Temyiz Kanun Yolu

'Hukuk' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 29 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Temyiz Kanun Yolu konusu TEMYİZ:
    Hüküm mahkemesinin kararı yalnız hukuka uygunluk bakımından inceleme konusu
    yapılır.
    İncelenen vakıalar tekrar inceleme konusu yapılamaz.
    Yeni vakıalar ileri sürülemez (hükümden öce var olan vakıalar)
    Temyiz yalnız hukukun yanlış uygulandığı sebebine dayanabilir.
    Hüküm verildikten sonra meydana gelen ve hükmü etkileyecek olan vakıalar
    yargıtayda ileri sürülebilir.
    Temyiz Edilebilen Kararlar:
    Kanun tarafından belirlenir.
    Kural olarak ilk derece mahkemesinin varmış oldukları bütün nihai kararlar
    temyiz edilemez. İstisnai olarak bazı nihai kararlar temyiz edilemez.
    Görevsizlik kararı, yetkisizlik kararı, dava dilekçesinin iptali kararı,
    hakimin çekinmesi kararı, davanın iptali kararı… temyiz edilebilir.
    Davanın konusuz kalması halinde verilen nihai kararlar da temyiz edilebilir.
    Temyiz Edilemeyen Kararlar:
    1.miktar ve değeri 40 milyon lirayı geçmeyen menkul mal ve alacak davalarına
    ilişkin nihai kararlar kesindir. Yani miktar ve değeri 40 milyon lirayı
    geçmeyen menkul ve alacak davalarına ilişkin her çeşit hukuk mahkemesi nihai
    kararları kesindir, temyiz edilemez.
    Alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde hükümde, asıl isteminin kabul
    edilmeyen bölümü 40 milyon lirayı geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur.
    Karşı tarafça temyiz yoluna başvurulması halinde, temyiz hakkı olmayan
    tarafın düzenleyeceği cevap dilekçesinde hükmü temyiz etmesi mümkündür.
    2.özel bir kanun hükmü ile bazı nihai kararların kesin olduğu veya yalnız
    başına temyiz edilemeyeceği kabul edilmiş olabilir.
    Temyiz edilemeyen kesin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulursa, kararı
    veren mahkeme, temyiz isteminin reddine kendisi karar verir.
    TEMYİZ (BOZMA) SEBEPLERİ: nihai kararlar ilk derece mahkemelerinin hukuk
    kuralını yanlış uygulamış olması nedeniyle temyiz edilir.
    1.maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri
    2.usul hukukuna dayanan temyiz sebepleri
    maddi hukuka dayanan temyiz sebepleri: mesela bir haksız fiilden dolayı
    tazminat davasında, mahkeme haksız fiil şartları mevcut olmadığı halde
    davalıyı tazminata mahkum etmiştir. Bu bir temyiz sebebidir. İlliyet bağı bulunması gerekir.
    Maddi meselenin takdirinde hata edilmesi.
    Usul hukukna dayanan temyiz sebepleri: usul hukuku kurallarının yanlış
    uygulanması.
    1.mutlak temyiz sebepleri: önemli usul hukuku kurallarının yanlış
    uygulanması halinde, bu yanlış uygulamanın verilen kararı mutlaka etkilediği
    farzolunur ki, bu hallere mutlak temyiz sebebi denir. Bunlar:
    a) mahkemenin görevsiz olması
    b) tarafları, dava sebebi ve konusu aynı olan bir (aslında iki) dava
    hakkında birbirine çelişik kararlar verilmiş olması- birinin bozulması
    gerekir-
    c) iki taraftan birinin davasını ispat için gösterdiği delillerin kanuni
    sebep olmaksızın reddedilmiş olması
    d) yargı yolunun caiz olmaması (yani idari mahkemenin görevli olması)
    e) bir davaya bakması yasak olan hakimin yargılamaya ve karara iştirak
    etmesi
    f) vekil ve mümessil olmayan kişiler huzuruyla davaya bakılmış ve hüküm
    verilmiş olması
    g) hüküm mahkemesinde davanın görülmesi sırasında tarflardan birince bir
    usul kuralının yanlış uygulandığını ispat edecek derecede itiraz edildiği
    halde mahkemenin bu itirazı incelememiş olması
    h) hükmün gerekçesiz olması
    i) bütün dava şartlarının bulunmaması
    Yargıtay bu sebeplerden birinin mevcut olduğu sonucuna varırsa kararı bozar.
    2.Nisbi temyiz sebepleri: o usul hukuku kuralı yanlış uygulanmasaydı karar
    başka türlü verilecek idi ise, bu hal temyiz sebebi olarak kabul edilir.
    İlliyet bağı bulunması gerekir.
    Örneğin gerekli olduğu halde bilirkişi incelemesi yaptırılmadan hüküm
    verilmiş olması.
    Mahkemenin yapmış olduğu usul yanlışlığı sonuç üzerine etkili olmalı. Hükmün
    sonucunu etkilemeyen usul yanlışlıkları bozma sebebi sayılmaz.
    TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULMASI:
    Ancak davanın tarfları başvurabilir.
    İhtiyari dava arkadaşları, her biri hükmü yalnız başına temyiz edebilir.
    Mecburi dava arkadaşları, verilen hükmü ancak birlikte temyiz edebilirler.
    “Hukuki yararın” bulnması gerekli.
    Temyiz Süresi:
    1. Asliye mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 15 gündür. Bu süre
    ilamın taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye
    başlar.
    2. Sulh mahkemesi kararlarına karşı temyiz süresi 8 gündür. Bu süre ilamın
    taraflardan her birine tebliğ edildiği tarihten itibaren başlar.
    İş mahkemelerinde süre 8 gündür. Bu süre tefhim ile başlar.
    3. Bir tarafın davayı vekil aracılığı ile takip etmesi halinde, hüküm vekile
    tebliğ edilir. Süre bu tebligat ile başlar.
    4. Bu süreler geçtikten sonra temyize başvurulamaz.
    Temyiz süresini arzu ve ihtiyarı dışında bir nedenle kaçırmış olan taraf,
    eski hale getirme yoluna başvurmak ve aynı zamanda hükmü temyiz etmek
    suretiyle hükmün temyizen incelenmesini sağlayabilir. Bundan başka, temyiz
    süresini geçirmiş olan taraf, diğer tarafın süresinde yaptığı temyiz talebi
    üzerine, cevap süresi içinde hükmü temyiz edebilir. (katılma yolu ile
    temyiz)
     
