Tercümeli İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli İngilizce Şiirler

'İngilizce Tercümeler' forumunda Mavi_Sema tarafından 19 Şubat 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tercümeli İngilizce Şiirler - Türkçe Tercümeli İngilizce Şiirler konusu ingilizce şiirler
    tercümeli ingilizce şiirler
    ingilizce aşk şiirleri

    I WOULDN’T LIKE TO BE WITHOUT YOU

    I wouldn’t like the world if given
    If crowns and thrones were promised,
    I wouldn’t like to stay without you and quiet
    It is not so easy to desert you
    I wouldn’t like it, wouldn’t like to be without you.

    SENSİZ OLMAK İSTEMEM

    İstemem dünyaları verseler
    Taçlar, tahtlar vaat etseler
    Kalmak istemem tek başıma sensiz, sessiz
    O kadar kolay değil senden vazgeçmek
    Istemem, sensiz olmak istemem.


    ELEPHANT BOY

    An African Negro Boy
    Had been a magician’s apprentice
    Had changed himself into an elephant
    Instead of changing an elephant into human

    While he had been walking,
    In the fields and mountains
    A huge thorn had pricked his foot
    The elephant had felt too much pain

    He had asked the lion, the tiger, the eagle
    The fox, the wolf, the owl
    The rabbit for help
    Whoever had seen the elephant had run away.


    Mourning and crying
    The elephant had returned to his village
    His mother, father, uncle
    Had escaped from the elephant with childish voice.

    But brave Toro
    Moro’s friend
    Hadn’t known what fear had been
    Had pulled the thorn out.

    Moro had been an elephant forever
    Hadn’t left Toro
    Their story had become
    Legendary in the world.

    FİL ÇOCUK

    Afrikalı bir zenci çocuk
    Büyücü çırağıymış
    Fili insan yapayım darken
    Kendini fil yapmış

    Dağlarda, bayırlarda
    Gezerken ayağına
    Kocaman bir diken batmış
    Filin canı çok acımış

    Aslandan, kaplandan, kartaldan
    Tilkiden, kurttan, baykuştan
    Tavşandan yardım istemiş
    Fili gören korkup kaçmış

    Fil ağlana, sızlana
    Köyüne geri dönmüş
    Anası, babası, amcası
    Çocuk sesli filden kaçmış

    Fakat cesur Toro
    Moro’nun arkadaşı
    Korku nedir bilmezmiş
    Dikeni çekip çıkarmış

    Moro hep fil kalmış
    Toro’dan ayrılmamış
    Onların öyküleri
    Dünyada destanlaşmış.
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    YOU ARE THE ONE

    The stars had hung to the sky’s roof
    As if they had been a glimmering candle light
    The trees had come out from the earth’s deep heart,
    Had got the cradle to wag with untimely wind.

    You’ve been in my heart with your endless love for months
    You must know how much I love you
    Don’t care about nonsensical words, let strangers talk
    Loving hearts are making the lover live with love

    You are the one for me, I am ¤¤¤¤ of longing
    Come to me baby, make my expectancy end
    Have such a great love that astonishes me
    Let the sunshine become dull near your love.

    BİR TEK SEN VARSIN

    Yıldızlar gökyüzünün tavanına asılmış
    Ansızın yanıp sönen birer mum ışığı
    Ağaçlar toprağın kara bağrından fırlamış
    Zamansız rüzgarlarla sallatırlar beşiği

    Doyumsuz aşkınla aylar var ki kalbimdesin
    Seni ne kadar çok sevdiğimi bilmelisin
    Boş sözlere aldırma eller ne derse desin
    Seven kalpler yaşatacak aşklarla aşığı

    Bir tek sen varsın benim için özlem doluyum
    Beklentim son bulsun artık bana gel bebeğim
    Öyle büyük olsun ki aşkın hayret edeyim
    Aşkın yanında sönük kalsın güneş ışığı
     
  3. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    YOU TO YOUR WAY, I TO MINE

    You and me,
    How wonderful days had we lived
    Knowing that those days wouldn’t last
    A nice friendship during a few-weeks-holiday
    During the moonlit nights, under the trees
    In the arms of loneliness we would chat

    About richness, poverty, happiness, unhappiness
    Fortune, misery for long hours
    Perhaps we had found its remedy
    Now our ways are separated
    You to your way, I to mine

    What would happen if there were seas, high mountains?
    Since your name is carved on my heart, don’t think I’ll forget about you
    Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend
    We might meet somewhere one day
    We would talk about the past and future
    Goodbye my sympathetic ear, goodbye my friend.


    SEN YOLUNA BEN YOLUMA

    Seninle ben,
    Ne kadar güzel günler yaşamıştık birlikte
    Bilirdik ki bu günlerin yarınları olmayacak
    Birkaç haftalık tatilde dostça bir arkadaşlık
    Mehtaplı gecelerde, ağaçların altında
    Yalnızlığın kollarında sohbet ederdik

    Zenginlikten, yoksulluktan, mutluluktan, mutsuzluktan
    Servetten, sefaletten uzun uzun konuşmuştuk
    Belki de çaresini bulmuştuk
    Şimdi burada bizim yollarımız ayrılıyor
    Sen yoluna, ben yoluma

    Aramızda derya deniz, yüce dağlar olsa n’olur?
    Unuturum sanma sakın, ismin kalbimde yazılı
    Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım
    Belki bir gün bir yerlerde karşılaşırız seninle
    Eski günleri anarız, gelecekten bahsederiz
    Güle güle dert ortağım, güle güle arkadaşım

    alıntı
     

Bu Sayfayı Paylaş