Teoman - Tüm şarkı sözleri

'Yerli şarkı sözleri' forumunda UquR tarafından 20 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. UquR

    UquR Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Teoman - Tüm şarkı sözleri konusu Teoman - Tüm şarkı sözleri





    ...Dedi Annem

    yaralı dizlerim
    koşamam ki
    kapalı yollarında akamam ki
    unutkan nehrinin
    yolunu sormadan
    bulamam ki
    karlı dağlarında doğamam ki
    saklı kentinin
    "çok üzülme çok susma
    çok darılma
    çok ağlama
    çok da kitap okuma"
    dedi annem
    "çok terleme çok yorulma
    girdaplarında
    boğulma
    yalnızlığına çok da alışma"
    güneşim olmadan
    göremem ki
    ay tutulurken
    uyuyamam ki
    karanlık olsa da
    ben herkesi sevemem ki
    sevmeden de
    yaşayamam ki
    yanlış olsa da


    17

    Boşver beni
    Mühim değilim
    Bu O'nun hikayesi
    Çok beyazdı, kir tutardı
    Ömrü kelebek kadardı
    Mektupları şişedeyken
    Bir de bakmış deniz yokmuş
    Tek başına dans ederken
    Mutsuzluktan sarhoşmuş
    Daha 17'ymiş.
    Oyundan kalkmak isterken
    Kağıtlar dağıtılmış
    Bu hava boşluğunda
    Artık her şey satılıkmış
    Trafikte akmayan
    Hep onun seridiyken
    Söylediği son şarkı
    Elveda Zalim Dünyaymış
    Daha 17'miş


    Aşk Kırıntıları

    yaklaştırsana yavaş yavaş kendini bana
    al içine tekrar derinine sakla, kat kasırgana
    yalan söyleme bak gözlerime bitmiş olamaz
    yokla ceplerini aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz!
    AŞK KIRINTISIYLA DOYMAKTANSA
    TEK BAŞIMA AÇ KALIRIM BU HAYATTA
    PAYLAŞACAK BİRŞEY ARTIK YOKSA
    BİR ERKEKLE BİR KADIN ARASINDA
    yürürüm ipte ağım yokken hemde
    kopkoyu içim
    inan ki çok çalıştım
    bu kalpsiz dünyayı sevebilmek için
    neyim var ki sanki senden başka
    hadi son bir kez ceplerini yokla
    aşk kırıntıları kalmış olmalı biraz
    AŞK KIRINTISIYLA DOYMAKTANSA
    TEK BAŞIMA AÇ KALIRIM BU HAYATTA
    PAYLAŞACAK BİR ŞEY ARTIK YOKSA
    BIR ERKEKLE BİR KADIN ARASINDA


    Ayna

    uyumadan uyandım
    yine aynı dünyaya
    kara verdim kalmaya
    baktım dedim ki aynaya
    "acelen ne?"
    olacaklar olacak
    bir gün nasılsa
    yaşa yaşa yaşa
    seni sevenler var burda
    yaşa yaşa yaşa
    sevdiklerin var burda hala




    Bazı Yalanlar

    Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen,
    Sever gibi yapma artık, daha henüz vakit varken
    Birkaç yaralı ruh,
    Birkaç bira şişesi,
    Elimizde bunlar var,
    Mutlu olmaya yetmezki,
    Aşk.
    Yalanlarımız güzel, inanması zevkli,
    Bir şey sevmeye değerse ölmeye de değer mi?
    Birkaç uyku hapı,
    Birkaç kıskançlık krizi
    Elimizde bunlar var,
    Mutlu olmaya yetmezki,
    Mutlu olmaya yetmezki,
    Mutlu olmaya yetmezki
    Bazı yalanlar güzel,
    Bazı gerçekler acıymış.
    Bazı ölümler uzun,
    Bütün hayatlar kısaymış.
    Çalışmış kaybetmiş,
    Koşmuş yorulmuştuk.
    Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk.
    Bikaç kalp ağrısı,
    Birkaç imdat çağrısı
    Elimizde bunlar var
    Mutlu olmaya yetmez ki...


    Bir Damla Gözyaşı

    tüm kaybolanlar
    kaybolmuşlara rastlarsa
    zamanın birinde
    tek bir damla gözyaşım
    göle düşerse
    ellerimden kayıp gidince
    bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan
    bir damla gözyaşı
    bir damla var elimde
    bir damla gözyaşı
    bir damla ellerimde
    sonunda görürüz belki
    sen de ben de uçsuz bucaksızız
    bu yalnız şehirde
    yaşam sevincin duruyor mu hala içinde
    sustun konuşmadın sözcükler bitince
    bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan
    bir damla gözyaşı
    bir damla var elimde
    bir damla gözyaşı
    bir damla ellerimde


    Bugün

    Bugün
    Sözlükler kusuyorum
    Cümleler kuramazken dun
    Bugün
    Denize döktüm kendimi
    Ucuza gitmeyeyim diye
    Bugün
    Sıyrıldım rollerimden
    Mutluyum
    Çünkü artık yokum bugün
    Boğulurdum her sağanakta
    Yüzmeyi ögrenmişim sanki
    Bügun
    Hayat koyu bir balgam
    Sert bir pornoydu dün
    Bir tuzağa kaptırmıştım kendimi
    Ama eminim Tanrı var
    Bugün
    Bugün
    Evimi yaktım
    Kitapları attım
    Yıkandım temizim artık
    Bugün
    Dün çok giyildim
    Çok pot yaptım
    Ütülüyüm jilet gibi
    Bugün
    "Siz de mi dostlarım?" dedim
    "Öyleyse düş, Sezar"
    Bugün


    Çoktandır

    çoktandır yaşıyormuş gibi yapıyordum demek ben bu şehirde
    çoktandır iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde
    ben de
    belki yaşar belki ölürüm
    çoktandır eriyorsa eğer
    silinirmiş meğer
    büyük de olsa aşk
    çoktandır kanıyormuş meğer,
    çalışırdım inan farketseydim eğer
    ben de
    belki yaşar belki ölürüm
    süresi hiç belli olmaz
    yok ki zamanı
    yarası zor geçer derler
    yok ki ilacı
    insan bazen yaşar bazen de ölür




    Doktor

    Öyle büyük ki inan doktor içimdeki boşluğum
    Ne koyarsam koyayım hiç dolmuyor
    Eğer böyle yaşarsam hep aynı acıyı
    Bu sıcaklar bile beni donduruyor
    Kör bir dilenci vücudunda sigara yanıklarıyla
    İlkbahardan bana bahsediyor sardunyalar açıyor diyor
    Ama ben görmeyeceğim ve sizin gibi sevinmeyeceğim
    Bekleme salonunda günü geçmiş dergiler
    Saçım başım dağılmış sanki bana benzerler
    Doktor doktor insanlar hiç bilmiyor
    Doktor doktor insanlar hiç duymuyor
    Doktor doktor insanlar hissetmiyor
    Doktor doktor kimse beni sevmiyor
    Gerginsin rahatla dedi çabucak soyunurken kadın
    Paramı ver yeter hiç farketmez adın
    Soyunmana gerek yok bana bir kaç tatlı söz lazım
    Uyuyana kadar kal yeter bitmiş uyku haplarım


