.

    Tarım arazisi bakımından elverişli bir ovaya sahip olan ilçenin %53’ü orman ve fundalıklarla, %12’si çayır ve meralarla kaplıdır. İlçe topraklarının %32’si ekilip dikilirken, yalnızca %3’ü tarıma elverişli değildir.

    Niksar’ın kuzeyindeki yüksek kesimlerinde kayın, çam, gürgen, ladin; alçak düzlüklerde kavak ve söğüt; ovada otsu bitkiler; vadiler de ise meyvelikler bitki örtüsünü oluştururlar.

    Dağ ve ormanlarda yaşayan başlıca av hayvanları sansar, tavşan, kurt, tilki, vaşak, ayı ve domuzdur. Kuş türleri içinde ise keklik, yaban ördeği ve bıldırcın önemli yer tutar.

    Niksar’da Orta Karadeniz Bölümü İklimiyle, İç Anadolu İklimi arasında bir geçiş iklimi görülür. Kışlar genellikle ılık ve yağışlı, yazlar sıcak geçer. Her yağış alan ilçenin yıllık yağış ortalaması 475,2 mm., yıllık sıcaklık ortalaması ise 14,7 ° C’dır

    TARİHTE NİKSAR

    Tarih, tabiat ve kültürün kaynaştığı Niksar; Hitit, Pers, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, Beylikler ve Osmanlı dönemlerinde kesintisiz cazibe merkezi olmuş coğrafi ve jeopolitik konumu, iklimi ve verimli toprakları ile Anadolu’nun ender yerleşim merkezlerindendir.
    Pers İmparatorluğunun sona ermesiyle kurulan Pontus Krallığı döneminde Caberia adıyla anılan Niksar, tabiatın zenginliği, ürünlerinin bolluğuyla dikkat çekmiştir. Sayfiye alanlarına, pek çok tapınak, saray ve yerleşim birimi inşa edilmiştir. M.Ö.72 yıllarında Romalılarla Pontuslular arasında cereyan eden Mithridat savaşlarının üçüncüsü Niksar’da yapılmış, şehir Romalıların eline geçmiştir.
    Niksar, Romalılar döneminde Diospolis, Sebaste ve Neocaeserea gibi isimlerle anılmıştır. Bugün kullanılan Niksar adının, Neocaeserea’dan kısaltıldığı görüşü ağır basmaktadır. 1672 yılında Niksar’a gelen Evliya Çelebi ise Seyahatnamesi’nde; “Bu Niksar’ın doğrusu Nik Hisar; yani iyi hisar olup hafifletmek suretiyle yanlış olarak Niksar denir.” demektedir.
    Roma İmparatorluğunun M.S. 395 yılında ikiye bölünmesiyle Niksar, Bizans’ın egemenliğine girdi. XI.yy. da Türklerin Anadolu’ya yaptıkları akınlarda 1067 yılında Alparslan’ın komutanlarından Afşin Bey tarafından fethedilmiş, ancak 1068 yılında tekrar Bizans’ın eline geçmiştir. Malazgirt Savaşı sonrasında ise Artuk Bey tarafından fethedilen Niksar, tekrar elden çıkmıştır(1073).
    Niksar’ın asıl fatihi Danişmentli Devleti’nin kurucusu olan Melik Danişment Gümüştekin Ahmet Gazi olmuştur.Danişment Gazi fetihten sonra Niksar’ı sahil Ruamları’na karşı mücadelede kendisine hem bir üs hem de bu devletin başkenti yapmıştır. Danişmendliler döneminde Niksar ilim ve kültür merkezi haline gelmiştir.
    1175’te II. Kılıçarslan zamanında Selçuklu topraklarına katılan Niksar, Moğol istilası ile 1341’de önce Eretna Devleti’nin, daha sonra da Tacettinoğulları Beyliği’nin hakimiyetine girmiş ve bu beyliğin merkezi olmuştur. 1387 yılında Niksar’ı ele geçiren Kadı Burhaneddin’in bir savaşta öldürülmesi üzerine bölge halkı Yıldırım Beyazıt’tan yardım istemiş ve Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Süleyman Çelebi Niksar’ı 1398’de Osmanlı topraklarına katmıştır.Tarihi Eserler Hakkında Bilgi İçin Tıklayın...
    Fatih Sultan Mehmet’in Trabzon seferi, Yavuz ve Kanuni’nin doğu seferleri sırasında uğradıkları tarihi şehir, Osmanlıların son yıllarında Tokat sancağına bağlı bir kaza merkezi olarak varlığını sürdürdü.
    Tarihi geçmişinin simgesi olarak Roma,Bizans,Selçuklu,Danişmentli ve Osmanlı Devletlerinden kalma pek çok eser hala şehrin tabi bir parçası olarak ayaktadır.İstiklal Savaşı sırasında Rum ve Ermeni çetelerinin baskılarıyla karşılaşan Niksar, diğer taraftan memleketimizi işgal eden düşmanlara karşı, 16 haziran 1919’da İzmir’in işgalini protesto amacıyla; Anadolu’daki ilk mitinglerden birini gerçekleştirerek Cumhuriyetten bugüne kadar varlığını sürdürmüştür.





