Tenin Tenime Doymadan Bitti

'Hasret ve Özlem Yazıları' forumunda Fatma tarafından 21 Ekim 2008 tarihinde açılan konu

  1. Fatma

    Fatma Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tenin Tenime Doymadan Bitti konusu [​IMG]


    sesin hasret kalınca sesime
    rüzgara söylerim diyeceklerimi
    bilirim bir akşamüstü lodosta
    o sözcüklerin iliklerine işleyeceğini

    gözlerim bulamayınca gözlerini
    bakarım lacivert gökteki dolunaya
    bilirim bir gece vakti karanlıkta
    pencerenden sızıp içeri gireceğini

    ellerim uzak kalınca ellerine
    dokunurum kuşların birine
    bilirim yağmurlu bir günde
    sırılsıklam sığınacak pencerene

    benliğim arayınca varlığını
    hayalin kurcalar aklımı
    bilirim uykusuz gecenin sabahında
    gün değil ruhun doğacak odama
     
  2. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    Senin kollarında ölmek ne güzel
    Gülen gözlerine baktıktan sonra
    Senden ayırmaya kıyamaz ecel
    Ben seni böyle sevdikten sonra
    Yas olsan dökmem yanaklarımdan
    Gül olsan kopartmam ince dalımdan
    Vazgeçmem senin aşkından
    Ağlama istemem sil gözlerini
    Unutma verdiği son sözlerini
    Ruhumda açılan aşk izlerini
    Meleklerde anlar gördükten sonra
    Öp ki dudağımda tadın kalsın
    Gel ki mezarımda güller açsın
    Sula toprağımı kuru kalmasın
    Aşkımız yeşersin öldükten sonra
     
  3. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]




    AYRILIK NIKAHI

    Seni bilmem ama ben kararliyim
    Bu garip sevdadan cayalim gitsin
    Bu askta senden cok ben zararliyim
    Bir kumar oynadik diyelim gitsin

    Icimde bir his var benden pes diyor
    Olmayan duadan ümit kes diyor
    Madem ki bahtimiz böyle istiyor
    Kaderin emrine uyalim gitsin

    Seninle burcumuz tutsaydi keske
    Ikizler bir baska yengec bir baska
    yarini olmayan hayirsiz aska
    Ayrilik nikahi kiyalim gitsin

    Farzet ki bir rüya gördük ikimiz
    Gercekten bu hissi tanimadik biz
    Böyle bir masali yasamadik biz
    Bir varmis bir yokmus sayalim gitsin

    Marifet felegin elinden cikmis
    Dünyada baska terzi yokmus
    Keremi asliyi narina yakmis
    Atesten gömlegi giyelim gitsin

    Tiryaki gönlümde olmasin kuskun
    Tek sana müptela bu gönlüm tek sana düskün
    Ardindan bi agit yakalim askin
    Adini elveda koyalim gitsin...​
     
  4. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]



    DUDU KUŞLARI

    Yeryüzü ve gökyüzü geçmişi ve geleceğiyle sonsuz uykudaydı kendimle kalbimdeyken….

    Alaca karanlık şafağa terk etti kendini…
    Dudu kuşları son sefere havalanırken rüzgarları kanatlarına almış yerden göğe secde ediyordu..
    Gökyüzüne öyle abanıyorlardı ki uçuşurken, kuş bedenleri yalvarıp yakarıyorlardı ALLAHA ….
    Tövbe Rabbim tövbe Rabbim tövbe Rabbim diye….
    Doğsa güneş aydınlansa gün,
    Uyanıverse melek kılığında terörist vicdan,
    Kalemim anarşist olmasa,
    Kendimin farkına varsam haykırsam dünyanın kulağına
    Kral krallığını,köylü köylülüğünü kendi seçmedi dünya kurulalı beri diye..
    İnsan ne bilsin?
    Umutta da sabırda da hasat ne zaman?
    Üzgünüm!
    Onun bunun gölgesi olamam ben…
    Ne vakit bencil yönlerimizi yok edip, memnun etmeye çalışsak da etrafımızdakileri, kimse memnun olamazdı yine de…
    Önce sen diyerek başlayabilseydik keşke,
    Önce ben diyerek başlayanlardan memnun olmasaydık keşke..
    Yeniden doğmuş gibi olmak isterdim..
    Bütün geçmişimi kezzaba yatırıp
    Dostlarımı ruhumla ayırıp
    Merhaba demek isterdim yeryüzünden güneşe…
    Aldatılmayan olmak isterdim bir kerede..
    Ne zaman kendimi karşıma alsam,
    Susar,erir giderim kendi göğümde…
    Aşklarım dudu kuşlarını tövbelerle teşekkür ederim…
    Beynimdeki terörist sabaha varmaz,
    Vurur dudu kuşlarını koyar mezara….
    Gözyaşlarım yağmur gibi
    Kendini nasıl ıslatsın?
    Baştan sona su,
    Baştan sona buz kesilmiş
    Soralım kendimize
    İnsan kendini nasıl aldatsın?
    Kalpler dolusu…seviyorum...seni...İşte... ​
     
  5. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]



    Bitti…
    Bu son cıglık, benden yana…
    Son haykırıs…

    Kapatıyorum sayfamı…
    Seni yazmak geceler boyu, sana bile fazla..
    Tasıyamazsın cümleleri..

    Bu son…
    Vazgecmek, kendime verdigim en kolay ceza…!