    Dursun Dünya

    bir çılgın gibi şimdi hayatım
    ne sevgim kaldı çünkü ne gözyaşlarım
    kurtulmak için her seferinde
    kaçtım koşar gibi içimdeki senden
    ateş düşünce hep söndüm,hep sırılsıklam
    şimdi dursun ister dönsün dünya
    dursun ister dönsün dünya etrafında
    hiç farketmez çünkü artık sen yoksun ya
    sönsün tüm mumlar bitsin sevgim
    ister dursun ister dönsün dünya..
    mektuplar gibiyiz hiç açılmamış
    saklanmış ama zamanla kaybolmuş
    sildinmi beni parmak ucunla
    içindeki benden kurtuldunmu yoksa
    günüm gelince yok oldum ardından
    şimdi dursun ister dönsün dünya


    Duş

    bu aşk
    bizi nereye kadar savurursa
    o kadar acıtacakcanımızı
    ama olsun
    daldır elini göğsüme
    al kalbimi
    bul damarımı, bas ilacı
    dindir acımı
    çok mutluyum
    şu anda ellerim
    vücudunda
    umurumda değil artık dünya
    son defaymış gibi kaybederken
    kendimi
    en ucur şaraplaarda
    son defaymış gibi kaybederken
    kendimi
    sırılsıklam
    vücudunda
    eğildim
    öptüm dudaklarından
    saç telin vücudumdan küvete
    aktığında
    içideyim
    içimdesin, anladım
    aşk kanımda
    kasıklarımda
    güneşteyim
    eriyor balmumum
    sapır sapır dökük
    kanatlarım
    aksın bacaklarımdan
    oluk oluk
    milyonlarca doğmayacak
    çocuklarım


    En Güzel Hikayem

    kulaklarım patlıyor sessizliğinden
    yorgunluğundan ölüyorum
    sinekler yapışıyor vücuduma gitmiyorlar
    yayılıyor kanları vurduğumda denizi araladım geçtim
    bir aşktan attım kum torbalarımı döktüm yaprakları
    ama uzandın tenime hissettim terim aktı parmak aralarından
    bazen , ne yaparsan yap olmuyor
    kanım hızlanıyor bazen damarlarımda kan çanakları aynada levham boynumda
    bir yapbozu tamamlarken bakıyorum büyük parçan eksik
    kalbin olduğu bazen bir vücudu sarıyorum
    banıp parmağımı tadına bakıp
    gözümü sevmeye karartıp yapamıyorum bazen...
    acı bir tat kalıyor ağzımda
    bazen yutup unutup bazen tükürüyorum
    bazen ayılıp uyanıp bir nefesle yanımda adı yok sırtı var
    bana dönük bükük soğuğa çeviriyorum suyu ağlıyorum bakıp içine
    ayılamayıp anlayamıyorum bazen..
    derimin altında başarılı ayrılık notları yazılmış , çöpe atılmış
    intihar mektupları vuruyorum sokaklara bedenimi hayallere
    hayatımı yine omuzlarıma acımı alsınlar diye sığınıp
    kurtaracak kadınlara 15 dakkamı bazen..
    bitti
    zor oldu ama bitti yapamadım benim başka bir kalbi
    bedenin zayıftı, kalbin güçlüydü belki haritası ama çok silikti
    sert bir şeydi iliklerimde aşk dayandım , ittim sığmadı , kanırmadı girmedi
    ama
    sıktım pis kanı akıttım yaramdan iyileştirmeye yaladım geçmişti
    sanki soktum neşteri göğsüme inanmaya halim kalmadı diye bitti
    zor oldu ama bitti bazen..
    korkma bilirim acıyı tedaviyi imkansızlığın kekremsi tadını dün insanlara baktım
    kendi kirli camımdan terkedilmişler çoktan yaradan tarafından
    ben kesilene kadar yüzdüm ama görünmeyince karan bıraktım kendimi battım
    bir taş gibi yanmıştı , çizilmişti ama seyrettim ağlayarak sabredip çok sevdiğim bir filmi
    artık yalnız senin için üzülüyorum bitti
    zor oldu ama bitti
    benim de zaten hiç gücüm yok yüzüm yok hiç umudum yok
    ama bil ki farklı bir hayaldi işkenceydi bazen bazen çok güzeldi ama anlıyorum sesinden kurtulmuşsun sen nokta konmuş bitmiş
    en güzel hikayem


    Gökdelenler

    uzun uzun seyrettim seni
    diğer köşesinden barın
    bir karakter oturttum
    yüzüne,kalbine
    uzaktan bakıp insanlara
    konuşmalar yazdım
    dudaklarasonra kendime baktım
    tıklım tıklım
    yalnızdım.
    gökdelenlerden tükürdüm
    dünyaya
    ben hayatım boyunca
    buyüzden kupkuru ağzım
    bak geçmedi yıllarca
    kalbimi yuvarladım sana
    seni tanımasamda
    tezgahtan önüne
    bir yudum al diye
    eğer hoşuna giderse
    daha da iç diye
    bu kadarı yetsin artık
    bu gece
    belki sen bulursun diye
    artık son şansımsın
    korkma ısrar yok bende
    avunurum içkiyle


    Gönülçelen

    Kırıklarını aldırdım kalbimin
    Zırhımı çıkarttım astım portmantoya
    Güzel vücutlar boş suratlar
    Benimse yenmiş tırnaklarım
    Titrek ellerim var
    Evet dedi ben de seni aldattım
    Bİr kez de değil üstelik
    Çünkü beni çok kanattın
    Çok sevdiğim bir yalandın
    Gönülçelen gönülçelen
    Aynı anda utanmadan
    Hem kırıcı hem kırılgan
    Yordun beni gönülçelen
    Gönülçelen gönülçelen
    Biraz gerçek biraz yalan
    Hem yarabandım hem yaram
    Bitsin artık gönülçelen


    Gündüz Tarifesi

    biraz uyusam geçer belki
    bir kalp atışı uzağında
    istemezsen hemen giderim gerçi
    taksi gündüz tarifesi açarsa
    tuttuğum balıkları denize attım
    açlıktan ölüyorum
    bana gülmeyi armağan ettin
    ama nereye koydum bulamıyorum
    soy beni yatır uykuya
    şu an sanki evimdeyim
    bul beni aramana gerek yok
    beni koyduğun yerdeyim
    biraz uyusam geçer belki
    bir kalp atışı uzağında
    istemezsen hemen giderim gerçi
    taksi gündüz tarifesi açarsa
    kusursuz bir cinayet planı
    yaptım kendime karşı
    çok da ciddiye almamalı
    yaptıklarımız rol icabı
    soy beni yatır uykuya
    şu an sanki evimdeyim
    bul beni aramana gerek yok
    beni koyduğun yerdeyim