    ULAŞIM VE HABERLEŞME

    Niksar ulaşım yönünden oldukça iyi bir konumdadır.Niksar Doğu-Batı istikametinde İstanbul-Gürbulak (sınır kapısı) 100 nolu transit yolu ile Güney-Kuzey istikametinde iç Anadolu’yu Karadenize bağlayan Sivas-Tokat-Niksar-Ünye yolunun kesişme noktasında yer almaktadır.

    Niksar’ın ülkemizin ticari; sanayii ve idari merkezleri ile seri ve iyi vasıflı yollarla ulaşım bağlantısı vardır. Düşünülebilecek diğer ulaşım yatırımlarına elverişli coğrafi özelliklere ve gerekli olan diğer potansiyellere sahiptir.

    Niksar’ın il,ilçe ve kasabalarla ulaşım sorunu olmadığı gibi, merkezi bir noktada yer alması nedeni ile yoğun bir trafiğe sahne olmaktadır. Niksar’da mevcut Trafik tescil ve Denetleme Amirliği ile bölge trafik amirliği çevre ilçelere ve transit trafiğe hizmet vermektedir.

    Karayolları 76. Şubesi Niksar’da teşkilatlanmış olup, Taşova-Erbaa-Reşadiye-Koyulhisar-Akkuş-Tekkiraz-Aybastı ve gökdere merkezlerini kapsayan 350 km.lik bir yol alanına hizmet vermektedir.

    Niksar’da Köy Hizmetleri Şube müdürlüğü bulunup,Niksar, Erbaa, Reşadiye ve Başçiftliğe bağlı köylere hizmet vermektedir.

    Posta işletme müdürlüğü ve Telekom amirliği bir adedi posta işletme müdürlüğüne ait, bir adedine Türk Telekom A.Ş. ne ait olmak üzere iki hizmet binası, lojman,bir yemekhane, 15 yataklı misafirhane ve yeterli personeli ile yeni binasında 6100 hatlık otomatik telefon santrali ile hizmet vermektedir.Santral 15.000 abone kapasiteli olup, 12.200 çalışan abone mevcuttur.Bütün köylerimizde otomatik telefon mevcut olup, 4 şube 76 acenta ve 4 adet telefonsuz posta hizmeti veren mezramız bulunmaktadır. İlçemizde 50 adet normal ankesör 50 adet kartlı ve 10 adet masa tipi ankesör mevcuttur.9 adet teleks 100 adet faks abonesi vardır. Merkez APS hizmetine açılmıştır,mobil ve Cep telefonlarına hizmet verilmekte olup,hizmet teknolojisindeki son gelişmeler takip edilmektedir.

    EKONOMİ

    Niksar ekonomisi geniş ölçüde tarıma dayalıdır.Ekonomisinin temelini de tarım ve orman ürünlerine dayalı sanayi kuruluşları teşkil etmektedir.

    Kelkit Çayı’nın sulamış olduğu Niksar Ovası tamamen sulu tarıma ayrılmış, iklim koşullarının elverişli olması durumunda turunçgiller dışında her türlü tarım ve sanayi ürünleri yetiştirilmektedir.Tarım ürünlerinin başında tahıllardan buğday,arpa,mısır ve baklagiller(nohut,mercimek ve beyaz fasulye) gelmektedir.Sanayi ürünlerinden ise;şeker pancarı,tütün,ayçiçeği,mahlep,patates ve salçalık domates üretimi yapılmaktadır.Niksar ekonomisinde ceviz ve mahlebin önemli bir yeri bulunmaktadır.

    Yöreye özel bir ürün olan mahlep işlenerek tamamı yurtdışına pazarlanmakta ve ekonomiye katkı sağlamaktadır.Niksar ekonomisine şeker pancarı ve tütününde önemli miktarda katkıları bulunmaktadır.

    Son birkaç yıldır yemeklik patates, salçalık domates ve soğan üretimi de büyük ekonomik girdiler sağlamaktadır.Niksar’ın konumu,komşu bölge pazarlarının boş oluşu, ürünlerinin pazarlanmasını kolaylaştırmış, gelirlerde büyük artış olmuştur.

    Niksar’da kurulmuş ve faaliyette bulunan belli başlı sanayi kuruluşlarını şöyle sıralayabiliriz. Bunların hemen hemen tamamı özel sektöre ait kuruluşlardır.

    İlçede; 4 un fabrikası, 1 yem fabrikası, 1 salça fabrikası, 2 kereste fabrikası,

    1 modern kireç fabrikası, 2 tuğla fabrikası, 2 kolonya imalathanesi, 2 naylon bidon fabrikası, 1 otoklav tipi lastik ayakkabı fabrikası, 1 naylon branda ve poşet fabrikası, 2 membaa suyu dolum tesisi, 1 avize imalatı atölyesi, 2 akü imalat atölyesi gibi sanayi kuruluşları bulunmaktadır.

