Tekirdağ yöresi gelenek ve görenekleri

'Tekirdağ Tanıtımı' forumunda Mavi_Sema tarafından 25 Ocak 2011 tarihinde açılan konu

  1. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    Sponsorlu Bağlantılar
    Tekirdağ yöresi gelenek ve görenekleri konusu tekirdağın gelenekleri,tekirdağın gelenek görenekleri,tekirdağ örf ve adetleri

    TEKİRDAĞ ÖRF-ADET-GELENEK-GÖRENEKLERİ



    DOĞUM

    Doğum, hemen her zaman mutlu bir olay olarak kabul edilmiştir.Doğum toplumda ana ve babaya duyulan saygıyıarttırır. Çağlar boyudoğuma ve onun kendi bünyesi içindeki evrelerine bir takım geçiş töreleri vetörenleri eşlik ederler. İnançlar ve gelenekler insanları gebelik öncesindenbaşlayarak bir takım âdetlere uymaya ve bu âdetlerin gerektirdiği işlemleriyerine getirmeye zorlamaktadır. Doğumun çevresinin yüzlerce âdet, inanç dinsel ve büyüsel özlü işlemle örülü olduğunu görüyoruz (Örnek,1995:132).Tekirdağ'da doğumla ilgili âdet, inanma ve bunlara bağlı pratiklergünümüzde de sürmektedir. Yeni kuşak bir yönden âdetlere uyarken diğeryönden de tıbbın sağladığı her türlü imkandan yararlanmaktadır.

    Çocuğa Ad Koyma

    Türklerde ad vermenin köklü bir geleneği vardır Tekirdağ'da ad koyma dinsel nitelikli bir törenle olur.
    Doğumdan üç gün sonra adı konulur. Çocuğun ailesi yemekler hazırlayarak"üç yemeği" adı verilen toplantıda hoca bebeğin kulağına ezan okur, adıkonur ve 3 defa kulağına bağırılır. Eski yıllarda çocuğa aile büyüklerinin adı verilmesi âdeti yaygındı. Son yıllarda aile büyüklerinin adları göbek adıolarak konulup nüfusa yazdırılmıyor. Kabirde göbek adı ile çağrılacağıinancıyla eski adlar verilir.Tekirdağ'da daha önce çocukları yaşamayan aileler, çocuklarının yaşaması dileğiyle belli adlar koyarlar. Cılız ve hastalıklı çocukların adı ağırgeldi diyerek adları değiştirilir. Günümüzde çocuklara konulan adlara bağlıbulundukları kültür çevrelerinin beğenisi hakim olmaktadır. Eski adlarkoymaktan kaçınmaktadırlar.


    EVLİLİK

    Evlenme, kadınla erkeğin aile kurmak için yasaca birleşmeleridir.Kızın ve erkeğin sosyalleşme sürecinin önemli bir aşamasıdır. Ailelerarasında dayanışmayı, toplumsal ve ekonomik ilişkiyi belirler, düzenler.Evlenme törenleri bağlı bulunduğu kültür tipinin öngördüğü belirli kurallarave kalıplara uydurularak gerçekleştirilir. Evlenme, tören, töre, âdet, gelenek,görenek ve inanma bakımından zengin bir tablo çizer (Örnek, 1985:185).Evlenme törenleri bir dini toplumsal olayı da içine alır. Evlenmetörenleri köy ortamında bir bayram şenliği olarak algılanır. Ulusal yapının oluşmasında bir çok değer ve davranışın kazanılması yönüyle evlenmetörenleri fonksiyonel etkinlik gösterir. Toplumların tarihi ve ekonomikyapıları yerleşim şekilleri, üretim şekilleri ve gelenekleri kısmen kültürlerievlenme biçimlerini belirlemektedir (Balaman, 1973:135).


    Evlilik Çağı

    Tekirdağ'da kızlar 17-18, erkekler askerlik dönüşü 22-23 yaşındaevlenme çağına gelmiş olarak kabul edilirler. Evlilikte akraba olmaması şartıaranır. Evlenmede "sıra gütme" adı verilen bir tür sıra gözetimi vardır.Öncelikle abla ve ağabeylerin evlenmelerine dikkat edilir. Ancak bu önemlibir engel değildir.Evlenme yaşına gelen gençler evlenme isteklerini evin büyüklerinesöyleyemezler. Çeşitli yollara başvurarak bu dileklerini belli ederler.Bir kaçını şöylece sıralayabiliriz Ayakkabıları ters çevirme, devamlı of çekme,süpürgenin üstüne oturma vb.