    Güzel Bir Gün

    suç yok,suçlu yok
    hayat böyle anladım
    aşk yok artık yok ama zamanla alıştım
    senle ben hep böyle kalacağız
    gitgide eriyip yok olacağız
    yavaş yavaş
    sorma neden niçin
    her şey yalnızlıktan
    bak güzel bir gün ölmek için
    düş yok, gerçek yok
    bak sonunda anladım
    yaz yok kış yok
    artık zamanı karıştırdım




    Harbe Giden Sarı Saçlı Çocuk

    Harbe giden sarı saçlı çocuk!
    Gene böyle güzel dön;
    Dudaklarında deniz kokusu,
    Kirpiklerinde tuz;
    Harbe giden sarı saçlı çocuk
    Harbe giden sarı saçlı çocuk!
    Gene böyle güzel dön;
    Dudaklarında deniz kokusu,
    Kirpiklerinde tuz;
    Harbe giden sarı saçlı çocuk


    Hayalperest

    O kadar haklısın ki dayanamıyorum buna
    O kadar güzelsin ki çok çirkin kaldım yanında
    Korkum yaralanman hayatta
    O kadar yalnızsın ki dayanamıyorum buna
    O kadar sıcaksın ki çok soğuk kaldım yanında
    Korkum yaralanman hayatta hayalperestsin
    Güzel hayaller peşinde
    Çok gençsin yanlış insanlar kalbinde
    Hayalperestsin
    Güzel hayaller peşinde çok gençsin çok gerçeksin
    Bu yüzden çok güzelsin


    Hepsi Bir Ya Sonunda

    renkler , mevsimler soluyorsa
    sen evde yokken sevgi seni arıyorsa
    günler yağmurlarla yok olsa
    çok küçüksen üstüne basılıyorsa
    çok gezenin bildiğinde
    çok bilenin mutsuzluğunda
    HEPSİ BİR YA SONUNDA
    renkler , mevsimler soluyorsa
    sen evde yokken sevgi seni arıyorsa
    çok gezenin bildiğinde
    çok bilenin mutsuzluğunda
    HEPSİ BİR YA SONUNDA


    Hergün Aradıysam

    Gizli değil ki bu, okunuyor yüzümden
    Sonsuz bulamayışı kalbimin
    Bir daha aramaz tanırım onu
    Kaçamağı beynimin
    Tutunuversem
    Çalısıyla sevginin
    Uçurumlarda...
    Her gün aradıysam,
    Hiç bulamadıysam,
    Hep çocuk kaldıysam.
    Büyür müyüm sonunda?
    Tek sen değilsin ki
    Boşluğa uzanan
    Korkak,sevgisiz kalbimiz
    Bir daha aramaz
    Tanırım onu
    Yaralıyız hepimiz.





    İki Çocuk

    el sallamıştı annesine
    bayram izni dönüşünde hissetmiş miydi
    oğlunu kurşun kalbi deldiğinde
    kan revan içinde yanyana
    aynı köprüde annelerinin rüyalarında öldükleri yaşlarıyla
    ateşi harlı delikanlılar,
    ne şehit ne kahramanlar
    düşmansız bir savaşta
    düştüler kalkmayacaklar
    emin değildi kendi bile dokunmuş muydu tetiğine
    kesin olan tek şeyse en yakın mahkumdu ipe.
    'kalpte kurşun ilmek boyunda
    iki çocuk ölüm karşısında
    hep çocuk kalacaklar büyümeden birer tabutta ama yaşıyorlar,
    gülüyorlar annelerinin rüyalarında.


    İki Yabancı

    Yazdan kalma bir günden
    Ya da çölde cay filminden
    Bir sahne var aklımda
    Oyuncular sanki biziz
    Mutsuzuz ikimiziz
    Kimi aşklar hiç bitmezmiş,
    Bizimkisi bitenlerden
    Sevmeye yeteneksiziz
    İki yabancı iki yabancı
    Birlikte ama yalnız
    İki yabancı
    Hani o güneşin batışı
    Bizi tanrıya inandırışı
    Şu an o akşam aklımda
    Ama çok zaman önceydi
    Yaralarımız ağır değildi
    Yine de bağışladım ben hep seni
    Hem seni hem de kendimi
    O kadar yoktun ki
    Yazdan kalma birgünden
    Yada çölde Çay filminden
    Benimde sahneler aklımda
    Seninkilerden farklı ama
    Artık kendini kandırma
    Yoktur üstüne senin güzeli çirkin yapmakta
    Suçuysa dünyaya atmakta
    Neyin bildinki değerini
    Benimkini bileceksin
    Bunuda tabi mahvedeceksin
    İki yabancı iki yabancı
    Birlikte ama yalnız
    İki yabancıyız..


    İnsanlar

    Gel olduğun gibi
    Tuzla buz et beni
    Camdanmışım gibi
    Bana hatırlat
    Nasıl bir şeydi
    Bir şeye inanmak
    Tutkuyla tutkulanmak
    İnsanlar dünya düşmüş üstlerine
    Kıpırdıyamıyorlar
    İnsanlar denemiyorlar bile
    Gel dudaklarımı sar nefesini ver
    Tat bırak ağzımda
    İlk sayfaya döndür beni
    Hadi alt üst et iyileştir
    Gel hadi acıt beni
    O bile yeter
    Çoraklığımda istemezsen
    Eğer gelmezsen
    Öldür ama affet beni
    İnsanlar dünya düşmüş üstlerine
    Kıpırdıyamıyorlar
    İnsanlar denemiyorlar bile


    İstanbul'da Sonbahar

    Mevsim rüzgarları ne zaman eserse
    O zaman hatırlarım
    Çocukluk rüyalarım
    Şeytan uçurtmalarım
    Öper beni annem yanaklarımdan
    Güzel bir rüyada
    Sanki sevdiklerim hayattalarken hala
    Akşama doğru azalırsa yağmur
    Kız kulesi ve adalar
    Ah burda olsan çok güzel hala
    İstanbul'da sonbahar
    Her zaman kolay değil
    Sevmeden sevişmek
    Tanımak bir vücudu yavaşça öğrenmek
    Alışmak ve kaybetmek
    İstanbul bugün yorgun
    Üzgün ve yaşlanmış
    Biraz kilo almış
    Ağlamış yine, rimelleri akıyor
    Akşama doğru azalırsa yağmur
    Kız kulesi ve adalar
    Ah burda olsan çok güzel hala
    İstanbul'da sonbahar


    İstasyon İnsanları

    ruhidir benim adim hiç çıkamam evimden
    dostlar uydururum hayali mutluyumdur bu yüzden
    bir çiçek dürbününden insanlara bakarken
    bir gün bir istasyon gördüm trenleri geciken
    yolcular ellerinde tek gidişlik bir bilet
    henüz bilmeselerde hayat bundan ibaret
    istasyon insanları burdalar tesadüfen
    aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
    eskiden çok eskiden ben daha çok küçükken
    henüz cennet plajı otopark olmamışken
    mercanların arasında küçük balıklar vardı
    en güzelleri el boyunda kavuniçi olanlardı
    bir gün bir rüya gördüm o kavuniçi balık benmişim
    büyümem beklenmeden afiyetle yenmişim
    istasyon insanları burdalar tesadüfen
    aynı rüyayı görüp ayrı yerlere giden
    ruhidir benim adım bir sırrım var saklarım
    ama görünce anlarsınız
    yalniz dikkat acımayın
    acınmak canımı en çok acıtandır!!!
     