    Bu sanayi kuruluşlarında üretimi yapılan malların çoğunluğu iç pazarda tüketilmesine rağmen bir kısmı da ihraç edilebilmektedir.

    Niksar ekonomisinde geleneksel el sanatlarından hereke tipi el halısı dokumacılığında önemli bir yeri vardır.Niksar bölgenin halı merkezi konumundadır.

    Niksar’ımızın geleneksel el sanatlarının ikincisi de el yapımı süpürge imalatıdır. Bu konuda çalışan 35’e yakın süpürge imalathanesi bulunmaktadır.Son yıllarda süpürge imalatında makineleşmeye gidilerek seri imalata başlanmıştır. Bu sektörde Niksar’a ekonomik yönden büyük katkılar sağlamaktadır.

    Niksar ekonomisinde küçük ve büyük baş hayvan besiciliğinin de büyük yeri vardır. Besi yapılan büyük ve küçük baş hayvanlar yurtiçi pazarlarında satılmakta ve ekonomiye girdi sağlamaktadır. Yöredeki hayvan pazarının merkezi konumunda olduğundan bu sektör senenin her mevsiminde canlılığını korumaktadır.

    Zengin bir bitki örtüsü olan ilçenin hemen hemen her yöresinde arıcılık yapılmaktadır

    Niksar çevresinin ormanlarla kaplı olması nedeniyle orman ürünlerinden mantar, ıhlamur, kuşburnu ve buna benzer orman bitkilerinin de Niksar ekonomisine katkıları bulunmaktadır..

    Niksar’da kurulmuş 35 anonim şirket, 103 limited şirket ve 54 çeşitli kooperatif bulunmaktadır.

    Niksar Küçük Sanayi Sitesi 1975 yılında kurulmuş olup, Organize Sanayi Bölgesi’nin alt yapı çalışmaları devam etmektedir.

    İlçede belediyeye ait 750 tonluk soğuk hava deposu ve modern et entegre tesisi bulunmaktadır.






    Pazar





    Pazar: Tokat'a 25 Km. uzaklıktadır. İlçe sınırları içerisinde bulunan Ballıca Mağarası ilçe turizmine önemli bir canlılık getirmiştir. Bunun yanında Selçuklu dönemlerinden kalma Pazar Köprüsü, Mahperi Hatun Kervansarayı gibi tarihi eserler ilçeye önem kazandırmaktadır.





    Reşadiye






    Reşadiye, orta Karadeniz Bölgesinde yer alır. Doğusunda Koyulhisar ve Mesudiye, Batısında Niksar ve Başçiftlik, Kuzeyinde Aybastı ve Gölköy, Güneyinde Almus ve Doğanşar ilçeleri bulunmaktadır.
    Coğrafi olarak 400, 31' kuzey enlemleri ile 370 06' doğu boylamları arasında bulunmaktadır.

    Kelkit Irmağı kıyısında kurulmuş bulunan Reşadiye'nin en yüksek tepesi 2.183m ile Erdem Baba Tepesidir. bunu, Küçük Erdem tepesi ( 2.113m), Kabaktepe (2.037m.), Çal Tepesi (2022 m.), Mektep Tepesi , Tömbük tepesi ve Lalelik Tepesi izler. Bu yüksekliklerin tümü Günüş Dağı'nda bulunmaktadır.
    İlçenin arazi yapısının dağlık olması nedeniyle geniş ovası bulunmamaktadır. Ancak Ovacık, Meydanlar, Yazı, düzlükleri ekim ve dikime müsaittir.
    Reşadiye ilçesi yaylalar yönünden oldukça zengindir. 44 yaylanın içerisinde en çok bilinen yaylası selemen yaylasıdır.
    İlçe'de kenarında kurulduğu Kekkit Çayı dışında Tozanlı Çayı, Delice Çayı, Tombalak, Köy ve Reşit dereleri mevcuttur.
    Ayrıca doğal güzellikler bakımından zengin olan Zınav, Göllüköy, Gödölöş , Kurt, Gındıralı, Mehmetbey ve Sülük gölü de Reşadiye'nin coğrafi zenginlikleridir.

    İKLİM

    İklim bakımından İç Anadolu ve Karadeniz Bölgelerinin geçiş noktasında bulunan Reşadiye'de yazlar sıcak ve kurak, kışlar soğuk ve sert geçmektedir. İlçe Merkezinin kış aylarında fazla kar tutmamasına karşın yüksek rakımdan oluşan ilçe genelinde kış şiddetli geçmektedir.
    NÜFUS VE YERLEŞİM (Belediye ve köy bilgileri için isminin üzerine tıklayınız)
    2000 Yılı Nüfus Sayımına göre İlçenin toplam nüfusu 20.295 kişidir. Bunun 14.994 kişisi ise köy ve kasabalarda oturmaktadır.