    Kız Bakma - Kız Görme:

    Tekirdağ'da evlenme çağına gelen oğullarına ailesi önce beğendiğibir kız olup olmadığını sorar. Eğer oğlan kız beğenmeyi ailesine bırakırsaailesi önce çevreden soruşturarak kız arar. Kız ararken kızda ve ailesinde
    ahlâkî yapı, maddî durum, fiziki vb. özellikleri arar. Oğlanın beğendiği birkız varsa aynı özellikler soruşturularak araştırılır. Çevredeki evlenme törenleri, kızlarla erkeklerin birbirlerini görüp tanışma ortamlarıdır. Eğer birkıza karar verilirse kız evine görücü gönderilir.Görücüler oğlanın annesi, teyzesi, halası, yengesi ve komşukadınlardır. Kız evi bu ziyaretin nedenini sezer. Gelin adayı kız gelenlerigüler yüzle karşılar. Teker teker ellerini öper. El öpme sırasında ve ziyaretboyunca kız belli edilmeden incelenir. Vücutça bir kusuru olup olmadığınadikkat edilir. Yürüyüşü, oturması,kalkması, davranışları gözlenir. Evin temizlik ve düzenine bakılır.Kız beğenilmişse, görücülerden yaşlı bir hanım kızı beğendiklerini,uygun görürlerse kararlaştırılacak bir günde erkeklerin kızı istemeye gelip
    gelemeyecekleri sorar. Kızın annesi ya da yakınlarından biri bu tekliftenmemnun kılmışsa "Madem ki siz münasipgördünüz, kısmetse olur. Ama birkere de erkeklere danışalım" der. Görücü misafirler uğurlanır.


    Kız İsteme-Söz Kesme

    Kız evinde erkekler, oğlanın mesleğini, iyi ve kötü alışkanlıklarınıbelli etmeden araştırırlar. İyi olduğuna kanaat getirilirse oğlan evine bir günverirler. Kız istemek için oğlanın ailesinden, akrabalarından, işarkadaşlarından çevrede saygınlığıyla tanınan kişilerden oluşan bir gruplakızı istemek üzere kız evine giderler.Gelinlik kız her birinin elini öperek "hoş geldiniz" der. Kadınlar birdaha da erkek misafirlerin yanına çıkmazlar. Yalnız kız arada bir şeker kolonya, çay, kahve vb. ikram etmek üzere odaya girip çıkar. Gelinlik kızınüzerinde en güzel elbisesi vardır. Erkekler selamlaşıp , hatır sorduktan sonratanışırlar, sohbet ederler. Bir süre sonra sedirde oturan erkek evinden bir kişi ayağa kalkarak "Haydin başlayalım" diyerek odanın ortasına gelir. Bununüzerine kız evinden bir kişi kalkarak karşısına geçer. Bunlar kız ve erkekevinin en yakın akrabalarıdır. Önceden seçilirler. Bunlar nişan, takı, karşılıklı hediyeler, eşyalar ve baba hakkı (başlık parası) konusunda konuşupanlaşırlar.Baba hakkı son yıllarda çok azalmıştır. Baba hakkının temelindeekonomi ve evlilik kurumuna saygı yatmaktadır. Baba hakkıyla kızın ailesine düğün masraflarında katkı, evlenme yoluyla evden ayrılan iş gücünüve ekonomik güçlüğü karşılamak amaçlanmaktadır.
    Kızın verilmesi kesinleşince söz kesilir. Kız evi söz bohçası verir.Düğün için kız tarafına terlik, çorap, ayakkabı, tuvalet takımı, nişan elbisesive çeyiz eksiklerini tamamlamak için patiska vb. verilir. Oğlan tarafı daevlerindeki kişi sayısı kadar, yakın akrabalar dahil bohça ister.Söz kesiminde erkek tarafı kıza grep, çorap, elbiselik kumaş, terlik vb. olan bohça verir. Kız tarafı da söz bohçasına mendil, gömlek, kravat,çorap vb. söz kesti alameti olarak koyar. 'Bohçalar karşılıklı verilince sözkesilmiş olur. Odada bulunanlar kız ve oğlan babasına "Hayırlı uğurlu olsun" vb.şeklinde iyi dilek ve temennilerde bulunurlar. Kız tarafından birisi lokum ve şeker ikram eder. Müstakbel gelin odada bulunan herkesin elini öper,kızın eline bir miktar para verilir. Nişan günü tesbit edilerek dağılırlar.


    Nişan
    Nişan evliliğe atılan ilk adımdır. Bu törenle kız ve oğlanın evlenme istekleri çevreye duyurulmuş olur. Nişan kız evinde yapılır. Nişan günü kızevi oğlan evi tarafından istenilen bohçaları yanında bir tepside nişan tatlısınıoğlan evine gönderir. Oğlan evi nişan tatlısını nişan alameti olarak konukomşu, akrabaya dağıtır. Kız ve oğlan tarafının ve köy halkının hazırbulunduğu bir bahçede nişan töreni yapılır. Yüzükler bu törende takılarak gençlerin nişanları ilan edilir. Köy halkı bu tür törenlere büyük ilgi gösterir.Daha sonra düğün günü kararlaştırılır.
     