  2. UquR

    UquR Üye


    Kardelen

    Bir telefon çığlığıyla
    Yalnız bir güne uyandım
    Bir an yanımdasın sandım.
    ''Dün'' de yok,''yarın'' da yok
    sonsuz bir şimdi içinde
    o an nefessiz kaldım

    Başka türlü birşey bu
    Yalnız seni isteyen
    Başka türlü birşey bu
    Sen gelsen aniden

    Kardelen,uçup gittin elimden
    Peki,yine döner misin?
    Sen kardelen,açıversen yeniden
    Beni hala ister misin?

    Aynı cümleyi on kere okurum
    Bir şey anlamam, çünkü
    Aklım hep sende
    Eski bir rüya uğruna
    Başka bir rüyaya tutundun, keşke
    anlasan sen de

    Başka türlü bir şey bu
    Yalnız seni isteyen
    Başka türlü bir şey bu
    Sen gelsen aniden

    Kardelen,uçup gittin elimden
    Peki,yine döner misin?
    Sen kardelen,açıversen yeniden
    Beni hala ister misin?

    Sen kardelen,uçup gittin elimden
    Peki,yine döner misin?
    Sen kardelen,açıversen yeniden
    Beni yine sever misin?

    Başka türlü bir şey bu
    Yalnız seni isteyen
    Başka türlü bir şey bu
    Sen gelsen aniden

    Kardelen,uçup gittin elimden
    Peki,yine döner misin?
    Sen kardelen,açıversen yeniden
    Beni yine ister misin?

    Sen kardelen,uçup gittin elimden
    Peki,yine döner misin?
    Sen kardelen,açıversen yeniden
    Beni yine sever misin?
    Beni yine ister misin?
    Beni hala sever misin?

    Kardelen..
    Kardelen..
    Kardelen..


    Kelimeler

    kaçıyor musun aşktan hala
    koşup insandan insana
    hayatı bırakıp tabağında,
    boşver mi diyorsun kanasın
    için acıyor mu hiç bazı bazı
    cesur musun gözünü kapadığında
    sımsıkılarmı kırpıyormusun
    boşver mi diyorsun kanasın
    biliyorum artık çok zor çok
    kuracak yeni bir hikayem yok.
    yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle
    yavaşlıyor ama durmuyor dünya,
    zaman kimseden değilken yana
    gitmiş herkes evleriniz bomboş
    boşver mi diyorsun kanasın.
    batmadık ama su alıyoruz
    hissetmeden basıp toprağa,
    tuz basmadan yaralarıma
    boşver mi diyorsun kanasın.
    alt üst olmuş coğrafyadan
    cebinde bozuk paralarınla;
    kendi mezarına selam durup
    boşver mi diyorsun kanasın.


    Kıskançlık

    Bir gün daha bitti önümde
    Günler gelir geçer ve antibiyotikler
    Kimim ben? Bügün ne günlerden?
    40derece yüksek ateş ve kıskançlık
    Bu zayıflık anında,bir aşkın komasında
    Kıskançlık aktıgında durmaksızın damarlarımda
    Sen ilacımsın,susuz yuttuğum
    Bir türlü gitmeyen ne yapsam da boğazımdan

    Günlerdir hastayım ve bu beni delirtiyor
    SÜrekli uykuyla uyanıklık arasında
    Gidip gelip,gidip gelip,gidip gelip.
    40derece yüksek ateş ve kıskançlık.

    Kıskançlık bu zayıflık anımda,
    Bir aşkın komasında
    Ve aktığında damarlarımda.. kıskançlık...


    Kim

    Kim olacak bundan sonra
    uyandığımda soğuk yatağımda
    kim dinleyecek kalbimi
    bakacak hep yüzüme
    güzelmişim gibi sanki
    kim tutacak son anda
    bedenimi havada
    düşen uçurumlarda
    ben tutarken nefesimi
    ağzından aldığım
    ağzımda sakladığım
    uçup gitmesin diye
    biz büyür dünya değişirken
    birbirimizi düşünüp başkalarıyla sevişirken…
    kim sevişecek kalbiyle
    inandırıp sevgiye
    uyutup nefesiyle
    kim ısıtacak teniyle sanki sıcak evim olup
    kış vakti okul dönüşünde


    Kişisel Birşey(favori paçam[​IMG])

    Kişisel birşey değil bu
    Yaşamak zor buralarda
    Kimdendi bu yara diye
    Kalbine sorduğunda
    Gerçeği istiyorsan
    Diyeceklerimi unuttum
    Garip geliyor dostlar
    İz bırakmadan kaybolunca

    Bilirim geri gelmezler ama
    En güzel günleriydi onlar hayatımın

    Bazen bir fısıltı çıkar
    Bağırmaya çalışınca
    Tek bir umut bile yokmu
    İnsan geçmişle yaşayınca
    Sonkez inan yalan olsada
    Bazen bir ruya yeter
    Kendimi kandırabilirim
    İkimizde görürsek eğer


    Kupa Kızı Ve Sinek Valesi

    Bir iskambil falında
    Çıkmıştık birbirimize
    O güzel kupa kızıydı
    Sinek valesiydim bense

    Gece yarısı o perşembe
    Rastladım köprü üstünde
    Ağlama dedim o ağladı
    Trabzanlardan indiğinde

    Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
    Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
    Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan?
    Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?

    Bir kar tanesi ol
    Kon dilimin ucuna
    Bir kar tanesi
    Eri ağzımda

    Bir kar tanesi ol
    Kon dilimin ucuna
    Bir kar tanesi
    Eri ağzımda

    Sırılsıklamdı soyundu
    Vücuduma dokundu
    Biraz pürüzlü tenimde
    Yaşam hücrelerimi buldu

    Mutluyudum o uyudu
    Sarıldım sayıklarken
    Tanımadığım o adları
    Yanımda çırılçıplak

    Saçların mı ıslak yoksa ıslak mı yaşamak dedim
    Senin için rüzgarda hep yağmur mu var
    Gözlerin mi daldı yoksa sıkıldın mı sorulardan
    Hiç geçmez mi gözlerinden bu sonbahar?