    Sulusaray





    Sulusaray (Sebastopolis) Tokat il merkezine 69 km,Artova İlçe merkezine 30 km, Yeşilyurt İlçe merkezine 11 km uzaklıkta, 1990 tarihinde Yeni İlçe olmuş yerleşim yeridir. İlçe etrafı dağlarla çevrili bir ova üzerinde, Çekerek ırmağı kenarındadır.

    Antik Sebastopolis kentinin kuruluşu henüz kesin olarak bilinmemektedir.Bazı kaynaklarda M.Ö.1. Yüzyılda kurulmuş olduğu kayıt edilmektedir. Roma İmparatoru Trajan zamanında (M.S. 98-117) Pontus Galaticus’la, Polemoniacus eyaletlerinden ayrılarak Capadokia eyaletine dahil edilmiştir. Bu konudaki kitabe Capadokia Valisi Arrian adına şehrin ileri gelenleri ve halkı tarafından dikilmiştir.

    Sebastopolis kelime olarak Yunancadır.Sebasto;büyük,azametli; polis; şehir anlamında olup, Büyük azametli şehir demektir.Bazı kaynaklarda Heraclepolis olarak geçmektedir ki bu konuda şehrin kuzeyindeki Çekerek Irmağı üzerinde kurulu köprüde bir kitabe yer almakta olduğu belirtilmektedir. Heraclepolis,Herakles şehri anlamına gelmektedir. Heracles Yunan ve Roma mitolojisinde gücü kuveti simgeleyen yarı tanrı bir varlıktır.Bu anlamı ile Sebastopolis ile aynı manayı ifade eder.

    Sulusaray Sebastopolis hakkında Vitali CUİNET(1880-1892)yılları arasırdaki gezi ve incelemsinden “La Turkie d’Asie Geographie Administrati ve Statistikue destoriptive et Raisonnee de Chakue province de L’ asi Mineure”adlı eserinde şöyle bahsedilmiktedir.Sulusaray Pompe tarafından kurulmuştur.Mithridat Eupator’un savaşlar sonucu Pompe’ye yenilip Sulusaray’ı yakıp yıktığı zaman kendisi tarafından tekrar burasını imar edip Nicopolis ve Sebastopolis şehri olarak kurduğunu ,halen toprak altında kalan kent Timur Anadolu ‘ya geldiğinde halkın kendisine karşı koymaları nedeniyle tekrar yakılıp yıkıldığı zannedilmektedir.Bu harebeler üzerine kurulan Sulusaray ilçesi ismini her halde saray harabeleri arasından kaynayan kükürtlü bir sudan almaktadır.Buranın ev inşaatlarında çokc güzel işçilikle bütün heykeller ,başlar,kollar ve yazılı levhalar kullanılmıştır.Tarlasını süren çiftçinin sabanına içi altın ve gümüş para dolu antika vazoların takılması ve bulunması olağandır.O günlerden bu günlere kadar burularda düzenli çalışma yapılmamıştır.Ancak 1987 yılında Tokat Müze Müdürlüğünce yapılan kurtarma ve sondaj kazıları sonucunda elde edilen verilerle daha önce ortaya çıkmış bulunan mimari parçalar değerlendirildiğinde kentin Hellenistik,Roma ve Bizans döneminde önemli bir yerleşim alanı olduğu anlaşılmaktadır.

    Comana Pontika da (Antik Tokat) yapılan yüzeysel araştırmalar sonucu elde edilen buluntular ile büyük benzerlik göstermektedir.İlçemizde 1987 yılında yapılan kazılar esnasında bulunan tarihi eserlerin bir kısmı Tokat Müzesinde sergilenmektedir. Bir kısmı ilçemizde bulunan açık hava müzesinde muhafaza edilmektedir.

    Sulusaray İlçesi daha önce Mart 1921 de Tokat’a bağlı merkezi olarak mülki taksimatta yer almıştır. 1923 depreminden sonra Sulusaray’ın büyük hasar görmesi ile İlçe merkezi Sulusaray’dan alınarak Tokat iline bağlı Çamlıbel Bucağına nakledilmiştir. Bir süre sonra 1 haziran 1944’de Artova’ya nakli yapılarak İlçe merkezi mülki taksimat’ta yerini Artova’ya bırakmıştır.

    Daha sonra Sulusaray 04.07.1987 tarihinde Yeşilyurt İlçe olması ile Yeşilyurt’a kasaba olarak bağlı kalmıştır.20 Mayıs 1990 tarih ve 20523 Sayılı Resmi Gazete ‘de yayınlanan 3644 sayılı kanunla 12.08.1991 tarihinde Kaymakam Fatih DAMATLAR’ın göreve başlaması ile İlçe olarak fiilen ve resmen faaliyetine başlamıştır.