    Tükenişimi izlemeni istemiyorum…
    Bu sefer ben terk ediyorum seni…

    ‘’Seviyorum’’ ve ‘’Gidiyorum’’…
    Sevmek ve gitmek…
    Sana yakısır bir sevgi bu…
    Al, sana yakısanı ve cek git sevmelerimden…!

    Sen beni degil, ben seni gönderiyorum bilinmezliklere…
    Sana dair ne bir yazı ne bir gözyaşı…
    Sen diye birsey yok ki umutlarımda…

    Sen bugüne özel bir dünya..
    Ben o dünyanın icinde, sana yabancı bir sehir..

    Sehrimin ısıklarını sönduruyorum, sana ragmen…
    Seni ögütüyorum kalbimde, keskelere yer vermeden…!

    Sana ölüyorum, yeniden dogmak adına!

    Bir kez daha olmayacak!
    Alıstır benden gelen son cümlelere kendini…
    Ben diye birsey yok sende…

    Şimdi, seni bitiriyorum her nefeste…

    Bil ki;

    Seni ‘’sana’’ hapsediyorum, bana ragmen…​
     
  6. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    DOST MUYUZ..????

    Kaç vefasız hançerledi o tertemiz yüreği?
    Yada kaç vefasız hak etti o yürekteki gerçek sevgiyi?
    Söyle dostum kim bildi değerini?
    Sen o değeri hak ettinmi?
    Söyle hata sendemiydi?
    Seni bırakıp gidenlerdemi ?
    Dürüst ol doğruları söyle
    Bendeki yerin asla değişmez
    Dostum dedim kalıcaksın hep öyle
    Sana söz kim olursan ol
    Ne yaparsan yap
    İstersen putlara tap
    Bende dil din ırk ayrımı yok
    Dostluk benim için insanlıktır
    Ve sen ne yaparsan yap aynı kalıcaktır
    Bana dürüst ol budur benim için önemli olan
    Gam yemem sırtımdan bile vursan
    Vardır derim bir sebebi soranlara
    Yeterki bana sebebini dürüstçe sen açıkla
    Önemli olan benim sana inanmamdır
    Başkalarının söyledikleri benim için yalandır
    Benim için dostluk bambaşka bir kavramdır
    Kimine göre belkide çıkardır
    Ama bana göre DOSTLUK ölüme bile korkmadan
    Beraber koşmaktır…
    Şimdi sen karar ver dostmuyuz?
     
  7. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    Bir Gün Anlarsın
    Uykuların kaçar geceleri
    Bir türlü sabah olmayı bilmez
    Dikilir gözlerin tavanda bir noktaya
    Deli eden bir uğultudur başlar kulaklarında
    Ne çarşaf halden anlar, ne yastık
    Girmez pencerelerden beklediğin aydınlık
    Kapanır yatağına çaresizliğine ağlarsın
    Onun unutamadığın hayali
    Sigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içine
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunu
    Şerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğin
    Gün gelir de sesini bir kerecik duymak için
    Vurursun başını soğuk taş duvarlara
    Büyür gitgide incinmişliğin, kırılmışlığın
    Duyarsın
    Ta derinden acısını çaresiz kalmışlığın
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın ne işe yaradığını ellerinin
    Niçin yaratıldığını
    Bu iğrenç dünyaya neden geldiğini
    Uzun uzun seyredersin de aynalarda güzelliğini
    Boşuna geçip giden yıllarına yanarsın
    Dolar gözlerin için burkulur
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın tadını sevilen dudakların
    Sevilen gözlerin erişilmezliğini
    O hiç beklenmeyen saat geldi mi
    Düşer saçların önüne ama bembeyaz
    Uzanır gökyüzüne ellerin
    Ama çaresiz
    Ama yorgun
    Ama bitkin
    Bir zaman geçmiş günlerin uykusuna dalarsın
    Sonra dizilir birbiri ardınca gerçekler acı
    Sevmek ne imiş bir gün anlarsın
    Bir gün anlarsın hayal kurmayı
    Beklemeyi
    Ümit etmeyi
    Bir kirli gömlek gibi çıkarıp atasın gelir
    Bütün vücudunu saran o korkunç geceyi
    Lanet edersin yaşadığına
    Maziden ne kalmışsa yırtar atarsın
    O zaman bir çiçek büyür kabrimde kendiliğinden

    Seni sevdiğimi işte o gün anlarsın
     
  8. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    YEMİN OLSUN Kİ SEVGİLİM