    Bir kar tanesi ol
    Kon dilimin ucuna
    Bir kar tanesi
    Eri ağzımda

    Bir kar tanesi ol
    Kon dilimin ucuna
    Bir kar tanesi
    Eri ağzımda

    Rüyamda gururluydum, biliyordum diyordum
    İnanmak lazımmiş meğer iskambil fallarına
    Uyandım, bakakaldım, hayali bir parmağın
    Bıraktığı yazıya, pencere camının buğusuna

    Hoşçakal...

    Bir kar tanesi ol
    Kon dilimin ucuna
    Bir kar tanesi
    Eri ağzımda
     
  3. UquR

    UquR Üye


    Mavi

    Kaptan bu kadar hızlı gitme hava güzel deniz güzel
    Yelken yeter bize akıntı burnu önümüzde
    Mandalina kokuları sahilden dolsun içimize
    Mutluyum diyorum kendime sağım solum önüm arkam
    Her yer mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü
    Her yer masmavi akdeniz meltemi altında kitabım kucağımda
    Ne güzel şey uyuklamak sana ilk aşık olduğumda
    Geceyarı dolunayda bu koyda yüzmüştük çırılçıplak
    Yıllar nasıl aktı geçti lacivert mayom eridi güneşten artık
    Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi
    Yatma vakti geldi artık rakı balık harikaydı kaptan eline
    Sağlık
    Son bir kadeh dostlar için artık aramızda olmayan
    İnşallah onlar da mutludurlar
    Mavi mavi bu güzel eylül akşamüstü her yer masmavi


    Mektup

    Telefonda konuşamam bilirsin,
    Mektuplarıysa ertelerim hep,belkide yazım çirkin diye.
    Çok düşündüm, çok kurdum,
    Karar verdim hep vazgeçtim,ama sana yazabilirim nihayet.
    Aslında söz vermiştim,duygularımı kilitlemiştim,ta ki sen açana dek.
    Korkma sevgi dilenmeyeceğim ama bilirsin beni işte
    Bitiririm her şeyi bir dikişte

    Napim?
    Aşk bu,savaş bu binlerce yıldır sürüp giden
    Aşk bu,savaş bu kadın ve erkek arasında

    Artık saymıyorum yılları,bana deyip geçen hayatları,
    Zaten pek de sevmem insanları.
    Ama kimi dostlar var sevdiğim,sokak köpekleri beslediğim,
    Bazı güzel anılar biriktirdiğim.
    Tutku garip bir şey ve çok vahşi,
    Ve çok hırslıydım zaten bende o yüzden de yağmaladım seni...
    Kolay değildir bilirim,bir aşkı bir kalbe koymak,
    Hele bir başkasını severken sen.

    Teşekkürler,bir zamanlar beni cok sevdiğin için
    Bu mektup da olmadı,kelimeler toparlanmadı,işte şimdi çöpe gidiyor.
    Yinede mektubuma son verirken,
    Seni her zaman çok seven,
    Ben..


    Motosikletli Kız

    Motosikletli kız günlerdir seni bulmak için buralardayım,
    Sen yoksun.
    Motosikletli kız çatladımı dudağın,avucun,yüzün,yüreğin?
    Üşüyor musun?
    Kırık bir kalp elinde kala kala

    Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında,
    Gittikçe azalan her nefes aldığında.
    Bir karamel tadıysa dünya senin ağzında,
    Gittikçe azalan her kalbin atışında.

    Sanki seni benim için yapmışlar,
    Sanki benim için yaratmışlar.

    Sanki seni benim için yapmışlar,
    Sanki benim için yaratmışlar,motosikletli kız.


    Mutlu Son

    Çok uzaktan geldiysen,
    Otur, soluklan, dedi.
    Kuraklıktan geçtiysen,
    Dikenli yollardan,
    Karanlıktan,
    Gölgeden,
    Issızdan
    Yüzünü yalayan soğuktan,
    Doğum,
    Acı,
    Doğrularım, korkularım.

    Sorulunca yanıtı
    İçimizde olan,
    Kanımı donduran, ısıtan,
    Durduran
    Bir kalemsen,
    Bir boş kağıt
    Mutlu aşk varsa da,
    Mutlu son yoktur.

    Çocukluğun anıları
    Sırtında ağır örtü,
    Üşütendir aslında
    Kış gecelerini
    Süre değil anlattığım,
    Her şeyin sonu

    Mutlu aşk varsa da,
    Mutlu son yoktur.




    Ne Ekmek Ne De Su

    Uyanıver gökyüzüyle sonsuzluğa
    Unutuver
    Hatırlatırsa ellerin
    Süzülsün dudaklarından
    Yıllar boyunca
    Son bir nefes, acın katlanınca bana yoksun
    Biliyorum
    Usul usul eriyorum
    Kararıyor gözlerim hep
    Yorgunum
    Yığılır kalır
    Yüreğim
    Donuk gözlerinde
    Ter atar deniz geceler indiğinde bana yoksun biliyorum usul
    Usul eriyorum kararıyor gözlerim hep yorgunum
    Ne ekmek, ne de su
    Sensizlik korkusu
    Istemem yeter ki sen
    Yanımda ol.
    Yeter!


    Nefes Nefese

    Hayat unutursan vardır derken
    Burukluğu akar üzerinden
    Fırtınalı açık denizdim ben
    Sen sakin bir koy ararken

    Öğrendik yine de yaşayarak görerek
    Çok sevdik hem de savaşarak ölerek
    Öğrendik yine de unutarak duyarak
    Çok sevdik hem de sevişerek öldürerek

    Nefes Nefese,Nefes Nefese
    Nefes Nefese,Nefes Nefese

    Tek başımayım;güzel değil bu
    Hiç özlememişim kendimi
    Rutubetinden şişmiş kalbim
    Artık açılmıyor bir türlü

    Öğrendik yine de...


    O

    O her şeyi kendi yanından görüp
    Almak istediğini alır
    Başka şey düşünmez
    Beni unuturdu
    Onun her anı heyecan dolu
    Beni üzdüğü zamanlar bile
    Yokluğunu hissetmek
    Beni korkuturdu
    Ben her şeyi onun için, onun
    Yanında yaparken
    O hepsine uzaktan bakardı bir yabancı gibi
    Her sözümü dinliyor gibi
    Beni kandırırken
    İçinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi
    O her günü yeni bir umutla
    Bekler gibi görünür
    Yarına inanmaz, beni avuturdu
    Onun her anı heyecan dolu
    Beni üzdüğü zamanlarda bile
    Yokluğunu hissetmek
    Beni korkuturdu

    Papatya

    Bizi tanıyan herkes bilir
    Senle ben eskiden beri
    Hiç derdimiz olmadan büyümüştük yanyana
    Hani çok sevdiğin o filmi gördükten sonra
    Kısacık kestirip saçlarını içtin ilk sigaranı
    Oh Papatya,
    Yüzümün haline bak,
    Seninle kim kalacak,
    Işıklar kapanınca?
    Benden çok uzakta
    Oh Papatya,
    Son bir defa bana bak,
    Seninle kim kalacak ışıklar kapanınca
    benden çok uzakta
    Zaman mı değişti yoksa ben mi,
    Geride kaldı o günler?
    Aklım belli karışmış,
    Yüzümde gölgeler.
    Senin için saklayıp, sana getirip,
    Anlattığım herşey
    Artık çok boş geliyor
    Yalan tüm kelimeler
    Şimdi o günlere dönüp,
    Seni düşündüğüm anlarda
    Hala üstümde kokun,
    Sesin kulaklarımda


