Teknoloji harikası titanic

'İslami Kıssalar & Hikayeler' forumunda _Mr.PaNiK_ tarafından 14 Ağustos 2008 tarihinde açılan konu

  1. _Mr.PaNiK_

    _Mr.PaNiK_ Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Teknoloji harikası titanic konusu TEKNOLOJİ HARİKASI TİTANİC

    "Allah'ın size lutfettiği şeylerle şımarmayınız.
    Çünkü Allah, kendini beğenip övünen kimseleri sevmez." Kur'an-ı Kerim, Hadid, 237

    Tarihler 1912 Nisan'ını gösterdiğinde, İngiltere'nin Southampton Limanı'ndan New York istikametine bir gemi hareket etti.

    17 bin kişinin emeği ile inşa edilen bu yolcu gemisi zamanın en büyük gemisiydi. Gemiyi yapan mühendisler bu geminin asla batırılımayacağını iddia ediyorlardı. Herkese, her şeye meydan okuyorlardı. Kendilerine o kadar güveniyorlar ve kendileri ile o kadar gurur duyuyorlardı ki, geminin ismini bile Yunan mitolojisindeki bir "tabrı"!
    ismi vermişlerdi; Titanic! (yunan mitolojisine göre yer tanrısı Gaia ile gök tanrısı Uranos'un birleşmeleri sonucunda altısı dişi, altısı erkek olmak üzere on iki Titan doğduğu söylenir.)

    Geminin kaptanı Smith daha da ileri giderek, haşa "Tanrı bile bu gemiyi batıramaz." deme cür'etini gösteriyordu.

    Gemi inşa edilirken her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüştü. İçinde, Paris'in ünlü kafelerinin bir benzeri
    olan Cafe de Parisien de vardı, bir Türk hamamı da... Çölde geziniyor izlenimi edinmek isteyenler için elektrikli düğmesine basınca yürüyen deve de vardı, Lyon usulü pişirilmiş tavuk da...

    Mühendislere göre, her şeyden önce bu muhteşem teknoloji harikasının tabanı birbirinden bağımsız kompartımanlardan meydana gelmişti. Herhangi bir sebeple gemi alttan bir darbe aldığında, sadece darbeyi alan bölüm su dolacaktı. En kötü ihtimal olan iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartımanların bir kısmı su alacak, bu durumda da geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun zamanda da mutlaka bir yerden kurtarma için yardım geleckti. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı.

    Mühendisler, geminin önden veya arkadan darbe alacağını hesaplamıştı. Halbuki yan unutmuşlardı.

    "Azap onlara ummadıkları yerden gelmişti." (Nahl Suresi, 26)

    Titanic, soğuk bir Nisan akşamı New Foundland açıklarında gece karanlığında yol alıyordu.
    Karşılarına bir buzdağı çıkmıştı.

    Eğer nöbet tutan gözcüler buzdağını farketmeden buzdağına çarpsaydı, gemi önden hasar alacak ve sadece ön tarafındaki kompartıman suyla dolacaktı. Böylece Titanic, batmamış olacaktı. Fakat buzdağı görüldüğü ve son bir umutla manevra yapıldı. Dünyanın en büyük gemisi kendini kurtaramadı ve buzdağı geminin yan tarafını baştan sona kadar bir bıçak gibi kesti. Bir değil bütün kompartımanlar su ile doldu ve batmaz denilen teknoloji devi Titanic, içindekilerin eğlence çığlıkları ölüm haykırışlarına dönüşerek sulara gömüldü.

    Evet, üç günde batmaz denilen Titanic, üç saat içinde okyanusun üç bin metre derinliğine gömülüverdi.
    Tarih yine tekerrür etmiş, insanoğlu putlaştırdığı şeylerle cezalandırılmıştı.

    1992 yılında su altına 20 saatten fazla inceleme yapan Kanadalı uzmanlar, Titanic'in buzdağına çarpan kısmında yaptıkları incelemelerde çok enteresan noktalar yakaladı. Buzdağı, geminin o kısmına öyle kritik bir açıdan
    çarpmıştı ki, o açının biraz daha az veya fazla olması halinde kaza çok daha az zararla atlatılabilecekti.

    Evet, Nemrutça ve Firavunca davranış ve tutumlar, şımarıkça söylenen sözler gayretullaha dokunur,
    karşılığı da ağır olur.

    Her şeyin ve herkesin üzerindeki Yüce Kudret'iunutan ve O'nun izzetini rencide edenler, ismiyle olduğu kadar,
    kendisine ait iddialarla da tabiata, denize ve hatta İlahi Kudret'e savaş açanların yaptıkları "batması imkansız"
    denilen bu dev gemi, O sonsuz Kudret, Sahibi üç saat içinde sulara gömülüverdi.