    Ezberimde tuttuğum sevgilim,
    Sen şimdi beni bir ölü insana çevirdin ya yaşarken,
    Bunun hesabını and olsun ki ağır ödeyeceksin...
    Sen ki farkında olmadan adımı ezberleyeceksin,
    Sen ki farkında olmadan elinden telefonu düşürmeyeceksin.
    Sen ki her mesaj ya da çağrı geldiğinde
    Elin ayağına dolaşacak da ne yapacağını bilemeyeceksin,
    Ama benim olmadığımı görünce de hüsrana uğrayacaksın.
    Arayacaksın ama beni hiç bir yerde bulamayacaksın.
    Seninle tanıştığımız o yere de gelmek de zahmet etme...
    Orada da bulamayacaksın.
    Kimseye soramayacaksın, çünkü sen herkesten utanacaksın...
    Kime soracak olursan beni,
    Bileceksin ki; yüzüne tükürülecek.
    Kime soracak olursan beni,
    Bileceksin ki; tokat gibi çarpılacak kapılar yüzüne.
    Ağlayacaksın, bir başına kalacaksın,
    Ama beni asla bulamayacaksın...
    Bulamazsın da, unuttun mu?
    Ölüyüm artık ben...
    Ölü bir insandan fayda gelmez sana.
    Sarhoş olacaksın, avare dolanacaksın bir başına,
    Adını değiştirecekler,
    Sana ayyaş diyecekler,
    Deli diyecekler,
    Aşık diyecekler,
    Belki de bir zaman sonra üzülecekler.
    İsmimi haykıracaksın bulma umuduyla,
    Ama dedim ya beni bulamayacaksın.
    Ağlamaktan gözlerim kanlacak,
    Hatta yaş yerine kan gelecek damla damla...
    Bana çektirdiklerin yüzünden kahrolacaksın,
    Kabus gibi rüyalarında göreceksin,
    Hatta çığlıklarla uyanıp, daha da uyuyamayacaksın.
    Ölmek isteyeceksin. sadece ölmek...
    Ölmenin kurtuluş yolu olduğunu düşüneceksin,
    Ama ölmedikçe çaresizlikten kıvranacaksın.
    İşte o vakit, o halini görmek için yanından geçeceğim acıyan gözlerle,
    Bana bakacaksın, dilin tutulacak konuşamayacaksın.
    O halini gördüğümde de acımam geçecek
    Ve güleceğim hem de alayc bir gülümseme ile....
    İşte o zaman ölümlerin en acısını tattıracağım,
    Ama sen ölümü tatsan da, ölmeyeceksin...
    Buna müsade etmeyeceğim.
    Çünkü seni her zaman bu halinle hatırlayacağım.
    Bunları okurken belki şimdi komik gelecek,
    Ama gün geçtikçe sancılarınla bana hak vereceksin.
    Yemin olsun ki sevgilim,
    Bana çektirdiklerinin yanında bırakmayacağım.
    Ve yine yemin olsun ki sevgilim,
    Seni her gün gözlerimle mezara sokup çıkaracağım
     
  9. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    YİNE DE BEN TOPLARDIM YERLERDEN KALBİMİN KIRIKLARINI

    en çok
    senin yanında üşürdüm
    sen beni her zaman üşütürdün de
    haddimi aştığım zamanlarda
    sana yaklaşmayı denediğim zamanlarda yani
    en acımasız soğuğunu çarpardın üstüme
    çok toydum
    dayanamazdım
    buz kesilirdim
    ve son bir vuruşla
    paramparça etmeyi de ihmal etmezdin
    o buz kütlesini her seferinde


    yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


    suya benzerdin
    musluktan damlardın mesela
    ben uykuya dalmadan hemen önce
    uykumu s**mek için

    yada durup dururken
    bir salgın hastalık getirirdin uzaklardan
    bana armağan ederdin

    hiç bi şey yapmasan
    ayakkabımın içine girerdin
    tam da evden yeni çıkmışken ben



    sen basbayağı suya benzerdin
    ne zaman kötü hissetsen
    kötü hissettirmek için
    yokuş aşağı akmaya başlardın bütün gücünle
    tabi ki ben olurdum yokuşun altında
    ve her zaman hazırdı savunman;
    yokuş yukarı nasıl akacaktın
    ve tabi ki gövdemi parçalardın
    sen benim gövdemi parçalardın da
    yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını



    sen suya benzerdin ya
    sensiz olmazdı
    olduğu kadar da olmazdı
    yani ben bir hiç kimseydim
    ama yine de ben toplardım yerlerden kalbimin kırıklarını


    sırf ayaklarına batmasın diye..
     
  10. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    Sessizlik gibi ağır geldi bugÜn bana

    Seni ne kadar üzdüysem,
    bin katı üzülmek istedim.
    Hava sanki güneşin bağrında
    bir kış haykırışı
    Karlar yağdı üzerime tane tane
    senin her kalp atışındaki
    hüzünle birlikte...

    Bedenine yansıyan her gözyaşında
    Seni damla damla
    sevmek istedim
    Bir karanlıktı aldığım her nefes
    bir günbatımı ki,
    hiç SEVEMEDİM !
    Uzandım tutmak istedim
    ellerini

    ...



    Ve bil istedim:
    sensizliğin ölüm olduğunu
    her ölümümün bir kader,
    her kaderimin bir sen koktuğunu

    ((şimdi sessiz sedasız izliyorum Hayatı....))
     
  11. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]


    Çok aşığın var diyorlar,
    Yalan de yeter bana.
    Bir sevda sözü fısılda,
    Hazırım inanmaya.
    Gönül hırsızı diyorlar,
    İnkar et yeter bana.
    Gözlerindeki cevaba,
    Korkuyorum bakmaya.
    Geceler uzun ve yalnız,
    Yoksun sabaha kadar.
    Düşümde bile günahkarsın,
    Bunu kim hayra yorar.
    Ardımdan deli diyorlar,
    Belki de yalan değil.
    Yanımda bile uzaksın,
    Nasıl dayansın Gönül.
    Çok ahlar aldı diyorlar,
    İnkar et yeter bana.
    Gözlerindeki cevaba,
    Korkuyorum bakmaya.