    Paramparça

    Saatim yok tam olarak bilemem
    Biraz bira biraz şarap önceydi
    Nasıl oluyor vakit bir türlü geçmezken
    Yıllar hayatlar geçiyor
    Kayıp bir bavul gibiyim hava alanında
    Yada boş bir yüzme havuzu sonbaharda
    Çok mu ayıp hala mutluluk istemek
    Neyse zaten hiç halim yok
    Bugün benim doğum günüm
    Hem sarhoşum hem yastayım
    Bir bar taburesi üstünde
    Babamın öldüğü yaştayım
    Bugün benim doğum günüm
    Kelimeler büyüyor ağzımda
    Bildiğim tüm hayatlar
    Paramparça, paramparça
    Takatim yok yinede telefona sarıldım
    Son bir özür için sevdiğim kadınlardan
    Aradım mesajlar çıktı kapattım
    Telesekretere konuşamayanlardanım


    Parti

    sıkı sıkı tuttum ellerinden, kayıp gitme hayatımdan sen de diye bazen
    ama ittim çoğu kez ürküp aşkından güçsüz yaptın diye beni sen
    oysa derinlerde hep bildim ki kanımdaydın
    öyle gurur duydum ki beni böyle büyük sevebildin diye bana rağmen
    gelmiştim, görmüştüm, yenilmiştim, sevmemiştim tam gidiyordum dünyadan sen yokken
    öyle güzel aldın ki beni içine, öyle sardın ki benim oldun
    ama korktum
    kaybedecek bir şeyim oldu diye korktum
    kaçtım bildiğim dünyaya
    parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş, konu kapanmış
    acıkmıştım, susamıştım, üşümüştüm
    kavrulmuştum sıcaktan sana geldim
    damağım kuru, gardım inik, boynum bükük, dedim `yine al beni`
    `seni bilirdim` dedin `çektim kepenkleri`
    dedin `öldü bendeki sen, gömülü şimdi`
    baktım, anladım
    parti bitmiş, herkes gitmiş, dava düşmüş
    konu kapanmış.




    Rapsodi İstanbul

    al tüm param bu dedim
    boşver dedi sende kalsın
    bir parça yeter ufak
    kopar ver yiyeceğinden
    etrafına bak onlardan olma sakın
    yola koyul küçük küçük git buralardan

    sokaklarda sapsarı yapraklar
    mazgallarda yağmurlar
    hangi kentte bu denli acı var
    başka nerde istanbul kadar
    git...

    yapraklar yatağın olsun
    kırlangıçlar arkadaşların
    yıldızlar yorganın olsun
    hem zaten gökte işsiz güçsüz duruyorlar

    benden geçti ama sen yap
    git buralardan
    bitene kadar bitmez hayat
    bitti mi de biter ama
    iç tüm şaraplarını bu dünyanın
    kay ıslak güvertelerinde
    tüm güzel kadınların

    sokaklarda sapsarı yapraklar
    mazgallarda yağmurlar
    hangi kentte bu denli acı var
    başka nerde istanbul kadar
    git...

    yapraklar yatağın olsun
    kırlangıçlar arkadaşların
    büyük aşklar hep senin olsun
    hem zaten boşuboşuna başkalarında duruyorlar


    Renkli Rüyalar Oteli

    arabayı sen kullan demiştim
    içkiliyim.
    'boşver yutalım şeritleri bas gaza' dedin
    bu otel güzel adını sevdim,
    orda öyle yerlerime dokun,
    dokunmadığı kimsenin


    sarhoş olsak ya,
    kimiz unutsak ya,bulut olup iç içe
    bardaktan boşansak ya sarhoş olsak ya
    tek vücut olsak ya
    yüksek doz aşk alıp burda mutlu ölsek ya
    yıllar önceydi,
    çok da güzeldi şimdi düşününce
    benimsin demiştim
    ben de senin
    renkli rüyalar otelinde


    kapıları çalmıştım
    cevapsız savrulmaya
    hiç atmayan kalpleriyle insanlara
    ama sen farklısın
    dedim,dedin ki sense
    'dikkat et sadığımdır sadece
    KENDİME!'

    2x
    sarhoş olsak ya
    kimiz unutsak ya
    bulut olup iç içe bardaktan boşansak ya
    sarhoş olsak ya
    tek vücut olsak ya yüksek doz aşk alıp
    burda mutlu ölsek ya
    yıllar önceydi çok da güzeldi şimdi düşününce benimsin demiştim bende senin renkli rüyalar otelinde


    Rüzgar Gülü

    Kır evinin verandasında
    bir rüzgar gülüne rastladım
    İnsanmışcasına konuşmaya başladım
    Dedim, benim kadar yalnızsan
    Tek gecelik bir aşksan
    Omuzlarına abanan
    Bir anıdan kaçıyorsan

    Dibe vurduysan
    yada hala düşüyorsan

    Bir yaz günü Bir yaz günü
    Hiç bu kadar üşüdün mü?
    Rüzgar gülü Rüzgar gülü
    Hiç ölümü düşündün mü?

    Hayalimdeki adsız kadın
    Sanki ağzımda tadın
    Eminim ki sen de hep kendini aradın
    Evimin yolu beni unutmuş otellerin soğukluğunda...
    Tüm bu garip duygular
    Bir tür iç kanama

    Dibe vurduysan
    yada hala düşüyorsan

    Bir yaz günü Bir yaz günü
    Hiç bu kadar üşüdün mü?
    Rüzgar gülü Rüzgar gülü
    Hiç ölümü düşündün mü?




    Saat 03:00

    Saat 03:00 olmuş,resimler buruşmuş,
    Karlar erirken saçlarımda.
    Sen hep güzelsin,
    Benimse içtiğim her bir damla yaralarıma vurmuş.

    Koşma yorulduysan,anaforda boğulduysan
    Sen de korkuyorsan yalnızlıktan
    Bilme istemiyorsan,bir an bile gülmiyorsan
    Sen de sıkıldıysan yalanlarımızdan

    Saat 03:00 olmuş,soğuktan deniz donmuş,
    Balıklar kıyılara vurmuş.
    Küçük bir kar tanesi,onca yolu uçmuç,
    Sonunda tam dilimin ucuna konmuş


    Sen Benim Olmasan da

    Daha gün ışığı görmeden
    Bana görünmeden,
    Yolunda
    Her gün arar o sevgiyi
    Mışıl mışıl, uykusunda

    Sanma seni hatırlarım
    Önce, sonra, görmediğinde
    Sanma sana çok kızarım
    Zaten odam hep dar geliyor bana
    Sen benim olmasan da...