    "İşte insan dahi Hâlıkının rahmetini inkar vehikmetini ittiham edecek bir tarzda küfran-ı nimet suretinde karun gibi:
    'Ben kendi ilmimle, kendi iktidarımla kazandım" dese, elbette sille-i azaba kendini müstahak eder. Demek ki şu
    meşhud saltanat-ı insaniyyet ve terakkiyat-ı beşerriye ve kemalât-ı medeniyet; celb ile değil, galebe ile değil,
    cidâl ile değil, belki ona onun za'fı için teshir (hizmetkâr) edilmiş, onun aczi için ona muavenet edilmiş, onun farkı
    için ona ihsan edilmiş, onun cehil için ona ilham edilmiş, onun ihtiyacı için ona ikram edilmiş. Ve o saltanatın
    sebebi, kuvvet ve iktidar-ı ilmi değil, belki şefkat ve re'fet'-i Rabbaniye ve rahmet ve hikmet-i İlâhiyyedir ki;
    eşyayı ona teshir etmiştir." Bediüzzaman

    Titanic bu macerayı yaşarken Allah (cc) kendisine sığınanların,
    O'na açılan elleri bir umut çığlığı olarak görenlerin dualarını boş çevirmiyordu.

    1912 yılının bir Nisan akşamı Bayan Gracie, içinde büyük bir sıkıntı hissederek erkenden yattı.
    Bir türlü uyuyamıyor, yatağında mütemadiyen dönüp duruyordu. Bu sırada birşey almak için baş
    ucundaki masaya uzandı. Fakat birden masanın üzerindeki dua kitabı yere düştü.

    Yerde, kitabın denizde ölüm tehlikesi geçirenlerin selameti için okunan duaya ait sayfası açılmıştı.
    Bayan Gracie derhal, o sırada meşhur Titanic gemisinde seyahat etmekte olan kocasını hatırladı.
    Kocasının selameti için uzun uzun dua etti ve daha sonra içi rahatlayarak uyudu.

    Ertesi gün dev Titanic gemisinin battığı haberini gazetelerden öğrendi.
    Titanic bir buz dağına çarparak batmıştı. Kocası emekli albay Gracie döndükten sonra mesele anlaşıldı.

    Albay Gracie, gemi batmaya başlayınca önce kadınların ve çocukların,
    kurtarma sandallarına yerleştirilmesine yardım etti. Sonra da bir köşeye çekilip Allah'a duaya başladı.

    Vapur iyice sulara gömülmeye başlayınca kendisini kurtarabilmek için bütün gayretiyle çabaladı ve
    suyun yüzüne çıkarak yakınında bulunan yarı batmış bir sandala tutunmaya muvaffak oldu.
    Karısının evde rahatsızlanıp duaya başladığı zaman, Albay da diğer yolcularla birlikte bir kurtarma
    motoru tarafından kurtarılmış bulunuyordu.
     
  2. DilzaR

    DilzaR Üye

    Titanic – (1912)

    [​IMG]

    Titanik, ilk ve son seferini 15 Nisan1912'de yapan büyük yolcu gemisi. Gemi İngiltere'nin Southampton limanından yola çıkmış, Newfoundland'da buzdağına çarparak batmıştır.

    Gemide bulunan 2.224 yolcudan 1.513'ü ölmüştür. Kaza, bu büyüklükteki bir gemide yeterli filikanın bulunmaması ve kaza hakkında oluşturulan komplo teorileriyle de efsaneleşmiş, Titanik ve yolcuları onlarca filme konu olmuşlardır. Yapımında o günlerde üretilen en kaliteli çeliğin kullanıldığı Titanik'in inşasında 17.000 işçi çalışmıştır.

    Geminin batmasında, çok sert ve dolayısıyla esnekliği çok az olan bu kaliteli çeliğin payının da olduğu düşünülmektedir. Yapımcıları ve mühendisleri, en kötü ihtimalde, yani Titanik'in aynı büyüklükte başka bir gemiyle çarpışması durumunda bile batmasının en az iki gün alacağını, bu süre içinde de mutlaka yardım ulaşacağını varsaymışlardı. Ancak düşünüldüğü gibi olmamış ve gemi üç saat gibi kısa bir süre içinde Kuzey Atlantik'in buzlu sularına gömülmüştür.

    Birinci sınıf kamaraların 55 bin dolara (günümüz değeriyle yaklaşık 2 milyon dolar) satıldığı yolculukta Avrupa ve ABD'nin en zenginlerinin yanı sıra geminin yapımcısı Thomas Andrews de yer alıyordu. 1985 yılında denizbilimci Bob Ballard, Titanik'in enkazını yaklaşık 3.800 metre derinlikte bulmayı başardı. Ancak kazada ölenlere duyulan saygı nedeniyle enkazdan hiçbir şey çıkarılmadı.