    TAPINAK

    Kentin kuzey doğusunda sur duvarlarına yakın yerde kazılar sonunda çıkarılan durumu ile doğu –batı yönünde yarım daire biçiminde büyük bir apsisli,güney tarafında dıştan köşeli,içten yarım daire formlu daha küçük apsisli bir yapıdır.Duvarlar blokaj sistemle işten ve dıştan taş arasında moloz malzeme ile örtülmüştür.Tapınağın kazısı tamamen tamamlanmamış olduğundan kime adandığı tespit edilememiştir.

    HAMAM

    Antik kentin doğu tarafındadır.Yapılan kazılar sonucunda ön planda toprak zeminli yangın izi görülen,moloz taş duvarla bölüm açığa çıkartılmıştır. Daha sonra kesme taşlarla gerçekleştirilmiş iç kısımlara doğru üçer kademe yapan iki ayakla,bu ayakların arasında konumlandırılmış iki sütun kaidesi vardır. Kaidelerden biri halen yerinde olup,diğeri köylüler tarafından yerinden alınmıştır. Halen duvarlarında kükürt izleri bulunan hamamın antik çağda bugün ilçenin 3 Km. güneybatısında faaliyetini sürdüren kaplıcanın suyu ile çalıştığı kuvvetli bir ihtimaldir.

    ŞEHİR SURLARI

    Kentin doğusunda yapılan kazılarda l7 m. Boyunda açığa çıkartılan duvar kalıntısı çok büyük blok kesme taşlarla harç kullanılmadan gerçekleştirilmiştir. Duvarı destekleyen iki adet dörtgen payanda görülmektedir. Ayrıca duvar yüzeyinde iki adet mazgal açıklık bulunmaktadır.

    SEBASTOPOLİS AÇIK HAVA MÜZESİ

    1987 yılında sondaj ve kurtarma çalışmaları sırasında Tokat Müzesi Müdürlüğünce çıkarılan mimari parçaların ve diğer tarihi eserlerin uygun bir yerde sergilenmesi kararlaştırılmıştır. İlçe Belediyesinin gösterdiği ve şu andaki Hükümet Konağının yanındaki uygun görülen bir alanda eserler toplanarak yerli ve yabancı turistlerin ziyaretine sunulmuştur.

    COĞRAFİ BİLGİLER



    Sulusaray ilçesi Orta Karadeniz Bölgesi içerisinde bulunan Tokat Vilayetine bağlı bir ilçedir.Doğusunda Yeşilyurt ilçesi – Batısında Yozgat ili Kadışehri ilçesi- Güneyinde Sivas ili Yıldızeli ilçesi – Kuzeyinde Artova ilçesi toprakları ile sınır komşudur. İlçemiz Sulusaray ekvator olarak 40 derece enlem 36 derece boylam paralellerindedir. Nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 4483’dür. Tokat il merkezine uzaklığı 69 km. dir. En yakın ilçe Yeşilyurt ilçesi olup,uzaklığı ise 11 km.dir.

    İKLİM

    İlçemiz Karadeniz Bölgesine bağlı olup, meteor olarak stratejik olması nedeniyle hem İç Anadolu bölgesi iklimi, hem de Karadeniz iklimi hakimdir.Ekvator olarak (40 derece) enlem (36 derece ) boylam paralellerindedir. İstasyonumuzun yüksekliği l034 metre olup, iklim olarak yazları sıcak ve kurak kışları soğuk ve sert bir iklim hakimdir. Yağışlar kış ve ilkbahar aylarında olur. Yazları yağış çok az Haziran,Temmuz ve Ağustos aylarında az yağış kaydedilir. 3 yıllık yağış ortalaması 400-450 kg. civarındadır. Kışın kar 10-11.nci aylarda başlar.Bazen yükseklerde 60-70 cm. ye kadar yükselir. Şubat ve Mart aylarında kar erimeye başlar Mart ,Nisan ve Mayıs aylarında bol yağmur yağar. Kışları hava çok sert ve yağışlı geçer. Sıcaklık minimum eksi 30 dereceye kadar iner. Maksimum l-2 derece ortalama – 4 – 5 derece olur. En sıcak ay ortalaması l8-20 derece son üç yıllık meteorolojik değerlendirmelere göre en sıcak ay en soğuk ay ortalamaları arasında l4-l5 fark görülüp, nispi nem oranı 55 dir.Rüzgar en çok Kuzey doğudan poyraz rüzgarı eser. Bu rüzgar serin ve nemlidir. Güneyden esen lodos ikinci derece esen rüzgardır. Bazen çok sert esip fırtınaya dönüşür. Haziran-Temmuz aylarında sık görülür. Temmuzdaki esintileri ziraat bakımından çok tehlikelidir. Halk dilinde ters yel denilen bu rüzgar ekili hububat ve baklagillerde döllenme zamanı olduğu için yakıcı esintisi bitkilere çok zarar verir. Bazen de ilçemizde fırtınaya ve kasırgaya dönüştüğü müşahede edilmiştir.

    İDARİ YAPI

    İlçeye bağlı bir kasaba ve l2 köy bulunmaktadır.

    İlçe,Kasaba ve köylerin genel olarak yerleşim durumu iyidir.Toplu haldedirler.Mezra ve oba bağlılığı yoktur.