    Yazı bitiren o ellerin
    Seni sevenlerin koynunda
    gördüm acılı resmini
    Bana gülümsedi
    Sonunda

    Sanma seni hatırlarım
    Önce, sonra, görmediğimde
    Sanma sana çok kızarım
    Zaten odam hep dar geliyor bana
    Sen benim olmasan da...

    Ya siz beni sevenler,
    Unuttunuz sonunda
    Bu "oteller kenti" nin
    Diğer yakasında

    Zaten odam hep dar geliyor bana...


    Senden Önce Senden Sonra

    Bu çığlık çığlığa dalgalar
    Ve hüzünlü güzel martılar
    Rüzgara çarpıp çarpıp gelip doluyorlar kalbime

    Yalnızım uçurum kıyısında
    Hayat ve ölüm arasında
    Tüm hayatım akıp geçiyor
    Ayaklarımın altında

    Daha kaç vücut gerek bana
    Benim seni unutmama

    Senden önce senden sonra


    Sessiz Eller

    Ben hala ölürüm plastik çiçekli gizli bahçemde
    Sessizlikten kaçar sığınırım yorgunluğun koynuna
    Apansız uyanır düşlerin
    Tek güzel yerinde ararım tadını
    Eve dönmenin yolunu bilmenin

    Kimin, kimin bu sessiz eller
    Mor halkalı yaralı gözler
    Kıyılarıma vuran sen misin

    Kimin, kimin bu kör gözler
    Bu varışsız yalan sözler
    Adını unutan sen misin

    Ben hala ararım
    Bilinmeyenin ulaşılmaz balını
    Kaçarım kalabalıktan, yalnızlıktan
    Dostumuz ölümden


    Soluk Soluğa

    Konuşacağım uyusan da
    Tek bir kelime bile duymasan da
    Biterken bir zamanlar
    Çok sevdiğimiz bu hikaye
    Dokunuyorum ellerine
    Aralanmış bacaklarına
    Eğilip ıslak ağzına
    Agzımı dayıyorum son kez
    Soluk soluğa
    Saçların darmadağın
    İç çamaşırların odaya saçılmış
    Dün ağladıktan sonra
    Makyajın yastığına akmış
    Uyandırmadan seni
    Sıyırıp üstünden herşeyi
    Terden ıslak vücudumu

    Vücuduna dayıyorum son kez
    Soluk soluğa
    Artık çok üzmüyor beni
    Hiç bir sey hissetmiyorum hatta
    Bir kaç anı sadece onlar da
    Silinir nasılsa zamanla
    Bırakmıştım uzun zamandır
    Ama ihtiyacım var şu anda
    Bazen bir içki şişesi
    Yaşam destek ünitesi
    Bu kez gerçekten giderken
    Gerçekten terkederken
    Sana kapıyı çekerken
    Uzun uzun bakıyorum son kez
    Soluk soluğa


    Sus Konuşma

    küçücüktüm , ufacıktım, bir dilenci kraldım
    çok yürüdüm, çok acıktım
    kalbim sızlar, yüzüm gizler
    bir tren camından dünyayı gördüm, haline üzüldüm

    sus konuşma
    sözler kimin umurunda
    son bir öpücük
    yeter açık yaralarıma
    belki sen
    umutsuzluktan sessizsen
    zaten her zaman kaybettik senle ben

    hayat bir yarış dersin hep bir meydan savaşı
    bir kavga, sakın yara alma
    sen bir kağıt gemisin gazeteden
    kıvrımların açılırken yorulmaz mısın
    hergün ölmekten

    sus konuşma
    sözler kimin umurunda
    son bir öpücük
    yeter açık yaralarıma
    belki sen
    umutsuzluktan sessizsen
    zaten her zaman kaybettik senle ben


    Sürpriz

    Ne güzel sürpriz bu böyle
    Hoşgeldin
    Boşver çabalama, konuşmak zorunda değilsin
    Hem hareketlerinden,
    Küçücük mimiklerinden kalbini okurum ben.
    Bütün gün yataktaydım, yüzümde yastık izi
    Seninse geçmisinde binlerce ağır yenilgi
    Çok şaka yaptiysam
    Aslında korktuğumdan
    Beni zaten tanırsın sen
    Derler ki , bir yerden sonra

    Acımaz daha fazla
    Zaten aşk kötü bir şaka
    Anlamaya çalışma
    Her güzel sey bitermiş
    Aşk nedensiz sevmekmiş
    Kulağımda gürültüyle, uyurken televizyon açık kalmış
    Bir ülkenin bodrum katında
    Kirli bir savaş varmış
    Midem bulanıyor, galiba dünya tuttu
    Beni hep unuttu
     
  4. UquR

    UquR Üye

    Terlemeden Sevişenler

    saat 11miş meğerse,fildişinden kulelerde sönüyor ışıklar bak
    geceye günaydın diyelim gözlerinde çapak varsa hemen silelim
    sıradan ölümlüleriz
    büyümüş kimyası değişmiş
    yazarız banıp kanımıza
    tutkunuzdur yazgımıza
    nasıl anlasınlar seni beni acıkmadan yiyenler,
    uyumadan önce ayaküstü terlemeden sevişenler
    niye külçe gibi kalpleri
    kurumuş ağızları dilleri hepsi
    yorgun yaşamamaktan
    boşver anlamasınlar seni
    ben anlarım bakışından bilirim her hücreni
    nasıl görecekler seni
    kapalıyken sımsıkı kalpleri
    boşver dişle kendi fünyeni
    zaten bir gün herşey biter
    kabul edenler etmeyenler
    kabul edilmiştir.


    Tesadüfler

    çoktandır
    yaşıyormuş gibi yapıyordum demek bem bu şehirde
    çoktandır
    iki yabancı gibi yaşıyorduk demek biz bu şehirde
    bende... bende..
    belki yaşar belki ölürüm
    çoktandır
    eriyorsa eğer silinirmiş meğer büyükte olsa aşk
    çoktandır
    kanıyormuş meğer çalışırdım inan farketseydim eğer
    bende... bende..
    belki yaşar belki ölürüm
    süresi hiç belli olmaz yokki zamanı
    yarası zor geçer derler yokki ilacı
    insan bazen yaşar bazende ölür
    ....


    Tuzak

    Aklın kayarsa
    ellerinden
    sen alışırken
    tam severken
    gökyüzüne bak
    bak da söyle
    yıldızların en küskününe
    üç adım al
    sonuca doğru
    ayrılışa
    sevene doğru
    sevdiklerin
    acıların
    tatlı evin, çocukların.
    sahibiysen
    tuzak bunlar
    unutmaksa intikamın
    unuttuğunu da unutmaksa
    kanla da
    terle de yazsan da farketmez
    sulara yazdıysan eğer.
    bilemezsin
    sevemezsin
    görmezlerse seni hiç
    yenemezsin.
    duyamazsın, bulamazsın
    görmezlerse seni hiç
    olamazsın.




