Tekke Köyü Çeltikçi Burdur

'Burdur Tanıtımı' forumunda DeMSaL tarafından 3 Nisan 2010 tarihinde açılan konu

  1. DeMSaL

    DeMSaL Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tekke Köyü Çeltikçi Burdur konusu Çeltikçi Tekke Köyü - Tekke Köyü Hakkında - Tekke Köyü Tanıtımı - Tekke Köyü Resimleri





    Köy Muhtarı: HIDIR AKKAYA

    Muhtarlık Erişim Bilgileri:

    Cep Telefonu: 0 (543) 554 94 51

    Tekkeköy, Burdur ilinin Çeltikçi ilçesine bağlı bir köydür.

    Coğrafya

    Burdur iline 24 km, Çeltikçi ilçesine 6 km uzaklıktadır.

    İklim

    Köyün iklimi, Akdeniz iklimi etki alanı içerisindedir.

    Nüfus

    Yıllara göre köy nüfus verileri
    2007 248
    2000 253


    Ekonomi

    Köyün ekonomisi tarım ve hayvancılığa dayalıdır.



    TEKKE KÖYÜ

    A ) Tekke Köyünün Coğrafi Yapısı:

    Tekke köyü Burdur–Antalya karayolu üzerinde Burdur’dan 25’inci km de bulunmaktadır. Kepez dağının yamacı üzerinde genellikle dağlık arazide yer almaktadır. Tabana inildikçe arazi düzleşmektedir. Köyün denizden yüksekliği 1000 m dir. Çeltikçi belinin zirvesine varmadan solda 1000 dekar civarında Karaevli bataklık gölü bulunmaktadır. Ve bu bataklık gölü İndağının dibinden Ulupınar adında bir kaynak çıkmaktadır. Yağışlarla gölde biriken sular Pilav dağının altından elenerek geçmekte ve Suçıktığı mevkiinden Çeltikçi çayını oluşturmaktadır. Araziler bu su ile sulanmaktadır. Bu bataklık gölü yağış olmadığı yıllar kuru otlakiye haleni gelir. Köyün kuzeyinde Kartalpınar, güneyinde Kuzköy, Çeltikçi, doğusunda Güvenli, batısında Beşkavak, Ovacık köyleri yer almaktadır. Kızılbucak ovası arazisinin çoğunluğunu teşkil etmekte, diğer arazileri ise yamaçlar üzerinde yer almaktadır.

    Köyde şu anda 110 hane bulunmaktadır.Nüfusu yaklaşık 330’dur. İdari olarak Burdur’Çeltikçiİlçesine bağlıdır.

    Tekke köyünde rakımın düşüklüğü sebebiyle vadilerden yeterli miktarda yağış alır. Denizlerden gelen yağmur yüklü bulutlar, ili güney ve güneybatısından saran dağların güneyinde bırakırlar. Yazları kurak, kışları ılık ve yağışlı olup Akdeniz iklimi kendisini hissettirir. Köyde bir meteoroloji istasyonu bulunmaktadır.

    Köyün karşısında eski Antalya asfaltının bulunduğu kısımda 337 hektar alanda kızılçam ormanı (yarı suni, yarı doğal) batı tarafında ise doğal kızılçam ormanı bulunmaktadır. Köyde yer yer meşe, yabani armut, ardıç gibi boylu ağaçlar, hardal meşesi, tesbih çalısı, mersin gibi çalılar bulunmaktadır, çoğunlukla araziler çamlarla kaplıdır. Yaylalar temmuz ve ağustos aylarında rengareng çiçeklerle süslenir. Bodur yabani otlarla bezenmiştir, bilhassa bu otlar içerisinden en fazsa görülen çeşit kekik türleridir.

    B) Tekke Köyünün tarihi: Tekke isminin menşei çok eski bir efsaneye dayanır. Hızır AFDAL adındaki bir şahıs daha Tekke köyü kurulmadan önce arazi (Kuzköy, Çeltikçi, Dağarçık, Kehmallı, savaşlarda yararlılık göstermesinden dolayı Tımar olarak verilmiştir). Hızır AFDAL adlı şahıs buraya bir ambar (araziden elde edilen hasılatı saklamak için), ve bir oda (misafirler için) ve bir ev yaptırmıştır. Çevreden gelen misafirlere bu arazinin gelirini yedirmiştir. Yani bir aş evi inşa edilmiş, bu aş evinin inşası üzerine yörük veya göçebe halktan gelip yerleşen olmuştur. Burada 1825 yılında köy kurulmuştur. Hızır AFDAL ise bu araziden 1211 yılına kadar yararlanmıştır. 1211 yılında Hızır AFDAL”ın ölümünden sonra arazi Mahmut efendi ve Hasan Ali ağanın eline geçmiştir. Mahmut efendi evinde bulunan ambarda bulduğu tapuyu götürüp araziden faydalanmanın yollarını buluyor.

    Burdur”da bulunan Baki bey burada bir çiftlik kurmak istiyor. Padişah bu şahıs hakkında ölüm fermanı çıkartıyor bunun üzerine Baki bey bu arazi üzerinde çiftlik kurmayı başaramaz.