    EKONOMİ

    İlçemizde tarım ve hayvancılık normal durumdadır. Tarım ve hayvancılıkla ilgili sanayi alanı yoktur. Küçük meslek teşekkülleri vardır.



    SOSYAL DURUM

    İlçemizde konut problemi büyük ölçüdedir.Modern ve betonarma yapılar yok denecek kadar azdır. Türkiye ortalamasının henüz çok gerisinde seyretmektedir. İlçemizde toplum hayatını etkileyen temel öğelerden birincisi coğrafi konum ve alt yapı hizmetlerinin gelişmemiş olması, ikincisi de toplumun eğitim düzeyinin düşük olması,üçüncüsü ise, yöre halkının fakir olması,toprağın verimsizliği,iş sahalarının azlığı coğrafi konum açısından ilerlemeyi büyük bir şekilde etkilemektedir.İlçemizin küçük ve gelişmemiş bir yerleşim merkezi olması dolayısıyla alt yapı eksikliklerinin oluşu sosyal hayatı menfi yönden etkilediği gibi toprağında verimliliğinin az olması neticesinde ailelerin ekonomik durumu Türkiye Devlet İstatistik verilerine göre vasatın çok altında olduğu görülmektedir.Zirai sahada da çiftçilerin makineleşmemiş durumları ticari hayatı da hareketsiz kılmaktadır.Bundan dolayı sosyal durumun sosyal yaşantıya etkili olabilmesi için modern tekniğin getirdiği kolaylıklardan yararlanmalıdır.

    Yöremizde çalışma hayatı genellikle zirai karekterlidir. İlçemizde sosyal hareketlilik yaz mevsimlerinde biraz rahatlar, kış mevsimlerinde ise, biraz daha sıkıntılı durum meydana gelmektedir.Yöre halkının tarla ziraatinden başka iş sahalarının olmaması çalışma ortamını sağlamadığından yöre halkı gurbete gitmek zorunda kaldığı gözlenmektedir.Çevremizde sanayi ve inşaat alanı bulunmadığından çalışma ortamı azdır. Bu da yörenin sosyal durumunu etkilemektedir.İlçemizde aşiretler,şeyhler ve ağalar yoktur. Halkı kendi normal çalışma ve iş hayatını sürdürmektedir.




    Turhal





    Turhal'ın Tarihi

    Yeşilırmak havzasında, Karadeniz bölgesinin orta bölümünün yerleşime en müsait yerinde kurulan Turhal ,İç Anadolu'yu Karadeniz'e , Doğu Anadolu'yu batıya bağlayan yolların kesiştiği yerde kurulmuştur. Cumhuriyetin ilk yıllarındaki nüfusuyla küçük bir yerleşim yeri iken 1944 yılında ilçe olan Turhal ; bugün yüzbini aşan nüfusu, konumu ekonomik yapısı ile ülkemizin en hareketli yerleşim yerlerinden birisi haline gelmiş, adı geleceğin vilayetleri arasında geçer olmuştur.

    Antik çağlarda Pontus Galatikus, ustus polemoniakus, Komona Pontik gibi adlarla anılmış olan Turhal'ın tarihinin binlerce yıl ötelere gittiği anlaşılmaktadır. M.Ö. 3000 yıllarında Mez***tamya'da yaşayan Sümer alfabesi ile yazılmış iki kitabenin Turhal Kalesinde bulunduğundan söz edilmesi, Turhal'ın tarihinin 5000 yıl önceye gittiğini göstermektedir. Kesin olmamakla beraber Turhal, Kasiura, Gayura, Turnalit isimleri taşımıştır.


    Turhal Binlerce yıldan beri ilgi odağında olmasının neticesinde sayısız savaşların sonucunda farklı yönetimlerde kalmıştır. M.Ö. 745 yıllarında Asurlular M.Ö. 7000 yılarında Kimmerler, M.Ö. 612 yıllarında Medler, M.Ö. 546 yıllarında ise İran asıllı Persler bu çevreyi (yöreyi) yönetimleri altına almışlardır.İskender'in ortadoğu seferi ardından büyük bir baskı dönemi yaşayan Anadolu eyaletleri, komutanlar arasında bölüşülmüş; Pers soylularından Ariaretes, Gaziura'yı (Turhal) başkent yapmıştır.Bizans sınırları içerisinde olduğu yıllarda küçük bir yerleşim birimi olan Turhal, Beylikler döneminde Eratna Beyliği sınırları içinde idi. 1399'da ilk kez Osmanlıların eline geçti. Ankara savaşından sonra Timur'un çekilmesi ile birlikte 1413'te kesin olarak Osmanlı topraklarına katıldı. 19. yy 'ın II. yarısında yöreyi etkileyen en önemli olay göçmenlerin gelişi idi. 1854-1878 Kırım savaşı, 1855-1859 Şeyh Şamil ayaklanması ve 1877-1878 Osmanlı-Rus savaşından sonra Anadolu'ya gelen Balkan ve Kafkas göçmenlerinin bir bölümü Turhal yöresine yerleştirilmişlerdir.Mütareke ve milli mücadele yıllarında Turhal, M.Kemal'in önderliğinde tüm varlığını ortaya koymuş, Kurtuluş Savaşında yüzlerce şehit vermiştir.