    Tipi: Transatlantik
    Sahibi: White Star Line
    İnşası: Harland and Wolff Tersanesi, Belfast, İrlanda
    Kaptan: Edward John Smith
    Liman kaydı: Liverpool, İngiltere
    Üretimi: 31 Mart 1909
    Denize inişi: 31 Mayıs 1911
    Sefere çıkışı: 10 Nisan 1912
    Akıbeti: Saat 23:40'da buzdağına çarptı (14 Nisan 1912). Saat 2:20'de battı (15 Nisan 1912). Enkazı 1985'te bulundu


    Olimpik, çift alt gövdesi (Ön plan) Titanic'in gemi omurgasıdır (Arka plan)
    [​IMG]


    Harland & Wolf tersanelerinde Olympic'in buhar motorlarının test edilmesi.
    [​IMG]


    Olimpik sınıfın krank milleri.
    [​IMG]


    Türbin dökümü.
    [​IMG]


    Türbin rotoru.
    [​IMG]


    Su kaynatma kazanları (Buhar için)
    [​IMG]


    Titanic'in çerçevelemesi başlarken
    [​IMG]


    Titanic'in C güvertesinin inşası.
    [​IMG]


    Titanic'in kaplaması başlıyor.
    [​IMG]


    Titanic'in pervane sapı ve dümeni.
    [​IMG]


    Titanic başlamak için hazır.
    [​IMG]


    Titanic'in işçileri.
    [​IMG]


    Titanic'in başlamasından biraz önce.
    [​IMG]


    Titanic suda hareket etmeye başlar.
    (31 Mayıs, 1911)

    [​IMG]


    Titanic Harland & Wolf tersanelerinde su üzerinde başlarken.
    (31 Mayıs 1911)

    [​IMG]


    Titanic 3 çalışan bacayla montajcı rıhtımına yerleştirildi.Olimpik sınıf gemilerinde dördüncü baca, halka daha büyüleyici ve daha emin bakmak için gemiyi daha etkileyici yapmak için 4. baca yapımı kararlaştırıldı.

    Cunard'ın en yeni gemileri, Mauretania ve Lusitania'ndan beri, White star line gemilerinin, daha az bacaya sahip olmaması düşünüldü ve dört bacaya sahip oldu. Bütün dört baca gemisinden sadece Olimpik sınıf gemilerinin, "Manken" bacaları vardı.

    [​IMG]



    Titanic'e 4. baca eklenir.
    [​IMG]


    Britannic bacası.
    [​IMG]


    Titanic Harland & Wolf'da dışarıda muazzam provasında.
    [​IMG]


    Tİtanic Harland & Wolf'da kuru havuzda.
    [​IMG]


    Titanic'in denemeleri yapılırken İrlanda denizi Belfast gölünden geçerken.
    (2 Nisan 1912)

    [​IMG]


    Titanic Southampton'da iyi bir cuma günü boyunca bayraklarla giyindirildi.
    (5 Nisan 1912)

    [​IMG]


    Titanic'e cankurtaran sandalları/filikaları yerleştiriliyor.
    (Nisan 1912)

    [​IMG]



    Genel Özellikler

    Tonajı:46.328 groston
    Uzunluk:882 fit 9 inç (269 m)
    Genişlik:92 fit 6 inç (28 m)
    Yükseklik (azami):63 metre (omurgadan direğin tepesine kadar.)
    Güç:24 çift-sonlu ve 5 tek-sonlu İskoç buhar
    kazanlarından 215 psi basınç. İki yandaki pervaneler için iki adet


    Dört silindirli üç genişlemeli karşılıklı hareket eden motorların herbiri 16000 bg (12 MW) güç üretiyor. Merkez pervane için bir düşük basınçlı (7 psi civarında ) buhar türbini 18000 bg (13.5 MW) güç üretiyor. Toplam 50,000 bg (37 MW) Tahrik kuvveti:İki, tunç, üç kanatlı, yan pervaneler ve bir, tunç, dört kanatlı, merkez pervane.
    Hız:23 knot (42,5 km/sa.) (26,4 mil/sa.) İnsan Kapasitesi:1912 - Toplam 2.223

    Birinci Sınıf : 329
    İkinci Sınıfı : 285
    Üçüncü Sınıfı: 710
    Mürettebat : 899


    Kayıt Sertifikası
    [​IMG]


    Bilet Posterleri
    [​IMG]



    Titanik, ilk ve son seferi olan 15 Nisan1912'de . İngiltere'nin Southampton limanından yola çıkışı


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]



    Titanic ve sınıfları


    1.Sınıf

    [​IMG]



    2.Sınıf

    [​IMG]



    3.sınıf

    [​IMG]



    Bileti

    [​IMG]



    Titaniğin menü kartı
    [​IMG]



    Batış

    Bir buzdağının fotoğrafı sonraki gün Titanic'in çarptığı bölgede çekildi.
    Titanic'in çarptığı buzdağı olma olasılığının olduğu söylendi.