  2. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Temyiz Talebi:
    Bir kararın temyizen incelenebilmesi için taraflardan birinin kararı temyiz
    etmiş olması gerekir.(mutlaka)
    temyiz dilekçesi: temyiz talebi dilekçe ile yapılır. Bu dilekçeye aleyhine
    temyiz edilenlerin sayısı kadar suret eklenmelidir.
    Temyiz dilekçesi temyiz edenin kimliği ve imzasıyla temyiz olunan hükmü
    yeterince belli edecek kayıtları taşıması halinde diğer şartlar bulunmasa
    bile reddolunmayıp temyiz incelemesi yapılır.
    Temyiz dilekçesi kararı veren mahkemeye veya başka bir yer mahkemesine
    verilebilir.
    Temyiz dilekçesi verilirken temyiz eden tarafından gerekli harç ve giderin
    tamamı ödenir.
    temyiz dilekçesine cevap (cevap lahiyası) temyiz dilekçesi hükmü veren
    mahkeme aracılığı ile karşı tarafa tebliğ olunur. Karşı taraf bu tebliğ
    gününden başlayarak 10 gün içinde hükmü veren mahkemeye veya başka bir
    mahkemeye cevap dilekçesi verebilir.
    Karşı taraf hükmü, süresi içinde temyiz etmemiş olsa bile cevap dilekçesinde
    hükme ilişkin itirazlarını bildirerek temyiz isteğinde de bulunabilir.
    (katılma yolu ile temyiz)
    dosyanın yargıtaya gönderilmesi: temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve
    giderlerin tamamının ödenmesi gerekir. Eksik ödenmiş ise kararı veren
    mahkeme başkanı tarafından 7 günlük kesin süre verilir. Verilen süre içinde
    harç ve giderler tamamlanmadığı takdirde mahkeme kararın, temyiz edilmemiş
    sayılmasına karar verir. Temyiz eden, mahkemenin kararının temyiz edilmemiş
    sayılmasına ilişkin bu kararını, kararın kendisine tebliğinden itibaren 7
    gün içinde temyiz edebilir.
    Mahkemenin temyiz talebini reddetmesi: temyiz talebini reddetme yetkisi
    yargıtaya aittir.
    2 durumda kararı veren mahkeme temyiz talebinin reddine karar verebilir:
    1.temyiz kanuni süre geçtikten sonra yapılırsa
    2.temyizi kabil olmayan bir karar ilişkin olursa
    Bu durumlarda ret kararını kendiliğinden temyiz edene tebliğ eder. Bu ret
    kararı tebliğinden itibaren 7 gün içinde temyiz edilebilir. Yargıtay temyiz
    isteminin reddine ilişkin kararı bozarsa, ilk temyiz dilekçesine göre temyiz
    istemini inceler.
    Temyiz Yoluna Başvurmanın Hükmün icrasına Etkisi: bir hükmün aleyhine temyiz
    yoluna başvurulmuş olması kural olarak hükmün icrasını durdurmaz.
    Konusu para veya menkul mal olan hükümlerde, teminat göstererek yargıtaydan
    icranın geri bırakılması kararı almak suretiyle hükmün icrası
    durdurulabilir.
    Bazı hükümler kesinleşmedikçe icra edilemez: gayrimenkule ve buna ilişkin
    ayni haklara, aile ve şahsın hukukuna dair hükümler gibi. Bu hükümlerin
    temyiz edilmesi kendiliğinden icrayı durdurur.