    Zengin ve engin bir tarihe sahip olan bu güzel ilçe, Cumhuriyet döneminde de önemli ünlere olaylara şait olmuştur. yurt ekonomisinde de önemli bir yere ve paya sahiptir. Temeli 1933'te dönemin Sanayi Bakanı Celal Bayar tarafından atılan ve açılışı 1934 yılında İsmet İnönü tarafından yapılan ve dünyanın en kaliteli şekerini üreten Turhal(Muammer Tuksavul) Şeker Fabrikası, Turhal Makina Fabrikası yöreye hayat vermiştir. Son yıllarda konfeksiyon (tekstil) alanında gerçekleşen yatırımlar, Antimuan madeni, Kevser süt ve yem fabrikaları ülke ve ilçe ekonomisinde önemli bir yer tutmaktadır

    Turhal'ın Coğrafyası

    Turhal, Karadeniz Bölgesinin , Orta Karadeniz Bölümünde yer almaktadır. Turhal 40'-18' kuzey enlemi ile 36'-06 Doğu boylamının kesiştiği yerdedir. Yüzölçümü 911 km2 dir. Şehir merkezi rakımı 493 tür. Yeşilırmak vadisinde bulunan Turhal ilçesi ; etrafı dağlar ve yüksek tepelerle çevrili 3 km genişliğinde 9 km uzunluğunda bir ova üzerinde bulunmaktadır. Çevredeki belli yükseltiler Kesicik Tepe( 1450m), Kamalı Çal Tepe(1200m), Mercimek Tepe(1201m) Yeşilırmak Havzasında her yönden önemli olan Turhal Çöküntü alanı, Yeşilırmak ve ve yeşilırmaka karışan yan derelerin getirdiği malzeme ve aleviyonların birikmesinden meydana gelmiştir. Ovada ki yükseltiler batıdan itibaren sıralanan İskele Tepe, Kale Tepe, Varvara Tepesi, Eğer Tepe dikkati çeker.

    Kuzeyinde Amasya ili Erbaa ilçesi, güneyinde Pazar ilçesi , batısında Zile ilçesi , doğusunda Tokat il merkezi yer almaktadır. Tokat'a uzaklığı 46km dir .Turhal nüfusu itibariyle Tokat ilinin en büyük ilçesidir. Türkiye'nin en uzun akarsularından biri olan Yeşilırmak Turhal'ın şehir merkezinden geçmektedir. İlçede mevcut ormanlık ve fundalık alanların toplamı 40,386 hektar, tarım alanlarının toplamı 35,380 hektar, çayır ve meraların toplamı 8908 hektar, tarım dışı arazilerin toplamı 6426 hektardır.

    İKLİM


    Turhal İklim özelliğinde; denize olan uzaklığın ve yükseltinin etkisi önemlidir. İlçemizde orta Karadeniz iklimi ile iç Anadolu bölgesi iklimi arasında bir geçiş iklimi görülür bu nedenle genelde ılıman bir iklime sahiptir. Genel olarak yaz mevsimi alçak alanlarda sıcak ve kurak yüksek yerlerde serin geçer. Yeşilırmak vadisi boyunca iç kesimlere ulaşana Karadeniz'in nemli havası beklenmedik zamanda yağışa dönüşebilir. Kış mevsimi soğuk ve kar yağışlıdır. Kuzeyden güneye yükseltinin artması nedeniyle önemli farklılıklar görülür. Güneye doğru kış mevsimi daha sert bir karakter gösterir. En soğuk aylar ocak , şubat en sıcak aylar temmuz ve ağustos dur. Yıllık ortalama sıcaklık 12-9 derecedir. En az yağışı yaz mevsiminde alan Turhal da yıllık yağış miktarı 413,3 mm dir. Yaz aylarında poyraz kuzeyden eserken, bazen güneyden sam yeli rüzgarı eser. Kışın kuzeybatıdan karayel kuzeyden yıldız eser ilk baharda ise lodos görülür.

    Geçiş bölgesi iklim özelliklerini Taşıması nedeniyle, Turhal ve çevresinde, Karadeniz iklim özelliklerini yansıtan ormanlar (çam, kayın, ceviz, çınar, meşe, kızılcık, dağ kavağı vb) görülür. Karasal iklimin görüldüğü yerlerde ise bozkır bitki örtüsünün çeşitleri hakimdir. Genel olarak her iklim türünde görülen tarım ürünleri yetiştirilebilir.