  2. Mavi_Sema

    Mavi_Sema Özel Üye

    ÖLÜM

    Ölüm çevresinde birçok inanma, âdet,töre, tören, ayin, kalıp davranış,işler kümelenmektedir. ölüm çevresinde kümelenen ve ölüyle toplum üyelerini kuşatan bu inanmalar, âdetler, işlemler, törenler ve kalıp davranışlar üç grupta toplanmaktadır.
    A- Ölüm Öncesi
    l- Ölümü Düşündüren Belirtiler:
    Tekirdağ inanmalarında bir takım davranışlar olaylar, sesler, rüyalar,
    alışılmamış durumlar ölüm işareti, ölümün ön belirtisi olarak yorumlanır.
    Başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz.
    1- Bir evin üstünde baykuş öterse, o evden ölü çıkacağına inanılır.
    2- Gökyüzünde bir yıldız kaydığında bir insanın öldüğüne inanılır.
    3- Bir kimse rüyasında canlı bir yılanı, ayaklarının altında görürse o
    kimsenin en çok kırk gün yaşayacağına inanılır.
    4- Bir insan rüyada birini çıplak görürse o insanın öleceğine inanılır.
    5- Evin penceresine bir kuş konup gagasıyla camı tıklatırsa o evden
    ölü çıkacağına inanılır.
    6- Köpeğin uzun uzun uluduğu evden ölü çıkacağına inanılır.
    7- Evde gece ıslık çalınırsa o evden ölü çıkacağına inanılır.
    8- Cenazeyi taşıyan araba gıcırdarsa, bir haftaya kadar cenaze
    evinden ölü çıkacağına inanılır.
    9- Tavan çatırdayınca o evden ölü çıkacağına inanılır.
    10- Rüyada kara toprak görülürse, aileden veya tanıdıklardan birinin
    öleceğine inanılır.
    11- Gözleri devamlı yere bakan hastanın öleceğine inanır.
    12- Alışılmamış bir biçimde evde eşyalar gıcırdar, kırılır yere
    düşerse o evden ölü çıkacağına inanılır.
    13-Beklenmedik bir rüzgar, gök gürültüsüyle pencereler açılırsa
    ölüm habercisi olarak yorumlanır.
    14-Çocuklar ulur gibi uzun uzun ağlarsa hayra yorulmaz, ölüm
    habercisi olarak düşünülür.
    15- Rüyada denizde boğulmak, yılan sokması, ağaçların devrilmesi,
    kara kazan görmek ölüm habercisi olarak yorumlanır.
    16- Rüyada Azrail görme, kutsal birinin çağırması ölüp dirilme ölüm
    habercisi olarak yorumlanır.
    17- Horozun ve bazı hayvanların zamansız ötmeleri ölüm habercisi
    olarak yorumlanır.
    18- Uzun süre hasta olan hastanın birden iyileşmesi ölüm habercisi,
    ölüm öncesi hoşluk olarak yorumlanır.
    2- Ölümden Kaçınma İşlemleri:
    Tekirdağ'da ölümü hatırlatan, ölüme ön belirti sayılan yerine
    getirilmediğinde ölüm getireceğine inanılan bir takım işlemler ve davranışlar
    vardır. Başlıcalarını şöylece sıralayabiliriz.
    1- Ölü evinde yemekler dökülür, su dolu kaplar boşaltılır.
    2- Ölü yıkandıktan sonra su ısıtılan kazan ters çevrilir.
    3- Ölü suyunu ısıtan ateş su dökülerek söndürülmez : Kendi halinde
    sönmesi beklenir.
    4- Mezarlık dönüşü geri bakılmaz.
    5- Makasın ağzı açıksa kapatılır, ayakkabılar ters dönmüşse
    düzeltilir.
    6- Çocuk geri geri giderse durdurulur, hayra yorulmaz.
    7- Bir evden arka arkaya iki ölü çıkarsa üçüncü ölüm olmaması için
    kurban kesilir.
    8- Ölüm cumartesi günü olduysa bir yıla kadar ikinci ölüm olmasın
    diye kurban kesilir.


    Ölüm Sırası


    1- Ölümün Duyurulması:
    Ölüm duyulunca komşular ölü evinde toplanarak ölenin yakınlarının acıları paylaşırlar. Ölüm uzaktaki akraba ve yakınlara duyurulur. Son yıllarda belediye hoparlörüyle duyurulur. Camide selâsı verilir. Eskiden ölümü duyurmak için tellal bağırtılırmış. Ölüm sonrası ölünün ayakkabıları sokak kapısının önüne konur. Bunu görenler evde ölü olduğunu anlarlar. Ayakkabılar biri alıncaya kadar durur.