    Yargıtay İncelemesi:
    Ön incelemeyi tetkik hakimi yapar.
    İnceleme kural olarak dosya üzerinde yapılır.
    İstisnai olarak taraflar incelemenin duruşmalı olarak yapılmasını
    isteyebilir.
    1.tüzel kişiliğin feshine, genel kurul kararlarının iptaline ilişkin
    davalar
    2.evlenmenin butlanına, feshine ilişkin davalar
    3.boşanma veya ayrılık davaları
    4.velayete, nesebe ve kısıtlamaya ilişkin davalar
    5.miktar veya değeri 800 milyon lirayı aşan alacak ve menkul, gayrimenkul
    davalarında verilen hükümlerin temyiz incelemesinin duruşmalı olarak
    yapılması istenebilir.
    Bunalrın dışındaki hallerde yargıtayda duruşma istenemez.
    Duruşma isteği dilekçede veya lahiyada açıkça belirtilmelidir.
    Yargıtay taraflardan bilgi almak üzere kendiliğindende duruşma yapılmasına
    karar verebilir.
     
  3. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Yargıtay Kararı:
    Yargıtay ilk önce temyiz talebinin mesmu olup olmadığını inceler.(ön
    inceleme) mesmu olmadığı sonucuna varırsa temyiz talebini esasa girmeden
    reddeder.mesmu olduğu sonucuna varırsa esasa girerek inceleme yapar.
    Yargıtay temyiz incelemesi sırasında iki temyiz dilekçesi ve cevap
    lahiyasında ileri sürdükleri bütün itiraz ve savunmaları göz önünde
    bulundurur.
    Vereceği kararı gerekçesiylebirlikte bildirir.
    Yargıtay kararı başlıca 3 şekilde olabilir:
    1.bozma kararı
    2.onama kararı
    3.değiştirerek ve düzelterek onama kararı