    Padişah tarafından bir teftiş kurulu hazırlanarak buraya gönderilir. Bu kurul çevre köy muhtarlarına (Tekke, Kuzköy, Dağarcık, Kehmallı) çiftlikmi yoksa has (Padişaha ait arazi)mi olmasını istersiniz diye sorar. Muhtarlarda çiftlik olmasını istediklerini söylerler bunun üzerine 1275 yılında arazi Sultan Hamid tarafından satın alınır. Ve bu köyler üzerinde büyük çiftlik kurulur. 1330 yılında Sultan Hamid hanın devrilmesi üzerine Harbiye nazırı Enver paşa bu bölgeden geçerken buranın Sultan Hamid Hana ait olduğunu öğrenir. İstanbula geri dönünce bu araziyi köylüye dağıtmayı düşünür ve köylüye dağıtılmasını emreder. Böylece köy bu arazi üzerinde kurulur. Köy Burdur”ait bir köy olup şehre 25 km dir.Cami arazisi içinde yukarıda anlatılan Hızır AFDAL türbesi bulunmakta ve Tekke ismi buradan gelmektedir.

    C.Tekke Köyünün Sosyal Yapısı: 1-Aile Hayatı : Aile hayatı peder ailedir. Evlenen oğul ekseriye her iki tarafın rızası ile baba ocağını terk eder. Son yıllarda baba ocağında kalan ve köydeki arazilerde çalışan kimse yok denilecek kadar azdır. Arazinin bölüşüle bölüşüle çok küçük parçalar haleni gelmesi ve geçim sıkıntısının zorladığı gençleri yeni yollar aramağa zorlamış, böylece genç nesil köyden şehire göçlere başlamıştır. Ama genel düşünce oğlunun baba ocağından ayrılarak ev yer sahibi olmasıdır. Zira babalı oğlanın malı olmaz denilir. Köyde aile içerisinde herkesin büyük olsun, küçük olsun, ayrıca cinsiyet ayrımı olmadan herkesin yardımı vardır. Ama gençlerin tahsili sebebiyle genellikle ana baba çalışmaktadır. İlkokuldan sonra okumayan çocuklar ise aileye yardımcı olmaktadır. Çok yaşlılar dahi bazen işlerde bizzat çalışmaktadırlar. Köyde ailede söz hakkı anne baba ve çocukların sözbirliğine bağlıdır. Kız vermelerde bile önce kıza sorulur.

    2-Ailede Kadının Yeri : Kadında en az baba kadar söz sahibidir. Kadın ev işlerinin düzenler, tarlada çalışır, gençlerde çalışan memur kadınlarda vardır. Ebe, hemşire, öğretmen kadınlar vardır. Köyde yapılan yufka köy kadınının görevlerinden biridir. Ayrıca çamaşır, bulaşık, yemek de bunlara eklenince kadının yükü ağırlaşmaktadır. Ahırın temizliği, hayvan bakım genellikle kadın tarafından yapılmaktadır. Bu köy kadınları tutumlu, becerikli ve çok çalışkandırlar. Çapa, sulama, gübre vs. işlerini de kadın yapar. Kadının aynı zamanda aile reisinin dert ortağıdır. En ince el işlerin üstün bir zevk ve hassas bir ruhun ifadesi olarak göz nuru işlemeleride bulabilirsiniz.

    KÖYDEKİ EVLERİN MİMARİ YAPISI

    Evlerde genellikle malzeme olarak taş, toprak ve ağaç kullanılır. Harç ise çamurdur. Ön cepheler genellikle kıble istikametine bakar, arkada her iki yönde iki ana duvar vardır. Diğer kısımlar ağaç üzerine oturtulur. Arka taraf tamamen odalar ayrılır, ön taraf ise tamamen açıktır. Evler iki katlı olarak kullanılır. Alt kat hayvanlar için ahır, samanlık olarak inşa edilir, merdivenle üst kata çıkılır üst kat asıl oturulan yerdir. Evlerde yere çul, kilim. halı serilir. Evler genellikle dört odalıdır, misafir, oturma, yatak odaları ayrılır. Ana ve yan duvarlarda boydan boya maket (ağaçtan sedir) üzeri renkli ve güllü bir basmadan örtüyle örtülür. Evlerin odalarında ağaçtan yapılma yüklükler vardır. Eski evlerde Seren tabir edilen, odayı çepeçevre saran raflar vardır, yeni evlerde böyle bir raf yoktur. Eski evlerde bütün odalarında ocak bulunmakta yenilerde ise bulunmamaktadır.