    2- Ölüm Anı:
    Bir kişinin öleceği anlaşıldığı zaman sağ tarafa çevrilir. Kuran okunur. Hastaya tövbe getirtilir, tekbir alınır, ezan verilir. Ağzına sık sık pamukla zemzem suyu verilir. Hasta ölünce, çenesi çekilir, tülbentle sıkılır. Elbiseleri çıkartılıp yere temiz bir yatağa yatırılır. Göz kapakları kapatılır. Üzerine temiz bir örtü örtülür. Başı kıble yönüne çevrilir. Eller göbek üstüne konur. Ölünün karnının üstüne, içine şeytan girmesin, ardından birini götürmesin, şişmesin diye bıçak, demir, makas vb. konur. Ruhu, Azrail çıksın, melekler girsin diye pencereler açılır. Ayak başparmakları birbirine bağlanır. Takma dişleri varsa alınır. Ölüm anında ayak ucunda ezan okunur. Ölünün bütün çamaşırları yıkanır fakire verilir.

    3- Ölünün Gömülmeye Hazırlanışı:
    Ölüyü gömme için gerek dini gerekse geleneksel bakımdan hazırlıklar yapılır. Bu hazırlık üç önemli işlemden oluşur, l)Yıkama 2) Kefenleme 3) Cenaze namazı. Her üç işlemin çevresinde dinsel olayların yanı sıra geleneksel âdet ve inanmalar da kümelenmekte bunlar çoğu zaman da ön plana geçmektedir. Ölüyü yıkayıcılar yıkar. Son yıllarda ölüler gasılhanelerde yıkanmaktadır. Gasılhanenin olmadığı yerlerde genellikle bahçede bir yıkama yeri yapılır. Tekirdağ'da ölü yıkama sırasında değişik âdetler vardır. Bir kaçını sıralayalım. Ölü yıkanırken ayak ucuna bir fincan tuz, bir tas un konur. Eğer ölü yaralanarak öldüyse yıkandıktan sonra yanına 40 adet çörekotu konur. Gözlerine ve parmak aralarına pamuk, buhur konur. Kefen bıçakla biçilir. Ölünün yıkandığı yere ışık ve ibrik konur. Bazı köylerde ölen kişi erkekse şapkası, kadınsa eşarbı ocakta yakılır, bunun külü yıkama suyuna atılır. Tütsü yakılır. Ölünün kefenlenme işlemi İslam geleneğine göre yapılır. Kefenlendikten sonra tabuta konularak cenaze namazının kılınacağı yere
    götürülerek musalla taşına konur. Cenaze namazı kılınır. Mezarlığa götürülerek gömülür

    C- Ölüm Sonrası:
    Tekirdağ'da ölenin dinsel törenle ve yemekle anıldığı belli günler vardır. Bunlar kırkıncı ve elli ikinci günleriyle, yılıdır. Az olmakla birlikte 22 üçü ve yedisi de anılır. Belirli sayılarla karşılanan bu tür günler, söz konusu sayılara kazandırılmış olan dinsel, büyüsel ve geleneksel niteliklerden dolayı önemsenmişler, giderek bir takım âdetlerin bünyelerine ana öğe olarak yerleşmişlerdir (Örnek, 1995:220). Ölümden sonra kırkıncı günde mevlit okutulur, hatim indirilir, yasin okunur. Bazı köylerde ölünün kırkıncı gününde 41 taş okunur. Bu taşlar mezarına konur. Servi ağacı dikilir. 52.gün mevlit okutulur. Yasin okunur. Ölü yemeği ölenin ruhu ve canı için verilir. Bunlar bir yanıyla törenseldir. Dinsel kural ve işlemlerin yanı sıra geleneksel
    olanların da yerine l getirilmesi beklenir. Tekirdağ Taşumurca köyünde ölü yemeği ölü gömüldükten sonra mezarlıkta yenir. Mezarlığı gelip törene katılanlar için sofra kurulur. Yiyecekler peynir, helva ve ekmektir.
    Tekirdağ'da ölünün arkasından yas tutulur. Bu süreyi dinsel, geleneksel ve toplumsal etmenler belirler. Yas ölenin yakınlığına ölüm biçimine, yaşına, ölümün sıralı olup olmamasına ve başsağlığına gelenlere göre belirlenir. Baş sağlığına gelindiği sürece ölünün yakınları eski düzenlerine dönmezler. Bu süre içinde bazı şeylerden kaçınılır. Bunlardan bir kaçını şöylece sıralayabiliriz. Renkli süslü giysiler giyilmez, eğlencelere katılınmaz. Makyaj yapılmaz. Varsa düğün sünnet, nişan ertelenir veya törensiz yapılır. Yasta evde beklenir. Ölünün ardından şerbet yapılır, para dağıtılır.
     

Bu Sayfayı Paylaş