Televizyon Bağımlılığı

'Psikoloji' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 17 Kasım 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Televizyon Bağımlılığı konusu Televizyon Bağımlılığı

    Sihir Kutusu

    Televizyon, yeni fikirlerin tohumlarını atıyor, düşüncelerimizi düzenliyor ve ne yazık ki, filmleri gerçek hayat sanmamıza neden oluyor.

    Bu gençler bir ayda 914 kavga, 164 soygun, 120 aldatma, 224 cinayet, 179 kaza, 65 İntihar gördüler." Günümüz haberlerinden alınma bir istatistik sanıyorsunuz değil mi? Yanılıyorsunuz. 1953 yılında, filmlerdeki yapay şiddetin gençleri nasıl etkilediğini göstermeye yönelik bir girişimden alıntı yaptık. Hayatımızın 1014 yılını TV karşısında geçirmemiz benzeri bir karşı tepkiyi körüklüyor: "Okulda şiddetin sorumlusu, insanları yönlendiren güçlü bir araç..."

    Prof. Dr. John Murray, 30 yılı aşkın bir süredir televizyondaki şiddetin çocuklar üzerinde gelecekteki etkilerini araştırıyor. Yaptığı MRI görüntüleme çalışmaları ile televizyondaki şiddet görüntülerinin PTSD hatıraları ile aynı beyin bölgesinde saklandıklarını gösterdi. Bu görüntüler ve hatıralar, gelecekte kolayca geri çağrılabiliyor ve davranışları etkileyebiliyor. Dr. Murray'in Texas Üniversitesi ile ortak yaptığı bir çalışmada televizyonda şiddet içeren ve içermeyen program seyrettirilen 8 ergenin, fonksiyonel MRI ile beyin aktiviteleri ölçüldü. Çalışmanın sonucunda şiddet içeren görüntülerden sonra sağ beyin lobu ve limbik sistem etkinliğinde, duyumsal uyarılma bekleniyordu. Fakat ummadıkları iki alanda etkinlik gerçekleşti: Beynin sağ tarafında bulunan ve motor hareketleri planlayan premotor korteks ve travmatik olayları uzun süre hafızada saklayan posterior cingulate. Dr. Murray'e göre bu iki alanın aktivasyonu ile, izleyiciler TV'de şiddet olaylarını örnek alarak taklit edebilirler. Aynı zamanda şiddet görüntülerinin gerçek yaşam olayı gibi uzun süreli saklanmaları da söz konusu ve bunlar gelecekteki davranışlara rehber olabilirler.

    İletişim araçlarının toplum ve bireyler üstünde olumsuz etkiler yarattığı fikri Platon'a uzanır. Platon, okuryazar olmasına karşın, yazının insanı dünyadan kopardığına ve ayrıntılara takılıp, sırları gözden kaçırmasına neden olduğuna inanıyordu (ezbere dayalı sözel kültürün hafızayı bilediğini düşünüyordu).

    Hayatımıza girdiği 40'lı yıllardan bu yana, TV büyülü bir ev aleti olarak anlaşıldı. İnsanların vücuduna şırınga edilen güçlü bir ilaçtı. Savaş yıllarının (Soğuk Savaş dahil) acımasız propagandası bir yana, davranış psikolojisi de aynı yaklaşımı sergiliyor: Herkesin uygun uyaranlarla koşullandırılabilmesi... Freud'un psikanaliz yöntemini uygulayanlar da, medya araçlarının insanı hipnotize ettiğini düşündüler.

    Büyük filozof Kari Popper'ın bir kitabı da televizyondaki şiddet ile gerçek hayattaki şiddet arasında doğrudan bağıntı kuruyor (hele, haberlerin gerçek şiddet olaylarından bahsettiği hatırlarsak). Şiddet maddi ve manevi olarak ele alındığında, Tom ve Jerry gibi çizgi filmler bile şiddet içerikli olarak kabul ediliyor.
     
  2. Dine

    Dine Özel Üye

    Televizyon Bağımlılığı
    Bu maddedeki yazılar yalnızca bilgi verme amaçlıdır.
    Televizyon bağımlılığı bir fiziksel bağımlılık olmamakla birlikte Öforik etkisi nedeniyle televizyon izlemenin kişinin yaşamında önemli bir yer tutmasını ifade eden bir rahatsızlıktır. Uyuşturucu madde video oyunu internet ve kumar bağımlılığına benzer bir seyir gösterir.
    Kişiyi televizyon bağımlılığına iten faktörler içerisinde altta yatan başka bağımlılıkların (alkol bağımlılığı gibi) olması da muhtemel olduğu gibi sosyo-ekonomik nedenler de bulunabilir. Boş vaktin yeterince değerlendirilememesi kötü beslenme psikolojik sorunlar televizyon bağımlılığını tetikleyen unsurlardır.
    Bağımlı kişiler anksiyete sorunun televizyon karşısında ayarlamak çabasına girebilmekte ve bazı insanlar ise depresyon ve kızgınlık durumlarında televizyona yönelebilmektedir. Televizyonun kimi zaman rahatlatıcı etkisinin bu duruma yol açtığı düşünülmektedir.
    Kendilerini televizyon bağımlısı olarak tanımlayan kişilerle yapılan çalışmada bu kişilerin çok daha kolay sıkıldıkları kendilerini kontrol etme yeteneklerinin az olduğu ve dikkatlerinin çok kolay dağıldığı da gözlenmiştir. Yıllardır yapılan çalışmaların gösterdiği diğer sonuçlarsa televizyonla çok fazla zaman geçirenlerin hiç seyretmeyen ya da az seyredenlere oranla toplum içine daha az karıştıkları sosyal etkinliklerinin daha az olduğu fazla ya da hiç spor yapmadıkları aşırı şişmanlığa daha yatkın olduklarıdır.​
     

Bu Sayfayı Paylaş