    KIZ İSTEME

    Evlenecek kimseye kimi istediği veya kimden hoşlandığı sorulur oda kimi istiyorsa söyler. Ailede anne ve baba köyün ileri gelenlerinden biri veya birkaçını gönderir, veya beraber giderler. Bir müddet sohbetten sonra “ Allah”ın emri , Peygamber efendimizin gavli üzerine sizden kızı bizim oğlana istiyoruz “derler. Baba oğlan tarafına düşüneceklerini söyler bu gidiş gelişler birkaç defa devam eder. Baba kıza isteyip istemediğini sorar eğer kız istiyorsa he der, kız istemezse bu iş olmaz denir. Oğlan tarafı başkasına gider. Şayet kız isterse kız tarafı “Sizden iyisinemi vereceğiz” derler. He (Eh) kahvesi denilen birer şekerli kahve içilir.Artık kız sözlüdür, o anda veya başka zaman iki aile anlaşarak karşılıklı, yükte hafif pahada ağır takı takılır. Ve kızla erkeğin parmağına anlaştıkları bir günde nişan ismi altında bir toplantı yapılarak yüzük takılır. Nişan törenleri olur. Yemekler verilir, eğlenilir. Nişan yüzüğü kırmızı bir kurdela ile birbirine bağlıdır. Kız ve oğlanın yakınlarından en yaşlılarından biri yüzüğü takar. Kurdela ile bağlı olan yüzükler bir makasla kesilir. Sonra ortaya bir leğen bırakılır, isteyenler para atarlar, böylece kız ve oğlan nişanlanmış olur. Sonra düğün hazırlıkları başlar, bir gün her iki aile şehre giderek pazardan urba adı verilen damat, gelin için ihtiyaç olan malzemeleri satın alırlar. Düğün yaklaştığında oku adı verilen kibrit, havlu gibi davetiyeler akraba ve diğer tanıdıklarına verilir. Akrabanın derecesine göre gömlek, basma, yazma gibi eşyalar verilir. Düğüne birkaç gün kala yufkalar açılır, veya fırın ekmeği getirilir. Düğüne başlanılır, düğün birkaç gün sürer. Cuma sabahı davul ve zurna çalınarak başlar. Düğün olan eve her yerden görülecek şekilde bayrak asılır. Cuma namazından sonra oğlan veya kız evinden yemek yenir. Yemekten sonra davul, zurna çalınarak oğlan tarafı kız tarafına gider sonra geri döner. Eskiden yük dolanma tabir edilirdi. Cumartesi günü davetlilere yemek verilir, akşam oğlan evinde muhabbet edilir, Pazar günü ise öğleden sonra gelin evine gidilerek gelin çıkarılır. Düğünden birkaç gün sonra ardınsıra denilen oğlan evi akrabalarla birlikte kız evine, kız evide akrabalarla birlikte oğlan evine yemeğe giderler.




    HIZIR AFDAL”IN EFSANESİ

    Hızır Afdal askerler tarafından götürülürken bu arazi üzerinden geçerken, elma ağacı yanında duran bu şahıs onlara elma silkeceğini söyler, bunu duyunca askerler oradan kaçarlar. Elinde bulunan asasını fırlatır. Hızır Afdal tarafından fırlatılan bu asa köyde bulunan bir arazi üzerine düşer. Hızır Afdal bu oku (asayı) takip eder ve yolda bulunan birisine buradan bir ok geçtiğini gördünmü diye sorar ; adam yukarıdan yılana benzer bir şey geçti diyerek istikametini gösterir. Bu istikamette ilerleyen Hızır Afdal buraya gelir. Köy halkının inancına göre Hızır Afdal bu araziye saplanan asayı çeker ve oradan kan fışkırmaya başlar. Bir müddet kan fışkırır daha sonra oradan su fışkırır burada bir çeşme kurulur ismine ULUPINAR denilir. Köyün güneyinde bulunan bu çeşme köylüler tarafından kutsal sayılmaktadır. Bu çeşmenin suyu hiçbir zaman kesilmez.Devamlı akar ve soğuktur. Köylü Hızır Afdal adlı bu şahsın mezarın kutsal sayar ve ona köy halkı tarafından hürmet edilir adına (Mezara) Tekke dendiği için köyün ismide Tekke olarak anılmaktadır. Köyün ismi buradan gelmektedir. Cami sınırları icinde bulunan bu yatır (mezar) tezim olarak çaput bağlanmakta ve orayı ziyaret edenler para atarlar. Çocuğu olmayan kadınların bu yatır üzerinden atlatıldığı takdirde çocukları olacağına inanılır. Davar ve tavuk kesilerek köylüye dağıtılır ve kendileri yemezler. Hızır Aftal’ın geceleri köyde dolaştığı ,köy çeşmesinden abdest aldığı, caminin içinde gezdiği,türlü şekilde anlatılır.


    Altyapı bilgileri

    Köyde, ilköğretim okulu vardır ancak kullanılamamasının yanı sıra taşımalı eğitimden yararlanılmaktadır. Köyün hem içme suyu şebekesi hem kanalizasyon şebekesi ve arıtma tesisi vardır. Ptt şubesi yoktur ancak ptt acentesi vardır. Sağlık ocağı ve sağlık evi yoktur. Köye ayrıca ulaşımı sağlayan yol kilit parke olup köyde elektrik ve sabit telefon ve İnternet vardır.


    [​IMG]

    [​IMG]


    Kaynak : Vikipedi, özgür ansiklopedi

    Kaynak : Yerel Net


    Köyünüze Ait Bilgi ve Resimleri Bu Konu Altında Paylaşabilirsiniz
     

Bu Sayfayı Paylaş