    [​IMG]


    Ve Buzdağı ile Çarpışma...

    [​IMG]

    [​IMG]


    Titanic Neden Battı?

    Herhangi bir nedenle gemi alttan bir darbe aldığında sadece darbeyi alan bölüm su alacaktı. En kötü olasılık olarak iki geminin çarpışması durumunda dahi kompartmanların bir kısmı su alacak, bu durumda da geminin batması en az üç gün sürecekti. Bu kadar uzun bir sürede mutlaka yardım geleceği düşünülürse Titanic dünyanın en güvenilir gemisiydi. Üstelik dünyanın en kaliteli çeliği bu gemi için kullanılmıştı.


    Hesap tutmadı

    Ancak ne yazık ki hepimizin bildiği gibi Titanic, dünyanın en büyük deniz faciasının kurbanı olmaktan kurtulamadı. Batmaz denilen gemi 3 saat gibi kısa bir sürede Grönland açıklarında Okyanusun soğuk sularına gömüldü. Yıllardan beri sadece Titanic'in bir buz dağına çarpması sonucu battığını biliyoruz.

    Zaten herkesin bildiği de buydu. Ancak soğuk bir Nisan akşamı okyanusun dibini boylayan geminin neden battığını anlamak için, okyanusun dibine kadar inmek gerekti. Bunun için ise tam 73 sene beklendi. 1985 yılında bir denizbilimci olan Bob Ballard, Titanic'in enkazını 12 bin 612 feet derinlikte bulmayı başardı. İlk bilimsel araştırma takımının Titanic'e ulaşması ise 1991 yılında gerçekleşti. Dalış sırasında ölenlere saygı göstermek amacıyla hiç bir kişisel eşya yukarı çıkarılmadı.

    Ancak bilimsel araştırmaların sürdürülmesi amacıyla gemi enkazından parçalar toplandı. Toplanan parçalar ve enkazın deniz dibindeki görüntüsü artık bir devin, Titanic'in bir buzdağına nasıl boyun eğdiğini gözler önüne seriyor. Titanic'i iki ayrıntı batırdı. Üstelik bu iki ayrıntı Titanic'i, yaratıcılarının en güvendiği noktalardan vurdu.


    Bıçak gibi yardı

    İlk ayrıntı geminin alttan, önden ya da arkadan darbe alacağını hesaplayan mühendisleri yanılltı. Gece karanlığında yol alan Titanic buzdağını gördüğünde kurtulmak için çok geçti. Eğer nöbet tutan gözcüler buzdağını fark etmeseydi ve gemi doğrudan buzdağına çarpsaydı önden hasar alacak, ön taraftaki kompartman suyla dılacaktı. Ancak Titanic batmamış olacaktı. Fakat buzdağı görüldü ve son bir umutla manevra yapıldı. Dünyanın en büyük gemisi kendini kurtaramadı ve buzdağı geminin yan tarafını baştan sona bir bıçak gibi kesti.

    Tek kompartman yerine bütün kompartmanlar suyla doldu ve Titanic battı.


    Çelikteki sülfür

    Titanic'i tarih yapan ikinci ayrıntı ise, dönemin en güçlü çeliğini döken mühendislerin, gerekli esnekliği veren maddeleri eklememiş olmaları. Deniz dibinden çıkarılan çelik parçalarla, günümüzde gemilerde kullanılan çelik üzerinde yapılan testler bunu açıkça ortaya koydu. Geminin battığı bölgedeki su sıcaklığı olan -1 derecede alkol içinde yapılan testlerde günümüzde kullanılan çelik darbe karşısında V şeklinde bükülürken, Titanic'ten çıkan çelik parçaları önce direnç gösterdi ancak ardından esneme göstermeden parçalandı. Modern teknoljiyle üretilen çeliğin aynı şekilde parçalanması için - 60, -70 dereceye kadar soğutulması gerekiyor. Ancak dönemin mühendislerini bu konuda suçlamamak gerekiyor. Mühendislerin dayanıklılık vermesi için çelikte kullandıkları bol miktardaki sülfürün çeliğin kırılganlığını arttırdığını o zamanlar kimse bilmiyordu.



    ___1513 Ölü___


    Kurtarılan flikaların Carpatia ya gelişi

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]



    1912 Dünya Basını

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]
     

Bu Sayfayı Paylaş