    Çok aşığın var diyorlar...
    Çok aşığın var diyorlar , hem de çok, bir ben eksikmişim. Sayısını bile bilemediğinden, sadece çok kelimesi yetiyormuş. Aşkının ölçüsü olmadığı gibi aşıklarının da sayısı belli değil. Yine de bilirim ki o kadar çokluğun içinde bana ayıracak bir gülümsemen bile yoktur. Payıma o bile düşmezmiş. Yalan de, aslında sevmedim onları de, ben bir tek seni sevdim de, oyalandım onlarla de, inan ki bu yeter bana, inanmayacak olsam da, inanmayacak olsan da, bu bana yeter. Sanki hiç mi yalan söylemedin yüzüme bakarak, yaşadıklarımız birbirimizi kandırmacadan başka nedir? Bir yalanın günahını çekmek sana koymaz, sırtımızda taşıdığımız o ahlaksız günahların yanında.



    Bir sevda sözü fısılda , usulca yaklaş yüzüme, ellerinle kapatarak kulağımı, sadece senin ve benim duyabileceğim kadar, yazın denizden esen meltemin çağrısı kadar gönlümü okşayan yumuşaklıkta, kalkmaya hazırlanan bir geminin siren sesi kadar heyecan uyandıran, okumayı sökmeye çalışan öğrencinin yaptığı gibi tane tane ve anlaşılır, ılgıt ılgıt esen yellerin alıp götüremeyeceği kadar ketum bir sevda sözü fısılda kulaklarıma. Haydi durma, neden bu nazın, korkma hazırım inanmaya söyleyeceğin her şeye. Nelere inanmadım ki... Bir sahte sevgiyi bile esirgeme, mecburum inanmaya, bak bana itiraz edecek halim mi var hiç?

    Gönül hırsızı diyorlar , suçluyorlar, iftira ediyorlar. Sen hiç bir zaman, hiç bir şey çalmadın ki. Ne gönlümü çaldın, ne de sana adanan boşa geçecek zamanımı, ne de benden bir parça. Hırsız olamazsın, sen doyumsuz değilsin, hele gönülden yana asla. Şimdi, yoksa başkalarından mı medet umuyorsun? Böylesine isterik tavırlarının ardında yatan, elde etme ve yok etme hırsı mı? Sen böyle değildin inkar et , yalan de, ben gönlünün hırsızıyım sadece de, gönlümde senin sevdandan başka sevdalara yer yok de, bu yeter bana , söyle... Yoksa ben mi yanılıyorum, gerçekten mi sevdin onları beni bile bu kadar sevmemişken, bana bile bu kadar katlanmamışken...

    Gözlerindeki cevaba , dudaklarındaki kıpırdamaya, ellerindeki titremeye, nefes alışverişindeki hızlanmaya hazırım. Hazırım kırılıp dökülmeye, yanıp yok olmaya. Ama korkuyorum bakmaya, anlık bile olsa da. Başımı kaldırıp seninle göz göze gelmeye, tüm ****netimi kaybedip ağlamaya ve sana sarılmaya korkuyorum. Bilirim gözlerine bakınca, inanırım, sanki bir ışık çakar ve nutkum tutulur o an, ne dersen de farketmez, düşünemem, inanırım, kanarım. Yok, bu kez bakmayacağım, rahat ol sarılmayacağım da ama ne olur cevabını söyle ve git.. Senin kadar dayanıklı olamayacağım için git..

    Geceler uzun ve yalnız , sensiz, çaresiz. Zaten kaç gece yanınmda kaldın ki. Kaç gece ruhumu okşayıp güzel sözler söyledin ki. Kaç gece kadehime ortak olup içime soğukluk estiren bir buz parçası oldun ki. Bir kaç yorgun ve uykusuz günlerinde eşlik ettin ama hemen güneşle birlikte uykuya daldın ve sabah erkenden çekip gittin. Ben ise yanında yalnızdım, yanı başımda olmana rağmen çoğu gece.. Aslında yoksun sabaha kadar, tek başıma ama yanıbaşındayım. Paylaşmadan geçen geceler...

    Düşümde bile günahkarsın, günahına ortağım. Ben sana rüyalarımda bile alet oluyorum. Çıldırtan düşlerimden bile atamıyorum. Sen hep beni ateşe yapmaya yemin mi ettin. Kaç kere tövbemi bozdun düşlerimde, kaç kere yemin ettim bu gecemi ve düşümü paylaşmayacağım diye, kaç kere uyandım tam ortasında günahın, kaç sevap işledim ödeşmek için... Ama bunu kim hayra yorar, hangi tabirin affına sığdırabilirim. Cehennem ortakları bile olacağız böyle giderse. Sevdadan yandığım yetmiyormuş gibi, bir de orada yanacağım, sırf senin yüzünden, her zaman ki gibi..

    Ardımdan deli diyorlar, beni bilenler, duyanlar ve görenler. Bilmem ne haldeyim ki bana yakıştırıyorlar. Bak şimdi sen, bunu da bana yakıştırmazsın. Bunu bile bana lütuf sayarsın. Övülmekten geçtim, yermeye bile katlanamazsın beni. Doğru ya senin için deli olmam bile bir hırs sebebi. Kim bilir belki de, kırmamdan korkarsın sarıp çevrelediğin zincirlerimi. Öyle ya deli kuvveti gelir de kollarıma ve dilime, sana zarar veririm. Belki de yalan değil ha, ne dersin. Belki de hakikaten deliyimdir, zır deliyimdir. Aşkından Ferhat olamadım, Mecnun olamadım ama kaderde deli olmak varmış. Delirmek de varmış...