    Turhal Ulaşım


    Samsun-Amasya'dan gelip Turhal'dan geçerek Tokat'a giden karayolunun Milli Mücadele ve Cumhuriyetin ilk yıllarındaki önemini unutmamak gerekir. Atatürk 26 haziran 1919'da Turhal'a eski Amasya yolu güzergahından gelmiş, bucak Md. Nazif Engin ve Hacı Mustafa Lütfi Bilgen'e Müdafaa-i Hukuk Cemiyetinin kurulması emrini vermiş ve Tokat'a hareket etmiştir.18 ekim 1919, 25 eylül 1924, 18 eylül 1928 ve 22 kasım 1930'da Atatürk karayolu ile Turhal'a uğramıştır.


    7 kasım 1933yılında Bakan M.Celal Bayar, Turhal Şeker Fabrikası'nın temel atma töreni için, karayolundan Turhal'a gelmişledir.

    HAVA YOLU Turhal'a 25 km yakında bulunan Tokat Hava Alanı ile bağlantısı önemli bir avantajdır.

    KARAYOLU İLE ULAŞIM

    Turhal dan Türkiye'nin her yerine, Türkiye'nin her yerinden Turhal'a kara yolu ile ulaşım çok kolaydır. Turhal'daki otobüs işletmelerinin Türkiye'nin her yerine her gün seferleri vardır. Aynı zamanda Türkiye'nin her yerinden de buraya otobüs kaldırılmaktadır.Özellikle büyük şehirlere aynı gün içinde değişik saatlerde bir çok sefer yapılmaktadır.

    DEMİRYOLU
    İnsanlığın hizmetine sunulduğu günden bu yana gelişen değerde önemi artmıştır. Demiryolu Turhal'ın ekonomik ve sosyal yaşantısında önemli bir yer tutar. Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkeyi baştan başa "Demiryolu ağı ile döşeme projesi"nden ilçemiz de hissesine düşeni almıştır.

    23-08-1928'de Turhal Demiryolu İstasyonu açılmıştır. Bu demir yolunun da önemli yolcuları olmuştur. G.Mustafa Kemal, 22 kasım 1930'da Tokat'tan Turhal'a gelerek kendisini bekleyen özel trenle Turhal tren istasyonundan Amasya'ya hareket etmiştir

    Turhal Nüfus

    Tokat sancağına bağlı bir bucak merkezi iken 1923 mülki taksimatında da Tokat vilayeti sınırları içinde bucak olarak yer almıştır. Cumhuriyetin ilk yıllarında kale etrafında kümelenmiş, 6 mahallesi ve nüfusu 3000 civarında bir yerleşim yeri iken 1934 yılında şeker fabrikasının hizmete girmesinden sonra her alanda önemli gelişmeler kaydeden Turhal, 1942 yılında ilçe olmuştur. Köylerden, ilçelerden, illerden yoğun bir göç alarak 100 bine ulaşan nüfusu ile 40 vilayetten büyük bir ilçe haline gelmiştir. Dünün küçük kasabası, bugünün 30 mahallesi ile geniş bir alana yayılmış; Yeşilırmak’ın her iki yakasında genişlemeye devam etmektedir. Şeker fabrikası yapılıncaya kadar geçen süre zarfında Turhal’ın nüfusu net olarak bilinmemekle beraber yeterli gelişme ve nüfus artışının olmadığı ortadadır. Ancak 1935 yılı itibariyle 5687 olan nüfusun yıllar itibariyle hızlı bir artış gösterdiği görülmektedir





    Yeşilyurt

    Zile





    Tokat İl Merkezine 67 km. uzaklıkta olup, Anadolu’nun en eski yerleşim merkezlerinden biridir.İlçe nüfusu 52640’tır.İlçeye 5 kasaba ve 110 köy bağlıdır.

    ZİLE KALESİ

    Zile ilçe merkezinde yer alan Zile Kalesi, antik çağlarda kurulmuş, bir höyük üzerinde inşa edilmiş, Akropol özelliğine sahip Roma Kalesidir.Kalenin kuzey doğusunda kayalıklara oyulmuş, Roma dönemine ait küçük bir tiyatro bulunmaktadır.Ünlü Kumandan J.Sezar’ın yaptığı savaş sonucunda söylediği ve “Veni, Vidi, Vici” (Geldim,Gördüm,Yendim.) sözünü, Zile Kalesinde söylediği rivayet olunmaktadır.

    BOYACI HASAN AĞA CAMİİ

    Zile ilçesindedir.1497 yılında Sultan Hocaoğlu Ali tarafından yaptırılmıştır.1640 yılında camii onarımını yaptıran kişinin adı olan Boyacı Hasan Ağa camii adı ile tanınmaktadır.Son cemaat yeri üç kubbeli, camii ise tek kubbelidir.Minarenin kaidesi taştan, gövdesi tuğladandır.

    ULU CAMİİ

    1267 yılında Mehmet Zaluli tarafından yaptırılmıştır.Son cemaat yeri 3 kubbeli cemaat yeri tek kubbelidir.Bu günkü yapısını Neoklasik üslupta 19.yüzyıl sonunda almıştır.
     

Bu Sayfayı Paylaş