    BOZMA KARARI
    yargıtay, temyiz sebebini yerinde görürse hüküm mahkemesinin kararını
    tamamen veya kısmen bozar. Başka sebeplerden dolayı da bozabilir. Yargıtay
    hükmü yalnız bozmakla yetinir, o davayı kendisi karara bağlayamaz.
    aleyhe boza yasağı: bir hüküm davanın taraflarından yalnız biri tarafından
    temyiz edilirse, yargıtay temyiz edilen hükmü temyiz eden tarafın aleyhine
    olarak bozamaz!
    aleyhe hüküm verme yasağı: taraflardan yalnız birinin temyizi halinde,
    yargıtayın temyiz eden tarafın lehine olarak verdiği bozma kararına uyan
    mahalli mahkeme de artık, temyiz eden tarafın, önceki karara oranla aleyhine
    olan bir hüküm veremez.
    Yargıtay bir kararı bozunca, dava dosyasını kural olarak kararı vermiş olan
    mahkemeye gönderir. Uygun göreceği başka bir mahkemeye de gönderebilir.
    Yargıtayın bozma kararı üzerine dava dosyası kendisine gönderilen mahkeme
    aşağıdaki ihtimallere göre işlem yapar:
    1.yargıtayın bozma kararına karşı karar düzeltme yolu kapalı ise; mahkeme
    kendiliğinden tarafları duruşmaya davet edip dinledikten sonra, yargıtayın
    bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar verir.
    2.karar düzeltme yolu açık ise; bu bozma kararı 15 gün içinde taraflara
    tebliğ edilir.
    a)bozma kararının tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde karar
    düzeltme yoluna gidilmezse, mahkeme kendiliğinden tarfları hemen duruşmaya
    davet edip dinledikten sonra bozma kararına uyulup uyulmayacağına karar
    verir.
    b)taraflardan biri, bozma kararının tebliğinden itibaren 15 gün içinde
    karar düzeltme yoluna başvurursa, mahkemenin tarafları kendiliğinden
    duruşmaya davet edebilmesi için, karar düzeltme incelemesinin sonuçlanması
    beklemesi gerekir.
    Yargıtayın bozma kararı üzerine kendiliğinden (resen) tarafları duruşmaya
    davet eden mahkeme bu duruşmada tarafları dinledikten sonra, iki şekilde
    karar verebilir:
    1.mahkeme yargıtayın bozma kararına uyar
    2.kendi kararında direnir (ısrar eder)

    Mahkemenin kendi kararında direnmesi:
    Mahkeme, yargıtayın bozma kararını doğru bulmuyorsa kendi kararında
    direnebilir.
    Mahkeme direnme kararı ile davadan elini çeker.
    Direnme kararı nihai karar olduğundan temyiz edilebilir. Ancak birinci
    kararı temyiz etmemiş olan tarafın direnme kararını temyiz etmek hakkı
    yoktur. Önceki karara karşı temyiz yoluna başvurmuş ve karar lehine bozulmuş
    olan taraf direnme kararını temyiz edebilir.
    Direnme kararı temyiz edilince temyiz incelemesi “yargıtay hukuk genel
    kurulunda” yapılır. HGK direnme kararını ya doğru bulur, bu halde direnme
    kararını onar veya yargıtay özel dairesinin bozma kararını doğru bulur, bu
    halde ise direnme kararını bozar.
    Direnme kararlarının temyiz incelemesinde duruşma yapılmaz.
    Mahkeme HGKnun verdiği karara uymak zorundadır. Yani artık kararında
    direnemez.
    Mahkeme yargıtayın bozma kararının bir kısmına uyar, diğer kısmına ise
    uymayabilir; yani kararın bir kısmında direnebilir.
    Mesela mahkeme, yargıtayın bozma kararında gösterdiği birinci bozma sebebine
    uyar, ikinci bozma sebebine karşı direnebilir. Bu halde mahkeme, bir kısmi
    uyma ve kısmi direnme kararı ile davadan elini çekmediğinden, verdiği karar
    bir ara karardır. Bu nedenle taraflar, mahkmenin kısmi direnme kararını
    yalnız başına temyiz edemezler.
    Kısmi uyma ve kısmi direnme kararı vermiş olan mahkeme ilk önce, kısmi uyma
    kararı gereğince, inceleme yapar. Bundan sonra mahkeme uyduğu ve direndiği
    kısımların tümü hakkındaki gerekçeli nihai kararını yazıp, taraflara tefhim
    veya tebliğ eder. İşte taraflar ancak bu nihai kararı temyiz edebilirler.
     