    Yanımda bile uzaksın, bari git de alışıyayım sahici kimsesizliklere, alışağım güneşsiz günlerin karanlığına, akşamına, ıssızlığına. Ve dinleneyim, yorgunum karşında emrine hazır beklemekten. Ama zor, bilirim bana çok zor bu. Nasıl dayansın gönül buna? Bu acınası halime. Laf kâr etmez etmez, kesmez gönlümü, sen de bilirsin bir sana dayanamaz.


    Çok ahlar aldı diyorlar, inkar et, yeter bana
    Gözlerindeki cevaba, korkuyorum bakmaya



    Evet, korkuyorum sana son kez bile olsa bakmaya...
     
  12. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Belki ellerine kan bulaşmaz; belki gözlerini yumar, kulaklarını tıkarsın; çığlıklar parçalanır duvarlarında...

    Kafanı çevirirsin yardım nidalarına ya da elvedalara...

    Hiçbir şey değişsin istemezsin; yolunu tutmuş, yükünü almışsındır; paylaşmayı bilmezsin...

    Kimsenin yerine koyamazsın kendini; ne anlamaya, ne anlamlandırmaya çalışmazsın bir şeyleri...

    Sevgiden, aşktan, dostluktan dem vurup, ortak olmazsın sorunlarıma...

    Her adım atışında çekersin kendini geri; “konuş!” derim, susarsın...

    Ya düşüncelerin yoktur kendine ait, ya korkarsın düşündüklerini söylemekten...

    Gerçekten var mısın, ihtiyacım olduğunda ortalıkta görünmezken...

    Nasıl inanırım sana; haklıya “haklı”, haksıza “haksız” diyemezken...

    Sessizlikte boğulurken sesim; ancak fısıldayarak söyleyebiliyorum: “sessizlik cinayettir!”

    Gidene “gitme” diyemeyenin, gelene “hoş geldin”’i ne kadar anlamlıdır bilemiyorum.

    Benim gibi konuşmayıp, benim gibi yazmayandan uzak durursam; nereye götürür beni bu tekdüzelik!

    Arada bir “saçmala!” desin biri, ölçüp biçeyim, düşüneyim üstünde; onun kadar sert, onun kadar umursamaz olmayayım; içim rahat olsun “yanılıyorsun” derken ve gülümseyeyim.

    Dikkatli oldugumdan dikkat isterim doğru; kaçınırim kötü söz söylemekten; anlamadan itham etmek istemem; tahammül gösteremem yargısız infazlara; her duyguma bir cümle bağlayabilirim istersem; ama öfkelenmeden yazamam, yazamam yazmasına da sövemem de kimseye...

    Sessizlik izin verir karşındakine, seni dilediğince yorumlaması için...

    Ve bazen, en fazla bağıranla, hiç sesi çıkmayanı ayıramam birbirinden...

    Ve merak ederim: “Ne saklıyorlar benden?”

    Belki gözlem yapıyorlar, belki veri topluyorlar; herkes bağırırken susmak, erdem sayılır belki; ya sessiz çoğunluğun bir parçası olmak?

    Ben ağlarken gülüyorsan anlayış gösterebilirim; ben ağlarken ağlıyorsan “dostum” diyebilirim, ben kalırken gidiyorsan “korkak” sanabilirim; ben severken itiyorsan, vazgeçebilirim senden ve ben sorarken susuyorsan, katlim vaciptir demektir; ölebilirim!

    Sessizlik cinayet işler bazen; ne bir tanık, ne bir kanıt bırakmaz arkasında; bazen bizim gibi sessiz, bazen tırnaklarını toprağa geçirerek, hayatımızdan çıkıp gider insanlar; bazen anlamamanın, bazen anlaşılmamanın acısını duyarlar.

    Ve fark etseler de, etmeseler de, kimse güvende değildir artık; oysa, güvende olmak için tercih edilir susmak!

    Ve vicdanımızın tek düşü olur; deliksiz uyumak!
     
  13. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    ..Bu hayat fazla geldi hem sana hem bana ..
    Acı çekmek uğruna bütün bu zaaflar.. Ne yaparsan yap, sonuç hep aynı .. En kafa karıştıran konu da bu değilmidir zaten, bu olmamış mıdır? Ne yapmamız gerekiyor hayat? İnsanlar olmuş bitap.. Sen, ne kadar rahat.. ?

    İnanamıyorum artık hiçbir şeye.. Ne sana, ne o'na, ne bir başkasına.. Herkes yalan söylüyor sandığımca. . Hayat koca bir yalan! Sen gülmeye çalışıyorsun herşeye inat! Bir damla tebessümle bakıyorsun bana.. Bende yapmaya çalışıyorum, inan. Ama içimden gelmiyor. Sanki mutluymuşum gibi rol yapmak.?! Kimi kandırıyorum ben? Mutlu muyum ki?! Kim inanır. .

    Hayatıma nokta koymanın zamanı belkide.. Geçmişe çizik atıp, herşeye yeniden başlamanın zamanı da olabilir. Yeni sayfa kurmak lazım .. Ama emin ol bu sayfada yerin olmayacak! Bundan sonra hakedenlerledir işim.. Hani olur ya.. Belki başka zaman görüşmek umuduyla. . .

