Tiyatro'nun Tarihi Hakkında Bilgi

'Tiyatro ve Skeçler' forumunda SeLeN tarafından 18 Temmuz 2010 tarihinde açılan konu

  1. SeLeN

    SeLeN Site Yetkilisi Editör

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tiyatro'nun Tarihi Hakkında Bilgi konusu Tiyatro'nun Tarihi

    Tiyatro ilk kez IO 6. yüzyilda Yunan toplumunda dinsel törenden özerkleserek bir sanat türü haline geldi; dinsel ya da pratik ölçütlerle degil, estetik ölçütlerle degerlendirilen bir "oyun" a dönüstü. Yunan toplumunda tiyatronun öncülü, sarap, bereket ve bitkiler tanrisi Dionysos'u kutsamak için yapilan Bacchanolia senliklerinde bir koronun söyledigi dithyramboy sarkilariydi. Koro, bu sarkilarda, farki kisilerin konusmasini canlandirmak için söz ve tavir degisikliginden yararlaniyordu. Daha sonra, oyuncu ve oyun yazari Thespis, koronun karsisina, farkli kisilikleri farkli maskelerle temsil eden bir oyuncu koydu. Böylece daha karmasik konular ele alinabiliyor, farkli anlatim biçimleri denenebiliyordu. IÖ 534'te Atina'daki ilk tiyatro senliginde, Thespis'in bir tragedyasi ödül kazandi. Bu tarihten sonrada tragedyalar Dionysos senliklerinin bir parçasi olarak geleneksellesti.
    IÖ 5 . yüzyilin ilk yarisinda, Aiskhylos, koroyu 50 kisiden 12 kisiye indirerek ve ikinci bir oyuncu ekleyerek bugünkü Bati tiyatrosunun da temelini atti. Artik birden fazla kisi arasinda yasanan bir olayin, bir iliskinin, sahnede canlandirilmasi olanagi dogmustu. Aiskhylos, tragedyayi Dionysos cümbüsündeki azgin ve utançsiz kökeninden de kopardi. Tiyatro önemli kisilerin basindan geçen önemli olaylari yüceltmis bir üslupya temsil etme sanati haline geldi. Efsaneleri, mitleri ve efsanelesecek kadar eski olaylari isleyen tragedyanin dinsel, ahlaki ya da siyasi bir mesaj vermesi, toplumu ve evreni bir bütün olarak temsil etmesi bekleniyordu. Hiyerarsik bir evrendi bu: En üstte tanrilar kati yer aliyor, altta ölümün, sürgünün ve cezanin yurdu bulunuyor, bu ikisinin ortasinda da oyunun, dramatik eylemin gerçeklestigi yuvarlik sahneyle temsil edilen insanlarin dünyasi duruyordu. Tragedya, daha sonra Sophokles ve Euripides tarafindan daha da gelistirildi, gerçekçi gözlem ögeleri katilarak Aiskhylos'taki soyutlugundan bir ölçüde uzaklastirildi.

    Komedya ise IÖ 486'dan baslayarak Atina'da Lenia kis senliginde yapilan yarismalarla yayginlik kazandi. Yunanca Komos sözcügünden türeyen komedya, Dionysosçu kökenlerine tragedyadan çok daha bagli kaldi. IÖ 6. yüzyildan sonra Yunan egemen siniflari arasinda gözden düstügü halde köylülerin ve yoksul halkin yasaminda önemini koruyan soytarilik, hokkabazlik, herkesin birbiriyle utançsizca çiftlestigi bahar ayinleri gibi avam ögeler, komedyada önemli yer tutuyordu. Dili de konusma diline yakindi. Eski Komedya'nin en büyük temsilcisi Aristophanes'in oyunlari, siyasal ve toplumsal yergicilikleriyle ahlaki bir görev de üstlenmislerdir. Euripides'in IÖ 406'da ölümünden ve Atina'nin IÖ 404'te yenilgisinden sonra tragedya iyice geriledi ve komedya en popüler tür haline geldi. IÖ 320'den sonra, Büyük Iskender döneminde ortaya çikan Yeni Komedya eskisinden oldukça farkliydi. Mitolojik ögelerin yerini genç Atinalilarin erotik serüvenleri ve aile yasamlari almis, eski sen, cümbüslü ve grotesk üslup da daha gerçekçi ve yumusak bir anlatima dönüsmüstür. Bu dönemden günümüze yalnizca Menandros'tan bazi parçalar kalmistir.

    Eski Yunan tiyatrosunun önemli bir özelligi kamusalligidir. Oyunlari ortalama 10 bin ile 20 bin seyirci ayni anda izleyebiliyordu. Eski Yunan oyunlari, Sofokles'in trajedileriyle teknik yetkinlige ulasmistir. Sofokles oyunlarinda dekor kullanan ilk tiyatro yazaridir. Aiskhylos, Sofokles ve Euripides konularini mitolojisinden alan oyunlar yazmistir. Bu üç yazar, sonradan Aristo'nun Poetika adli yapitinda belirledigi kurallara uygun oyunlar yazmislardir. Bu kurallardan biri zaman, yer ve eylemde birliktir. Eski Yunan komedisinin taninmis yazarlarindan Aristofanes, oyunlarinda dönemin siyaset adamlarinin ve düsünürlerinin yanlis tutumlarini alaya almistir.
     

Bu Sayfayı Paylaş