  4. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Mahkemeler aşağıdaki hallerde direnme kararı veremezler:
    1.mahkemenin, merci tayini hakkındaki yargıtay kararına karşı direnme
    hakkı yoktur.
    2.mahkemelerin verikleri tehir (erteleme) kararları hakkındaki yargıtay
    kararına karşı direnme hakları yoktur.
    3.iki tarafda yargıtayın bozma kararına uyulmasını isterse, mahkeme bozma
    kararına uymak zorundadır, direnme kararı veremez.
    4.mahkeme,yargıtayın kanun yararına bozma kararına karşı direnemez.
    5.hakemler, yargıtayın bozma kararına karşı direnemezler.



    ONAMA KARARI
    Yargıtay temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu kanısına varırsa,
    hüküm mahkemesinin karraını (aynen) onar.
    Yargıtayın onama kararının sonucunu, mahkeme 15 gün içinde kendiliğinden
    taraflara bildirir.
    Yargıtayın kararına karşı karar düzeltme yolunun kapalı olduğu hallerde,
    yargıtayın onama kararı ile, mahalli mahkeme hükmü kesinleşir. Karar
    düzeltme yolunun açık olduğu hallerde ise yargıtayın onama kararı ile hüküm
    hemen kesinleşmiş olmaz. Bu halde hükmün kesinleşebilmesi için, yargıtayın
    onama kararına karşı 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulmamış
    olması ve başvurulmuş olup da, karar düzeltme talebinin yargıtayca
    reddedilmiş olması gerekir.

    HÜKMÜN DEĞİŞTİRİLEREK VE DÜZELTİLEREK ONANMASI
    Aşağıdaki 3 halde yargıtay mahalli mahkemenin hükmünü değiştirerek ve
    düzelterek onayabilir.
    1.temyiz olunan hükmün kanunun olaya uygulanmasında hata edilmiş
    olmasından dolayı bozulması gerekmek de olup da kanuna uymayan husus
    hakkında yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde
    yargıtay, hükmü değiştirerek ve düzelterek onayabilir. Mesela temyiz edilen
    hüküm esas yönünden kanuna uygundur, ancak harç, vekalet ücreti, faiz
    konularında yanlışlık yapılmıştır. Bu halde yargıtay yapılan yanlışlığı
    düzelterek hükmü onayabilir.
    2.tarafların kimliklerine aityanlışlıklarla yazı, hesap ve diğer açık
    ifade yanlışlıklarından dolayı da, esas yönünden kanuna uygun olan hüküm
    bozulamaz, hüküm bu yanlışlar düzeltilmek suretiyle onanır.
    3.hükmün sonucu esas bakımından usul ve kanuna uygun olup da, gösterilen
    gerekçe doğru görülmezse, yargıtay dairesi, gerekçeyi değiştirerek ve
    düzelterek hükmü onar.
    Karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine de, yargıtay mahalli mahkeme
    hükmünü düzelterek onayabilir.
    Temyiz eden sonradan temyiz talebinden feragat ederse yargıtay, gene esas
    hakkında temyiz incelemesi yapamaz, temyiz incelemesine yer olmadığına karar
    vererek, dosyayı mahalli mahkemeye gönderir.
     

Bu Sayfayı Paylaş