    Elveda geçmiş...
    İyi,kötü,güzel,çirkin .. Bana en doğruyu öğreten geçmiş.. Elveda zamanı şimdi.. Ayrılıyorsun benden, bir daha göremeyeceksin iyi bak! Son sözün ne olurdu hayata karşı? Birşeyler dilemek ister miydin? Yok yok..
    Hayatımdan çık yeter bana !

    Elveda hüzünler...
    Bana acıdan başka bişey vermeyen varlıklar.. En güzel zamanımda insanı yasa boğan hüzünler.. Elveda zamanı şimdi.. Özleyeceksin beni, biliyorum. "Kimi üzücem ben şimdi?" diye yas tutucaksın. Ama ben sana uzaktan bir gülümsememle cevap vereceğim. İşte o zaman, sen yıkılacaksın ! ELveda isimsiz...
    Beni üzmekten başka işe yaramayan şahıs.. Gözlerinde acı hissettiğim dakikalar.. Elveda zamanı şimdi.. Git başkasına acı ver biraz.. Git başkası sana acı versin biraz.. Benim sana karşı son sözüm bu olabilirdi ancak..

    Şimdi geriye bakmamak üzere gidiyorum. Mutlu olmaya gidiyorum. Sensiz bir hayata hükmetmeye gidiyorum. Arkanı dön deme sakın bana..Dönebilirim.. Ama şimdi elveda. .
    Gülümsemelerle dolu bir hayat'a "merhaba" . .
     
  14. Fatma

    Fatma Üye

    ''GÜLÜM'' Derdin De! GÜL Sanırdım Kendimi...

    [​IMG]

    Ağlama! ‘’ GÜLÜM ‘’ağlama derdin bana ,
    derdin ama en çok ta sen ağlattın beni,
    kıyamam derdin güzel gözlerine,
    derdin de bende inanırdım gözlerimin güzelliğine,
    bir başka bakardı gözlerim sen güzel deyince,gözlerine…
    Sensiz yaşayamam derdin bana sarılınca,
    bende bir başka sarılırdım inanırdım,bensiz olamayacağına
    ,inanmak ne zor şimdi kollarının başkalarını sardığına…
    Nasıl seveceğini bilirdin beni,ben söylemeden bilirdin neleri sevdiğimi,
    kızdığımda gülerdin hemen,türlü oyunlar yapardın beni güldürmek için,bir dakika bile küsemezdim sana,
    küs kalmayı bile beceremezdim yüzüne bakınca…
    GÜL’ düm ben senin dilinde,GÜL kokuyorum sanırdım’’ GÜLÜM’’ diyerek saçlarımı kokladığın da!
    Yalnız benim için bak yeşil yeşil şarkısını söylerdin birkaç kadeh içtiğin de
    Ben de yalnız sana bakardım hep yeşil yeşil gözlerimle…
    Ağlamaları yakıştıramamıştın gözlerime,gülmemi isterdin, gülünce gözlerinin içi gülüyor derdin,
    sonra ölmek istemezdin,ölümden korkardın,ölüp de seni bir
    başkasına yar etmem der kızardın da! ben senden sonra kimseye GÜL demem derdin,ben kimseye yar olmadım, senden başkasına GÜL olup kokmadım…
    Sen başka bir yar buldun ,GÜL sanıp başka tenler kokladın.Ben sana hep inandım
    Senden sonra kimseye yar olmadım,senin sözlerin hep yalanmış çoktan anladım, sen söz verip hiçbir sözün eri olmadın ,değmezdi sana biliyorum ,ben seni de ben gibi doğru sandım
    Yanılmış olsam da! Merak etme yıkılmadım doğrular sarsılsa da yıkılmazmış,sen gittiğin de bunu çok iyi anladım ben yıkılmadım..........
     
  15. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Tercümesi yok sessizliğimin
    Hiç bir aşk lugatında...
    Oysa devrik cümleler kurmama sebep
    Kaç yalnızlığım oldu bilemezsin!

    Hiçbir zaman sevemedim,
    Bu kırık dökük aşk oyunlarını
    Çünkü hep ben tamamladım gözyaşlarımla
    Yapbozların eksik parçasını

    Neden sevdaya dili dönmeyen
    Her yürek beni bulur?
    Neden gözlerinden bir damla yaş gelmez,
    Yüreğim kanadığında...

    Cevap katillerin avuçlarında saklı,
    Sıkı sıkı sarıl sende yasaklı silahına,
    Yalanlarına...
    Gözlerinle ateş et,önce gururumu,
    Sonra yalnızlığımı tam ortasından vur
    Korkma,kan tutar mı hiç kurşununu?
     
  16. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Yüzün güneşe bakardı,günebakanlar kıskanırdı.Zaten sen bakmasan güneş parlamazdı.Ben senin yüzüne hayranlıkla bakarken,gözlerin bir sevdayı anlatırdı.Ben o sevdanın tutkunuydum ve bir sevda ancak böyle tutkulu yaşanırdı.

    Hüznün karanlığına teslim gecelere,senin varlığınla direndim.Varlığın beni çoğaltırdı.Ne kadar çoğalırsam aşkım o kadar büyürdü ve aşk sadece senin adınla vardı.

    Elimdeki birkaç umut kırıntısını her gün;ama,her gün yeniden besteleyip bitmeyen bir aşk senfonise dönüştürürdüm.Her notası seni anlatırdı.Sen duymazdım;ama,dinleyen herkes seni anlattığını anlardı.