    Yağmur

    Dayanmak zormuş meğer
    Sonu belli oyunlara
    Reddetmeye gücün yoksa eğer

    Oysaki özgürlüğü seçmek
    Başka vücütlar sevmek
    Bir şehri tam kalbinden
    Beyninden vurup gitmek
    Var aklımda bir yağmur
    Çok uzaklardan çağırıyor
    Gelirsen severim diyor

    Yağmur yağmur çok uzaklardan
    Çağırıyor gelirsen severim diyor

    Her maske birşey söyler
    Nefretler sevgiler
    Bırak artık sevmiyorsan eğer

    Oysaki özgürlüğü seçmek
    Başka vücütlar sevmek
    Bir şehri tam kalbinden
    Beyninden vurup gitmek
    Var aklımda bir yağmur
    Çok uzaklardan çağırıyor
    Gelirsen severim diyor

    Yağmur yağmur çok uzaklardan
    Çağırıyor gelirsen severim diyor


    Yarından Bana Ne

    Bu akşamüstü yine ben otururken penceremde
    Yorgun gün sırtımda
    Sağda solda insanlar görüyorum
    Hepsi birden koşuyorlar mutlu yarına
    Birkaç gün evvel olsaydı
    Ben de koşardım onlarla
    Bugün ben kaybettim
    Benim için yarın olan tek sevgim,kime ne?
    Şimdi ben gülüyorum
    Herşey tatsız ve anlamsız bugün artık
    Yarından bana ne
    Bundan sonra tek başıma ben
    Ne yaparım, nereye giderim boş umutlarla?
    Bir kenarda durup herkesten yardım mı
    Beklesem gözümde yaşlarla?
    Hergün uğraş, hergün kaybet
    Bak olmuyor, aldanma!


    Yazgı

    Sil severek gözleri
    Dilsiz ellerinle sarmala
    Sar beni
    Korkusuz isteğin bağırsın
    Ölmemiş sevgiler arasına koy beni

    Aslında yok çaresi
    Bilirim
    Canlar verir soğuk nefesim
    Aslında yok çaresi
    Sevginin
    Kabaran serin teninin

    Yollara yıllara yazgımı yazdım yanında

    Hep uzaksa herbiri
    Kavrayıp bıraktıysan hep beni
    Görünmem duvarlar inince
    Yine de sen hep dokun
    Gör beni


    Yollar

    Gözlerim kör karanlıkta
    Kör kuyunda
    Boğulursa,
    Tenim benim olmadıysa
    Yitirilmiş,
    Tutsak olmuş,
    Düşman olmuş,
    Milyon defa tekrarlanan
    Hayatımsa

    Gizli bağın çözüldüyse
    Yollar varsa
    Pahalıysa
    Uzun, kısa ya da darsa,
    Artık hiç farklı omayan,
    Sıkıldığın,
    Hayatınsa

    Aslında yollar
    Yalanını görmez, yaraları sarmaz
    Hiç bitmez
    Aslında yollar
    Daralıp açılmaz, sonuna da varmaz
    Hem varsan da
    Farketmez ki.

    Oldu, oldum, çocuk kaldım
    Yüreğimden yaralandım
    Bir yer olsa
    Huzur sunsa
    Dizlerim üstünde çöksem
    Sonsuz yolu aydınlansa
    Günün ilk ışığında
    Son bir kez nefes alsam
    Kaybolasam gözyaşında
    Ya da ilk kitabında


    Zamparanın Ölümü

    Pardon sizi birine benzettim geçmiş yıllardan
    Yemin ederim azcık içtim, bu halim doğuştan
    Şampiyonum sanırken diskalifiye olduğumdan
    İşte sevgili bayan, tüm gevezeliğim bundan
    Bir kız tanırdım eskiden,"hayat berbat" derdi
    Loş kalbinde hayal kırıklıkları biriktirirdi
    Her filmden, kitaptan bir rol seçerdi
    Beğensin diye gelirse ölüm, makyajsız gezmezdi
    Tanırsınız benim gibilerini boş sokaklardan
    Çizgilere basmadan yürümeye çalışan insanlardan
    Ama dün akşam dedim ki kendi kendime
    Düşünme!
    Kim anlamış ki sen anlayasın böyle?
    Bir şey söyledi ki bence de doğru, bir bar filozofu
    "Çok kadın hiç kadındır oğlum, yalnızlıktır sonu"
    Kadehte yansımama baktı, ayaklı bir kanıttım
    Kadın dergileri testlerinde her soruya yanıttım
    Öyle güzelsiniz ki, galiba korkmaya başlamalı
    Sizin kadar güzel olmak hemen yasaklanmalı
    Durun, tahmin edeyim, balıksınız değil mi?
    Çok yalnızım, n'olur size gidelim mi?


    ...ve bitti
     
  5. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    GEMİLER
    Biran için çıksan hayatımdan
    Yanık tenli omuzumdan
    Haykırsam maziden, uzaklardan
    Şu anda yanımda

    Deniz rüzgara karışmış güneşte
    Martı(dalga) sesleri vardı gülüşlerde
    Gülüşlerde gülüşlerde

    Sen geçerken sahilden sessizce
    Gemiler kalkar yüreğimden gizlice
     
  6. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Teoman - Ağır Kapı


    Ağır kapı aksak lisan
    Kelimeler yetmiyor
    Çıplak yara günışığı
    Tenimi incitiyor

    İçeriden yeni çıktım
    Dünya almıyor beni
    Yüreğimde yatar hala
    Ölenlerin yemini

    Hangi meydan hangi sokak kavuşturur bizi
    Hangi yalan hangi yasak karşılar bizi

    Ne insanlar ne mekanlar
    Özlemlere yetmiyor
    Başka sözler başka yüzler
    Ödeşmeler bitmiyor

    Aşk uyudu ranzalarda
    Düşler eskidi gitti
    Islığıma gömüyorum
    Kalbimdeki sözleri

    Hangi meydan hangi sokak kavuşturur bizi
    Hangi yalan hangi yasak karşılar bizi
     
  7. NeslisH

    NeslisH Özel Üye

    Teoman - Anlıyorsun Değil Mi?


    Hava ayaz mı ayaz ellerim ceplerimde
    Bir türkü tutturmuşum duyuyorsun değil mi?
    Çalacak bir kapım yok mutluluğa hasretim
    Artık sokaklar benim görüyorsun değil mi?

    Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
    Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün
    Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
    Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?

    Bir resmin kalmış bende tam ortadan yırtılmış
    Hani siyah kazaklı biliyorsun değil mi?
    Gözlerimden süzülen birkaç damla anıda
    Senin sıcaklığın var anlıyorsun değil mi?

    Zaman akmıyor sanki saatler durmuş bugün
    Sonsuz yalnızlığımda birtek sen varsın bugün
    Ya dön bana artık duyuyor musun beni?
    Ya çık git dünyamdan anlıyorsun değil mi?
     

Bu Sayfayı Paylaş