    Günler solar,mevsimler değişir,zaman delice akardı.Yalnızlık bir kılıç olup yüreğime saplanırdı.Sensizliğe günce yazıp kimsenin bulamayacağı yerlere saklardım.Sensiz olduğum bilinsin istemezdim.Çünkü bu yürek sadece seninle atardı.

    Ağlardım,kimse görmezdi.Gözyaşlarım içime akardı.Seni özlemek bir fırtınayı andırırdı.Fırtınalar içimde sevda ağaçlarını kökünden kopartırcasına sallardı.Her seferinde bir yolunu bulup ağaçlarımı kurtarırdım.Bu yüzden benim sevdam yıkılmazdı.

    Aşkın yarını yoktu;ama,bizim beklediğimiz hep yarındı.Bugün hiç yaşanmadı.Bu ne sana ne de bana uyardı;ama,çaresizlik elimizi kolumuzu bağlardı.Hayata isyan ederdim,isyan tek arkadaşımdı.

    Bu sevdayı yaşamak,ayakta tutmak kolay değldi,yorardı.Yine de şikayet etmezdim,çünkü senin için her şey göze alınırdı.

    Hain değildim ben,seni aldatmadım.Beynim de yüreğim de seninleyken bir başkası bana sadece yabancıydı.Ben yabancılara teslim etmedim kendimi,kimse de beni teslim alamadı.

    Mükemmel değildim ben,hatalarım vardı.Ama hatalarımı fark edip düzeltmeyi bilirdim.Yaptığım en ufak hata seni biraz incitse beni yıkardı.

    Şimdi 'gittim' diyorsun öyle mi?Hiç kalmadın ki benimle gidesin...Benimle kalan hep yalnızlıktı.Olmayışının hiçbir önemi yok.Bir tarafında hep sen olsan da benim aşkım bağımsızdı.Hayatta hep tatlı anlar yoktur ya,nasıl yaşadıysam seni,acıyı da yaşamayı bilirim ben.Aslında çok da üzülecek bir şey yok.Çünkü bu aşk baştan sona imkansızdı.
     
  17. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    "İyi" demek adettendir ya !
    "İyiyim" dedim..
    Değilim.

    Anlatılması zor bir duygu içimde ki.
    Her harf
    Her kelime..

    Ve her cümle, olduğundan ya çok basit ya da daha karmaşık bir hale getiriyor dilime getiremediklerimi..

    Birgün konuşmayı unutmak, sadece susmak istiyorum.
    Birgün susmayı unutmak, olur olmaz konuşmak istiyorum.
    "Kime, neye konuşursan konuş" diyorum…

    Yeter ki susma!

    Hiçbir söz yetmiyor, beni "bana" anlatmama..
    Dinleyemiyorum kendimi, acımadan içim..

    Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu..
    Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça..

    Bir anlık değil, boğulduğum bilinmezlik.
    Acısı çıkıyor sustuklarımın.
    Oysa ben iyiyim görünürde !

    Anlamını içime çeke çeke mutluluğa erişemiyorum..
    Ya hep ben fazla geldim ya da hep bir şeyler eksik kaldı..
    Şimdi iyi olan ne varsa, üzerine çizgi çekemediğim kırgınlıklar sarıyor dört yanını.

    Ve ben,
    İyi olmanın eşiğinde, korkulara kapılıyorum anlamadığım bir biçimde..
    Sebebim yok.
    Belki de çok..

    Biliyorum;
    Ben bile kendimi anlayamıyorken anlaşılmayı beklemek, hayalden de öte..

    Ben kendimi,
    Görmüyorum
    Duymuyorum
    Ve bilmiyorum..

    Dokunsalar ağlayacağım bir ömür boyu..
    Ve değseler hüznüme, döküleceğim parça parça
    .. ​
     
  18. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Ağlama! ‘’ GÜLÜM ‘’ağlama derdin bana ,
    derdin ama en çok ta sen ağlattın beni,
    kıyamam derdin güzel gözlerine,
    derdin de bende inanırdım gözlerimin güzelliğine,
    bir başka bakardı gözlerim sen güzel deyince,gözlerine…
    Sensiz yaşayamam derdin bana sarılınca,
    bende bir başka sarılırdım inanırdım,bensiz olamayacağına
    ,inanmak ne zor şimdi kollarının başkalarını sardığına…
    Nasıl seveceğini bilirdin beni,ben söylemeden bilirdin neleri sevdiğimi,
    kızdığımda gülerdin hemen,türlü oyunlar yapardın beni güldürmek için,bir dakika bile küsemezdim sana,
    küs kalmayı bile beceremezdim yüzüne bakınca…
    GÜL’ düm ben senin dilinde,GÜL kokuyorum sanırdım’’ GÜLÜM’’ diyerek saçlarımı kokladığın da!
    Yalnız benim için bak yeşil yeşil şarkısını söylerdin birkaç kadeh içtiğin de
    Ben de yalnız sana bakardım hep yeşil yeşil gözlerimle…
    Ağlamaları yakıştıramamıştın gözlerime,gülmemi isterdin, gülünce gözlerinin içi gülüyor derdin,
    sonra ölmek istemezdin,ölümden korkardın,ölüp de seni bir
    başkasına yar etmem der kızardın da! ben senden sonra kimseye GÜL demem derdin,ben kimseye yar olmadım, senden başkasına GÜL olup kokmadım…
    Sen başka bir yar buldun ,GÜL sanıp başka tenler kokladın.Ben sana hep inandım
    Senden sonra kimseye yar olmadım,senin sözlerin hep yalanmış çoktan anladım, sen söz verip hiçbir sözün eri olmadın ,değmezdi sana biliyorum ,ben seni de ben gibi doğru sandım
    Yanılmış olsam da! Merak etme yıkılmadım doğrular sarsılsa da yıkılmazmış,sen gittiğin de bunu çok iyi anladım ben yıkılmadım..........
     
  19. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Yağmurlu bir geceydi. Yine karşı karşıyayız… Başımı kaldırıyorum ve yüzüne bakıyorum. Gözlerinin koyuluğu içinde adeta labirentteymişçesine kayboluyorum.O kapkara kömür karası gözbebeklerinde masum,çocuksu bakışlar…Yüzünde ki tatlı tebessümler biranda her defasında daha da artarak aydınlık veriyor yüreğime…Gözlerin güneşin kavurgan sıcaklığı ortasında ferahlık veriyor bana.Gözlerin olabilmeyi isterdim.Bana bakan bakışları senin gözlerinle görebilmek…Hissediyorum ve görüyorum da başımı kaldırdığımda gözlerin gözlerimde..Neydi bu kadar içime umut veren.

    Karşımdasın yine,bana gülümsüyorsun.Yüreğindeki güzellik gözlerinin ta içine oturmuş.Nasıl oluyorsa susuveriyorum bir şekilde.Konuşmuyorum,öylece durup seni seyrediyorum.Bana yaşattığın güzellikleri,tebessüm ettiğinde ki gamzelerini,gözlerinin içindeki gülüşleri..Bütün bunları yakalamışken kaybetmemek için susuyorum.Korkuyorum seni bulmuşken hazır değilim çünkü tekrar kaybetmeye.Hayalini karşımda bulmuşken kaybetmek istemiyorum.Seni seviyorum işte.Hiç kimse bilmiyor gönlümdeki bu sevdayı.

    Ne garip değil mi? Sen yoksun ama ben senli hayaller kuruyorum. Senli sohbetlere dalıyorum. Neredesin, ne yaparsın haberim yok. Bildiğim tek şey yokluğunda bulduğum seni. Sonra seninle sohbete başlıyoruz. Geçmişten, gelecekten, yaşamış olduğumuz acılardan ve yaşayacak olduğumuz güzelliklerden konuşuyoruz. Bir ara gözlerine takılıveriyor gözlerim. Susuyorsun ve beni de susturuyor bakışların. Ve yine beynimdeki tüm sözcükler siliniyor göz bebeklerinin derinliğinde kelimelerim kaybolup gidiyor. Yaşadığım, yaşadığın tüm acılar silinip gidiyor. Masum bakışların ve suskunluğun kalıyor bana…

    Çok şey istiyorum değil mi? Senin için imkansızı.Bana gelmeni,yüreğimi sevmeni yeniden..Düşüncemde beliren sohbetleri gerçekleştirebilmeyi.Ve daha bir çok şeyi.Oysa öyle güzel olacaktı ki.Sevmenin güzel bir duygu olduğunu senin için yaşadığımı tattıracaksın bana.Sonra da sevilmenin ne demek olduğunu yaşatacağım sana…

    Ama nafile hep sustun,sustun….O kadar eminim ki senin artık dönmeyeceğinden.Biz istesek de mutluluğu yaşatmayacaklarından.Sohbetlerimizin gerçekleşmeyeceğini çok iyi biliyorum.Yüreğini susturacağını.Yüreğimi susturacağımı..Sevdamızı susturacağımızı….

    Geceme yağmur ve sensizlik hakim! ...Köşeme çekildim başımı ellerimin arasına aldım.Ve suskunluğunu dinliyorum…Çünkü benim için suskunluğunun adı artık yok...
     
  20. Fatma

    Fatma Üye

    [​IMG]

    Hiç kurşunkalemle aramızda benzerlikler olabileceğini düşündünüz mü?

    "Nasıl?" dediğinizi duyar gibiyim.

    İşte açıklaması :

    * Kurşunkalem gibiyiz, hatalarımız düzeltilebilirse de izlerini tümüyle yok edemeyiz. Geçmişi değiştiremeyiz ama düzeltme yoluna gidebiliriz.

    * Kurşunkalem gibiyiz, acılarımız bizim kalem açacağımızdır. Yaşadığımız zorluklar kişiliğimizin biçimlenmesine yardımcı olurlar.

    * Kurşunkalem gibiyiz, birisinin elimizden tutmasına izin verirsek çok şey yapabiliriz.

    * Kurşunkalem gibiyiz, her fırsatta izimizi bırakabiliriz. Yaşamda var oluş nedenimiz budur, izimizi bırakmak. Belki küçük bir yolda, belki birlikte olduğumuz insanlarda, belki yetiştirdiğimiz insanlarda, ama kesinlikle arkamızda iz bırakmaya çabalamalıyız.

    * Kurşunkalem gibiyiz, içimizde ne olduğu önemlidir. Anlayış ya da hoşgörüsüzlük, sevgi ya da şiddet, barış ya da huzursuzluk, nezaket ya da benmerkezcilik, umut ya da umutsuzluk, yüreklilik ya da korku, önemli olan içimizde ne olduğudur.

    Şimdi yazı yazmak için elinize bir kurşunkalem aldığınızda, bir an için durun ve bu küçük yazı aracını düşünün. O, bize yaşam hakkında kimi önemli dersler öğretmektedir
     

Bu Sayfayı Paylaş